Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Perşembe, 17 Mart 2016 08:16

Arabistan’ın Yemen’de saçtığı dehşet ve Filistin’de Siyonistlerin barbarlığı-1

Arabistan’ın Yemen’de saçtığı dehşet ve Filistin’de Siyonistlerin barbarlığı-1

Dünya geçen yılda irili ufaklı bir çok trajik durum ve bazen de çok acı ve üzücü gelişmelere şahit oldu. Bu olaylardan Ortadoğu bölgesinde yer alan Arap ülkelerinden Avrupa ve Doğu Asya bölgelerinde yer alan ülkeler ve hatta Amerika ve Afrika kıtaları da nasipsiz kalmadı. Uzmanlara göre son günlerinde bulunduğumuz hş. 1394 yılı belki de son on yılın en hadiseli geçen yılıydı, çünkü dünyanın bir çok ülkesi bir nevi terörden ve terörle ilgili gelişmelerden etkilendi.
Bu arada Ortadoğu bölgesi her zaman olduğu gibi küresel krizlerden en büyük payı olan bölge oldu ve yine her yıl olduğu gibi medyanın en önemli gündemiydi ve bölgedeki bir çok ülke Arap baharı tabir edilen sürecin ve özellikle tekfirci IŞİD terör örgütünün varlığının etkisi altında kaldı. Geçen yıl Irak, Suriye, Yemen, Libya ve hatta Lübnan ve en önemlisi Filistin krizleri devam etti ve yine uluslararası kurum ve kuruluşlar geçmiş yıllarda olduğu gibi bölgede masum insanların kırılmasına sadece seyirci kalmakla yetindi.


Ancak geçen yıl uluslararası camianın Ortadoğu bölgesindeki gelişmelere ve terör afetine karşı sessizliği Batılı toplumlar için olumsuz getirileri oldu, öyle ki geçen yıl terörün Avrupa kıtasına da sıçramasına şahit olduk. Fransa, Almanya ve diğer bazı Avrupa ülkeleri geçen yıl terör saldırılarına uğradı. Bu saldırıların büyük bir bölümünü tekfirci IŞİD terör örgütü üstlendi ve Avrupa bu yüzden geçen yıla girerken tüm kutlamaları iptal etti veya büyük bir ızdırap ve kaygı içinde bu kutlamaları düzenledi. Bu gelişmelerin yanında geçen yıl tüm dünya için de güzel bir gelişme ile geçti ki bu da İran ve 5+1 grubunun nükleer anlaşmasıydı.
Geçen yıla damgasını vuran en acı gelişmelerden biri ise Arabistan'ın Yemen topraklarına saldırmasıydı.


Evet, geçen yıl Arabistan ve müttefikleri Yemen'e saldırdı. Kanlı saldırı yıl sonuna kadar devam etti ve ne zaman biteceği belli olmadan yılın sonuna gelindi. Peki bu saldırı nasıl başladı?
Geçen yıl Arabistan'ın desteklediği Yemen Cumhurbaşkanı Mansur Hadi görevinden istifa etti. Mansur Hadi görevinden istifa ettikten sonra Aden'e kaçtı ve Arabistan'dan yardım talebinde bulunması, Yemen'de binlerce masum insanın katledilmesi ve ülkenin altyapısının tamamen çökmesine neden oldu.
Yemen geçen yıl Arabistan ve müttefiklerinin en ağır hava operasyonlarına maruz kaldı ve karadan havadan ve denizden yapılan kuşatma Yemen halkına yardım ulaştırılmasını engelledi. Şimdi de bu saldırı ve kuşatma yüzünden Yemen'in 30 milyon nüfusu gıda ve ilaç yokluğu ve kıtlığı yüzünden ölümle pençeleşiyor. Bu saldırı şimdiye kadar 8 bin Yemenli vatandaşın ölümüne ve on binlercesinin yaralanmasına yol açtı.
Yemenli yetkililerin açıklamasına göre şimdiye kadar 2.5 milyon insan da avare oldu. Ancak bu savaşta Suud rejimi hiç bir hedefine ulaşamadı ve başını çektiği ittifaka üye olan ülkeler ve özellikle BAE ciddi kayıplara uğradı.


Yemen'de ensarullah hareketi, Fars körfezinde yer alan bazı Arap emirliklerin Yemen'e yönelik politikalarını uygulayan Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'nin politikalarına yönelik itirazda bulunarak 2014'ün son günlerinde cumhurbaşkanlığı kurumuna saldırdı ve bu hareket söz konusu kurumu ele geçirmenin başlangıcı oldu. Bundan başka ve bu saldırıya paralel olarak başkent Sana'da cumhurbaşkanlığı muhafız alayı ile Ensarullah güçleri arasında da çatışma yaşandı ve en son mansur Hadi Yemen yönetiminin istifasını kabul ettikten sonra kendisi de istifa etti. Bu arada Ensarullah hareketi başkent Sana'da denetimi sağlamayı başarmıştı.


Yemen Başbakanı Halid Bahah ve Cumhurbaşkanı Mansur Hadi istifanın ardından başkent Sana'da ev hapsinde tutuldu.
Daha sonra Ensarullah hareketi cumhurbaşkanlığı sarayında savunma ve içişleri bakanlarının yardımı ile hazırladığı anayasa bildirisini yayımladı. Buna göre Yemen'de inkılapçı komitelere ülke yönetimini üstlenme yetkisi verildi. Bu bildiri ayrıca parlamentonun feshedilmesini ve 551 üyeli geçiş konseyinin kurulmasını ve yine 5 üyeden oluşan cumhurbaşkanlığı konseyinin kurulmasını içeriyordu.
Hadi daha sonra Sana'dan kaçarak Aden'e gitti ve görevinden istifa ettiği halde burada hala Yemen'in meşru Cumhurbaşkanı olduğunu iddia etti. 2016 mart ayında Ensarullah hareketi Mansur Hadi güçlerine doğru ilerlemeye başlayınca, güvenli bir yerde saklanan Mansur Hadi Arabistan rejiminden Yemen halkına karşı koymak ve onun iktidarını korumak için yardım talebinde bulundu.


Mansur Hadi'nin talebinin hemen ertesi günü Arabistan savaş uçakları kesin fırtına adı altında Yemen topraklarına hava akınları başlattı. Arabistan bu sadırılar için on Arap ülkesinden oluşan bir ittifak kurdu. Arabistan'dan sonra Yemen'e asker ve silah gönderen ikinci ülke BAE oldu. Bahreyn, Katar ve Sudan da Arabistan'ın Yemen tecavüzüne ortak oldu.
Bu gelişmenin ardından BM güvenlik konseyi Ali Abdullah Salih'in oğlu Ahmet Ali Abdullah ve Ensarullah lideri Abdulmelik Husi'yi konseyin kara listesine alan bir kararnameyi onayladı ve Ensarullah hareketine silah ambargosu uyguladı.


Yemen milletine karşı başlattığı kıyımın adını kesin fırtına koyan ve bir ay içinde Yemen'in işini bitirerek bu ülkeyi işgal edebileceğini zanneden Arabistan, iki ay sonra bu operasyonun durdurulduğunu ve umudu geri getirme adı altında yeni bir operasyon başlattığını açıkladı ve bu operasyonun amacı Yemen'de siyasi süreci destekleme şeklinde açıkladı.
Öte yandan Arabistan rejimine bağlı malum medya organları Yemen saldırısı başladığı ilk günden itibaren Yemen gelişmelerini tek yanlı bir şekilde vermeye başladı. Arabistan ayrıca diğer uluslararası medya organlarını da rüşvetle satın alarak Yemen gelişmelerini sansür etmeye başladı.


Bu arada Yemen'e karadan, havadan ve denizden dayatılan kuşatma bağımsız gazetecilerin Yemen'e girişini imkansız hale getirdi ve Yemen saldırısı hakkında ancak Arabistan'ın başını çektiği ittifakın kurduğu haber merkezinin haberleri servis edildi. Buna karşın Yemen'in el mesire TV kanalı, el minar ve el meyadin gibi haber kanalları Yemen savaşının gerçeklerini ve görüntülerini vermeye başladı. ancak gerçeklerin yayımlanması Suud rejimine dokundu ve bu yüzden uydu firmalarına petrol paralarından ödemeler yaparak onları bu kanalları engellemeye zorladı.
Öte yandan Yemenli güçler de Arap ittifakına karşı sessiz kalmadı ve Yemen genelinde düzenledikleri geniş çaplı operasyonları ile Suud ittifakının ilerlemesini engelleyerek onları şaşkına çevirdi.


Yemen'in Husi hareketi savaşın ta başından itibaren Yemen ordusu ile ittifak kurdu ve bu ülkenin topraklarını savunmaya başladı ve ensarullah adı ile anıldı. Ensarullah hareketi Yemen topraklarını her an her yerde savunma yapabilecekleri şekilde organize etti.
Geçen eylül ayında ise Yemen ordusu Safer bölgesinde saldırgan güçlerin toplandığı noktayı Rus yapımı iki Tuşka füzesi ile vurdu. Bu iki füze Mareb eyaletinin güneyinde bir noktadan fırlatıldı ve tam isabet yaptı. Birinci füzenin isabeti sonucunda düşman güçlerinden 150 kişi helak oldu ve 300 kişi de yaralandı. İkinci füze ise düşmanın silah ve mühimmat deposuna isabet ederek ölü ve yaralı sayısını bir hayli yükseltti. Bu operasyonda saldırgan güçlere ait üç Apachi helikopteri ve üç füze rampası ve onlarca tank da imha edildi.


Yemen ordusunun füzeleriyle ilgili verilerde en çok BAE askerleri ile ilgili veriler dikkat çekti. Bu operasyonda BAE ordusundan 75 asker helak oldu 84 asker de yaralandı. Ölenlerin arasında Fuceyre emirliğinin veliaht prensinin oğlu ve üst rütbeli bir komutan da vardı.
Yemen ordusunun füzeli saldırısının ardından BAE Yemen'deki askerlerinin büyük bir bölümünü geri çekti ve bunun yerine Amerikalı güvenlik firması Black Water'in paralı askerlerini kullanmaya başladı.
Yemen ordusunun geçen yıl düzenlediği bu başarılı operasyondan önce de Ensarullah hareketi Arabistan'ın Halid hava üssünü Scud balistik füzesi ile vurmuştu.
Geçen yıl Yemen ordusu ayrıca Arap ittifakına ait 12 savaş gemisini de Yemen karasularında batırdı ve böylece ittifakın Hadide limanından nüfuz etme planı pratikte askıya alındı.

Bu arada Ensarullah hareketinin bir başka stratejisi, Arabistan'ın güneyinden içeri girmek ve Suud askerlerine karşı operasyon düzenlemek ve böylece düşman ordusunu Yemen topraklarından geri çekilmek üzere baskı altında tutmaktı. Bu çerçevede Cizan ve Asir bölgeleri Ensarullah hareketinin gündemine alındı ve Yemen güçleri Arabistan'ın bu bölgelerdeki çok sayıda askeri üssünü ele geçirdi.
Öte yandan ve bu gelişmelerin ardından BM gözetiminde ensarullah hareketi ile Yemen'in istifa eden ve kaçan yönetiminin temsilcileri arasında Cenevre'de düzenlenen barış müzakereleri başladı. ancak bu müzakereler Arabistan'ın sabotajları yüzünden sonuçsuz kaldı.

Yemen barış müzakerelerinin ikinci turu ise yine Cenevre'de ve geçen yılın sonlarına doğru başladı. taraflar daha önce müzakereler devam ederken bir haftalık ateşkes üzerinde uzlaştı, fakat Arabistan ateşkes başlar başlamaz anlaşmayı ihlal etti.
Arabistan ve başını çektiği ittifak Yemen topraklarına hava akını başlattığı ilk günden itibaren bu yoksul ülkenin altyapılarını hedef aldı. Bu çerçevede Yemen'de su depoları, barajlar, okullar, çarşılar, besicilik merkezleri ve kamu binaları art arda bombardıman edilerek yerle bir edildi. Öte yandan Yemen'de dayatılan iktisadi kuşatma yüzünden bu ülkede insani durum facia boyutuna ulaştı ve ülkede ilaç ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı, öyle ki uluslararası kurum ve kuruluşlar sürekli Yemen'de insani facia konusunda uyarıda bulunmaya başladı. uluslararası af örgütü Yemen'de insani durumu kronik niteledi ve Yemen halkının zor durumu hakkında uyarıda bulundu.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile