Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazartesi, 04 Ocak 2016 20:02

Avrupalı gençlerin IŞİD’e katılma sebepleri - 3

Avrupalı gençlerin IŞİD’e katılma sebepleri - 3

Avrupalı gençlerin IŞİD terör örgütüne katılma sebeplerini irdelediğimiz üç bölümlük sohbetimizin üçüncü ve son bölümünde sizlerle birlikteyiz.


Yeni kitle iletişim araçlarının hızla yayılması, siyasi bilgilerin ve meselelerin medya ortamında temel bir unsur olarak ortaya çıkmaya başladı, öyle ki bazen medya dışı dünyada siyasetin sadece marjinal konularını bulabileceğimiz hissi ortaya çıkıyor. Fakat burada önemli olan nokta şu ki böyle bir durumda medyanın ürünlerini medya belirlemiyor. Burada açık ve kesin olmayan sosyal ve siyasi bir süreç, siyasetin elektronik medya organları çerçevesinde mantığını belirliyor. Bilgi teknolojisi genelde ve internet özelde küreselleşmenin anlamlı bir şekilde özelliklerinden biridir. Yaygın hale gelen bu özellik ise dünya ülkelerini ve toplumlarını ciddi bir şekilde etkilemiştir. Bu yüzden güvenliğin küreselleşmesi, siber alemde tehditlerin yayılması ile birlikte ülkelerin bu tür tehditlere karşı ortak kaygısı haline geldiği gözleniyor.
İletişim devriminin yayılması, yeni sosyal paylaşım siteleri ve akımların ortaya çıkması, dünyada yeni radikal selefiliğin de şimdiye kadar görülmemiş bir düzeyde yayılmasına yol açtı. Bir başka ifade ile yeni sanal tekfircilik belli bir organize merkezine ihtiyaç duymaksızın sanal İslamî emaretler şeklinde faaliyete geçmiştir. Nitekim başta IŞİD olmak üzere tekfirci akımlar günümüzde dijital çağdan ve sanal alemden geniş bir şekilde yararlanmaktadır.


Bugün internet ve sanal medya kamuoyu üzerinde etki yapma hızını iki kata çıkarmıştır. Çünkü sanal ortamların her kitleden muhatabı ve kullanıcısı vardır. Tekfirci IŞİD terör örgütü ise faaliyete geçtiği ilk günden itibaren kamuoyunu etkilemek ve insan gücü toplamak için çeşitli medya organlarını kullanmaya başladı.
IŞİD medyayı kullanarak üç temel hedefi izliyor. IŞİD bir yandan işlediği barbarca cinayetlerini ve uygulamalarını sanal ortamda ve özellikle internetteki sosyal paylaşım sitelerinde göstermekle insanların arasında panik ve dehşet saçıyor. IŞİD öbür yandan sanal ortamda sözde fetihleri ve ilerlemeleri ile ilgili görüntüleri yayınlayarak çok güçlü olduğunu telkin etmeye çalışıyor. IŞİD'in üçüncü hareketi, ilk hareketinin tam tersi olan bazı sözde insanseverlik sahnelerini yayınlamasıyla ilgilidir. Gerçekte IŞİD bu tür çelişkili davranışları ile bir yandan gövde gösterisi yapmaya ve öbür yandan dünya camiasında sempati kazanmak istiyor. Örneğin IŞİD bir yandan işlediği cinayetlerin ve katliam ettiği veya başını kestiği insanların görüntülerini sanal ortamda yayınlarken, öbür yandan teröristlerin kedi yavrularını beslerken veya çocuklarla oynarken ve aralarında dondurma dağıtırken görüntülerini yayınlıyor. IŞİD böylece insanların bir yandan örgütten korkmasını ve öbür yandan sevmesini ve böylece daha fazla üye toplamayı hedefliyor.


Gerçekte IŞİD bu denli çelişkili hedeflerine ulaşmak için medyadan yararlanıyor. IŞİD ayrıca daha fazla terörist toplamak için bir bilgisayar oyunu hazırlamış bulunuyor. Bu oyunda oyuncu Amerikalı ve Iraklı askerleri yok ediyor. GTA adlı ünlü oyunların tarzında hazırlanan bu oyunda her türlü cinayet yöntemi ve taktiği yer alıyor ve IŞİD bu taktikleri muhaliflerine karşı kullanıyor. Bu oyunda IŞİD üyelerinin sürekli tekbir çektikleri duyuluyor ve aynı anda muhaliflerinin başını kesiyor. Oyun boyunca IŞİD'in gözetlediği sözde cihat kavramı hakim görünüyor.


IŞİD en son Fecr-ul Beşair adında bir cep telefonu yazılımı da geliştirdi. Bu program Arapça hazırlanmış ve android yazılımı ile çalışan cep telefonlarına yüklenebiliyor. Bu yazılım otomatik olarak IŞİD ile ilgili son haberleri veriyor. Kullanıcılar bu yazılımı kullanarak twitter'in anti spam sistemini devre dışı bırakarak diğer kullanıcılara yığınla bilgi gönderebiliyor.
Gerçekte IŞİD onca irticai ve gerici ve bağnaz düşüncesine rağmen sosyal paylaşım sitelerine ve modern kitle iletişim araçlarına büyük ilgi gösteriyor. IŞİD ayrıca twitter ve telegram gibi sosyal paylaşım sitelerinde de binlerce kullanıcı hesabı açmış bulunuyor. IŞİD bu hesapları üzerinden gençleri IŞİD'e üye olmaya teşvik ediyor, kullanıcıların türlü sorularına cevap veriyor, üyelik adayları ile görüşme gerçekleştiriyor, uzman istihdamı için reklam yayınlıyor ve nikah cihadı propagandasını yapıyor. Bu yöntemde IŞİD adayları ilkin Türkiye, Ürdün, BAE ve örgüte destek veren diğer ülkelere davet ediyor ve buralarda eğittikten sonra Irak ve Suriye'ye gönderiyor.


Batılı devletler sürekli bu ülkelerden Irak, Suriye, Somali ve Mali gibi ülkelere kiralık terörist gitmesinden doğan tehditlerden kaygı duydukları halde bu süreçle mücadele için hiç bir ciddi tedbir almıyor. Bu durum Avrupalı gençlerin kolaylıkla IŞİD'e katılmasına sebep olduğu anlaşılıyor.
Çeşitli veriler Avrupalı gençlerin 2013 ila 2015 yılları arasında IŞİD'e katılma eğiliminde büyük artış yaşandığını gösteriyor. Bir rapora göre 2013'te 1937 yabancı terörist IŞİD terör örgütünü katıldı. Uluslararası radikalizm ve terörle mücadele etüt merkezinin hazırladığı rapora göre ayrıca 2014 yılında da 5 ila 11 bin yabancı terörist örgüte katıldı. Merkezin raporuna göre 2015 yılında bu rakam 20 bin teröriste ulaştı. En son verilere göre ise Batı Avrupa ülkelerinden IŞİD'e katılan terörist sayısı 4 bine yükseldi.


Terör sorunu son yıllarda Batılı devletlerin en sıkıntılı ve en çok hasara yol açan sorunlarından birine dönüşmüş bulunuyor. Bu arada dünyanın en zengin terör örgütü olan IŞİD diğer terör örgütlerinin Batılı toplumlara verdiği zararın yanı sıra örgütü başka terör örgütlerinden farklı kılan bazı özellikleri de bulunuyor. Gerçi bugün örgütün cinayet işlediği merkez, Ortadoğu'nun kalbinde yani Suriye ve Irak'ta yer alıyor, fakat hiç kimse artık bu örgütün küresel bir tehdide dönüştüğünü ve Çin'den Amerika'ya kadar dünyanın her tarafına yayıldığını inkar edemiyor.


Son yıllarda Batılı ülkelerden IŞİD'e katılan yabancı terörist sayısında büyük bir artış gözleniyor. Öte yandan Irak ve Suriye savaşında ülkelerine geri dönen teröristler bu ülkelere yönelik ciddi ve potansiyel tehdit oluşturuyor. Ancak mesele şu ki tehdit oluşturan unsurların nasıl tespit edilmeleri gerekiyor?
Suriye'de birçok yabancı terörist iyice azmış ve radikalleşmiş bulunuyor ve buna göre de her türlü intihar eyleminden bile kaçınmadıkları anlaşılıyor.


Bugün Fransa, İngiltere, Avusturya, Almanya ve diğer bazı Avrupa ülkelerinden IŞİD'e katılan teröristler Batılı güvenlik ve istihbarat servislerinin uykusunu kaçırdığı anlaşılıyor. Bu insanların bu ülkeleri terk ederken engellenememesi ve hatta dolaylı bir şekilde Suriye ordusu ile savaşmaya teşvik edilmesi şimdi, Avrupa ülkelerinde güvenlik yetkililerinin başına bela olduğu anlaşılıyor.
13 Kasım 2015 Paris saldırıları bu teröristlerin Batı'ya döndüklerinde çok rahat bir şekilde Şingen sınırlarını aşarak Avrupa'nın her yerinde terör eylemi düzenleyebileceklerini gösterdi. Bundan daha önemlisi, bugün Avrupa vatandaşı olan bu teröristlerin önemli bir bölümünün hala tespit edilememiş olmasıdır. Avrupalı teröristlerin büyük bir bölümü Türkiye gibi üçüncü bir ülke üzerinden Irak ve Suriye'ye geçiyor ve bu yüzden Batılı istihbarat servislerinin onları tespit etmeleri iyice zorlaşıyor.


Tekfirci IŞİD terör örgütünün Avrupa ülkelerine yönelik terör tehditleri çeşitli boyutları bulunuyor. İlkin IŞİD'in bulunduğu bölgede yayılması başlı başına Batı'nın terörle mücadele iddiasına ağır bir darbedir. IŞİD hali hazırda dünyanın çeşitli ülkelerinde destek bulmuş ve terör tehdidinin coğrafyasını iyice geliştirmiştir.
İkincisi IŞİD Ocak 2014 tarihinde bir bildiri yayınlayarak pratikte Batı'yı doğrudan terör saldırıları ile tehdit etmiştir. Üçüncüsü, Avrupalı teröristlerin ülkelerine geri dönmesi Avrupa'nın Balkanlar gibi kırılgan bölgelerinde tekfirci düşüncenin yayılmasına yardım ederek Avrupa toprakların terör çetelerinin türemesine yol açabilir.


Kuşkusuz IŞİD'in türemesi ve gelişmesinin köklerini Batılı devletlerin Suriye krizinde tekfircilere verdikleri destekte aramak gerekir ve bu sorunla mücadele Suriye'ye dayatılan krizi çözümlemekten ayrı düşünülemez. Bu yüzden Suriye krizinin çözümü Avrupa için anahtar bir adımdır ve bu süreçte ciddi ve yapıcı rol ifa etmesi gerekir. Ancak Avrupa bunu yaparken, Suriye'ye veya bölgeye müdahale etmeyi unutması gerekir, çünkü bundan önce Batı'nın Amerika elebaşılığında Irak ve Afganistan ve Libya gibi ülkelere askeri müdahalesi ve Suriye'de tekfirci teröristleri desteklemesi istikrarsızlık ve güvensizlik ve IŞİD gibi terör örgütlerinin güçlenmesinden başka hiç bir getirisi olmadığı açıkça ortadadır. Avrupa bu tür müdahalelere bulaşmak yerine bölgesel düzenin kurulmasına yardımcı olabilir.015

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile