Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cuma, 25 Mart 2016 07:22

Hş. 1394’te Türkiye gelişmeleri

Hş. 1394’te Türkiye gelişmeleri

Geçen sene bir çok siyasi çevre Türkiye'nin geçen yılını seçimler yılı olarak adlandırdı. Gerçi Türkiye bir önceki yılda da seçimlere şahit oldu ve hş. 1393 yılında da cumhurbaşkanlığı seçimleri ve yerel seçimler gerçekleşti. Her halükarda geçen sene yaz ve kış aylarında gerçekleşen iki genel seçim, Türkiye'nin siyaset arenasında hareketli günleri beraberinde getirdi.


Geçen sene Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş önerisini çok tartıştı. Bu öneri hükümet karşıtları ve taraftarları arasında iktidar kavgası ve mevcut durumdan hoşnutsuzlukları giderme çabası şeklinde gündeme geldi.
Gerçi AKP geçen yılın yaz aylarında düzenlenen genel seçimlerde mecliste çoğunluğu sağlayarak hükümeti kuramadı, ancak ikinci kez düzenlenen seçimleri yaklaşık %50'lik oy oranı ile seçimlerden zaferle çıktı. Bu zafer AKP iktidarını en az bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçim tarihi olan 2019 yılına kadar tek başına iktidar olmasını garanti etmekle beraber Erdoğan'ın uluslararası imajı üzerinde de etkili oldu.


Geçen sene düzenlenen genel seçimlerin bir başka başarılı partisi Salahaddin Demirtaş liderliğindeki HDP oldu. Bu parti ilk kez yüzde onluk barajı aşarak parlamentoya girmeyi başardı ve böylece Türkiye'nin siyaset arenasında büyük bir değişikliğe vesile oldu.
Ancak geçen sene Türkiye'de kamuoyunu düşündüren ve hatta politikacıların maceracı atılımlarından daha fazla dikkat çeken konu, iki genel seçim arasındaki zaman diliminde Türkiye'nin şiddet ve istikrarsızlık dalgaları ile çalkalanmasıydı. Türkiye o günlerde en ölümcül terör saldırısına şahit oldu. Ankara'da düzenlenen bombalı eylemde 102 vatandaş hayatını kaybetti ve yine IŞİD'in düzenlediği iki saldırı ile beraber toplam 143 kişi öldü.


Öte yandan Ankara ile ayrılıkçı Kürtlerin arasında devam eden ve çok kırılgan olan barış müzakereleri geçen yılın yaz aylarında sekteye uğradı ve böylece 1990 yılından beri Türkiye'nin güneydoğu bölgesinde en sert çatışmaları tetikledi. Bu çatışmalarda 100 kadar sivilin yanı sıra 200 milis ve 170 güvenlik gücü mensubu öldü.
Ancak bu süreçte Ankara'ya kaygılandıran konu, PKK'nin son otuz küsur yılda ilk kez dağdan kent merkezlerine ve yerleşim bölgelerine inmesiydi, ki bu da bölgede sıkıyönetim ilan edilmesine ve sokak çatışmalarına yol açtı ve bir çok sivil de bu durumdan etkilendi.
AKP ikinci seçimde zafer kazanınca güneydoğu bölgesinde çatışmalar şiddetlenerek devam etti. Gerçekte hiç kimsenin beklemediği bu zafer AKP iktidarını daha da cesaretlendirdi ve müzakere masasına geri dönmeden önce PKK'yi iyice zayıf düşürmesi gerektiğine karar verdi ve aynı zamanda IŞİD'e yönelik saldırıları da abartmaya başladı.


Öte yandan AKP iktidarı aylar sonra sonunda IŞİD ile göstermelik de olsa, mücadele kararı aldı. AKP iktitarı iki buçuk yıl boyunca hükümet karşıtı protesto eylemlerinden büyük mali fesat skandallarına kadar türlü krizlerle karşılaştıktan sonra şimdi Türkiye'de kontrolü daha iyi sağlamaya başlamış gibi gözüküyor.
Öte yandan Erdoğan muhtemelen referanduma gideceği düşünülen planları doğrultusunda büyük bir siyasi savaş için hazırlık yapıyor. Her halükarda Türkiye 2016 yılında onca siyasi ve askeri sürtüşmenin ardından biraz huzura kavuşması bekleniyor.
Bu arada Türkiye'nin geçen sene bölgede yaşadığı krizlerden biri de bir Rus savaş uçağının Türkiye savaş uçakları tarafından düşürülmesiydi. Türkiye'nin karşılaştığı bir başka kriz de AKP'nin Irak topraklarına sünni savaşçıları Musul'u geri alma bahanesi ile eğitmek üzere asker göndermesiydi.


Bazı çevreler, Türkiye yönetimi geçen yılda hemen hemen her gün yeni bir önemli hadise ve gelişme ile karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Bodrum kıyılarında geçen yılın sonbahar günlerinde bebek Aylan'ın cenazesi bulunması, birden bire dünya kamuoyunun dikkatini Suriye'den Batı'ya kaçış yolunda hayatını kaybeden iki bin kadar Suriyeli vatandaşın üzerine çekti. Masum bebeğin yürekleri sızlatan görüntüleri bu kez mülteci krizinin ön plana çıkmasına yol açtı ve her gün mültecilerin içler acısı durumu hakkında haberler yayımlandı ve çeşitli ülkelerin yetkilileri bu konuda görüşlerini gündeme getirdi. Bu konu aynı zamanda Erdoğan ve Davutoğlu'nun konuşmalarının ana gündemine dönüştü.
AKP iktidarının muhaliflerine karşı tutumunu sertleştirmesi, gazetecilerin tutuklanması, TV kanallarının yayınlarına kısıtlama getirilmesi, geçen sene Erdoğan ve Davutoğlu'nun iç itirazları bastırmaya yönelik izlediği bazı uygulamalardı. Gerçi Erdoğan uluslararası camianın tepkilerine verdiği cevapta tüm bu kısıtlamaları ve baskıları tekzip ediyor ve hapiste yatan gazeteci sayısının açıklanan rakamlardan çok daha az olduğunu belirtiyor.


Eçen sene Suruç'ta düzenlenen kanlı saldırıda en az 32 kürt vatandaş hayatını kaybetti ve 103 kişi de yaralandı. Bu saldırı Türkiye'de atmosferi daha da gerdi. Gerçi IŞİD söz konusu terör saldırısının sorumluluğunu üstlendi, ancak muhalif kürtler saldırıdan AKP iktidarını sorumlu tutmaya çalıştı. Bundan başka geçen yıl Ankara otogarının önünde düzenlenen terörsaldırısında da 86 kişi hayatını kaybetti, 186 kişi de yaralandı. Bu saldırı Türkiye'de güvenlik şartlarından duyulan kaygıyı iyice arttırdı, çünkü saldırının kurbanlarının çoğu protesto eylemi düzenleyen HDP taraftarlarıydı. Bu yüzden muhalefet kanadı saldırıdan Ankara yetkililerini sorumlu tuttu. Oysa gerçekte AKP Türkiye için güvenlik sloganı ile ikinci genel seçimlerde mecliste çoğunluğu kazanmayı başarmıştı.


Geçen sene Türkiye'nın dış politikasında büyük ölçüde değişiklikler ve çark etmeler dikkat çekti ve belki de bu yüzden Ankara komşuları tarafından daha da inzivaya itildi. Bu durum yüzünden Ankara tehlikeyi sızmaya başladı ve bu kez FKİK üyelerine ve Batılı müttefiklerine yaklaşmak için görülmemiş bir çaba sarf etmeye başladı ve bu yolda kısmen de olsa bazı başarılar elde etti ve örneğin bölgede önemli siyasi ve iktisadi bir güç olan Arabistan'a yaklaşmayı başardı.
Türkiye geçen sene tekfirci terör örgütlerine destek vermesi ve Beşar Esad'ın yasal yönetimini devirme çabası yüzünden komşuları ile ciddi sıkıntı yaşadı ve bu sürecin devamında Rusya'ya ait bir savaş uçağını düşürmesi Moskova ile ilişkilerinin de bozulmasına yol açtı.


Geçen sene Türkiye'nin Moskova yönetimi Suriye'de askeri operasyonlarına başlamasının ardından İran ve Rusya'yı sürekli suçlaması, Erdoğan'ın Suriye sınırında uçuşa yasak bölge oluşturulmasına yönelik talebini tekrar gündeme getirmesi, Ankara'nın Mısır'ın eski Cumhurbaşkanı Mursi'yi destekleyerek Kahire ile ilişkilerinin daha da kararması, Rusya büyükelçisi Rus savaş uçaklarının Türkiye hava sahasını ihlalleri yüzünden dışişlerine çağırılması, TSK topçu birliklerinin Kuzey Irak'ı vurması, erken seçim, Ankara otogarında kanlı terör saldırısı ve 86 kişinin hayatını kaybetmesi, PKK'nin ateşkes önerisinin Ankara tarafından reddedilmesi, PKK'nin tek yanlı ateşkes ilan etmesi, Ahrarul Şam terör örgütünün Ankara'nın talimatı üzerine El Nusra cephesi terör örgütüne katılması, Arabistan genel kurmay başkanının Türkiye'ye beklenmedik ziyareti, Rusya ve Türkiye savaş uçaklarının tehlikeli yüzleşmeleri, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ziyareti ve Erdoğan'ın Merkel'i altın kaplamalı sandalye ile karşılaması, Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Bogdanov'un Ankara ziyaretinin iki ülke ilişkilerinin bozulmasına denk gelmesi, geçen sene Türkiye'nin belli başlı önemli gelişmeleriydi.


Geçen sene TSK'nın Irak topraklarına girmesi ve Musul yakınlarında konuşlanması, Bağdat yönetiminin bu harekete sert tepki göstermesi, Rusya büyükelçisinin dışişlerine çağırılması, Ankara yetkililerinin Irak topraklarına girmeleri ile ilgili çelişkili açıklamaları, NATO'nun Türkiye hava savunmasını desteklemek üzere savaş gemisi ve savaş uçağı göndermeyi kabul etmesi, Suriye sınırında duvar inşa edilmesi, Erdoğan'ın İsrail ile ilişkileri normalleştirmek istediklerine yönelik açıklaması, Rusya'nın 27 ticari gemisinin Türkiye tarafından tevkif edilmesi, Hamas lideri Halid Meşal'in Türkiye yetkilileri ile görüşmesi, Ankara ile Bağdat hattında Türkiye'nin Irak topraklarına tecavüz etmesi yüzünden gerginlik yaşanması, Erdoğan'ın Riyad ziyareti ve Türkiye Arabistan stratejik işbirliği konseyinin kurulması, Türkiye'nin geçen seneki diğer önemli gelişmeleriydi.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile