Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cuma, 26 Şubat 2016 06:06

Suriye insani faciasına karşı Batılı ülkelerin çıkarcı yaklaşımı

Suriye insani faciasına karşı Batılı ülkelerin çıkarcı yaklaşımı

Suriye’nin BM daimi temsilcisi ve büyükelçisi Beşar El-Caferi, BMGK üyesi bazı ülkelerin Suriye’de insani faciaya sebep olduklarını söyledi.

Cemşid Eminzade

Beşar Elcaferi BMGK’nin Çarşamba günkü Suriye insani durum toplantısında yaptığı konuşmada, bazı ülkelerin Suriye’deki insani facia’yı kendi siyasi emelleri doğrultusunda sui istimal ettiklerini söyledi. Caferi BM güvenlik konseyi üyesi bazı ülkelerin Suriye’deki insani facia’nın devam etmesinden sorumlu olduklarını belirtip, milyonlarca Suriyelinin hayatının tehdit edildiğini, buna rağmen BM güvenlik konseyi üyesi bazı ülkelerle bölgesel ülkeler ve Suriye komşusu ülkelerin teröristleri eğitip silahlandırma girişimlerini sürdürdüklerini vurguladı. 2011 yılından beri suriye’ye dayatılan terör çeteleri ve özellikle tekfirci terörizm bu ülkedeki insani faciaya sebep olmaktadırlar. On binlerce tekfirci terörist en az 80 ülkeden toplatılıp, Suriye’ye gönderilmiş bulunuyorlar. Katiller sürüsü DAEŞ ile Nusra Cephesi ve Nusra Cephesinin uzantısı diğer tekfirci teröristler, batılı devletlerin silahlarıyla donatılıp, Suriye halkını katliamdan geçirmektedirler. Tekfirci teröristler Suriye’deki binlerce Filistinliği de katliamdan geçirip, onlarında Suriye’deki mülteci kamplarından kaçmalarına sebep oldular. Tekfirci teröristler gönül rahatlığıyla Türkiye topraklarından Suriye’ye geçmekte ve dinlenmek için Türkiye’ye geri dönmektedirler. DAEŞ ve Nusra Cephesi Suriye sınırlarından Lübnan topraklarına sızıp, ortak terör saldırıları yaptılar ve yapmaya çalışıyor. DAEŞ ve Nusra Cephesi terör örgütleri ırkçı İsrail rejimiyle yakın işbirliğini sürdürüyor ve yaralı teröristler, Siyonistlerin işgali altındaki Golan tepeleri sahra hastanelerinde tedavi görüyorlar. Amerika ile Fransa ve İngiltere liderliğindeki batı ittifakıyla onların bölgesel işbirlikçileri Suudi dikta krallık rejimiyle Katar ve Ürdün krallığıyla birleşik Arap emirlikleri ve NATO üyesi Türkiye hükümeti, Beşar Esad hükümetini devirmek amacıyla tekfirci teröristleri silahlandırıp Suriye’ye sevk ettiler. Fakat 5 yıldan beri Suriye halkının direnişiyle karşılaştılar. Gelişmekte olan Suriye’nin alt yapıları terör saldırıları sonucu imha edilmiş, kültürel ve tarihi mirasları tahrip edilip, yağmalanmış ve Türkiye ile Ürdün ve Siyonist rejim kaçakçılarıyla ülke dışına çıkarılıp dünya piyasalarında satışa çıkarılmıştır. Eğitim düzeyi yüksek Suriye halkı nispi refaha sahiptiler. Fakat dayatılan terörizm ve özellikle tekfirci terörizm sonucu, bu ülke yıkıma uğratılmıştır. Tekfirci terörizm saldırıları sonucu 250 bini aşkın sivil ve asker katledilmiştir. Ülke içinde yerlerinden edilmiş 7 milyonu aşkın insan yoksulluk içinde yaşamaktadır. İnsani yardıma muhtaç Suriyeli sayısı da 12 milyonu aşmıştır. 4 milyon Suriyeli de komşu ülkelere sığınma zorunda kalmıştır. Suriye’deki tahribat korkunç boyutlardadır. Suriye’nin yeniden onarılıp kalkınması ve gelişmesi onlarca yıl alacaktır. Suriye’ye dayatılan tahribat 300 milyar dolara ulaşmıştır. Suriye’nin bütün hastaneleri, okulları ve camileriyle eğitim merkezleri ve kültürel merkezleri çökertilip, enkaza çevrilmiştir. Katar emiri Suriye hükümetinin birkaç ayda çökertileceğini, Katar’ın Suriye’deki tahribatın onarılması için gereken mali destek sağlayacağını iddia edip, tekfirci teröristlerin yıkıcı ve kanlı saldırılarını teşvik ediyordu. Bu kanlı ve yıkıcı saldırıları ve terörizm teşvik eden ülkeler ise, kendilerini Suriye dostları çekirdek gurubu olarak adlandırmışlardı. Amerika liderliğindeki Batılı güçlerle AKP hükümeti, hunhar Suudi krallık rejimiyle Katar, Rusya’nın Suriye sahasına inmesi ve Suriye ordusunu desteklemesi sonucu, DAEŞ, Nusra cephesi, Fetih ordusu, Ahraruşşam ve İslam ordusu gibi tekfirci teröristleri imhaya başlaması ardından batılı ülkeler ateşkesin ilan edilmesi çağrısını yaptılar. Bundan amaçları tekfirci teröristlerin tam olarak imha edilmesini önlemektir. Fakat Rusya’nın desteğinde Suriye ordusunun başarılı operasyonları tekfirci teröristlere en ağır darbeler indirmektedir. Nitekim Haleb’in de tekfirci teröristlerden temizlenmesi an meselesidir. Batılı ülkelerle bölgesel işbirlikçilerinin ateşkesten amacı, Suriye halkını insani felaketten ve faciadan kurtarmak değil, Beşar Esad hükümetini devirmek ve Suriye halk direnişini kırmak amacıyla terör çetelerine canlılık ve zaman kazandırmaktır. 004

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile