Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Perşembe, 16 Temmuz 2015 10:16

İranlı ünlüler, evrensel mefahirler - 47

İranlı ünlüler, evrensel mefahirler - 47

Birçoklarının eserleri hem İran'da ve hem dünyada yayınlanan bu ünlü şahsiyetlerin ve düşünürlerin kendileri ve eserleri evrensel miras sayılıyor. Mevlana, Nizami Gencevi, Şeyh Şahabeddin Suhreverdi, Ebureyhan Biruni, Hoca Nusireddin Tusi, sözünü ettiğimiz İranlı bilgin, arif ve düşünürlerin örnekleridir.

Bugün İran diyarının bir başka onur kaynağı, kameri 6. Yüzyılın ünlü şairi Enveri Ebiverdi, yaşamı, düşünceleri ve şiirleri ile tanışmak istiyoruz.
Uheddin Muhammed Bin Ali Enveri, kameri 6 ve miladi 12. Yüzyılın ünlü İranlı şairlerinden biridir. Enveri'nin doğum tarihi kesin bilinmiyor, fakat bu şairin Selçuklu devletinde ve kral Sancar'ın iktidarı döneminde Horasan'ın Nisa ve Sarahs arasında kalan yöresinde yer alan Ebiverd adında küçük bir kentte ve şiir ve edebiyat ehli olan bir ailede doğduğunu biliyoruz.
Enveri gençlik yıllarını o çağın ilimlerini öğrenmekle geçirdi ve edebiyattan başka hikmet, felsefe, matematik, musiki ve nücum bilimlerinde bir hayli ilerledi ve Hekim lakabını kazandı.
Enveri'nin babası ise o dönemin önemli yetkililerinden ve mevki sahibi şahsiyetlerinden biriydi ve bu yüzden oğlunun bilim öğrenmesi için oldukça iyi bir ortam hazırlamıştı.
Enveri o dönemin ünlü medreselerinden biri olan Tus'un Mansuriye medresesinde çeşitli ilimleri ve bilimleri öğrendi ve bir şiirinde de belirttiği üzere bu bilimlerde kemal derecesine erdi.


Enveri, yaşadığı çağın ünlü bilginlerinden biri sayılır ve şiirleri de o dönemin ilim ve maariflerini içerir. Şairin şiirlerinde sergilediği yetenek , mantık, musiki, nücum, matematik, hikmet ve doğal bilimler gibi bir çok bilim dalında üstün mevkilere ulaştığını yansıtır. Nitekim başka kaynaklar da Enveri'nin bilim ve hikmet alanındaki üstünlük iddiasını doğrulamıştır. Ufi "Lebab-ul Elbab" adlı eserinde Enveri'nin bilimsel üstünlüğünü takdir ediyor.
Enveri İbni Sina'ya çok inanırdı ve onun bazı eserlerini bizzat yazdığı söylenir. Enveri ayrıca İbni Sina'nın İşarat adlı eserinin şerhinde Elbeşarat Fi Şerhi İşarat adı altında kaleme aldı.


Enveri gençlik çağında ve bilim öğrenirken edebiyat ve şiir alanında da yeteneğini geliştirdi ve yine gençlik çağında kral Sancar'ın sarayına girmeyi başardı ve eserlerini inceleyen uzmanlara göre ömrünün büyük bir bölümünü de bu kralın hizmetinde geçirdi ve sürekli onu methetti.
Şairin kendi iddiasına otuz yıl süren bu sürecin ardından Enveri, saraydan çekildi ve inzivada ve bir rivayete göre Balh diyarında yaşadı ve kameri 6. Yüzyılın sonlarına doğru vefat etti.
Balh'ta vefat eden Enveri aynı kentte ve kral Ahmet Hozruye'nin yanında toprağa verildi.


Enveri'nin mezhebi hakkında tarihçilerin arasında anlaşmazlık yaşanıyor. Kimi tezkere yazarı şairin şii olduğunu belirtirken, şiirlerine bakıldığında Enveri'nin ehli sünnet eğilimli olduğu anlaşılıyor. Enveri şiirlerinde Hulefai Raşidin'i methederken, İslam Peygamberi –s– ve Hz. Ali'ye –s– de sevgisini ifade ediyor.
Tezkere yazarlarının belirttiğine göre Enveri eğitim aldığı veya ders verdiği mekanın yakınından geçen bir şairin ihtişamını görünce, bir kaside yazarak kral Sancar'ın sarayına girmeye karar verdi. Bu kasideyi yazan Enveri böylece otuz yıl boyunca sarayda kralın hizmetindeydi ve hatta seyahatlerde de kralın yanından ayrılmıyordu.


Yıldızların yakınlaşma olayından Enveri'nin yaşamının en önemli hadisesi şeklinde söz ediliyor.
Tarihte belirtildiği üzere, Enveri uzun yıllar kral Sancar'ın sarayında müneccimbaşıydı. Kameri 582 yılının Cemadiüssani ayının 29. Gününde Enveri, yıldızların yakınlaşma olayını tahmin etti. Enveri o gün alemde büyük bir devrim ve değişim yaşanacağını sanmıştı, ama hiç bir şey olmadı. Bu durum Enveri'nin hüsranına neden oldu ve saraydaki diğer şairler Enveri ile alay etmeye başladı. Enveri ise kral Sancar'ın itirazı üzerine yıldızların yakınlaşma olayının tesirleri yavaş yavaş ortaya çıkacağını söyledi.
Bilginler daha sonraları Enveri'nin yıldızların yakınlaşması ile ilgili tahminleri yanlış olmadığı sonucuna vardı, çünkü o günler tam da Moğolların ünlü lideri Cengiz doğdu ve bu doğumla beraber dünya nerdeyse altüst oldu. Bilginler Enveri'nin tahmini Moğol Cengiz'in saldırısı sonucu Horasan diyarının yerle bir olmasıyla örtüştüğünü belirtiyor.


Enveri yaşadığı çağın en büyük şairlerinden biriydi ve bu alanda yeteneği ve ustalığı o dönemde kesinlik kazandı, nitekim Enveri'den sonra gelen bir çok şair onun ustalığını takdir etti ve bazıları hatta işi daha da ilerleterek Enveri'nin Fars şiirin üç peygamberinden biri niteledi.
Bu meselenin irdelenmesi ve sebebinin bulunması için Enveri'nin yaşadığı çağı gözden geçirmek gerekir.
Enveri çağını kaside yazarlığının altın çağı saymak gerekir. Görünen o ki Enveri'yi üstat makamında takdir edenler daha çok şairin yazdığı kasidelerin üzerinde duruyordu. Enveri çağında kaside yazarlığı en yaygın şiir tarzı sayılırdı, çünkü bu iş hem onları maddi açıdan tatmin ediyor ve hem saraylara ve krallara yakınlaşmalarına vesile oluyordu.


Gerçekte Enveri çağına ait kasidelere bakıldığında o dönemin kasidelerinin özelliklerini anlamak mümkün. İranlı çağdaş araştırmacı ve edebiyat uzman Dr. Abdulhasan Zerrenkub şöyle diyor: Bu dönemin kasidelerinde medhedilen insan aşırı derecede methedilirdi ve her türlü üstünlük, iyilik, cesaret, yiğitlik ve zafer gibi konular büyük bir abartma ve yalan ifadelerle medhedilen kişiye mal edilir ve genellikle dolaylı bir şekilde ondan bahşiş de talep edilirdi.

Enveri, kasidelerin yaygın olduğu bu çağın şairiydi. Babasının tüm birikimlerini eğlenmek ve mutlu yaşamak için harcayan şair bundan sonra geçimini sağlamak için Allah vergisi zevk ve yeteneğini kullanarak şiir yazmaya yöneliyor ve kısa sürede çağının en ünlü kaside yazarı oluyor. Ancak kesin olan şu ki Enveri'nin bu tür şiirleri sadece şairin yaşadığı çağın özelliklerini ve özel şartlarını ve bilimlerini bilen insanlar için cazip gelebilir ve halk arasında pek makbul olamayacağı muhakkaktır.
Enveri'den kasidelerinden başka rübai ve gazel gibi tarzlarda da önemli şiirleri geride kalmıştır.
Edebiyat uzmanları ve araştırmacılarına göre Enveri şiirin çeşitli tarzlarında bir çok yeniliğe imza atmış biridir ve eğer şairi kendi çağdaş şairleri ile kıyaslayacak olursak, Enveri'nin şiirde yenilikçi biri olduğu söylenebilir.


Enveri'nin şiir dilinin bir başka özelliği, şairin bir kaç kişi arasında geçen diyaloğu öykü gibi anlatma yeteneğidir ki bu özellik Enveri'nin çağdaş kaside yazarları arasında seyrek görünen bir yetenektir.
Dr. Şefii Kedkeni Enveri'nin şiir dili hakkında şöyle diyor: Enveri'nin şiir dili, yaşadığı çağın en sade şiir dilidir. Bu şairle kıyaslanabilecek tek şair, Enveri'den bir asır sonra yaşayan Sadi'dir, yoksa çağdaşları arasında hiç bir şair onun kadar bu denli sade ve doğal şiir yazmamıştır. Enveri dilin tüm detayları ve boyutları ile aşina olan biriydi ve halk kitlelerinin dilinden seçkin insanların diline ve eski dilden yaşadığı çağın diline kadar hepsine musallattı.
Enveri'nin şiir divanı edebiyat uzmanları ve araştırmacılarına göre kameri 6. Yüzyılın şiir dilini inceleme bakımından en önemli kaynaklardan biridir ve aynı zamanda o çağın sosyal sınıflarını ve değerlerini anlamak için de en iyi kriter sayılır.015

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile