Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazar, 07 Şubat 2016 07:20

ABD'nin dış ticaret açığı yükseldi

ABD'nin dış ticaret açığı yükseldi

Amerika'nın borçlarının sürekli artış halinde olduğu bildirilmekte. Resmi rakamlar uyarınca halı hazırda Amerika'nın borcu 19 trilyon 8 milyar doları aşmış bulunmakta.

Bu rakam ise Amerikan iç üretiminin %103 miktarına eşittir. Mevcut gidişatla 2017 yılına kadar Amerika'nın borçlarının 20 trilyon sınırını aşacağı tahmin edilmekte.

Diğer yandan ABD'nin dış ticaret açığı Aralık'ta 43.36 milyar dolara yükselerek ile beklentilerin üzerinde açıklandı.

Reuters anketine katılan ekonomistler, dış ticaret açığının 43 milyar dolar olmasını bekliyorlardı.

Daha önce 42.4 milyar dolar olarak açıklanan Kasım ayı dış ticaret açığı ise 42.23 milyar dolara revize edildi.

Amerika şu anda dünyanın en büyük borçlu ülkesi konumundadır. Bu rakamdan 13 trilyon 700 milyar doları şirketlere ve özel kişilere borçlu iken 5 trilyon 300 milyar dolar ise ABD merkez bankası federal rezerv'e borçludur. Ayrıca Obama'nın Amerika'da başkanlık koltuğuna oturduğu günden şimdiye kadar Amerikan devletinin borçları ikiye katlanmış ve 8 trilyon dolar ona eklenmiştir.

Bu durum için muhtelif sebepler belirtilmekte. Birincisi ABD yönetiminin kontrolsüz para harcama tiryakisi olmasıdır ve sürekli olarak kendi gelirinden fazla harcamada bulunmaktadır. Elbette dünya ülkelerinin büyük bir bölümü borçlu konumdadır ama bununla birlikte Amerikan yönetimi tarafından iç ve dış kuruluşlardan borçlanmanın önemli bir bölümü ülkenin cari harcamalarına tahsis edilmekte. Amerikan yönetimi geçmiş yıllarda eğitim, öğretim, sağlık, tedavi ve toplumun az gelirli sınıfına yardım gibi alanlarda ağır bir sorumluluk taahhüdünde bulunmuş, bu sorumluluğu yerine getirmek ise büyük bir parayı gerektirmektedir

Mevcut borçlanmanın ikinci sebebi ise gelirlerdeki azalmadır. Demokrat ve Cumhuriyetçi hükümetlerin tümü seçmenlerin desteğini elde etmek için sürekli olarak vergilerin azaltılması siyasetini takip etmekte, özellikle büyük ve zengin şirketlere çok büyük vergi muafiyeti getirmeleridir. Nitekim eğer vergi çizelgeleri 60'lı yıllara geri dönecek olursa Amerikan hükümetinin tüm borçlarının bir çırpıda ödeneceği ifade ediliyor. Ancak büyük firmaların çıkarları ve Amerikan seçmeninin desteğini elde etmek, hükümetin borçlarının artması sürecinin kesintisiz devam etmesini gerektirmektedir.

Diğer yandan ABD yönetimi yeterli nakit mevcudiyetine dikkat etmeksizin, aralıksız askeri ve güvenlik harcamalarını artırmaktadır. Şu anda Amerika tek başına dünyanın 200 ülkesine eşit miktarda askeri ve savunma alanında harcama yapmaktadır. Bu doğrultuda Amerikan savunma bakanlığı hükümet harcamalarında üçüncü büyük bütçeyi kendine tahsis etmiştir. Oysa aynı süre içinde hükümetin refah ve hizmet programlarından önemli bir bölümü gerekli bütçenin olmayışı bakımından tatil olmuş ve hatta bu mesele hükümeti halk nezdinde çok zor durumda bırakmıştır.

Her haliyle belli bir zamana kadar Amerikan borçlarındaki artış sürecinin duracağı ve azalacağı tahmin edilmiyor. Amerikan borçlarının 10 rakamlı olduğu ve bir milyar dolar sınırı aştığı 35 yıl önce bir çokları Amerikan ekonomisinin bu ağırlığı kaldıramayacağını ve fazla devam edemeyeceğini düşünüyorlardı. Şimdi ise Amerikan dışında her hangi bir ülke kendi iç gayri safi hasılasının yüzde 103'üne tekabül eden 19 trilyon dolarlık borçla pratikte iflas bayrağını çekmiş sayılırdı. Fakat ABD, doları uluslararası ticarette temel döviz birimi olarak tedavülde bulundurmakla hükümetin borcunun ağırlık ve yükünün önemli bir bölümünü başka ülkelerin ve hatta dünyanın en fakir ülkelerinin sırtına yüklemektedir. daha doğrusu Amerikan yönetiminin doyum bilmez aç gözlülüğünün asıl kurbanları Amerikan halkı ve devleti değil bilakis başka halklardır. Belki de bunun içindir ki Amerikan devletinin borçları muhtelif aralıklarda, bu ülkeye ciddi bir sorunu olmaksızın bilinçli olarak artırılmakta ve bu durum ülke içinde de ciddi tepkiye yol açmamaktadır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile