Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cuma, 01 Ocak 2016 21:03

Nijerya’da Müslümanların katliam edilmesinin kökleri

Nijerya’da Müslümanların katliam edilmesinin kökleri

Nijerya ordusu geçtiğimiz günlerde iki ölümcül saldırı düzenleyerek ilkin Zaria kentinde Bakiyatullah Hüseyniyesinde ve ardından Nijeryali şii alim şeyh İbrahim Zekzaki'nin evinde çok sayıda şii müslümanı katletti, çok sayıda da gözaltına aldı.
Nijerya ordusu şii alim şeyh Zekzaki'nin evine düzenlediği baskında ayrıca bu büyük alimin evinin önemli bir bölümünü da tahrip etti.
Nijeryali alim ve siyasi aktivist şeyh İbrahim Zekzaki Mayıs 1953 tarihinde Zaria kentinde dünyaya geldi. Şeyh Zekzaki'nin dedesi şeyh Hüseyin Zekzaki ise yaşadığı dönemin büyük fakih ve alimlerinden biriydi ve Afrika kıtasında o dönemin sömürü düzeni ile mücadele etmişti.
Şeyh İbrahim Zekzaki eğitimini fıkıh ve inanç dışında Nijerya'da ve yine diğer bazı ülkelerde siyasal bilimlerle devam ettirerek tamamladı. Şeyh Zekzaki'nin ailesi ve yaşadığı kent ve çevresi fikri ve inancının şekillenmesinde önemli etkisi oldu, nitekim Zaria kentinde Nijerya'da ilim ve bilim kenti olarak bilinmektedir.


Şeyh İbrahim Zekzaki'nin Ahmet, Hamid ve Ali adında üç oğlu 2014 dünya Kudüs günü yürüyüşünde Nijerya polisinin protestocuların üzerine ateş açtığı sırada şehit düştü.
Nijerya ordusunun şeyh İbrahim Zekzaki'nin evine düzenlediği baskın sırasında ise Nijerya İslamî hareketinin şeyh Muhammed Turi, Dr. Mustafa Said, İbrahim Osman ve Cemi Glima gibi hareketin bazı üst düzey yetkilileri de katledildi. Baskında ayrıca şeyh Zekzaki'nin eşi ve oğlu Seyyid Ali de onlarca katledilen insanların arasındaydı.
Nijerya ordusu geçen hafta bir kez daha Zaria kentinde Bakiyatullah Hüseyniyesinin yarı tahrip edilmiş binasına saldırdı ve binayı yerle bir etti.


Nijerya ordusunun bu saldırıları ve şeyh Zekzaki'yi tutuklaması geniş yankı uyandırdı. Dünyanın çeşitli ülkelerinde müslümanlar düzenledikleri eylemlerde Nijerya ordusunun saldırılarını kınadı ve faillerin cezalandırılmasını istedi.
Nijerya ordusu, bu ülkenin terör örgütü Boko Haram ülkenin her tarafında cinayet işlediği ve Nijerya ordusunun esas hedefi olması gerektiği bir sırada şeyh Zekzaki ve bu ülkenin şii müslümanlarını hedef aldı. Boko Haram terör örgütü bir kaç yıldır Nijerya'nın kuzeyini faaliyetlerinin merkezi haline getirmiş ve şimdi de Nijerya'dan başka Kamerun ve Nijer gibi ülkelerde de terör eylemleri düzenlemektedir.


Nijerya Ekim 1960 tarihinde İngiltere'den bağımsızlığını kazandığı günden beri sürekli siyasi gelişmeleri ile ün yapan bir ülkedir. O tarihten sonra Nijerya her gün yeni bir krizle çalkalanmaktadır. Fakat şimdi esas soru, Nijerya ordusunun hangi saikle müslümanları katletmeye başladığı ve şeyh Zekzaki'yi tutukladığı sorusudur.
Uzmanlar yabancı ülkelerin müdahaleleri, İslam dininin yayılmasından duygulan kaygı ve İslamofobi, şeyh Zekzaki'nin aydınlatıcı ifşaatı gibi sebeplere işaret ediyor.
Nijerya dini ve etnik yapı itibarıyla çok çeşitlilik arz eden Afrika ülkelerinden biridir. Görünen o ki bu ülkenin içinde bulunduğu şartlar ve yaşadığı sorunların bir bölümü bu grupların arasındaki ihtilaflardan kaynaklanıyor.


Bazı belgelere göre Nijerya'da 350 ırk, 250 dil ve 150 din ve inanca mensup insanlar bir arada yaşıyor ve her biri kendine özgü bölgesel ve uluslararası ilişkileri takip ediyor ve bu ilişkiler bu grupların birbiriyle ilişkilerini de etkiliyor. Bazı uzmanlara göre Nijerya'nın kalkınmasına engel olan şeyin, bu ülkede yaşanan bu denli geniş çeşitlilik olduğudur. Bu özellik tabi ki yabancılarca körüklenmektedir.
Afrika kıtası eskiden beri sömürücü devletlerin cirit attığı alan olmuştur. Gerçi bugün İngiltere ve Fransa gibi sömürücü devletlerin bu kıtadan el çektikleri ileri sürülüyor, fakat gerçekte bu devletler Afrika'da yeni sömürücü siyasetleriyle varlığını sürdürüyor.


Sömürücü devletler Afrika ülkelerinde sürekli ihtilafları körükleyerek savaş ve çatışmaları alevlendiriyor ve böylece kendileri dolaylı bir şekilde siyasi ve iktisadi hedeflerine ulaşıyor. Buna göre Nijerya ordusunun son saldırıları yabancıların kışkırtmaları ile gerçekleşmiş olabilir. Nitekim bu saldırılardan sonra hiç bir Batılı ülke saldırıları kınamadı ve hepsi bu cinayeti sessizlik içinde karşıladı.


Ancak bazı uzmanlar farklı bir görüşü dile getiriyor ve Arabistan'ın Suud rejimi Ortadoğu bölgesinde izlediği politikalarının tümünde bozguna uğradıktan sonra bu kez Afrika kıtasında müslüman nüfusun yoğunlukta yaşadığı Nijerya gibi ülkelere yöneldiğini belirtiyor. Söz konusu uzmanlara göre Arabistan Afrikalı müslümanların arasında tefrika çıkarmaya ve onları etnik çatışmalara sürüklemeye çalışıyor. Nitekim Arabistan kralı Salman ve Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari'nin yakın ilişkileri bulunuyor ve bu yüzden bazı çevreler de Buhari'yi Vahabi selefi düşünceleri taşımak ve Boko Haram terör örgütüne hoşgörülü davranmakla suçluyor.


Arabistan kralı Salman'ın Nijerya Cumhurbaşkanı Buhari'yi telefonla araması ve bu ülkede müslümanların katliamını terörle mücadele olarak nitelemesi bu iddianın ispatıdır.
Öte yandan bazı gözlemciler Nijerya ordusunun son saldırıları Cumhurbaşkanı Buhari'nin bilgisi dışında gerçekleştiğini savunuyor. Söz konusu gözlemciler bu olayda Nijerya ordusu genel kurmay başkanını sorumlu tutuyor ve şii müslümanlara düzenlenen baskınların Buhari'nin bilgisi dışında gerçekleştiğini ve hatta bir darbenin ön hazırlığı olabileceğini belirtiyor. Korsan rejim İsrail ile yakın ilişkileri bulunan Nijerya genel kurmay başkanının geçenlerde Tel aviv'e gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği ve Başbakan Netanyahu'nun yanı sıra korsan İsrail genel kurmay Başkanı ve ayrıca Mossad Başkanı ile görüştüğü belirtiliyor.


Amerika ve Batı, Nijerya'da İslam'ın yaygınlaşmasını İran İslam inkılabının dünyanın başka ülkelerine ihraç edilmesinin sonucu olarak görüyor ve İran'ın kara kıtaya nüfuz etmesini kendi çıkarlarına yönelik ciddi bir uyarı şeklinde algılıyor. Bunun önemli bir sebebi Nijerya'nın 150 milyon nüfusu ve kara kıtanın önemli ağırlık merkezlerinden biri olmasıdır.
Bundan başka Nijerya'da şii topluluğun varlığı Amerika ve Batı'nın tepkisini iki kat arttırıyor. Bundan önce Nijerya'da şii müslümanlara karşı bazı girişimlerde bulunuldu, nitekim Şeyh Zekzaki de bir kaç ay önce müslümanlara karşı hareketliliğin arttığı konusunda açıklama yapmıştı.


Nijerya ordusunun şeyh Zekzaki'nin evine baskın düzenlemesinin bir başka sebebi, şeyh Zekzaki'nin hükümeti siyasi fesat ve korsan İsrail ile ilişki ve Boko Haram ile Nijerya ordusunda bazı üst düzey komutanların ilişkileri gibi durumları sert bir şekilde eleştirmesiydi.
Gerçi gözlemciler Nijerya'da ne şimdiki yönetimi ve ne de önceki yönetimde Boko Haram terör örgütünü yok etmek için ciddi bir azim ve irade bulunduğunu ve bu örgütten ancak kendi çıkarları doğrultusunda baskı aracı olarak yararlandığını belirtiyor. Ancak bu durumu fark eden şeyh Zekzaki'nin hiç çekinmeden bu durumu şiddetle eleştirdiği anlaşılıyor.
Aslında bu konu, Nijerya ordusu şii Müslümanlara yönelik saldırılarını haklı göstermek için bu kesimi Nijerya genelkurmay başkanına suikast düzenlemekle suçladığı bir bildiri yayınlamasının ardından daha da belirgin hale geliyor. Nijerya ordusu, Nijeryalı şii müslümanların şeyh Zekzaki'nin talimatı üzerine Zaria kentinde genelkurmay Başkanı Şihu İdris'e suikast düzenlemek istediklerini ileri sürdü. Ancak Nijerya İslamî hareketi ordunun bu mesnetsiz iddiasını şiddetle reddetti.


Nijerya İslamî hareketi bir bildiri yayınlayarak, düzenlenen baskın önceden planlanan bir baskın olduğunu belirterek, eğer bu hareket genel kurmay başkanına suikast düzenlemek niyetinde olsaydı, genel kurmayın geçtiği yolun üzerinde silahlı eylem yapılması gerektiğini veya bir çatışma çıkması gerektiğini, oysa o sırada bir tek kurşun bile sıkılmadığını belirtti.
Her halükarda bu senaryonun devam ettiği ve Nijerya İslamî hareket lideri şeyh Zekzaki'nin nereye götürüldüğü de belirsizliğini sürdürdüğü anlaşılıyor.


Nijerya İslamî hareketi üyelerinden şeyh Yakub Yahya hükümetin şeyh Zekzaki'nin mahkemeye sevk edildiğini açıkladığı bildirisini reddederek tüm bu spekülasyonların hedefi kamuoyunu saptırmak ve Nijerya hükümetinin art niyetini örtbas etmeye yönelik olduğunu belirtti.
Şeyh Yahya yaptığı açıklamada, bugün Vahabi tarikatı ve siyonistler elele verdiğini ve Afrika kıtasında zehirli propagandaları ile Afrikalı aydınların ve gençlerin azim ve iradesinin etkilemeye çalıştıklarını fakat bunda başarılı olamayacaklarını çünkü herkes Arabistan'ın Amerika ve korsan İsrail'e vekaleten İslam ve Müslümanların imajını karalamak istediğini bildiğini vurguladı.015

 

Ortam

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile