Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cumartesi, 02 Ocak 2016 09:35

2015 yılında Suriye gelişmeleri

2015 yılında Suriye gelişmeleri

2015 yılında Suriye gelişmeleri adlı sohbetimizde sizlerle beraberiz.

IŞİD ile mücadele bahanesi ile Suriye alt yapılarına yönelik batılı güçleri hava saldırılarının devam etmesi, IŞİD'in yerleşim bölgelerine saldırması ve bin yıllık tarihi mirası yok etmesi, günlük 70 bin varil petrolün IŞİD tarafından çalınması, Suriye krizini çözümlemek için çeşitli ülke temsilcilerinin Viyana ve New York'ta bira araya gelmesi, Suriye'de yaşanan insani faciaları ve mülteci sayısı ile ilgili verilerin açıklanması, geçtiğimiz miladi yılda Suriye'de yaşanan önemli olaylardı.

2015 yılında IŞİD Cinayetleri devam etti
Terörist tekfirci IŞİD'ın Suriye'deki cinayetlerinin devam etmesi ile insan hakları gözetleme kurumu yaptığı açıklamada IŞİD'in 2015 yılında 3 bin kişiyi idam ettiğini duyurdu. Geçen miladi yılda IŞİD, batının mali ve askeri yardımları ile bu ülkeyi yıkıp yaktı, masum kanlar akıttı.
Suriye'nin BM daimi temsilcisi Beşar Caferi, terörizmin Suriye'de insani krize sebep olduğunu belirtti. Suriye'de batı-Arap-Türk üçgenin oluşturduğu krizin 5. yılında, IŞİD ile mücadele bahanesi ile çeşitli ekonomi ve sanayi merkezler ile alt yapı tesisleri ve yerleşim bölgeleri hava saldırılarına maruz kalarak tahrip oldu. Bu bağlamda Suriye dışişleri bakanlığı BM genel sekreteri ve BMGK'ine yazdığı dilekçelerle Amerika'nın oluşturduğu koalisyonu eleştirdi ve Suriye'yi imha etmeyi hedeflediklerini belirtti. Söz konusu saldırıların hedefleri genelde Suriye'nin Deyruzur eyaletinde bulunan petrol kuyuları, petrol ve doğal gaz tesisleridir. Suriye dışişleri bakanlığı, Amerika ve müttefikleri savaş uçaklarının ülkenin alt yapılarını bombalamasını, Suriye hakimiyetinin açıkça ihlal edilmesi ve yasadışı olduğunu belirterek, yayınladığı birkaç bildiri ile Amerika elebaşılığında Suriye'ye yönelik hava saldırılarının, Halep eyaletindeki iki elektrik santrali ve ülkenin diğer hayati merkezlerini tahrip amaçlı yapıldığını belirtti.

2015 yılında batı Beşar Esad'ın çekilmesinden vazgeçti

Suriye cumhurbaşkanının görevden çekilmesi ve ülke siyasi yapısının değişmesine dair batının siyasetlerine rağmen, batının Suriye karşıtı koalisyon nihayet Suriye halkı ve hükümetinin direnişi karşısından geri adım atarak, Beşar Esad'ın görevden ayrılmasının imkansız olduğunu fark etti. BM genel sekreteri Ban Ki-moon bu bağlamda yaptığı açıklamada, Suriye krizi geleceğinin Beşar Esad'a endekslemenin kabul edilemez olduğunu belirterek, Suriye krizinin çözümlenmesi ve siyasi sürecin ilerlemesinin Beşar Esad'ın geleceğine bağlı bırakılmasının imkansız olduğunu ifade etti.
Bu bağlamda Amerika dışişleri bakanı John kerry de geçen yılların aksine yaptığı açıklamada, Amerika'nın kendi iradesini Suriye halkına dayatmak istemediğini belirtti. Fransa dışişleri bakanı Laurent Fabius da Suriye'de siyasi çözümün sadece mevcut hükümeti korumakla gerçekleşebileceğini duyurdu.
Bu arada Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavruf da Moskova'nın konu ile ilgili açıklamasında, Suriye krizinin sona ermesi için hiçbir ön şartın söz konusu olmadığını, sadece Suriye halkının, kendi gelecekleri hakkında karar verme hakkına sahip olduğunu belirtti ve Beşar Esad'ın görevden uzaklaşmasını isteyenlerin IŞİD'in yayılmasına yardımcı olduklarını belirtti.

BM'de Suriye ile ilgili bildiri onaylandı
Geçen miladi yılın son günlerinde Suriye krizinin çözümü ile ilgili yol haritasının çizilmesi hedefi ile BM'de 2254 sayılı bildiri onaylandı. Amerika dışişleri bakanı John Kerry'nin başkanlığında toplanan BMGK'nin tüm üyeleri 2254 sayılı kararnameye evet oyu verdi.
Müzakerelerin başlaması, ateşkesin sağlanması, milli vahdet hükümetin kurulması ve seçimlerin yapılması, söz konusu bildirinin önemli başlıklarıdır. 2254 sayılı bildiride Suriye toprak bütünlüğü, hakimiyet, bağımsızlık ve birliğin korunmasına vurgu yapılıyor.
Bunlara ilaveten BM bildirinin onaylanmasından sonra bir ay zarfında ateşkesi denetlemek amacı ile BM'den gereken çalışmaları ve önerileri yapması istendi. Bu arada New York müzakerelerine katılan 20 ülke bu cümleden İran İslam Cumhuriyeti 2016 yılı ilk gününü, Suriye hükümeti ve muhalefetin görüşmelere başlaması günü olarak seçti.
İslami İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif'in belirttiği üzere, Suriye halkı isteğine saygı duyulması, dış müdahalenin yapılmaması, siyasi hedeflere ulaşmak için terörizm kullanılmasının reddedilmesi ve çeşitli muhalefet gruplar ile hükümet arasında görüşmelerin yapılmasını, 5 yıl süren Suriye krizinin çözüm anahtarıdır.

Suriye kültürel mirası yok edildi

Tarihi Palmira kentinin girişi ve mabetleri, IŞİD teröristleri tarafından tahrip edildi. IŞİD teröristleri kültürel mirasa yönelik eylemleri devamında aralarında Antik Kentteki ünlü 'El- Lat Aslanı' heykelinin de olduğu 6 tarihi heykeli parçalara ayırdı, bölgedeki diğer tarihi eserlerle birlikte antik kenti mayınla döşedi. Suriye tarihi eserler kurumu müdürü, ülkede tahrip edilen bin yıllara dayanan tarihi eserlerin karşılanamayacağını ifade etti.
Bu bağlamda UNESCO Dünya Miras Komitesi başkanı Maria Böhmer, bu savaş strateji ile insanların tarihi belleği ve kültürünün silinmesi ve yok edilmesinin hedeflendiğini belirtti. IŞİD teröristleri Palmira (Arapça:Tedmer) antik kentini mayıs 2015'te işgal etti. Büyük bölümü miladi 1 ve 2. asırlara dayanan antik Palmira kenti, UNESCO Dünya Miras listesine yer alan nadide tarihi eserlerden biridir.

Irak ve Suriye tarihi eserlerinin IŞİD tarafından tahrip edilmesine ilaveten, terörist grup iki ülkedeki tarihi eserlerin büyük bir bölümünü de yağmalıyor. Uzmanlar bölgeden çalınan antik eserlerin paha biçilmez olduğunu, zira Suriye'nin Kenanilerden Osmanlılara kadar bir çok kültür ve medeniyetin beşiği olduğunu belirtiyorlar.
UNESCO genel müdürü Irina Bokova Londra'da kültürel miras uzmanlarının oturumunda yaptığı açıklamada, IŞİD'in tarihi ve antik eserleri satarak kâr sağladıklarını, bu güdümlü tahrip ve yağma sürecinin devam edeceğini ifade etti. Bokova ayrıca Irak ve Suriye'de tarihi eserlerin teröristlere bir mali kaynağa dönüştüğünü, kazanılan paraları terör faaliyetleri için kullandıklarını belirtti. UNESCO genel müdürü IŞİD'in bu yoldan kazanç elde edeceğini çok iyi bildiğini ve bu yüzden mümkün mertebe bunu kullandığını esefle belirtti.

Uluslararası konferanslar

Geçen miladi yılda Suriye krizinin çözümü ile ilgili Viyana 1 ve 2 oturumları, uluslararası düzenin çalışma programında yer aldı. Bu bağlamda Moskova 2015 yılında Suriye konulu iki oturuma ev sahipliği yaptı. Birinci turu 30 Ekim ve ikinci turu 14 kasım tarihlerinde düzenlenen Viyana oturumuna ise Suriye krizine müdahil bir çok oyuncu katıldı.
İran İslam Cumhuriyeti temsilcisinin Viyana 1 ve 2 toplantılarına katılması ile Suriye krizinde etkili ve temel oyuncular olan Amerika, Rusya, İran İslam Cumhuriyeti, Arabistan, Türkiye, Fransa ve İngiltere ilk kez bir araya geldiler. Viyana oturumlarına 18 ülke dışişleri bakanları, AB temsilcisi ve BM Suriye özel temsilcisi katıldı.

Viyana 1 ve 2 oturumlarında BMGK daimi üyeleri olarak Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Amerika ile birlikte, bölgenin temel oyuncuları olan İran İslam cumhuriyeti, Suudi Arabistan ve Türkiye ayrıca 10 ülke bakanları ile AB ve BM Suriye temsilcileri katıldı.
Viyana oturumlarına katılanların en büyük ihtilaf konuları, cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın geçiş dönemi ve ülkenin gelecek siyasi düzenindeki kaderidir. Arabistan, Amerika ve Türkiye, Beşar Esad'ın gelecekte ülke yönetiminde rol almasını istemezken, İran ve Rusya, Suriye halkının bu konuda karar vermesi gerektiğini, Beşar Esad'ın geçiş sürecinde bulunmakla kalmayıp gelecek cumhurbaşkanlık seçimlerine bile katılabileceğini belirttiler.

Göçme krizi

Suriye'de eşitsiz savaş sonucu en az 250 bin Suriyeli hayatını kaybederken, yüz binlercesi yaralandı, en az 11 milyon Suriyeli ülke içi ve dışında mülteci duruma düştü, ekonomi ve sosyal alt yapıları imha edildi, teröristler ülkenin bazı bölgelerine musallat oldu.
Almanya dışişleri bakanı Frank-Walter Steinmeier, BMGK 2254 sayılı bildirisini olumlu karşılarken, bildirinin Suriyelilerin ülkelerine geri dönmeleri için ortam hazırladığını ve milyonlarca Suriyeli için umut ışığı olduğunu ifade etti.
BM Suriyelilerin göç dalgasının son birkaç asırda eşsiz olduğunu belirterek, milyonlarca Suriyeli mülteci sayısının artması konusunda uyarıda bulundu.

Petrolün çalınması

Suriye'de günlük 70 milyon varil petrolün, IŞİD tarafından çalınması, tekfirci terörist IŞİD'in yöntemlerinden bir diğeridir. Teröristler Suriye'de insanları katliamın ardından ülke zenginlikler ve yer altı kaynaklarını da yağmalıyorlar. IŞİD ülkenin kuzey ve doğu havzalarından günlük 70 milyon petrol çalıyor. El-Vatan gazetesinin bildirdiğine göre, Amerika liderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyon geçen sene de Suriye petrollerini çalan tanker konvoylarını imha etmekten kaçındı.
Rusya Sputnik bu bağlamda verdiği haberde, 2011'den 2015'e kadar süren kriz döneminde Suriye petrol havzalarından çalınan petrolün milyonlarca varili bulduğunu belirtti. Hali hazırda Suriye doğusunda Deyruzzur ve kuzeyde Rakka'daki tüm petrol meydanları, IŞİD teröristlerin işgali altında bulunuyor.015

 

Ortam

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile