Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cumartesi, 23 Ocak 2016 15:53

Suriye'de Rusya'nın terörizm ile mücadele rolü -3

Suriye'de Rusya'nın terörizm ile mücadele rolü -3

Bir çok uzmana göre Sovyetler Birliği sınırları dışında ilk kez Rusya'nın Suriye meydan olaylarında yer almasını, son 15 yılda çeşitli şekillerde uygulanan Vladimir Putin'in askeri olaylarda rol alma zincirinin halkalarından biri sayılır. Bu siyasette Rusya'nın eski konum ve azametinin ihya edilmesi, Rusya'nın uluslar arası gelişmeler alanına güçlü dönüşü ve Amerika ile NATO ekseninde batı dünyasının saldırgan yayılmacı siyasetlerine karşılık vermeye özen gösteriliyor. Hazar Denizi'nden 1500 km uzaklıkta olan IŞİD üslerine en az 26 Kruz füzenin Rusya deniz filosundan fırlatılması, işte Rusya'nın bu bağlamdaki siyasetinin en bariz örneğidir.

Bazı yorumcular, Sovyetler Birliği'nin dağılması ve soğuk savaştaki ideolojik bloklaşmanın sona ermesi ile Rusya için Ortadoğu ile ilgili siyasetlerini gözden geçirme fırsatı verdiğini belirtiyorlar. Fakat böyle bir ortamın oluşmasına rağmen, ülke içindeki geniş çaplı sorunlar, 90'lı yıllarda kötü siyasi, ekonomik ve sosyal şartlar, Moskova'nın Ortadoğu ile ilgili canlı ve sürdürülebilir siyaset izlemesini engelledi. Bu dönemde Rusya dış siyaseti, daha çok yeni bağımsızlaşan cumhuriyetler ve çevre bölgedeki geleneksel nüfuz ve konumun korunması üzerine odaklandı. Fakat Vladimir Putin'in 2000 yılında Rusya federasyon başkanlığına seçilmesi ve kendisinin sergilediği güçlü siyasetleri ve enerji fiyatının dünya çapında artması sayesinde, Rusya'nın gözle görülür siyasi ve ekonomik güçlenmesi nedeni ile Rusya başta Ortadoğu olmak üzere dünyada faal bir diplomasi yürütme fırsatı buldu.

Siyasi, mali ve silahtan direkt askeri operasyonlara kadar geniş bir yelpazede olan Rusya'nın Suriye gelişmeleri ile ilgili tutumunu, Moskova'nın son 15 yılda her zaman ülke politikacılarının ilgi odağında olan Ortadoğu konusundaki makro siyasetleri çerçevesinde değerlendirmek gerekir, zira Rusya yetkililerine göre Rusya'nın bu bölgeye güçlü durumda geri dönmesi, aslında Rusya "süper güç" olmanın olmazsa olmaz şartıdır.
Rusya'nın başarılı bir şekilde Suriye gelişmelerinden geçmesi, Rusya'nın Ortadoğu bölgesi ile ilgili makro yaklaşımının dönüm noktası sayılacaktır; zira bu ülkenin Ortadoğu ile ilgi tutumları ve de bölge gelişmelerinde Rusya'nın siyasi ağırlığını etkileyebilir.

Rusya, Suriye ordusunu takviye etmek ve Beşar Esad liderliğinde ülkedeki siyasi nizamı korumak amacı ve Şam ile yapılan koordinasyonla bu ülkenin savaş meydanlarına direkt olarak katıldı. Bu bağlamda nerede ise bir görev dağılımı da yapıldı, öyle ki kara operasyonları Suriye ordusu tarafından gerçekleşirken, Rusya hava kuvvetleri de teröristlerin sığınakları ile ilgili Suriye ordusu tarafından kendilerine verilen bilgi ve koordinatlarla bir yandan saldırı düzenlerken diğer yandan da Suriye ordusuna destek verdi. Sözde IŞİD karşıtı koalisyondan Fransa ve Amerika hava kuvvetlerinin Suriye ordusu ile koordinasyon yapılmadan gerçekleştirdikleri operasyonlar, iki ülke savaş uçaklarının Rusya savaş uçaklarına kıyasla daha dakik hedef alma kabiliyetlerine rağmen, Suriye ordusu tarafından kara desteği almadığı nedeni ile istenilen sonuçlara varmadığı için, Rusya operasyonları daha da önem kazanıyor.

Bu yüzden Rusya'nın askeri fazdan Suriye olaylarına karışması, Suriye ordusunun özellikle de moral ve psikolojik boyutundan güçlenmesine sebep oldu; dolayısı ile Suriye'ye hakim olan siyasi ve askeri ortam, hissedilir oranda Beşar Esad'ın konumunu güçlendirdi; bu konu son 4 yılda Rusya federasyonunun çalışma programında yer alıyordu.
Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavruf Suriye gelişmelerini değerlendirerek, "Suriye savaşı, yenidünya ve bölge düzeninin belirlenmesi ve dünyanın jeopolitik kaderi ile düğümlenmiştir" dedi. Bu sözler, Rusya'nın Suriye gelişmelerine yaklaşımının bir iç meselenin çok ötesinde ve Ortadoğu bölgesinde sıradan keşmekeş ve rekabetlerin çok daha üstünde olduğunu gösteriyor. Bu yüzden Rusya'nın Suriye savaşına katılması, Moskova'nın bölgede NATO ve Amerika'nın siyasetlerine karşı jeopolitik yaklaşımı sayılır.

Rusya'nın askeri ve stratejik mantığı açısında Suriye gelişmeleri ile ilgili tutumunun odağında Tartus askeri üssünü korumak yer alıyor. Tartus, Suriye'de Lazkiye'nin ardından ikinci büyük limanıdır ve Rusya Federasyonu deniz kuvvetlerinin Suriye'nin batısındaki askeri üssü bu limanda bulunuyor. Bazı uzmanların belirttiğine göre Tartus askeri üssü 2042 yılına kadar tamamen Rusya federasyonu denetimde olacaktır. Söz konusu üssün önemi, Rusya'nın hali hazırda stratejik Ortadoğu bölgesi ve Akdeniz sahillerindeki tek askeri üssü olmasıdır. Bu yüzden Tartus askeri üssü, Rusya'nın Ortadoğu bölgesindeki uzun vadeli çıkarları açısından büyük önem taşıyor. Öyle ise Rusya'nın Ortadoğu'ya geniş çapta yönelmesi ve Suriye'nin stratejik konumu çerçevesinde Tartus askeri üssünün korunması, Moskova'nın Suriye savaş meydanlarına katılmasının bir diğer önemli sebebi sayılabilir.

Putin batının Suriye'deki yayılmacı siyasetlerine direkt olarak karşı durması, Ortadoğu ülkelerine, Washington'dan başka alternatiflerinin de olduğunu, Moskova'nın ise Amerika'ya karşı dengeyi sağlayabildiğini gösterdi. Bu arada batının, kendi değimi ile Arap Baharı olan İslami uyanış sürecini değiştirme çalışmalarındaki hedefi, Amerika ve NATO'nun bölgede daha fazla nüfuzunu sağlayacak BOP'un gerçekleştirilmesidir, zira bu şekilde sadece Rusya'nın bölgedeki siyasi ve ekonomik çıkarları engellenmiyor, üstelik Amerika'nın doyumsuz sultacılık iştahı sayesinde Rusya'nın uzun vadeli güvenliğinde de sorun yaşanacaktır.

Bazı gözlemcilere göre Ukrayna krizinde Avrupa ve Amerika'nın Rusya'ya baskıları, Moskova'nın Suriye meydan gelişmelerine direkt girişinin sebeplerinden biri olabilir. Ukrayna ve Suriye krizleri, Rusya ve batı dünyasını ciddi oranda karşı karşıya getirdi. Rusya Ukrayna'nın kendisi için taşıdığı önem nedeni ile bu ülkedeki krizin bir çok siyasi, askeri ve hatta ekonomi masraflara katlandı. Genel olarak Ukrayna krizinde yaşanan çıkmaz, batının Ukrayna ve Kırım yarım adası ile ilgili tutumunda diretmesi ve Rusya'ya siyasi ve ekonomik yaptırımlarının devam etmesi, birçok uzmana göre Rusya'nın batıya baskı uygulamak amacı ile Suriye'deki askeri operasyonlarına katılmasının sebep oldu. Rusya bu yoldan daha üstün konumda bulunarak, Ukrayna krizinde batıdan imtiyaz koparmaya ve ya en azından ülke ekonomisini ciddi şekilde etkileyen yaptırımları tadil ettirmeye çalışıyor.

Tabi ki Rusya'nın Suriye savaş meydanına katılmasının sebepleri, bunlarla sınırlı değil. Rusya'nın Suriye gelişmelerine katılmasının bir diğer önemli sebebi, Beşar Esad karşıtı ülkeler ekseni olan Türkiye ve Suudi Arabistan siyasetlerine pratikte karşılık vermektir. Türkiye ve Arabistan, terörist ve tekfirci gruplara siyasi, mali ve askeri yardımlar sağlayan, Suriye topraklarına terörist ve radikal grupların girmesinde, eğitilmesinde ve organize edilmesinde aktif rol alan, onlara silah gönderilmesi ve Arabistan'ın vahhabi müftüleri tarafından tekfirci gruplara moral kazandırmanın en temel odaklardı. İşte Rusya tarafından bu siyasetin izlenmesi, son on yıllarda Moskova'nın Ankara ve Riyad ilişkilerinde birkaç kez çok soğuk dönemin yaşanmasına sebep oldu.

Son 4 yılda, siyasi açıdan Suriye konulu oturumlar ve BMGK oturumlarında veya ekonomik açıdan Suudi Arabistan'ın petrol ihracatını attırması ile İran ve Rusya'ya baskı uygulama çabaları, Rusya'nın Türkiye ve Arabistan arasında bir çok keşmekeş ve soruna sebep oldu. Bu yüzden Moskova, Arabistan ve Türkiye'nin Beşar Esad karşıtı tekfirci teröristlere verdiği direkt askeri ve mali desteklerine bil-mukabil, Beşar Esad nizamına siyasi destek ve mali ve askeri teçhizat yardımı yaptı.
Aslında Rusya'nın direkt olarak Suriye savaş meydanlarına katılmasını, Moskova'nın Türkiye ve Arabistan'ın Beşar Esad yönetimi ile ilgili siyasetlerine bir yanıt şeklinde değerlendirebiliriz. Zira söz konusu iki ülke başta Suriye'de Beşar Esad'ı devirmek gibi Suriye'de birçok hedef izliyorlardı.009-015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile