Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cumartesi, 02 Ocak 2016 09:42

İnanmıyorum - 4

İnanmıyorum - 4

Larisa Bohrer'i İsviçre'nin başkenti Zürih havaalanının bekleme salonuna kadar tekerlekli sandalye üstünde getirdiler. Orada üniformaları üzerinde MSF yani sınır tanımayan hekimler yazan görevliler onu bekliyordu ve Bohrer'i yine üzerinde aynı harflerin yazıldığı bir araca taşıdılar.
Larisa Bohrer Zürih'e doğru ilerlerken doğduğu yeri seyrediyordu. Kentten ayrıldığı 8 ay içinde hiç bir şey değişmemişti. Ancak bu ayları Yemen hastanelerinde çalışarak geçiren genç İsviçreli cerrah için yaşam öylesine değişmişti ki adeta doğduğu kente yabancılaşmış gibiydi.


Aracın şoförü dünya genelinde insanseverlik çerçevesinde tıbbi hizmet veren sınır tanımayan hekimler örgütünün ana merkezi olan binaya ulaşmak için Bahnhofe caddesini kullanıyor. Larica dünyanın en pahalı caddesi olarak ün yapan Bahnhofe caddesinden geçerken Bohrer mağazasının önünden geçiyor. Larisa'nın babası bu mağazada pahalı saatler ve mücevherler satan Bohrer hanedanının üçüncü kuşağı sayılıyor. Genç bayan doktor babasını çok özlemiş, ama babası kızını eli ayağı kırık, yaralı vaziyette görmesini istemiyor. Gerçi babası, Larisa'nın sınır tanımayan hekimler örgütüne katılmasına ve dünyanın tehlikeli bölgelerinde hizmet vermesine karşı çıkmayan tek kişiydi.


Larisa son dört günde bir an olsun sınır tanımayan hekimlerin hastanesine düzenlenen hava saldırısını ve kendisinin bu saldırıda bu şekilde yaralanmasını asla unutamıyor. MSF yetkilileri bundan önce bir çok kez Sade eyaletinin Haydan bölgesinde yer alan bu hastanenin koordinatlarını ve GPS'ini Arabistan'ın Yemen saldırısında başını çektiği ittifakın askeri yetkililerine vermiş ve ittifaka bağlı savaş uçaklarının bu sağlık merkezine saldırmamalarını istemişti. Buna rağmen Larisa, MSF'in diğer hekimlerinin deneyimlerinden yararlanarak sınır tanımayan hekimlerin logosunu hastanenin çatısında kırmızı tuğlalarla yapmıştı, fakat tüm bu tedbirler Suud savaş uçağının hastaneyi roketli saldırı düzenlemesini engellemeye yetmemişti.


Gece saat 22:00'dan sabah 02:00'a kadar hastane defalarca saldırıya uğradı. Haydan bölgesinde hizmet veren tek sağlık merkezi sayılan bu hastanenin tahrip olmasıyla birlikte 200 bin Yemenli vatandaş daha sağlık merkezlerinin hizmetlerinden mahrum kaldı. Saldırı sırasında Larisa ameliyat odasında ameliyat yapmakla meşguldü. Larisa'nın hatırladığı son şey, korkunç bir ses ve hastane duvarlarının şiddetli sarsıntılarıydı. Genç cerrah bayılıp ameliyata devam edemediği ve ameliyat odasındaki insanın canını kurtaramadığı için çok üzgün. Ancak bu vicdan azabı ve ayrıca kırık eli ve ayağına rağmen Larisa Ortadoğu bölgesindeki bir yıllık görevini yarıda bırakmak istemiyordu. Gerçekte Dr. Larisa Bohrer'e Zürih'e getiren şey başka bir konuydu. Larisa, Amerikan savaş uçaklarının Afganistan'ın Kunduz kentindeki MSF hastanesine düzenlediği hava akını ile ilgili raporun hazırlanmasında rol ifa etmişti ve şimdi MSF komisyonunda bu olay hakkında şahitlik yapması gerekiyordu.


Tony Kroger, Dr. Larisa'yı MSF ana binasının lobisinde karşılayan ilk kişiydi. Kroger Amerika'nın Maryland eyaletinin Johns Hopkins tıp üniversitesinde Larisa'nın sınıf arkadaşıydı. Tony de sınır tanımayan hekimler örgütüne üye olmuştu ve mezun olduktan sonra Kamboçya, Sudan, Zair ve şimdi de Suriye'de tıbbi hizmet veriyordu. Kroger de Afganistan'ın Kunduz kentindeki olayı araştıran gerçekleri araştırma komisyonunun üyesiydi ve bu yüzden Zürih'e çağırılmıştı.
Tony de Suriye'nin Humus kentinin kuzeyinde, Zafarana bölgesinde hizmet ettiği hastaneye düzenlenen saldırıdan söz ediyor. Tony bu saldırıdan sağ kurtulmuştu, ancak saldırıda en az 7 kişi hayatını kaybettiğini, 47 kişinin de yaralandığını söylüyor. Genç hekim de saldırıdan önce hastanenin koordinatlarını çatışma taraflarına verdiklerini ve sınır tanımayan hekimler örgütünün logosu hastanenin çatısında kilometrelerce uzaktan teşhis edilebildiğini kaydediyor.


Suriye'de sadece geçen Ekim ayında sağlık merkezlerine 16 kez saldırı düzenlendi. Saldırılarda hayatını kaybeden veya yaralananlarsa sivillerdi. Dr. Kroger saldırıların genellikle varil bombalarıyla başladığını belirtiyor. Bu bombanın içinde TNT patlayıcı maddesi bulunuyor ve vurduğu hastaneyi tahrip ediyor. İkinci bomba ise Suriyeli yardım ekipleri ilk patlamada yaralananları kurtarmak için hastaneye geldikleri sırada atılıyor.
Dr. Kroger, MSF'e bağlı sağlık merkezleri ve hastanelerin bu şekilde devre dışı bırakılması yüzünden sağlık hizmetleri ve ilaca ulaşmaya yönelik son umutlarını kaybeden İdlib'in batısında yaşayan Suriyelileri merak ediyor.
Genç hekimin saçlarındaki aklar aslında yaşına uymuyor, fakat kendisi savaş şahinlerinin savunmasız insanlara yönelik reva gördüğü zulümleri her gün görünce gençlikten çok uzaklaştığını anlatıyor.


Tony Kroger de Larisa Bohrer gibi dünyanın krizzede bölgelerinde hastanelere düzenlenen saldırıların uluslararası hukukta savaş suçu sayılması için başlatılan uluslararası bir kampanyada faaliyet yürütüyor.
1971 yılında resmen faaliyetine başlayan sınır tanımayan hekimler örgütünün tüzüğünde tüm münakaşalarda ve çatışmalarda tarafsızlık ilkesine ve her türlü askeri ve sivil hastaya kayıtsız şartsız tıbbi hizmet verilmesine vurgu yapılıyor.
Dünyanın 70 ülkesinden 30 bin hekim bu ilkeye göre bazen en zorlu ve en güvensiz şartlarda yoksulluk ve savaş mağduru olan insanların hayatını kurtarmak için çaba harcıyor. Şimdi Larisa ve Tony gibi insanların başlattığı kampanyanın amacı, sağlık merkezleri sağlık personeli için güvenli bir yere dönüşmesi ve çatışma tarafları hastaneleri fethedilmesi gereken barikatlar gibi telakki etmemeleridir. Aynı kampanya Amerikan savaş uçakları Kunduz'da bir MSF hastanesine vurmasının ardından uluslararası arenada protesto ve itiraz hareketini koordine etmişti.


3 Ekim 2015 tarihinde Amerikan hava kuvvetlerine bağlı bir savaş uçağı Afganistan'ın Kunduz kentinde sınır tanımayan hekimler örgütünün yönettiği bir hastaneye saldırdı. Saldırı sırasında aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun bulunduğu 105 hasta hastanedeydi. Raporlar, bazı hastaların hastane yatağında yanarak can verdiğini gösteriyor. Görgü tanıkları hastalar ve sağlık personeli hastanede çıkan yangından kaçarken, hastanenin bahçesinde savaş uçağının açtığı ateşin hedefi olduğunu anlatıyor.
Amerikalı yetkililer ilk tepkide saldırının amacını Amerikalı askerlere hava desteği şeklinde açıkladı. Ancak daha sonraları Amerika'nın Afganistan'daki askeri birliklerinin komutanı General John f. Campbell, saldırı Afganistan ordusunun yardım talebi üzerine yapıldığını ileri sürdü. Amerikalı komutan en son hastaneye düzenlenen saldırıyı insan hatası şeklinde ifade etti. Ancak Amerikalı generalin insan hatası tabir ettiği bu olayda 30 kişi hayatını kaybetti, 42 kişi de yaralandı. Üstelik bu insanların hepsi ya hasta ya da hastanede çalışan personeldir.
Fakat Kunduz hastanesine düzenlenen saldırı faciasını daha da vahim hale getiren konu, faciaya sebebiyet verenlerin kendileri gerçekleri araştırma komisyonu kurmasıydı. Bu saldırıyı üç komisyon birbirinden bağımsız bir şekilde araştırıyor ve Amerika her üç komisyonda yer alıyor. Söz konusu komisyonların sonuçlarına güvenemeyen MSF ise Kunduz faciasını bağımsız bir şekilde araştırmaya karar verdi.


Dr. Larisa Bohrer ve Dr. Tony Kroger, Afganistan'daki bu olayı araştırmak üzere MSF tarafından bölgeye sevk edilen heyetin arasındaydı. Heyetin araştırması, saldırı bu binanın hastane olduğu bilindiği halde gerçekleştiğini ortaya koydu. Hatta Amerikalı pilot hedefin bir sağlık merkezi olduğunu fark edince komuta merkezinden bir kez daha yapacağı saldırının yasal olup olmadığını sormuş.
İki genç hekimin gözlem sonuçları Kunduz sağlık merkezinde çalışan 60 yerli ve yabancı personelin ifadelerine ve olay yerinden çekilen fotoğraflara ve görüntülere eklendi ve sınır tanımayan hekimler örgütünün Kunduz raporu şeklinde yayınlandı.
9 Kasım 2015'te MSF Başkanı Chritopher Stokes tarafından yayınlanan raporda Amerikan savaş uçağının Kunduz hastanesine saldırısı kasıtlı ve tahrip ve katliam amaçlı gerçekleştiği belirtildi.


Larisa ve Tony Zürih kentine gelir gelmez, MSF'in gerçekleri araştırma komisyonu önünde şahitlik yaptıktan sonra şimdi bu kentte görevleri sona erdiğini düşünüyor ve aynı gün görev yerlerine dönmek üzere hemen uçak bileti ayarladılar. Çünkü her iki hekim, Suriye ve Yemen'deki hastalarını merak ediyor ve seyrek sayıdaki mesai arkadaşları onların hastanedeki boş yerlerini dolduramayacağını biliyor.
MSF binasından çıkan bir araç iki genç hekimi Zürih havaalanına geri getiriyor. Dönüşte Larisa şoförden bir mağazanın önünde durmasını istiyor. Tony gerçi Amerikalı, ama Zürih'in ünlü Bahnhofe caddesini tanıyor. Araç dünyaca ünlü Zürih'in beş mücevher mağazalarının birinin önünde duruyor. Genç Larisa ayağı alçıda eli bantla sarılmış olmasına rağmen araçtan iniyor ve şoföre bir kaç dakika sonra geri döneceğini, çünkü sadece babasını görmek istediğini ve ardından Yemen'e geri döneceğini söylüyor.015

 

Ortam

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile