Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cuma, 01 Ocak 2016 21:05

2015 de medya sansürünün şiddetlenmesi

2015 de medya sansürünün şiddetlenmesi

2015 yılı tüm inişli çıkışlı günlerinin geçmesi ile nihayet sona erdi ve haber kaynakları ve medyanın çeşitliliğine rağmen bazı haberlerdeki önemli meseleler ve konular dünyadaki bazı medyalar tarafından dikkate alınmadığı halde yayınlandı. Global Research sitesi bu konuda şunları yazdı: 'dünyadaki medyanın hızlı bir şekilde yayılması ve haber kaynaklarının çeşitliliğine rağmen, bazı önemli haberler ve meseleler birkaç gün gecikmeyle yayınlandı ve hatta sansürle bildirildi. Bu konu Amerika'daki haber çevrelerinin yüzde 90'ı birçok kişiyi istihdam ettiği geleneksel dergiler ve kanalların 6 kurum tarafından denetlendiği açısından önem taşımaktadır.

Adı geçen haber sitesi bazı medya çevrelerinin yayınlamadığı 10 meseleyi bildiriyor ki şunlardan ibarettir: Dünyadaki servetin yarısı dünya nüfusunun yüzde birine aittir. Pakistan'daki İHA saldırılarının kurbanların yüzde 89'ü gerilla olarak tespit edilmedi. Öyle görünüyor ki, batı medyasında hiçbir sansür uygulanmadığı iddia edildi ve birçok medya kuruluşu da bu gibi medyalarda ifade özgürlüğü uygulanmaktadır. Haber kanallarının çalışanları gerçekleri açık bir şekilde göstermeye çalışıyorlar ve bütün alanlarda halk ve muhatapları dünyada meydana gelen olaylar konusunda haberdar edilmelerine çalışıyorlar.

Ancak Amerika'daki Philedalphiya eyaletinde yaşayan gazeteciler derneği başkanı Henri Holkamb, gazetecilik alanında 40 yıl tecrübesi olduğunu ifade ederken gazetelerin açık görevleri olduğunu ancak çıkar sahiplerinin baskıları ile bu görevlerin uzun bir zamandan beri renksizleştirildiğini vurguladı. Amerika'daki FAİR adlı haber sitesinden John Jackson şunları belirtti: 'bu haber sitesinin kamuoyu araştırmalarının sonucuna göre, Amerikalı gazetecilerin yüzde 60'ı siyasi ve kültürel baskıları, Amerika'daki medyaların özgürlüğü üzerine olumsuz etki bırakmaktadır. 11 Eylül olayları ardından Amerikalı gazeteciler şiddetli baskı altına girdiler ve neticede ülkede meydana gelen olaylara yönelik eleştiri yapmaktan kaçınıyorlar'.

2015 de şiddetli sansürle yayınlanan olaylardan biri de, Nijerya'da Şiilerin katliam edilmeleridir. Nijerya, Afrika kıtasının batısındaki en stratejik ülkelerden biridir ve bu olay organize bir şekilde meydana gelen hadiselerden birini oluşturuyor. Uzun zamandan beri batı medyası Nijerya'daki Şeyh Zakzakinin faaliyetlerini yakından takip ediyor bu takip aslında tehdit manasındadır ve Nijerya'daki Şii hareketi sözde İran tarafından organize edildiği bir hareket olarak batı medyası tarafından dünyaya tanıtılmaktadır. Batı medyasının Nijerya'daki faciada yaklaşık bin kişinin öldüğüne dair haberini 129 kişinin öldüğü Paris'teki terör olayları ile kıyaslandığında görüyoruz ki, batı medyasındaki şartlar iki haftaya kadar bu olayları yansıtıyordu ve tüm dünyada halk bu olaylara yönelik tepkili idi. Ancak Nijerya'daki hadisede ölenler Şii olup onların düşüncülerinin batının düşünceleri ile kıyaslanmadığından dolayı bu hadise pek yansıtılmadı. PRESS TV'ye demeç veren Londra'da İslami insan hakları komisyon başkanı Mesut Şecere, medyanın adı geçen olaya yönelik tepkisi konusunda şunları söyledi; 'medyanın işleyişi çok kötü idi ancak onlar olayda ölenlere ve hadisenin mahiyetine önem vermediler.'

Medya tarafından sansür edilen bir başka haber, Amerika'da sivil insanların ölmeleridir. Medyatik araştırmaların sonuçlarına göre, Amerika polisi 2015 de ülkedeki binlerce sivil insanı hedef alması neticesinde öldürdü. Washington Post gazetesi 965 Amerikalı vatandaşın polis tarafından öldürüldüğünü ve öldürülenlerden 100'ü polisle karşı karşıya kaldıklarında silahlarının olmadığını yazdı. Araştırmalar gösteriyor ki, polisin şiddet kullanmasının temel nedeni, ırkçılık düşüncelerdir. Amerika'da öldürülenlerin sayısının belli olmaması kurbanların sayısının belirlenmesi için sosyal aktivistlerin bir site oluşturmalarına neden oldu.

Amerika'daki sosyal paylaşım siteleri, Amerikalı vatandaşların terör eylemlerine maruz kalmaları yerine ülke polisinin şiddeti ile karşı karşıya kalma tehlikesine maruz kaldıklarını bildirdiler. Dünya çapında terör eylemleri neticesinde ölen Amerikalı sivillerin sayısı 16 kişi olurken bu da gösteriyor ki, Amerika polisinin ülke halkı için yarattığı tehlike, IŞİD gibi terör örgütlerinin yarattığı tehlikeden kat kat fazladır. Bu da bir gerçek ki bazı Arap devletleri de sindirme ve baskı ortamını şiddetli bir şekilde sansür ediyorlar. Bahreyn ekonomi kalkınma konseyi ülkede hüküm sürdüren rejimin siyasetlerinin meşru olduğu ve ülkede insan haklarının çiğnendiği olayları sansür etmek içi 10 milyon dinar bütçe tahsis etti.

Adı geçen konsey mükemmel medya stratejisi olarak bilinen uygulama için 2015-2016 yılına ait genel bütçeden 3.6 milyar Bahreyn dinarı tahsis etti. Bahreyn ekonomi kalkınma konseyi Bahreyn'in yeni medyatik stratejisini dünya ve bölgedeki basın ile yapılan röportajlarla ilgili haberlere dayalı olduğunu bildirdi. Bu rakamların yabancı kamuoyunun saptırılmaları amacıyla harcanırken, bu ülke halihazırda ciddi mali krizlerle karşı karşıyadır. Yemene saldıran Arabistan ve Fars körfezindeki müttefikleri ve arap koalisyonu Yemen ensarullah hareketine bağlı haber kanalları ve bundan önce Libya ve Suriye'deki haber kanallarını kapatan ülkelerdir.

Ray Elyom haber sitesi bu konuda şunları yazdı; 'bizler bu gibi meselelerle ilgili bilgi vermemiz yasaktır ve bu konuda gerçekleri yayınlamamız gerekir. BMT genel sekreteri Banki moon'un Yemenli 10 bin insanın öldürülmesi ile ilgili haberleri yayınlamamız da yasaktır. Mina faciası ile ilgili gerçekleri yayınlamamız da yasaktır. Arapların NATO ile Libya'nın yenilmiş bir ülkeye dönüşmesine dair ortak komplosu hakkındaki haberleri de yayınlamak da yasaktır'.001 -015

 

Ortam

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile