Nura giden yol ( 270 ) A'raf 193 ila 196. Ayetler


Nura giden yol ( 270 )

A’raf suresinin 193. ayet

Bismillahirrahmânirrahîm

Allah'ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun.

 

A’raf suresinin 193. ayeti:

 

وَإِنْ تَدْعُوهُمْ إِلَى الْهُدَى لا يَتَّبِعُوكُمْ سَوَاءٌ عَلَيْكُمْ أَدَعَوْتُمُوهُمْ أَمْ أَنْتُمْ صَامِتُونَ

(7:193)

 

Yani:

Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar; onları çağırsanız da, sukût etseniz de sizin için birdir.

 

Geçen bölümde bazı ebeveynlerin evlatlarını Allah’ın emaneti oldukları halde Allah’tan başkasına davet ettiklerini anlattık. Bu ayet şöyle buyurmakta: Hidayet için yalvardıklarınız sizin isteğinizi icabet edemez, çünkü buna güçleri yetmez. Sizin isteğiniz veya susmanız onlar için hiç bir şey ifade etmez ve sizin talebiniz cevapsız kalır. Çünkü bu alemde Allah’tan başka hiç bir bağımsız güç yoktur ve hiç bir mahluk Allah irade etmeden hiç bir şey yapamaz.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Allah’ın kullarına kulluk etmenin hiç bir haklı yanı olamaz, cansız eşyalara tapmak hakeza haksız bir ameldir.

2 – İnsanların mabuttan en önemli istekleri saadete doğru hidayete ermektir ki bu da ancak Allah’ın eli ile olur.

 

A’raf suresinin 194. ayeti:

 

إِنَّ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ عِبَادٌ أَمْثَالُكُمْ فَادْعُوهُمْ فَلْيَسْتَجِيبُوا لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

(7:194)

 

Yani:

(Ey kâfirler!) Allah'ı bırakıp da taptıklarınız sizler gibi kullardır. (Onların tanrılığı hakkında iddianızda) doğru iseniz, onları çağırın da size cevap versinler!

 

Bu ayet şöyle devam etmekte: Tüm insanlar Allah’ın mahlûkları ve O’nun kuludur ve hepsi O’nun merhametine muhtaçtır. Hiç bir insanın başka bir insana üstünlüğü yoktur. O zaman neden kendiniz gibi insanların peşinden gidiyorsunuz ve onlardan medet umuyorsunuz? Acaba onların kendilerinden bir gücü olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle düşünüyorsanız o zaman hadi gidin ve onlara isteklerinizi anlatın ve bakın size cevap verecekler mi?

Bu ayet belki de Hz. İsa’yı Allah seviyesine çıkaran Hıristiyanlar gibi toplulukları kastetmektedir.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Mabut abidden daha üstün olmalıdır. Kendimiz gibi insanlara tapmak anlamsızdır.

2 – Mabut, abidin ihtiyaçlarını karşılayabilmeli ve bunu Allah’tan başka hiç kimse yapamaz.

 

A’raf suresinin 195. ayeti:

 

أَلَهُمْ أَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَا أَمْ لَهُمْ أَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَا أَمْ لَهُمْ أَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَا أَمْ لَهُمْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا قُلِ ادْعُوا شُرَكَاءَكُمْ ثُمَّ كِيدُونِ فَلا تُنْظِرُونِ

(7:195)

 

Yani:

Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!"

 

Bir önceki ayet kendileri gibi insanlara kulluk edenleri serzeniş ediyordu. bu ayet kendilerinden daha aciz mahluklara tapanları serzeniş ediyor. Bunlar taş ve ağaç gibi cansız ve hatta yürüme, konuşma, duyma ve görme yeteneklerinden yoksun olan maddelerden yapılan heykellere tapıyor. Bu ayette İslam peygamberi bu tür insanları gaflet uykusundan uyandırmak için onlardan taptıkları putlardan Müslümanlara karşı bir şeyler yapmalarını ve müslümanları yok etmek için plan kurmalarını istemelerini istemek ve böylece onların ne kadar aciz olduklarını görmelerini sağlamakla görevlendiriliyor.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Semavi liderler öylesine imanları güçlüdür ki tüm cesaretleri ve güçleri ile düşmanları mücadeleye davet ederken, böylece onların ne kadar aciz olduğunu ispat ederler.

2 – Müşrikler peygambere itaat etmez ve onun bizler gibi insan olduğunu ileri sürerken kendilerinden daha aciz putlara tapardı.

 

A’raf suresinin 196. ayeti:

 

إِنَّ وَلِيِّيَ اللَّهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ

(7:196)

 

Yani:

Şüphesiz ki, benim koruyanım Kitab'ı indiren Allah'tır. Ve O bütün salih kullarını görüp gözetir.

 

Geçen ayetlerde ilahi olmayan mabutların zayıf yönleri anlatıldı. Bu ayette Allah resulü kendi mabudunu şöyle tanıtıyor: Ben eşyalara veya insanlara tapmak yerine sadece Allah’ın velayetini kabul ettim. O bana vahiy gönderiyor ve bu ayetleri sizin için nazil ediyor. O pak ve salih insanları hidayete erdiriyor ve onları koruyor.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Salih insanlar yüce Allah katında özel konuma sahiptir. Kuran-ı Kerim peygamberleri salih insanlar olarak tanıtır.

2 – Hak yolunu izlemekte hiç bir şeyden korkmamalıyız, çünkü Allah salih insanlara yardım vaadinde bulunmuştur.

3 – Allah insanlara hem belli bir program sunar, hem de uygulanmasında yardımcı olur.