Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazartesi, 21 Mart 2016 16:18

1394’te İran Gelişmeleri

1394’te İran Gelişmeleri

Geçen yıl İran'da yaşanan önemli gelişmelerden biri, yılın sonlarına doğru İslamî şura ve bilgeler meclisinin seçimleriydi. Bu seçimler bölgenin ve dünyanın önemli medya ve siyaset çevrelerinin ilgi odağındaydı ve bu gelişmeyi çeşitli açılardan ele aldı. Bu yüzden İran'ın geçen yılda yaşadığı önemli gelişmelerden biri olarak düzenlenen bu seçimlere ele almak istiyoruz.


İran milleti 26 Şubat tarihinde düzenlenen seçimlere büyük bir basiret ve derin siyasi bakışla sandıkların başına geldi ve oy kullandı. Seçim sonuçları ise, İran'da seçimlerin etkili konumunu bulduğunu ortaya koydu.
Gerçekte her ülkede halkın oyları o ülkenin siyasi kaderini belirlemekte etkili ve belirleyici rol ifa ediyor ve bu konu, İran İslam Cumhuriyeti nizamında onur duyulan getirilerinden biridir. İran'da düzenlenen son seçimlerde farklı ve çeşitli siyasi görüşler ve kanatlar rekabet arenasına ayak bastı ve bazı çevrelerin reformcu ve ilkeci adayların sayıları arasında denge olmadığını iddia etmelerine karşın seçilen adaylar tek bir kanattan olmadı ve bu yüzden iki seçimin sonuçları hem seçmenlerden ve hem seçilenlerden olmak üzere, bir çokları için beklenmedik sonuçtu.


Seçimlerin bu aşamasında elde edilen sonuç, İran'da yeni meclisin hem ilkeci, hem reformcu ve hem ılımlı ve bağımsızlar olmak üzere tüm siyasi kesimlerinden oluşan bir meclis olacağını ortaya koydu. Öte yandan İslamî şura meclisi seçimlerinin ilk turunda meclise girmeyi başaran adaylara bakıldığında yeni mecliste ilkeci, reformcu , ılımlı ve bağımsız kanatların hemen hemen birbiriyle eşit seviyede olduğu, ancak ikinci turun sonunda birinin ağırlığı daha fazla olacağı anlaşılıyor. Bu bağlamda yapılan incelemelerin sonuncu, onuncu dönem İslamî şura meclisinde her üç siyasi kanadın %30 ila %35'lik bir payı olacağını ve hiç bir kanat öteki kanatlardan üstün olamayacağını ortaya koyuyor. Seçimlerde başta büyük kentlerde yaşayan seçmenler olmak üzere seçmenlerin büyük bir bölümü seçim kampanyalarında açıklanan listelere oy verdi. Ancak buna karşın onuncu meclisin seçimlerinde rekabet sadece ilkeciler ve reformcular arasındaki rekabetle sınırlı olmadı, çünkü bu kez ılımlı kanadın adayları ve bağımsız adaylar da vardı.


İran'da seçimlere hakim olan özgür atmosfere göre seçmenler kendi kafalarında geliştirdikleri kriterlere göre seçimini yaptı ve oyunu kullandı. Öte yandan adayların seçim kampanyaları sırasında genellikle işsizlik ve ekonomik durgunluk gibi halkın temel iktisadi sorunları gibi sorunların üzerinde odaklanmaları dikkat çekiyordu. Adaylar seçim kampanyaları sırasında en çok halkın iktisadi sorunlarını gidermek üzere programlarını anlattı. Gerçekte ekonomik sorunlara çözüm getirmek, onuncu dönem İslamî şura meclisinin en önemli önceliklerinden biri sayılıyor.
Bu arada onuncu meclis çalışmalarına 6. Beş yıllık kalkınma programını ele alarak başlaması bekleniyor.
İslamî şura meclisi İran anayasasına göre yasama ve gözetleme gibi iki önemli görevden sorumludur. İran anayasasının 59. Maddesine göre meclis, İslam Cumhuriyeti nizamında en önemli karar mekanizmalarından biridir.
Bilgeler meclisi de İslamî nizamın temel ve anahtar erkanlarından biri sayılır. Rehberi belirlemek ve rehberlik şartlarının korunduğunu gözetlemek, bilgeler meclisinin iki önemli görevidir.


İran'da gerçekleşen son seçimlerde ilgi çeken bir nokta da, hiç bir anketin seçimlerin kesin sonucunu gösterememesiydi. Bu seçimlerde farklı siyasi görüşleri benimseyen ilkecilerle reformcular seçim kampanyalarının temel eksenini oluşturdu. İran'ın siyasi parti teşekküllerinin iki temel kanadı olan her iki ilkeci ve reformcu kanat ilke ve prensip olarak İslam Cumhuriyeti nizamına, İslam inkılabının ilke ve ülkülerine ve İran İslam Cumhuriyeti anayasasına tam olarak bağlıdır ve bu açıdan birbirinden farksızdır. Ancak her iki kanadın siyasi, sosyal ve iktisadi stratejileri birbirinden farklıdır.
Bu arada seçim arenasında itidal ve kalkınma partisi ve diğer bazı partiler de yer alıyordu. Yine bu iki siyasi kanadın yanında bazı bağımsız hareketler de farklı adlarla adaylarını destekledi.


Onuncu dönem İslamî şura meclisine girmeyi başaran adayların arasında 67 milletvekili hali hazırda dokuzuncu dönem meclisinde de milletvekilidir. Eski meclisten diğer milletvekilleri ya oy kazanamadı, ya da ikinci tura kaldı. Birinci turda 226 sandalye sahiplerini bulurken, 64 sandalyenin sahibi de ikinci tura kaldı. İkinci tur seçimleri ise önümüzdeki günlerde düzenlenmesi bekleniyor. Her halükarda şimdiki meclisin yapısının %70'i değiştiği anlaşılıyor.


İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli ise İran'da gerçekleşen seçimlerin hakkında yaptığı değerlendirmede, 26 Şubat seçimlerinin en önemli boyutlarından birini sanal ortamda faaliyet yürüten medyanın etkisi şeklinde ifade ederek şöyle dedi: Sanal ortam medyası kamuoyunu yönlendirdiği söylenebilir.
İçişleri Bakanı Fazli, hiç kuşkusuz çeşitli eğilimlerin, sosyal bakışların, nüfus yapısı ve diğer bazı etkenlerin oyları etkilediğini kaydetti.
Seçmenlerin %62'lik katılım oranına işaret eden Bakan Fazli, seçmenlerin her iki meclisin seçimine katılım oranı hemen hemen eşit olduğunu belirterek, bu dönemde bilgeler meclisi seçimleri geçmiş dönemlere kıyasla daha coşkulu geçtiğini ifade etti.
Bakan Fazli seçimlere hakim olan huzurlu ortam ve halkın memnuniyeti ve seçimlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi içişleri bakanlığı ile anayasayı kollama ve koruma konseyi arasındaki teamülün sonucu olduğunu vurguladı. Bakan Fazli bu alanda anayasayı kollama ve koruma konseyi ile çok iyi bir işbirliği sergilediklerini, gerçi iki kurum arasında bazı anlaşmazlıklar yaşandığını, ancak bunu da karşılıklı güven ve yasalara başvurmak sureti ile çözümlediklerini ifade etti.
Bakan Fazli, seçim sonuçları anayasayı kollama ve koruma konseyi tarafından onaylandıktan sonra ikinci tur seçimlerin de yeni hicri şemsi yılının ilk ayında düzenleyeceklerini açıkladı.


Onuncu dönem İslamî şura meclisi seçimlerinde toplam 12 bin aday başvuruda bulundu, ki bu rakam geçmiş dönemlere kıyasla çok yüksek bir rakamdı ve bu yüzden adayların salahiyetinin içişleri bakanlığı tarafından onaylanması ve ardından da anayasayı kollama ve koruma konseyi tarafından onaylanması oldukça çetin ve zaman gerektiren bir çalışmaydı.
İçişleri Bakanı Fazli bu yüzden adayların kayıt işlemi, salahiyetlerinin araştırılması, seçim kampanyaları ve oylama süreci ile ilgili seçim kanunu yeniden gözden geçirilerek düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.


26 Şubat seçimleri İran İslam cumhuriyetinin seçim karnesine yeni bir altın sayfa daha ekledi. Bu seçimler oldukça coşkulu ve sağlıklı şartlarda düzenlendi ve güvenlik şartları da bu seçimlerde çok iyi sayılırdı. Gerçekte 26 Şubat seçimlerinin başarılı geçmesini, İran İslam cumhuriyetinin aynı anda iki önemli seçimi gerçekleştirme kapasitesi şeklinde yorumlamak gerekir. İran milleti bu seçimlerde iktisadi durgunluğu giderme ve üretimi ve istihdamı geliştirme sözü veren adaylara oy verdi. Seçmenlerin kullandığı oyların bir başka mesajı da dış politika arenasında ülkenin milli vahdet ve birlikteliğinin korunması ile beraber mevcut sorunları çözümlemekti.


İran milleti bu seçimlerde bir kez daha çeşitli iktisadi, siyasi ve sosyal konuların sebep ve kökünü birbirinden ayırt edebildiğini ve bu konuların çözümünde öncelikleri nizamın korunmasından ibaret olduğunu gösterdi ki bu da bu büyük milletin uyanık olduğunun işaretidir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei seçimlerle ilgili İran milleti, yetkililer ve ayrıca her iki seçimde milletin seçtiği temsilcilere gönderdiği mesajının bir bölümünde ülkenin kalkınması temel hedef olduğunu belirtti ve ülkenin milli bağımsızlığı ve izzeti korunmaksızın sağlanacak görece ilerlemelerin kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Kalkınma ve ilerleme küresel istikbar tarafından sindirilme anlamına gelmediğini kaydeden İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei milli izzet ve milli kimlik ancak çok yönlü ve iç imkanlara dayanarak sağlanan ilerleme ile elde edilebileceğini kaydetti.12

26 Şubat seçimleri bölgede ve dünyada hakim olan yeni has şartların altında ve özellikle İran ve 5+1 grubu arasında sağlanan nükleer anlaşmanın ardından gerçekleşti.
İran milleti bu seçimlerde meseleleri ve öncelikleri doğru biçimde idrak edebildiğini ortaya koydu. İran milletinin bu seçimlerde verdiği ortak mesaj ise, bölgesel ve küresel arenalarda kesin tavır ve direnişle beraber kalkınma ve büyümeden ibaretti.

İran İslam inkılabının düşmanları şimdiye dek her seçimin arifesinde İran milletini seçimlere karşı soğutmaya ve seçim sonuçları önceden belli olduğunu telkin etmeye çalıştı ve böylece İran'da yapılan seçimlerin önemsiz olduğu imajını yaratmak ve İran'da demokrasinin en temel erkanlarından biri olan seçimlere zarar vermeye çalıştı. Ancak düşmanlar her defasında bu çabalarında hezimete uğradı ve gerçek zaferi kazanan taraf, İran milleti oldu. Nitekim İran milleti bu seçimleri de coşkulu katılımı ile yeni bir siyasi hamasete dönüştürdü.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile