Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Perşembe, 03 Mart 2016 01:41

Boykot ve İtiraz gölgesinde Oscar ödülü

Boykot ve İtiraz gölgesinde Oscar ödülü

Hollywood'da ırk çeşitliliği ile ilgili en yeni veriler, üretilen filmlerin ve dizilerin sadece %12 kadarı Amerikan toplumunda etnik azınlıkların gerçek dengesini yansıttığını gösteriyor. Nitekim on yıllarca çabaya rağmen bu konuda kabul edilebilir bir sonuca da ulaşılamadığı anlaşılıyor.
1942 yılında Walter Wight adında biri Newyork'tan Hollywood'a geldi. Wight Atlanta'da dünyaya gelmişti ve ebeveyni köleydi. Ancak bu adamın ataları beyazdı ve deri renkleri açıktı. Wight hayatını anlattığı kitabında bu meseleye vurgu yaparak şöyle diyor: Ben bir siyahiyim, benim derimin rengi beyaz, gözlerim mavi ve saçlarım sarıdır. Bu yüzden bende ırkımın özellikleri asla göze çarpmıyor. Ama her halükarda ben kendimi siyahi ırkına ait biliyorum.
Walter Wight Amerika'da en büyük insan hakları derneği NAACP Başkanı oldu. Bu dernek 1909 yılında kurulduğu günden beri sürekli Afrika kökenli Amerikalıların halk kültüründeki meseleleri ile ilgilendi. Dernek siyahilerin olumsuz tanıtılması ırkçılığı tırmandırdığını ve onlara yönelik bağnazlıkları körüklediğini belirtiyor.
Gerçekte Wight sinema sektörünü siyahilerden daha olumlu bir imaj sunması konusunda ikna etmeye çalışıyordu. Wight ayrıca çeşitli ırkları kapsayan senaryolarda daha fazla siyahi karakterin yer almasını da istiyordu.
Tarihi belge ve kanıtlar Wight'ın sinema sektöründe hakim olan ırkçılığı değiştirme çabaları hemen hemen faydasız ve sonuçsuz olduğunu gösteriyor. Wight Hollywood'un şatafatla yaşamına hayran oldu ve ünlü aktörler ve yönetmenler ve yapımcılarla sohbet etmekten zevk almaya başladı, fakat başlattığı kampanya bazı ziyafetler düzenlemek ve önemli şahsiyetlerle mektuplaşmak ve medyada bildiri yayımlamaktan öteye gitmedi.
Gerçekte Wight fazla lobi gücü olmadığını ve radikal taleplerde bulunmakla bir yere varamayacağını çok iyi biliyordu. Wight müzakere etme ve lobi yeteneği olan ve kibirli insanlara karşı nasıl davranacağını bilen bir insandı. Ancak buna rağmen pek fazla bir seçeneği de yoktu. Wight'ın başında bulunduğu NAACP derneği uzun yıllar Hollywood'un ırk meselesine yaklaşımını gözetlemeye devam etti. Gerçi o günden beri Amerika'da ırk meselesinde bir çok şey değişti, ama yine de Amerikan sinemasında başrolü oynayan ve kırmızı halı üzerinde yürülen siyahi aktör sayısı yok denecek kadar azdır. Hatta iki yıldır Amerika'nın ünlü oscar ödülünde bir tek siyahi aday bile olamıyor.
Öte yandan veriler, Amerika'nın oscar ödülü en az siyahi aktörlere verildiğini gösteriyor. Siyahiler Amerikan filmlerinde her zaman kalıplaşmış rollerde veya toplumun ünlü siyahi şahsiyetlerin rolünde oynuyor ve çok az baş aktör olarak filmlerde yer alıyor. Amerikalı siyahilerin arasında oscar ödülünü kazananların %55'i ırkla ilgili kalıplaşmış rolleri oynayan ve genellikle köle rolünü ifa edenlerden oluştuğu anlaşılıyor. Diğer roller ise genellikle gerçek ünlü kişilerin rolünü oynayanlardan oluşuyor ve sadece dörtte biri başrolü oynayanları oluşturuyor.
Amerikan sinemasında siyahiler ve azınlık gruplara mensup olan aktörler genellikle ikinci rolü oynayan aktörlere verilen ödülleri kazanıyor ve başrollerde oynadıkları filmlere pek önem verilmiyor. Şimdiye kadar 14 siyahi ikinci rolü oynayarak oscar ödülü kazandığı ve bu filmlerde başrolü bir beyaz oynadığı gözleniyor.
Bu yıl oscar ödül töreni bir çok polemiğe sahne oldu ve töreni büyük oranda etkileyerek kamuoyunun dikkatini çekti. Polemik Amerikan sinemasında bir çok çalışan ve hatta insan hakları örgütleri oscar ödülünün yöneticilerine itiraz etmeleri ve töreni boykot etmeleri ile başladı.
Amerikalı beyaz yapımcı Michael Moore oscar ödül törenini boykot sürecinde siyahilerin umursanmaması yüzünden boykota destek verdi. Belgesel yapımcısı Moore şöyle diyor: İki yıl art arda oscar ödülüne aday olan 40 kişiden bir tek kişinin bile siyahilerden olmaması gerçekten çok saçma. Umarım bu boykot ve yaptırım, siyahilere yönelik duyarsızlığa itiraz bağlamında emsal teşkil eder.
Amerikalı aktör ve yapımcı George Kloni de bir bildiri yayımlayarak Afrika kökenli Amerikalı vatandaşların sinema sektörü onları gerektiği gibi temsil etmemesini söylemekte haklı olduklarını belirtti. Kloni'nin bir dergide yayımlanan itirazı gerçekte oscar ödül akademisini eleştirmeye yönelikti. Kloni, biz daha iyi olmayız, demişti.
Şimdiye kadar iki kez oscar ödül törenine aday olan Jullie Delpy ise şöyle tepki verdi: bazen Afrika kökenli bir Amerikalı olmayı arzu ediyorum. Aktör ve yönetmen olan Delpy sözlerini şöyle sürdürdü: İki yıl önce ben bu akademinin aşırı derecede beyaz ve erkeksi olduğunu söyledim. Gerçekten de öyle, ama medya beni param parça etti. Çok ilginçtir ki kadınlar konuşamıyor. Feministler, halkın en çok nefret ettikleri kesimdir. Hiç bir şey bu meslekte kadın olmaktan daha zor değildir. Ben buna inanıyorum.
Amerikalı siyahi aktör Wil Smith ve Dustin Hofman da bu yıl oscar ödüllerinde siyahilerin gözardı edilmesini kınadı. Dustan Hofman, Amerikan kültüründe ırkçılığın kök saldığını belirterek şöyle konuştu: Bizim ülkemizde yarı bilinçaltı bir nevi ırkçılık hakim ve iç savaşların sona ermesi de bu durumda bir değişiklik yapamadı. Siyahi aktörlerin aday olamamasının yanında daha büyük bir sorun da var ki o da , siyahi gençlerin sokaklarda polis tarafından vurularak öldürülmesidir. Bence bu daha da büyük bir sorundur.
Amerikalı siyahi aktör Wil Smith de bir TV programına çıkarak şöyle dedi: bence ülkemizi yaratan idealleri korumak için savaşmalı ve toplumu onurlandırmalıyım. Ancak akademinin aday listesine baktığımda bu duygunun topluma yansımasını göremiyorum.
Amerikalı ünlü beyaz akter Math Dimon de bu yılki oscar ödül törenini eleştirenlerin arasındaydı. Kendisi oscar adayları arasında yer alan Dimon şöyle konuştu: bu kez sırf oturup sorun yok, diyemeyiz., oscar politikasının sorununu çözmek için çok uzun bir yol kat etmeliyiz. Hollywood daha fazla çalışmalı, fakat şunu da iyi bilmeliyiz ki Amerika'da cinsiyete ve ırka dayalı ayrımcılık sadece bu yılki oscar ödül törenleri ile sınırlandırılamayacak kadar büyüktür. Bu sorun Hollywood ticaret sektörüne ve daha doğrusu Amerika'nın geneline kök salmış bir sorundur.
Amerikalı siyahi yönetmen Spike Lee de Hollywood patronlarını suçladığı açıklamasında ünlü yapımcıların oscar ödülü kazandıracak rolleri siyahilere vermekten kaçındığını belirtti. Lee bu durumun sebebini Amerikan film sektöründe siyahi patron sayısının azlığına bağladı ve bir siyahi için Amerika'da Başkan olmak, bir film stüdyosunun başına geçmekten çok daha kolay olduğunu ifade etti.
Bu yılki oscar ödül törenine itirazlar bulunla da sınırlı kalmadı ve tören sırasında bazı protestocular oscar akademisinin ırkçı tutumunu protesto etmek için eylem yaptı. Amerikalı siyahi liderlerden El Şarpton liderliğinde törenin düzenlendiği mekana yakın bir yerde toplanan protestocuları itirazlarını duyurdu ve Hollywood daha iyi hareket etmeli, utanın, gibi sloganlar attı.
Şarpton eylem sırasında yaptığı konuşmada eğer oscar akademisi yine sadece beyazları aday göstermeyi sürdürecek olursa bu kez daha büyük bir eylem düzenleyeceklerini belirtti. Şarpton, bu gece, tüm adayları beyaz olan son gece olduğunu vurguladı.
Bu yıl oscar ödül töreninde sunuculuk yapan Cris Rack da ödel töreninin başında Hollywood sinemasında ırk çeşitliliğinin yokluğundan doğan krize sert tepki gösterdi. Amerikalı komedi ustası bu yılki boykot krizine işaret ederek siyahi aktörlerin gözardı edilmesi ve beyaz olmayan aktörlerin aday gösterilmemesi hakkında alaylı bir ifade ile şöyle sordu: Acaba Hollywood ırkçı mı? siz Hollywoodlular çok iyi ırkçılarsınız. Biz siyahiler fırsat istiyoruz. Siyahi aktörlere beyaz aktörlere eşit fırsat verin.
Bu yıl oscar ödül töreninde bir başka itiraz da gündeme geldi ki o da dublörlerin itirazıydı. Dublörler 25 yıl boyunca oscar ödüllerinde yerleri olmadığı için bu yıl ödül töreninin düzenlendiği mekanın önünde toplanarak seslerini yetkililere duyurmaya çalıştı. Dublörler 46 bin imza taşıyan bir tomar hazırlayarak oscar akademisi başkanına teslim etti. İtiraz metninde şu ifadelere yer verildi. Dublörler canını tehlikeye atan ve heyecanlı sahnelerin çekimine vesile olan kişilerdir. Filmlerin reklamı için de bu sahneler kullanılır ve halkı sineme salonlarına çeker.
Her halükarda bu yılki oscar ödül töreni karşılaştığı skandal yüzünden Amerikan toplumunda ve dünya genelinde sert tepki ile karşılaştı ve geçmiş yıllarda olduğu gibi iyi bir yankı bulamadı. 015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile