Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Perşembe, 28 Ocak 2016 11:36

İşgalcilerin Ticareti, Yeni Site İnşaatı

İşgalcilerin Ticareti, Yeni Site İnşaatı

İnsan Hakları İzleme Örgütü 19 ocak 2016 tarihinde Filistin özerk teşkilatı başkanı Mahmut Abbas ile Ramallah da yaptığı görüşmede, kendisine verdiği raporda, işgal edilen Filistin topraklarında yasadışı inşa edilen Siyonist işgal sitelerin yapımında uluslararası ve Siyonist firmaların yatırım yaparak katıldığını belirtti. Söz konusu rapor, "Siyonist rejim ticareti, Yahudi site inşaatında ticari firmaların faaliyetleri, insan haklarını ihlal ediyor" başlığı ile yayınlandı. Rapor, yasadışı faaliyetlerde bulunan firmaların uluslararası yasalarca belirlenen taahhütleri ve uluslar arası ticari faaliyetlerin hukuki boyutları, ayrıca söz konusu firmaların Siyonist rejimin Filistin milletlerine karşı ırkçı düzenine ortak olmaları, Filistinlilerin doğal kaynaklarına el koyarak yağmalamaları ve yine firmaların Siyonist rejimin sömürgecilik düzeninden yararlanma yöntemleri belirtiliyor.

En az yarım milyon Siyonist, doğu Beyt-ul Mukaddes, Ürdün nehri batı yakası ve işgal edilen Filistin topraklarında inşa edilen 237 sitede yaşıyorlar. Gerçi Siyonist rejim, inşa ettiği işgal sitelerinin olanaklarını sürekli arttırmaya çalışıyor, fakat sitelerin yayılmasında ticaret de önemli ve anahtar rolü söz konusu.
İnsan Hakları İzleme Örgütü, Filistinli haklarının Siyonist rejimce ihlal etmesinde, ticari faaliyetlerin nasıl yardımcı olabileceği ve sitelerde çalışan firmaların ise sitelerin yayılması ve kalkınmasını nasıl sağlayabileceklerine değiniyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, raporunu, işgal edilen Filistin topraklarında site inşaatının desteklenmesinde İsrailli ve uluslararası girişimlerin rolü üzerine odaklanmıştır. İnsan Hakları İzleme Örgütü raporunda söz konusu firmaların Filistinlilere ait arazilere el koyma ve onların doğal kaynaklarına sulta kurmasında ortak olduklarını belirtti. Bu yüzden söz konusu firmalar, aslında Filistinlilerin doğal kaynakları ve servetlerini yağmalamakla birlikte, yasadışı Siyonist işgal sitelerde yatırımlar yaparak, Filistin halkının haklarını açıkça ihlal etmekteler.

BM ticaret kılavuzu ilkeleri ve insan hakları maddelerine göre, firmalar insan haklarına saygılı olmalı, insan haklarını ihlal etmekle sonuçlanacak olan ticaretlerin seviyesini düşürmeli. Fakat mahiyeti zaten Cenevre konvansiyonuna tamamen aykırı olan yasadışı işgal sitelerin inşaatına katılan firmalar, işgal rejim ile işbirliklerine devam ettikleri sürece, Siyonist rejim ile Filistin halkının haklarını ihlal çalışmalarına ortak olduklarını inkar edemezler.
İnsan Hakları İzleme Örgütü ticaret bölüm başkanı Arvind Ganesan şöyle diyor: "Site inşaatında ticaret, söz konusu firmaların Siyonist rejimin Filistin halkının evlerinden edinmesi ve onlara karşı ırkçı siyasetleri ile inkar edilemez işbirliğidir. Zira onlar Siyonist rejim ile bu işbirliği sayesinde, Filistinlilerin doğal kaynakları ve arazilerinin çalınması ve yağmalanmasına yardım ediyorlar. Bu yüzden onların tek çıkar yolu, insan hakları yükümlülükleri çerçevesinde çalışarak, İsrail sitelerindeki faaliyetlerini durdurmalarıdır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, çeşitli firmaların Siyonist işgal sitelerindeki faaliyetleri ile ilgili raporunda, bazı firmaların direkt olarak site inşaatında çalıştıklarını, bazılarının ise site sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılama veya kent hizmetleri sunmakta olduğunu belirtiyor. Söz konusu sanayi sektörün çalışma gücü de çok az maaşla çalıştırılan Filistinli işçilerden temin ediliyor. İşgal toprakların da sanayi sektörü çok hızlı bir şekilde gelişmekte. Örneğin 20 sanayi bölgede yaklaşık bin fabrika bulunuyor. Buna ilaveten, Siyonist rejim, Filistinlilere ait yaklaşık 9 bin 300 hektar tarım arazisindeki ekinleri denetliyor. Burada üretilen ürünler Siyonist rejim etiketleri ile ihraç ediliyor.

Söz konusu her iki tarzdaki işbirliği, Siyonist rejimin insan severlik uluslar arası yasaları çiğnemesini kolaylaştırıyor. Cenevre 4. konvansiyonu işgalci bir gücün, sivilleri başka yere sürmesini yasaklarken, Uluslararası Ceza Mahkemesi kurucu antlaşması, direk veya dolaylı olarak sivilleri göçe zorlamanın bir savaş suçu olduğunu belirtiyor.
Söz konusu firmaların ticareti, pratikte Siyonist rejim ordusunca Ürdün nehri batı yakasında Filistinlilere ait arazileri işgal etmek ve Siyonist yerleşimcileri bu topraklarda inşa edilen firmalara göz etmesine yardım ediyor. Siyonist rejimin bu eylemi, aslında uluslararası insan severlik yasaların açık ihlalidir. Zira söz konusu yasalar uyarınca işgalci güçler, işgal edilen toprakların kaynaklarına sulta kurmaktan men edilmiştir. Bölgedeki bazı arazilerin sahipleri Filistinlilerdir, fakat Siyonist rejim söz konusu Filistinlilerin, Siyonist işgal sitelerine yakın olan kendi arazileri ve tarım bölgelerine ulaşmasını büyük oranda kısıtlıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, başta Ürdün nehri batı yakasında site inşaatı ile bağlantılı olan ve özellikle de çimento ve bina inşaatı alanında faaliyet yürüten firmaları eleştirerek, Siyonist rejimin site inşaatlarını genişletmek amacı ile site işgal sakinlerin ve söz konusu firmalara arazi, su ve altyapıları temin ederek onlara mali destek sağladığını belirtti.
İnsan Hakları İzleme Örgütü ayrıca Ürdün nehri batı yakasında site inşaatı alanında faaliyet yapan firmaların çalışmalarının durması gerektiğini belirtiyor; zira Siyonist siteleri bir çok konuda uluslar arası yasalar ve Filistinlilerin haklarını ihlal etmekte.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ticaret bölüm başkanı Arvind Ganesan bu bağlamda şöyle diyor: Ticari firmalar, Filistin toprakları ve kaynaklarını kullanma konusunda kendi sorumluluklarını üstlenmeli, yasadışı site inşaatındaki işbirliğini kabul etmeli ve bedelini ödemeleri gerekir. Zira bu faaliyetleri Filistinliler ve haklarına önemli oranda hasar vermekte. Ticari firmalar bunu kabullenmeli , yanlış ve zaten yasadışı bir faaliyetten çıkar sağladıkları gafletinden uyanmalılar.
Siyonist rejim ordusu bir yandan Siyonist site sakinlerini işgal edilen Filistin topraklarına intikal ettirirken, diğer yandan Filistinlilerin kendi topraklarında geçişleri için kısıtlamalar getirerek, onları evlerinden avare edip, geniş bir şekilde insan hakları ihlallerini gözler önüne seriyorlar.

2000-2012 yılları arasında Siyonist rejimi, Filistinlilerin inşaat isteklerinin %94'ünü reddederek, bu insanlara kendi topraklarında inşaat izni vermemekte. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün araştırmalarına göre işgal altında Siyonist rejimin 11 madeninden 1'i , bir Avrupa firmasına aittir. Fakat korsan ırkçı rejim, 1994 yılından faaliyet yapan Filistinli bir firmaya yeni maden işletme izni vermiyor. Filistin Taş ve Mermer Birliği adı altında faaliyet yapan söz konusu firma, bağımsız bir şirket olarak ve en az 500 Filistinli firmanın temsilcisi olarak çalışıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ayrıca Siyonist rejimin sömürgeci siyasetleri ve girişimleri, Filistinlilere ait doğal kaynaklara el koymak ve yasadışı benzer olaylarda 3. taraf yani uluslar arası toplumun sorumlulukları konularında bazı tavsiyelerde bulunuyor.
Söz konusu rapor, Siyonist sitelerde yatırımdan yaralanan ilk tarafın, Filistinlilerin doğal kaynakları ve arazilerini yağmalayan, işgal siteleri inşaatını destekleyen, apartayd sistemini izleyerek, geniş çapta kontrol noktaları kurmakla Filistin halkına baskı uygulayan ve kendi kaynaklarını kullanma izni vermeyen Siyonist rejimi olduğunu vurguluyor.
Raporun sonunda uluslar arası firmalardan Siyonist firmalarda yatırım yapmayı bir an önce durdurmaları istenirken, bu yatırımların, onların ahlaki ve yasal sorumlulukları ve taahhütlerinin ihlali olduğu belirtiliyor.009 015

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile