Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazartesi, 14 Mart 2016 17:37

IŞİD ve Irak’ta daralan kuşatma çemberi - 4

IŞİD ve Irak’ta daralan kuşatma çemberi - 4

Amerika'nın başını çektiği ittifak, Irak halk güçleri Haşedul Şaabi hareketinin Musul savaşına girmeleri tekfirci IŞİD terör örgütüne bu savaşı etnik eksenli bir savaşa dönüştürmesine yardımcı olacağını iddia ederek bu hareketin Musul savaşına katılmasına karşı çıkmıştı. Oysa Irak Başbakanı Haydar İbadi, şii müslümanlardan oluşan Irak halk güçleri sünni bir eyalet olan Ninova eyaletinin merkezi Musul'u kurtarma operasyonuna katılacağını vurguladı.

Gerçekte Amerika şii milis güçlerin Musul'u kurtarma operasyonuna karşı çıkıyor ve bu yolda her türlü sabotajdan da çekinmiyor. Amerika ve Irak'ta Suud rejiminin güdümünde hareket eden bazı akımlar Irak halk güçlerinin Musul'u kurtarma operasyonuna katılmasına şiddetle karşı çıkıyor. Gerçi Irak halk güçleri Tikrit ve diğer bazı kentlerin IŞİD'in elinden kurtarma operasyonlarında etkili rol ifa etti, fakat Amerika'nın muhalefeti yüzünden Ramadi'yi kurtarma operasyonunda bir kenara itildi ve bu da operasyonun uzun sürmesine ve kentin ağır hasara uğramasına yol açtı. Oysa Irak halkı güçleri Irak güvenlik kurumlarının hizmetinde olan bir güç olarak biliniyor. Nitekim Başbakan İbadi de bundan önce Haşedul Şaabi hareketini Irak yönetiminin desteklediği resmi bir kurum olarak nitelemişti.

Gerçekte Arabistan'ın Bağdat büyükelçisini yeniden açtıktan sonra izlediği siyasi tutumu, Suud rejiminin Batılı patronlarının hedeflerine hizmet etmek niyetinde olduğunu ve bu çerçevede Irak'ı parçalama planına ivme kazandırmak istediğini gösteriyor.
Bölge meseleleri uzman Zeydun Nebehani "Arabistan'ın Irak'ı parçalama ve bölme acelesi" başlıklı makalesinde Riyad'ın Bağdat'a yönelik tutumunu masaya yatırdı ve son dönemde Arabistan'ın Irak'ta büyükelçiliğini yeniden açmasıyla beraber yeni boyutlara taşındığını belirtti.
Kuşkusuz Arabistan'ın Irak'ta izlediği politikası, bu ülkede devam eden siyasi süreci baltalamaya yöneliktir ve Arabistan'ın Bağdat'ta büyükelçiliğini yeniden açması aslında Irak'ta vahdet ve birlikteliği yok etmeye ve bu ülkeyi dini ve etnik temelde parçalamaya ve Biden'in büyük Ortadoğu projesini hayata geçirmeye yöneliktir.

Kuzey Irak'ta Emreyn'den Hamreyn'e kadar uzanan bölgede bağımsız kürt devleti kurma masalı, kürt çocuklara uyumadan önce okunan ilk masaldır. Bu rüya Arabistan'ın Kuzey Irak başkonsolosu Abdulmün'em Abdurrahman'ın tabiri ile Riyad'ın ilgi duyduğu dosyalardan biri sayılır. Gerçekte kürdistan devleti kartı ile oynamak aslında Irak'ta biri şii, biri sünni, iki devlet daha kurma projesine zemin hazırlamak ve Irak'ı parçalamak ve sonuçta Irak'tan İsrail'e yönelik her türlü muhtemel tehdidi bertaraf etmektir. Bu şartlarda Arabistan'ın Kuzey Irak bölgesinin bu isteğini desteklediğini açıklamasını, Riyad'ın Bağdat'ı sırttan hançerle vurması ve Irak'ın toprak bütünlüğünü hedef alması şeklinde yorumlamak gerekir. Yani Kuzey Irak'ta kürdisten devletinin kurulmasına zemin hazırlamak aslında içinde çok daha geniş bir projeyi barındırır ki bu proje Irak'tan başlayarak Asya, Afrika ve Avrupa sınırlarına kadar uzanan bir projedir.

Bugün Arabistan'ın Irak'ı parçalama planını desteklediğine dair işaretleri Arabistan'ın Bağdat büyükelçisinin yüzünde okumak mümkün. Arabistan büyükelçisi Irak'ın Haşedul Şaabi halk güçlerini eleştirerek bu ülkede etnik fitneyi alevlendirmeyi ve Iraklı ehli sünneti kışkırtarak Haşedul Şaabi'nin Ninova eyaletini kurtarma operasyonuna katılmasını engellemeye çalıştı.
Öte yandan Irak'ta etnik ve dini kutuplaşma temelinde askeri üsler kurmak da Arabistan'ın bu ülkede terör örgütlerini destekleme stratejisi hezimete uğradıktan sonra yöneldiği en önemli stratejisidir ve Arabistan'ın Irak'ta 1991 yılında kapanan büyükelçisinin yeniden açılmasından sonra Riyad'ın Irak'ta Haşedul Şaabi başlığı altında yeni bir fitnesi şeklinde kendini göstermektedir.
Yakında Kuzey Irak'ta çalışan memurların maaşı ödenecek ve bu sorunun çözümünde Arabistan paraları rol ifa edecektir. Ancak aslında esas sorun Kuzey Irak'ta memurların maaşlarının ödenmemiş olması değildir ve bu hareketler gerçekte daha büyük bir hayalin gerçekleşmesi için zemin hazırlamaktır. yani bundan böyle ırak'ta dört beş kuruşa pazarlanan ucuz kararlara şahit olmak gerekir. Bu yüzden eğer Bağdat yönetimi Arabistan ve İsrail'in kurduğu komplo ile mücadele etmezse, yakında parçalanma sürecine girmesine şahit olmak gerekir.

Öte yandan Türkiye de Arabistan'ın yanı sıra Irak topraklarından pay istiyor. Iraklı parlamenter Ali Allak, Arabistan ve Türkiye Irak'ı parçalama peşinde olduklarını ve böylece Irak'ın bazı bölgelerine musallat olup Iraklı şii müslümanların münzevi etmek istediklerini kaydetti.
Arabistan ve Türkiye'nin özellikle IŞİD ile mücadele bahanesi ile Suriye ve Irak topraklarına yönelik karadan müdahale çabalarına işaret eden Allak, Riyad ve Ankara Fars körfezinde yer alan bazı Arap emirlikleri de yanlarına alarak Suriye, Irak, Lübnan ve diğer bölge ülkelerinde çatışma ve savaş çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.
Allak, Riyad ve Ankara'nın bu tür fitneleri çıkarmakla güttükleri hedefleri açıkça ortada olduğunu, bu ikili şii müslümanların yaşadıkları ülkelerin yönetiminde rol ifa etmelerini istemediklerini ve bunu engellemeye çalıştıklarını vurguladı.

Iraklı parlamenter Ali Allak açıklamasının devamında Arabistan, Türkiye ve Fars körfezindeki emirliklerin tutumu tamamen etnikçilik temeline dayandığını, bu ülkelerin Irak'ı parçalamak ve böylece şii müslümanları iktidardan uzaklaştırmak istediklerini belirtti. Allak, Arabistan ve Türkiye gibi etnikçilik yapan ülkeler için en önemli hedef, Irak'ı böldükten sonra bir kısmına musallat olmak ve buradan kendi çıkarları doğrultusunda Irak'ın diğer bölgelerine baskı uygulamaktan ibaret olduğunu ifade etti.
Arabistan ve Türkiye'nin tekfirci IŞİD terör örgütüne desteklerine işaret eden Iraklı parlamenter Allak, tekfirci örgüt direniş ittifakının ciddi mücadelesi sonucu çökmeye yüz tuttuğu bir sırada Suud rejimi ve Ankara IŞİD ile mücadele bahanesi ile Suriye ve Irak topraklarına müdahale ederek gerçekte destekledikleri terör örgütlerini ve teröristleri takviye etmeyi amaçladığını kaydetti.

Bu arada Irak halk güçler Haşedul Şaabi'nin tekfirci terör örgütleri ile son bir buçuk yılda kurulduğu günden beri gerçekleştirdiği savaşlarda elde ettiği zaferler, Washington, Riyad ve Ankara'nın Irak'taki çıkarlarını ciddi ölçüde tehlikeye attığı anlaşılıyor.
Haşedul Şaabi güçleri 2014 yılının ortalarında ve Iraklı şii alim Ayetullah Sistani'nin fetvası üzerine kuruldu. Haşedul Şaabi ilk kurulduğu günlerde şii gönüllülerden oluşuyordu, ancak zamanla Salahaddin, Anbar ve Ninova eyaletlerinde bir çok ehli sünnet de bu harekete katılmaya başladı. hali hazırda Iraklı Türkmenler, hristiyanlar ve kürtler de Haşedul Şaabi hareketine üye olup tekfirci IŞİD terör örgütü ile savaşıyor

Irak'ta Haşedul Şaabi hareketinin üye sayısı hakkında medyada farklı rakamlar yayımlanıyor. Ancak bu farklı rakamların ortak paydası, Haşedul Şaabi hareketinin on binlerce üyesi olmasıdır.
Irak'ta halk güçleri iki temel gruba ayrılıyor. İlk grup Irak'ın Bedir hareketi ve Hizbullah tugayları gibi bilinen direniş güçleridir ve ikinci grup ise Ayetullah sistani'nin fetvası üzerine tekfirci IŞİD terör örgütü ile savaşmak üzere gönüllü olan Iraklı gençlerdir.
Irak halk güçleri kurulduğu günden itibaren Irak ordusu ile omuz omuza tekfirci IŞİD terör örgütü ile mücadele etmeye başladı ve son bir buçuk yılda sürdürdüğü faaliyetleri sırasında Irak ordusu ile hiç bir anlaşmazlık yaşamadı. Irak savunma Bakanı Halid Ubeydi'nin Irak halk güçleri tamamen Irak silahlı kuvvetler komutanlığının emirlerine uyduğunu açıklaması da bu iddiayı doğruluyor.

Irak halk güçleri bugüne kadar Irak'da tekfirci terör örgütlerine karşı düzenlenen bir çok operasyona katıldı. Diyale eyaleti başta olmak üzere Irak'ın bir çok önemli bölgesinin kurtuluşu Haşedul Şaabi hareketinin katkılarıyla gerçekleşmiştir. Babil eyaletinde kurtarılan bölgeler de halk güçlerinin Irak ordusu ile omuz omuza verdiği mücadele sonucu gerçekleşti ve bu bölgler tekfirci teröristlerden temizlendi.
Irak halk güçleri Salahaddin eyaletinde de Amerli kentini teröristlerin işgalinden kurtardı. Bağdadi, Zaluiye ve Beled bölgeleri de Haşedul Şaabi hareketinin çabaları sonucu kurtarılan diğer bazı bölgelerdi.

Gerçekte Irak halk güçleri Haşedul Şaabi kurulduğu bir buçuk yıl içerisinde katıldığı operasyonlarda tekfirci IŞİD terör örgütünü hezimete uğrattı. Ancak bu hareketin Irak sahasında tüm etkinliğine rağmen Amerika yönetimi bu hareketin varlığını kendi çıkarlarına aykırı buluyor. Amerika son bir yıl içinde Irak'ta IŞİD ile mücadelede hiç bir etkili harekette bulunmadı ve Irak halk güçlerinin IŞİD ile mücadelede gücünü görünce de nedense, bu gücü Irak sahasından dışlamaya çalıştı.
Irak medyası Amerika'nın Haşedul Şaabi güçlerini IŞİD'le mücadele arenasından dışlama çabasına işaretle Amerikalı yetkililerin Haşedul Şaabi'nin Irak'ta IŞİD'e karşı düzenlenen bir çok operasyonda etkili olmaya başladığını görünce bu güçleri dışlama çabasına yöneldiğini belirtiyor.
Irak milli koalisyonu üyelerinden Ali Lefte de Amerika'nın bu komplosuna işaretle Washington yönetimi halk güçlerini dışlayarak Irak ordusunun bu güçlerin himayesi ile Ninova ve salahaddin eyaletlerini teröristlerden temizlemesini engellemeye çalıştığını, bunun sebebi de gayet net ve açık olduğunu, Amerika Irak'ta IŞİD macerası son bulmasını istemediğini vurguladı.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile