Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Çarşamba, 02 Mart 2016 06:19

Seçimler sona erdi, ağır sorumlulukta yeni dönem başlıyor

Seçimler sona erdi, ağır sorumlulukta yeni dönem başlıyor

İran milleti 26 Mart tarihinde İslamî şura meclisi ve bilgeler meclisinde temsilcilerini seçmek için sandık başına gitti. Her iki meclisin seçimleri büyük coşku ve ihtişamla gerçekleşti.
İslamî şura meclisinde 290 sandalyeden 220 kadarı sahibini buldu, 70 sandalyenin sahibi de ikinci turda belirleniyor. Onuncu dönem İslamî şura meclisi seçimlerine 24 milyon seçmen katıldı, ki bu da bir önceki seçimlere oranla seçmen sayısında dört milyon artış yaşandığını ortaya koydu. Seçimlere katılım oranı ise İran genelinde %62 olarak açıklandı.
Seçim sonuçları bir çok çevre için beklenmedikti ve bu yüzden farklı yorumlara da yol açtı. Peki neydi bu yorumlar? Birlikte bir göz atalım.
İran İslam Cumhuriyeti nizamı, dini demokrasi temelinde inşa edilen bir nizamdır. Buna göre de İran anayasasında seçimlerin çok önemli bir konumu bulunmaktadır. İran anayasasına göre İran İslam Cumhuriyeti halkın oylarına dayanarak yönetilir. Gerçekte İslam Cumhuriyeti nizamının milletin oyları ile kurulması da bu nizamın halkın oylarına dayandığını ortaya koymuştur. Son 37 yılda İran'da 36 seçim büyük bir başarı ile ve herhangi bir aksamaya uğramaksızın gerçekleşmiştir. İran milleti her seçimde daha da coşkulu ve bilinçli bir şekilde sandıkların başına gelerek oyunu kullanmıştır. İran milleti demokrasinin inşa edilmesi ve bağımsızlığı için ağır bedel ödemiştir. Bu yüzden seçimlerin kurumsallaşması İran'de demokratik nizamın siyasi gelişmesinin sonuçlarından biridir.
İran İslam Cumhuriyeti nizamı halkın kendi kaderini kendi elleriyle belirlemesine ve toplumu kendi oyları ile yönetmesine vurgu yapan bir nizamdır. İslam Cumhuriyeti nizamı aynı zamanda demokratik kurumların takviye edilmesi ve siyasi en yüksek düzeyde yönetimi gerçekleştirmeleri için güven yaratma ilkesine inanır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, İslamî şura meclisi seçimleri, bilgeler meclisi seçimleri ve ayrıca kent ve köy konseyleri seçimleri, İran anayasasının halkın toplumun yönetilme sürecine katılımına verdiği önemin işaretleridir.
Seçimlerde genellikle iki konu çok önem arz eder. Bunlardan ilki, seçimlere katılım oranı ve ikincisi de doğru seçim yapmak ve salih adayları seçmektir. İran'da düzenlenen eşzamanlı iki meclisin seçiminde halkın geniş çaplı katılımı gerçekte onların oyları ile kendi kaderlerinin belirlenmesinde rol ifa ettiklerini ve ayrıca siyasi bilinç seviyesinin yükseldiğinin işaretidir. İran İslam Cumhuriyeti demokratik bir nizamın en iyi örneği olarak tüm dünyaya, İslamî değerleri korumakla beraber nizamın muşruiyeti ve hakimiyetin temel erkanı olan halkın oylarına baş vurarak tüm zevklere ve farklı görüşlere ülke yönetimine katılmalarına fırsat vermenin mümkün olduğunu gösterdi.
Buna göre İran'da hangi seçim yapılırsa yapılsın, o seçimde siyasi eğilim veya farklı kanatların nasıl düşündüklerinden ziyade halkın seçimlere katılması ve doğru seçim yapması önem arz etmiştir. Bu yüzden seçimlerin sonunda seçilenler sadece bir tek siyasi kanadı temsil etmez ve üstlendikleri görevlerin konusunda tüm millete karşı sorumludur ve tüm milleti temsil eder.
Seçimleri kazanan adaylar gerçekte tüm milletin vekilidir ve bu yüzden her dönemin sonunda icraatları milletin vekilleri olarak değerlendirilir. Kuşkusuz bu yargı, halkın herhangi bir adaya vereceği oyu da doğrudan etkilemektedir. Nitekim bu yargıların bileşene her dönemde ve her seçimin sonunda seçim sonuçları üzerindeki etkisi ile kendini göstermiştir. Son seçimler de bu kaideden müstesna değildir.
Her halükarda İran'da gerçekleşen iki seçimin sonuçları hem seçmenler ve adaylar açısından bir ölçüde beklenmedik sonuçlardır ve bu yüzden bir çok gözlemci seçim sonuçları hakkında yorumlarda bulunmaya ve meseleye çeşitli açılardan bakmaya başladı.
Bazı medya çevreleri bu seçimleri siyasi kutuplaşma açısından ele alarak seçim sonuçlarını 11. Hükümet için bir zafer şeklinde yorumluyor. Bazı çevreler ise bu seçimleri Cumhurbaşkanı Ruhani'nin icraatı hakkında bir nevi referandum şeklinde tabir ediyor. Yine İslamî şura meclisi seçimlerinde Tahran'ın her 30 milletvekilinin reformcu kanattan olması de seçimlerde bir dönüm noktası sayılıyor. Gerçi bu mecliste 70 sandalyenin kaderi ikinci tura kaldı, fakat yeni meclisin yapısı hem ilkeci ve hem reformcu kanadın bir karışımı olduğu anlaşılıyor. Yine yeni mecliste önemli oranda bağımsız milletvekili bulunuyor.
Her halükarda bazı uzmanlar, yeni meclisin görevine 6. Beş yıllık kalkınma programını ele alarak başlayacağına dikkat çekerek, yeni meclisin yapısı 11. Hükümetin programlarının uygulanmasına ivme kazandıracağına inanıyor.
Öte yandan bilgeler meclisinin yapısında da bazı değişikliklerin yaşanması dikkat çekiyor. Örneğin şimdiki bilgeler meclisi Başkanı Muhammed Yezdi ve ilkecilerin önemli şahsiyetlerinden Muhammed Tag Misbah Yezdi beşinci bilgiler meclisine giremedi. Bu değişiklikler bazı gözlemcilerce önemli mesajlar olarak yorumlanıyor. Fakat kesin olan şu ki halkın büyük oranda katılımı her türlü siyasi kanat ve yelpazeden bağımsız olarak milletin çıkarlarına hizmet eden bir konudur. Bu yüzden bu rekabetlere ve sonuçlarına anlam kazandıran şey, halkla siyasilerin arasındaki etkili ve yapıcı teamüldür.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei seçimlerden önce geçmişte yaptığı gibi bu konuya vurgu yaptı ve hatta nizamı ve Rehber'i kabul etmeyenler de sandıkların başına gelerek oyunu kullanmalarını istedi, çünkü seçimler İran milletine ve İslamî nizama ait olduğunu vurguladı.
Onuncu dönem İslamî şura meclisi de, sorunlara çözüm üretmek ve küresel istikbarla daha etkili mücadele edebilmek için bu dayanışmaya ve birlikteliğe daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Gerçekte istikbar karşıtı ve adalettalep psikolojiye sahip olmak ve aynı zamanda milletvekili olmanın gerektirdiği sorumlulukların alanında yaratıcı olmak ve görevleri yerine gitirirken ciddiyet sergilemek, halka hizmet etme alanında başarılı olmanın temel şartlarından sayılır. Nitekim İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei'nin milleti ve nizamın yetkililerine mesajı da bu beklentileri yansıtmaktadır. Ayetullah Hamanei seçimlerin sonunda yayımladığı mesajında da İran milletine teşekkür etmenin yanında nizamın önde gelen yetkililerine de halka teşekkür etmenin en iyi yolu sadakat ve ihlasla onlara hizmet etmek ve temel hedef olarak çok yönlü ilerlemeye katkı sağlamak olduğunu belirtti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei nizam yetkililerine yönelik mesajının bir başka bölümünde ülkenin kalkınması en temel hedef olduğunu belirterek milli izzet ve istiklal olmaksızın görece kalkınmanın asla kabul edilemez olduğunu belirtti. Ayetullah Hamanei kalkınmanın küresel istikbarca yutulmak ve sindirilmek anlamına gelmediğinin altını çizerek, milli izzet ve milli kimliğin ancak çok yönlü ve tamamen iç imkanlarla sağlanan kalkınma ile korunabileceğini kaydetti. Kuşkusuz bu yönde ilerlemek toplumun siyasi bilincinin gelişmesine ve daha dinamik ve daha güdümlü bir meclisin kurulmasına vesile olacaktır.
Bercam nükleer anlaşmasından sonra ekonomik durumun iyileşmesi İran milletinin en önemli isteklerinden biridir. Meclisin önemli bir görevi ise hükümetin iktisadi programlarının uygulanması ve sonuca ulaşması için gereken zemini hazırlamaktır. Cumhurbaşkanı Ruhani de buna göre ve seçimlerin sonunda yayımladığı mesajda, 11. Hükümetin sandıktan kim çıkarsa çıksan onunla ahit bağlayacağını ve birlikte daha iyi bir gelecek için çalışarak İran milleti için izzetli yarınlar inşa edeceklerini belirtti.
Şimdi ise seçim sonuçları belli olduktan sonra İran milleti adayların sözünü verdiklerini yerine getirmelerini beklemektedir. Bu yüzden İran milleti açısından önemli olan şey, milletvekillerinin seçim kampanyaları sırasında verdikleri sözleri tutmalarıdır.
Kuşkusuz halkın nizama güveni artması, hep birlikte sorunların üstesinden gelmekte etkilidir. Bu yüzden İslam Cumhuriyeti nizamının en büyük çaba, sağlıklı ve her türlü polimikten uzak bir seçim gerçekleştirmektir. Bu çerçevede İslam Cumhuriyeti nizamı iki önemli meclisin seçimlerini sağlıklı bir şekilde düzenleyerek halkın seçimlere güdümlü ve bilinçli katılımlarını sağlamayı başardı. Nitekim seçim kampanyaları sırasında yürütülen rekabetlerin ardından halk siyasi gelişmede rolünü en iyi şekilde ifa etti ve toplumun seçkin siyasi şahsiyetlerini seçerek ülke yönetiminde katkılarını en iyi şekilde ortaya koydu. İran milletinin baskılara karşı direnişi ile beraber gerçekleşen bu büyük hareket bir çok gözlemciye göre İran'ın dış dünya ile ilişkilerinde de ciddi değişime yol açacaktır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile