Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Salı, 15 Mart 2016 12:21

Ortadoğu gelişmeleri

Ortadoğu gelişmeleri

Geçen hafta Bahreyn'de insan hakları ihlallerinin devam etmesi, işgal altındaki Filistin'in gelişmeleri, Lübnan Hizbullah hareketinin terör örgütü ilan edilmesine tepkilerin devam etmesi, Irak ve Yemen gelişmeleri, Ortadoğu bölgesinin en önemli gelişmeleriydi.
Geçen hafta İİT olağanüstü liderler zirvesinin beşincisi Endonezya'nın başkenti Cakarta'da düzenlendi. Zirveye katılanlar korsan İsrail'in işgalciliğine son verilmesi ve Mescid-i Aksa'nın korunması için çabaların birleştirilmesine vurgu yaptı.
57 İslam ülkesinin temsilcisi zirvede İsrail ile mücadele ve Filistin milletinin haklarını koruma sözü verdi. Zirveye katılan temsilciler başta Kudüs olmak üzere yerleşkelerdeki radikal siyonistlerin şiddet uygulamasından duyulan kaygıya vurgu yaparak bölgede iki devlet formülüne göre adil barışın sağlanması için BM'nin acil müdahalede bulunması zaruri olduğunu vurguladı.
Filistin'de adil çözüm bulmak için birlik olmak, olağanüstü zirvenin sloganıydı ve BM insan hakları konseyinin Filistin'de insan hakları ihlallerine karşı çıkması vurgulandı.
Gerçekte korsan İsrail'in Amerika'nın himayesi altında bulunması ve bu rejimin cinayetleri cezasız kalması cani siyonistleri işgal altındaki Filistin'de cinayetlerini arttırmasının başlıca nedenidir.
Filistin'de katliam, hapis, işkence ve Filistinlilerin evlerine el koyma şeklinde devam eden beşeriyet karşıtı cinayetler İslam dünyasında siyonist İsrail'in terör tehdidi konusunda derinden kaygılandırıyor. İslam dünyasında Filistin'e destek veren ülkeler BM güvenlik konseyinin Filistin'e yönelik sorumluluklarını yerine getirmemesi korsan İsrail'i daha da küstahlaştırdığını savunuyor. Öte yandan Arap ülkelerinin arasındaki anlaşmazlıklar ve bu ülkelerden bazılarının İsrail ile aleni bir şekilde ilişki kurma hevesi, siyonistlerin işgal altındaki Filistin'de cinayetlerini arttırmalarının bir başka nedenidir.
Öte yandan Filistin'e destek için başlatılan uluslararası kampanyaya paralel olarak İslam dünyasında bir çok ülke İsrail'e ambargo uygulanmasını ve AB gibi uluslararası çevrelerin İsrail'e uyguladığı yaptırım kampanyasına katılmayı savunuyor.
Dünya camiası Filistin'de siyonist yerleşkelerin inşaatının devam etmesi ve Beytulmukaddes ve Mescid-i Aksa gibi tarihi İslamî eserlerin tahrim edilmesinden hareketle eli kanlı rejimi durduracak tek şey, uluslararası yaptırımlar olduğunu belirtiyor.
Cakarta'da düzenlenen olağanüstü zirvenin sonunda yayımlanan bildiride BM güvenlik konseyinden İsrail'in işgal altındaki Filistin'de Filistin milletini evsiz barksız bırakan yerleşke inşaatına karşı çıkması ve uluslararası yaptırım kampanyasına paralel olarak Filistin milletinin haklarını korsan İsrail'e karşı savunması istendi.
Geçen hafta korsan İsrail zindanlarında yatan ve Hamas üyesi olan Filistinli esirler bu zindanlarda uygulanan ağır işkencelere tepki olarak bir itiraz hareketi başlattı. Siyonist rejim hapishaneleri kurumu iki yıldır Filistinli esirlerin açık alana çıkma süresine ve aileleri ile görüşme süresine kısıtlama getiriyor ve bazı esirleri tek kişilik hücrelerde hapsederek ağır ceza uyguluyor.
Bu arada siyonist rejim zindanlarında yatan Filistinli esirlerin açlık grevi Filistin'de esirler günü olarak anılan 7 Nisan tarihine kadar devam edeceği ve grevin ikinci aşaması da tüm Hamaslı esirlere uygulanan cezalar kaldırılıncaya dek süresiz devam edeceği belirtildi.
Siyonist rejim Temmuz 2014'ten beri Hamaslı esirlere ağır cezalar uyguluyor ve şimdiye kadar hiç bir cezayı lağvetmediği gözleniyor. İsrail 2006 yılından beri Gazze şeridine ağır kuşatma uygulayarak Hamas hareketini dize getirmeye çalışıyor. Ancak Filistin milletinin direnişi ve Hamas'a yönelik destekleri İsrail'in komplolarını etkisiz hale getirdiği anlaşılıyor.
Geçen hafta bazı Filistinli esirlerin aileleri Nakab çölünde bulunan Rimon hapishanesinde mahkumların tehlikeli durumu hakkında uyardı bulundu. Filistinli esir aileleri Rimon hapishanesinde çok kötü sağlık şartlarına dikkat çekerek insan hakları örgütlerinden burada yatan Filistinli esirleri kurtarmak üzere harekete geçmelerini istedi. Burada yatan bazı Filistinli esirlerin kanser gibi hastalıklara yakalandığı ve mutlaka tedavi edilmeleri gerektiği belirtiliyor. Rimon hapishanesinde çok sayıda Filistinli esir yatıyor. Filistinli esirlerin derneği ise hali hazırda 7 bin Filistinli siyonist rejim zindanlarında yattığını belirtiyor.
Geçen hafta BM Irak'ta huzursuzlukların şiddetlenmesinden duyduğu kaygıyı dile getirerek Irak halkından teröristlerin Irak'ta etnikçilik fitnesini tetiklemeleri konusunda uyanık olmalarını istedi.
BM Irak özel temsilcisi Jan Kubiş bir bildiri yayımlayarak Irak'ın Babil eyaletinin Hille kentinin güneyinde düzenlenen ve onlarca Iraklı vatandaşın ölümü ile sonuçlanan terör saldırısını kınadı ve Irak halkından ve yetkililerinden etnikçilik yapmak isteyen ve Irak'ın vahdetini hedef alan teröristlerin tuzağına düşmemelerini istedi. BM Irak temsilcisi Kubiş ayrıca Bağdat yönetiminden Hille saldırısının faillerini bulup cezalandırmasını istedi.
Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum da Hille kentinde düzenlenen terör saldırısını kınadığı açıklamasında, Irak'ta teröristlerin hezimete uğramasının ardından savunmasız sivilleri hedef almaya yöneldiklerini belirtti. Masum güvenlik ve istihbarat birimlerinden daha uyanık olmalarını ve Irak'ın güvenliğini her yerde temin etmelerini istedi.
Iraklı kaynaklar Babil eyaletinin Hille kentinde düzenlenen terör saldırısında ölenlerin sayısını 60 ve yaralı sayısını da 70 olarak açıkladı. Saldırının sorumluluğunu ise tekfirci IŞİD terör örgütü üstlendi.
Iraklı kaynaklar son bir ayda Irak'ın çeşitli bölgelerinde düzenlenen terör saldırılarında en az bin vatandaşın hayatını kaybettiğini belirtiyor.
Bahreyn Vefak cemiyeti bir kez daha Bahreynli vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılmaları ve ülkeden sınırdışı edilmelerine karşı çıktı. Konu ile ilgili bir bildiri yayımlayan Bahreyn Vefak cemiyeti, Halife rejimi 200 Bahreynli vatandaşın vatandaşlığını feshettiğini açıkladı.
Bahreyn insan hakları merkezi de vatandaşların vatandaşlık hakkının feshedilmesini insan hakları ihlalinin açık örneği niteledi. Söz konusu merkez, vatandaşları sırf görüşlerini beyan ettikleri için vatandaşlıktan çıkarmanın anayasaya ve insan haklarına aykırı olduğunu vurguladı.
Geçen hafta Bahreyn mahkemesi 15 şii alimin vatandaşlık hakkını sırf siyasi gerekçelere ve etnik nedenlere dayanarak feshetti. Bahreyn insan hakları merkezi dini özgürlükler masası Başkanı Şeyh Meysem Salman, Halife rejiminin bu kararı ve camileri tahrip etmesi dünyada dini zulüm ve cinayetin en somut örnekleri olduğunu belirtti.
Bahreyn rejimi 2011 yılından beri zora ve şiddete baş vurarak kendi halkının medeni taleplerine karşı direniyor.
Geçen hafta BM güvenlik konseyi kapalı kapılar ardında düzenlediği oturumunda Yemen'de yaşanan insani faciadan duyulan kaygıya vurgu yaptı ve çatışma taraflarından insani yasalara bağlı kalmalarını ve sivilleri hedef almamalarını istedi.
BM güvenlik konseyi dönem Başkanı ve Angole temsilcisi konsey üyeleri Yemen savaşı hakkında aynı görüşü paylaştığını ve Yemen'de durumun çok vahim olduğu konusunda hepsi hemfikir olduklarını belirtti. Oturumda BM güvenlik konseyinin daimi olmayan üyeleri ise insani yardım meselesini ve BM ve diğer uluslararası kurum ve kuruluşların Yemen'de kuşatma altında bulunan insanlara insani yardım gönderilmesini ele aldı.
BM insani işlerden sorumlu genel sekreter yardımcısı ise Yemen'de hastanelere, evlere ve okullara saldırılar karadan ve havadan devam ettiğini, bu saldırılar uluslararası yasaların ihlali olduğunu belirtti.
Yemen'de insani durumun vahim boyutlara ulaşmasının ardından uluslararası yardım kuruluşları 14 milyon savaşzede Yemenli vatandaşa yardım ulaştırmak için harekete geçti ve bunun için gerekli olan 1.8 milyar dolar mali kaynağı temin etmek için düğmeye bastı.
BM güvenlik konseyi kapalı oturumunda ayrıca Yemen'de çatışmaları sonlandırmak ve müzakerelere yeniden başlamak için taraflara çağrı yaptı. FAO ise Yemen'de açlık 14 milyon insanı tehdit ettiğini, Haziran 2015'te yapılan araştırmada Yemen'in 10 eyaletinde acil durum ilan edildiğini ve aşırı kıtlık halkı tehdit ettiğini vurguladı.
Geçen hafta Lübnan Hizbullah hareketinin terör örgütü ilan edilmesine tepkiler bölgede ve dünya genelinde devam ederken, bir çok kurum ve kuruluş Hizbullah'a yöneltilen bu suçlamayı kınadı. 23 Arap hukuk teşekkülü ise bir bildiri yayımlayarak FKİK'in Hizbullah hareketini terör örgütü ilan etmesini kınadı. Bildiride, uluslararası hukuk ilkelerine göre her milletin kendi topraklarını saldırı ve işgale karşı savunması meşru sayıldığı, Hizbullah hareketi kendi topraklarında işgalci İsrail'e karşı mücadele verdiği belirtildi. Bildiride ayrıca FKİK'in kararı sadece siyonist rejimin yayılmacı politikalarına bedava hizmet etmek olduğu vurgulandı.
Arabistan ve FKİK'in diğer üyeleri geçen hafta korsan İsrail'e yalakalık etmek ve Yemen ve Bahreyn'de uğradıkları hezimetin intikamını almak için Lübnan Hizbullah hareketini terör örgütü ilan etti.
FKİK'in bu kararına tepki hatta İsrail içine ve bu rejimin parlamentosuna kadar yayıldı. Siyonist rejim parlamentosunun Arap parlamenterleri Arabistan ve FKİK'in Hizbullah'ı terör örgütü ilan etmesini kınadı.
Siyonist parlamentonun Arap parlamenterleri bu kararın sadece Netanyahu ve Tel aviv'in yararına olduğunu vurguladı.
Hizbullah hareketi de karara gösterdiği tepkidi, kararın sadece direnişe zarar verdiğini ve siyonist rejimin lehine olduğunu vurguladı. Hizbullah icra konseyi Başkanı şeyh Nebil Kavuk direniş İsrail'in saldırılarına karşı koymayı sürdüreceğini ifade etti.
Hizbullah hareketi 1982 yılında Lübnan toprakları İsrail ordusu tarafından işgal edildikten sonra kuruldu.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile