Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazartesi, 04 Nisan 2016 11:15

Avrupa gelişmeleri

Avrupa gelişmeleri

Geçen hafta AB ve Türkiye arasında sığınmacıların üzerinde sağlanan anlaşmadan duyulan kaygıların artması, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'ın Fransa anayasası reform paketinde geri adım atması, Ukrayna'da siyasi istikrarsızlıktan duyulan kaygı ve mahkemenin ulusalcı Sırpların lideri hakkında verdiği karar, Avrupa kıtasının en önemli gelişmeleriydi.
Şimdi detaylar.


Geçen hafta AB ve Türkiye'nin sığınmacıların yunanistan'dan iade edilmeleriyle ilgili anlaşmalarının uygulanma tarihine yaklaşıldığı bir sırada söz konusu anlaşma ve sığınmacıların kaderi hakkındaki kaygılar da artmaya başladı.
BM sığınmacı işleri yüksek komiserliği sözcüsü Melisa Flemning geçen hafta anlaşmanın uygulanmasından duyulan kaygıyı dile getirdiği açıklamasında Türkiye ve AB'den sığınmacıların iade edilmesi için gerekli tedbirleri ve kolaylıkları sağlamalarını istedi.
Yunanistan parlamentosu da geçen Cuma günü, sığınmacıların Yunanistan'dan Türkiye'ye iadelerinin yolunu açan bir kanunu onayladı.


Gerçekte Türkiye'nin Yunanistan'dan sınırdışı edilen sığınmacıları kabul etmek için hazırlıklı olmaması, AB ile Ankara arasında sağlanan anlaşmanın uygulanış biçimi ile ilgili kaygıları arttıran etkendir. Türkiye yetkililerinin geri gönderilen sığınmacıları kabul etmek için gereken zemini hazırladıklarını iddia etmelerine karşın bu bağlamda Türkiye'de ciddi bir işaret görünmüyor. Dikili kentinde de halk Ankara yönetiminin sığınmacıları bu kente yerleştirme planına itirazda bulunarak protesto eylemi düzenledi.
Öte yandan, geçen hafta Türkiye ile AB arasındaki anlaşma çerçevesinde sığınmacıların kaderinin belirsizliği yüzünden Yunanistan'da bazı protesto eylemleri düzenlendi. Geçen hafta yaklaşık 1500 kişilik bir kalabalık Atina'da söz konusu anlaşmayı protesto etti. İki gün sonra da Yunanistan'ın doğusunda yer alan Chios adasında da benzer bir eylem gerçekleşti.


Türkiye ve aba geçen 18 Mart tarihinde sığığnmacıların Ege denizi üzerinden Avrupa kıtasına geçişlerinin engellenmesi üzerinde bir anlaşmaya vardı. Anlaşmaya göre Yunan adalarına gelen sığınmacılar sığınma talebinde bulunmadıkları veya talepleri reddedildikleri takdirde Türkiye'ye geri gönderiliyor.
AB ise bu işbirliği karşılığında Türkiye'nin istediği sığınmacıların doğrudan AB ülkelerine geçişleri için kolaylık sağlamanın yanında Ankara'ya mali yardımda bulunuyor ve ayrıca Türkiye vatandaşlarına vize kolaylığı sağlamakla beraber Türkiye'nin AB üyelik sürecini de hızlandırıyor.


Geçen hafta Fransa Cumhurbaşkanı Fransuva Hollande'ın bu ülkenin anayasası ile ilgili çok ses getiren reform paketinden geri adım atması, yeşil kıtanın bir başka önemli gelişmesiydi. Hollande geçen Çarşamba günü bakanlar kurulu oturumundan sonra yaptığı açıklamada, senato ve kongrede bazı temsilcilerin terör eylemleri suçundan ceza alan vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılmasına karşı çıkmaları yüzünden söz konusu reform paketinden vaz geçtiğini açıkladı.
Hollande Kasım 2015'te Paris'te düzenlenen terör saldırılarının ardından bu yönde bir reform paketi hazırlamıştı. Bu arada Fransa'da Kasım 2015'ten itibaren uygulanan olağanüstü hal durumu şubat ayına kadar devam etti.


Fransa cumhurbaşkanının hazırladığı reform paketinde ayrıca olağanüstü hal durumunu uzatma yetkisi bu ülkenin güvenlik güçlerine terörle mücadele operasyonlarında geniş yetki sunuyordu. Bundan başka bundan önce sadece Fransa'da doğmayan ve terör suçundan ceza alan vatandaşların vatandaşlık hakları lağvedilirken, yeni anayasa reform paketi kabul edildiği takdirde hatta Fransa'da doğan Fransız vatandaşları da vatandaşlıktan çıkarmak mümkün hale geliyordu.
Fransa medeni kanunun 25. Maddesine göre doğum, evlilik veya göç sebeplerinden ötürü Fransa vatandaşlığına kabul edilen vatandaşlar terör eylemine karıştıkları veya milli maslahata aykırı davrandıkları takdirde Fransa vatandaşlığından çıkarılabiliyor. Bu yasa, Fransa vatandaşlığı üzerinden on yıldan daha az bir süre geçen vatandaşları kapsıyor. Fransa yönetimi anayasanın 34. Maddesini düzelterek çifte vatandaşlığı bulunan herkesi kapsamasına imkan sağlamaya çalışıyordu.
Ancak bu reform paketi Fransa'nın sosyalist partisi ve solcu kanada mensup siyasilerin tepkisine neden oldu, öyle ki Fransa adalet Bakanı bu düzenlemeye karşı çıkarak istifa etti. Fransız Bakan istifasının nedenini hükümetin terör dosyalarında hüküm giyen mahkumlara karşı tutumuna muhalefet etme şeklinde açıkladı.


Geçen hafta Amerika Başkanı Obama Ukraynalı mevkidaşı Petro Proşenko'yu bu ülkede siyasi istikrarsızlığın devam etmesi konusunda uyardı. Obaba geçen Cuma günü Washington'da düzenlenen nükleer güvenlik konferansının kulisinde yaptığı açıklamada, Ukrayna'da yeni hükümet kurulmadığı takdirde Amerika'nın 1 milyar dolar yardımından yararlanamayacağını belirtti.
Bundan bir gün önce de Obama'nın yardımcısı Jeo Biden, Ukrayna'ya mali yardımların bu ülkede hükümetin durumunun belli olmasına bağlı olduğunu açıklamıştı.
Bu uyarılar, Ukrayna'da yeni hükümetin kurulması üzerine sağlanan hafta başındaki anlaşma bu ülkede siyasi istikrarsızlığa son verme umudunu arttırdığı bir sırada gündeme geldi. Ukrayna Başbakanı Arseni Yatseniyuk geçen Pazartesi günü yeni koalisyon hükümetini kurmak üzere Cumhurbaşkanı Petro Proşenko'nun partisi ile anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı.


Ukrayna'da siyasi kriz Şubat 2015'de ve Ukrayna parlamentosu başbakanın salahiyetini sorgulamaya başlamasının ardından patlak verdi. Gerçi Başbakan Yatseniyuk bir kez daha parlamentodan güvenoyu almayı başardı, fakat başında bulunduğu partisi ve cumhurbaşkanının başında bulunduğu parti mali fesatla suçlanması hükümetini istikrarsızlığa sürükledi.
Şimdi Yatseniyuk görevinden istifa etmediği takdirde bir kez daha parlamentoda gensoru ile karşı karşıya kalma ihtimali bulunuyor. Cumhurbaşkanı Proşenko da anayasaya göre parlamentoyu feshederek erken seçime gidilmesini talep etmesine sahip olduğu halde bu seçenekten yana olmadığı anlaşılıyor, çünkü erken seçim durumundan partisinin seçimleri kaybetmesinden korkuyor. Öte yandan Ukrayna'da siyasi istikrarsızlık uluslararası kredi kurumlarını kaygılandırıyor.


Gerçi şimdi Ukrayna ekonomisi 2014 ve 2015 yıllarına oranla kısmen daha iyi konumda bulunuyor, ancak Rusya'nın doğuda desteklediği silahlı muhaliflerle savaşın devam etmesinin bedeli, geniş çaplı mali yolsuzluklar ve yapısal sıkıntılar bu ülkenin ekonomisini çok zor durumda bıraktığı anlaşılıyor. Bu şartlarda baştı IMF olmak üzere uluslararası mali kurumların yardımları Ukrayna ekonomisi için kaçınılmaz görünüyor. IMF ise bu ülkenin siyasi durumundan duyulan kaygı yüünden mali yardımlarını sürekli erteliyor.


Geçen hafta eski Yugoslavya'da radikal Sırp politikacıların savaş suçları ile ilgilenen uluslararası mahkemenin kararı geniş çaplı tepkilere yol açtı.
Geçen hafta BM savaş suçu mahkemesinde yargılanan Vvyslav Shshl kendisine yöneltilen savaş suçu ve beşeriyete karşı cinayet suçlamasından beraat etti.
Sırbistan Başbakanı Aleksandr Vucic, mahkemenin Shshl hakkındaki kararını siyasi niteledi ve bu mahkemenin pratikte Balkanlarda barış yaratmaktan ibaret olan amaçlarından birinde yenilgiye uğradığını açıkladı.
Hırvatistan Başbakanı Tihomir Oreskoviç de eski Yugoslavya'da savaş suçları ile ilgilenen uluslararası mahkemenin radikal ulusalcı Sırp liderin beraatine karar vermesini utanç verici niteledi ve bu karar mahkemenin itibarının sorgulanmasına yol açtığını belirltti.
Bu arada Hırvatistan içişleri bakanlığı Shshl'in bu ülkeye girişinin yasaklandığını duyurdu.


Sırbistan'ın radikal muhalif partisinin lideri Shshe 1990'lı yıllarda Balkanlarda yaşanan savaşta beşeriyete karşı cinayet ve savaş suçları işlemekle suçlanıyordu, ancak Shshl Lahey kentinde on yıl hapiste yattıktan sonra Kasım 2014 tarihinde kanser hastalığı nedeniyle mahkemenin duruşmalarına çıkmaktan muaf edildi ve tedavi edilmek üzere Sırbistan'a geri döndü.
Shshl, Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Miloşeviç'in yakın müttefiklerinden biriydi ve 1998 ila 2000 yılları arasında Başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. Buna karşın Shshl'in liderdiğindeki radikal partinin halk arasında özel tabanı bulunduğu ve bu partinin adaylarının Nisan ayında gerçekleşecek seçimleri kazanmaları da çok muhtemel olduğu belirtiliyor.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile