Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Çarşamba, 18 Şubat 2015 19:20

Yeni iletişim teknolojilerinin yaşam tarzı üzerindeki etkileri - 31

Yeni iletişim teknolojilerinin yaşam tarzı üzerindeki etkileri - 31

Geçen bölümde cep telefonunun yanlış ve uygunsuz kullanılmasının ailevi ilişkilerin üzerindeki olumsuz ve hatta yıkıcı tesirlerinden söz ettik. Gerçekte yeni teknolojilerin her türlüsü yanlış kullanıldığı takdirde bizleri bazı sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Bu sorunlar sadece bireysel yaşamımızı değil aynı zamanda ailevi ve sosyal ilişkilerimizi de olumsuz etkiliyor. Bu günkü sohbetimizde cep telefonunun yanlış ve uygun olmayan biçimde kullanılmasının sosyal yaşamımız üzerindeki etkilerini irdelemek istiyoruz.

Cep telefonu, günümüz insanının yaşamının hemen hemen olmazsa olmaz parçasını oluşturan yeni teknolojilerden biri sayılıyor. Gerçi bu teknoloji insanların iletişim sağlamasında büyük katkısı söz konusu olmuştur, fakat bu iletişim kolaylığı ve bu teknolojiyi kullanarak kısa mesajların gönderilmesi insanların yüz yüze görüşmeleri gibi geleneksel iletişim durumlarını asgari düzeye gerilettiği gözleniyor. Bir başka ifade ile bu tür yeni teknolojik iletişim imkanları insanları artık birbirini göremez duruma sürüklediği anlaşılıyor.
Gerçekte ruhsuz ve kuru çerçevelerde gerçekleşen iletişim, hiç bir zaman eş dost arasında sözlü ve duygusal iletişimin yerini alamaz. Öte yandan bu tür bir teknoloji insanların çeşitli sosyal kesimlerle etkili irtibat kullanma yeteneğini köreltiyor ve insanları kapalı ve kısıtlı bir çerçevede mahsur bırakıyor.

Öte yandan cep telefonu ile uygunsuz içerikli müstehcen kısa mesaj ve blutooth gibi imkanlar ortamı ahlaki olmayan konuların yaygınlaşması için uygun hale getiriyor. Maalesef bir çok ülkede blutooth imkanından doğru yararlanmak yerine bu teknoloji ahlaka ve geleneksel kültüre aykırı mesajların alış verişinde yararlanılıyor. Belki siz de bir çok kez bu tür ahlaki olmayan ve toplumun ve insanların sosyal ve kültürel ve ruhi sağlığına zarar veren mesajları birbiriyle paylaşmakta olan gençlere rastlamış olabilirsiniz.
Bundan başka günümüzde bir çok ülkede kısa mesaj teknolojisi daha çok eğlence amaçlı kullanılıyor. Bu mesajların bazıları ahlakdışı ve hakaret içeriklidir ve toplumda ahlaki değerlerin sarsılmasına yol açar. Başkalarına hakaret içeren veya alay eden bu tür mesajlar zamanla toplumda ahlaksızlığı yaygınlaştırır. Bazı ülkelerde bu tür mesajlar siyahiler veya Kızılderililer gibi etnik veya dini azınlıklara yönelik hakaretler içerir.
Yine çirkin ve hakaret içerikli ve aşağılayıcı fıkralar da bu teknoloji ile yayılır. Bunlar da insani ve ahlaki değerlerden uzaktır, ayrıca toplumda dini ve etnik nefret doğurur. Kuşkusuz dini ve etnik ayrışmaları tetikleyen bu tür hakaret içerikli ve aşağılayıcı mesajlar toplumda gerginliği ve şiddeti de körükler.

Spekülasyonların hızla yayılması, cep telefonunu yanlış kullanmanın doğurduğu bir başka zarardır. Gerçekte bu alanda muhatapların çokluğu ve kolay ulaşılabilir olması ve GSM şebekelerinin özel olması ve gönderilen mesajların üzerinde hiç bir denetim olmaması kısa mesaj teknolojisini güçlü bir spekülatör aracına dönüştürmüştür.
Kullanıcılar da kısa mesajların medya işlevini bilmektedir ve hassasiyet uyandıran veya heyecan yaratan bir mesajı alır almaz hemen onu arkadaşlarına ve tanıdıklarına gönderir ve böylece oluşan medya zincirinin bir halkasını oluşturur.
Oysa mesnetsiz spekülasyonların yayılması genellikle ıstırapların artmasına ve toplumun psikolojik güvenliğinin zedelenmesine yol açar ve yayılan konunun içeriğine göre ilgili ilgisiz tepkilere neden olur, fakat bu tür tepkilerin yarardan ziyade zararı söz konusudur.

Gerçi insanların kişisel ve özel yaşam alanı başkalarının müdahale etmeye hakkı olmayan bir alandır, ama maalesef günümüzde cep telefonu insanların yaşamına girdiğinden beri insanlar ister istemez başkalarının özel, ailevi veya mesleki yaşamları hakkında cep telefonu ile görüşmelerine maruz kalıyor. Bir başka ifade ile cep telefonu sayesinde insan bu kadar basit bir şekilde ve hatta istemeyerek başkalarının özel yaşam alanına girmiş oluyor veya başkaları insanın özel yaşam alanına giriyor. Ve maalesef bazı çıkarcı insanlar da insanların özel yaşam alanı ile ilgili fotoğraf veya görüntülere ulaşmak ve bunları başkaları ile paylaşmak veya paylaşma tehdidinde bulunmakla karşı tarafı bir nevi sömürmeye çalışıyor.
Araştırmalar cep telefonu teknolojisinin yanlış kullanılması şimdiye kadar bazı insanlara telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini ortaya koyuyor. İletişim sistemleri ve özellikle Wi Fi teknolojisi hackerlerin en çok saldırdığı hedeflerden biridir. Hackerler istedikleri herkesin telefon görüşmesini kontrol altına alabiliyor ve böylece cep telefonu sahibinin özel dosyaları, kişisel bilgileri ve hatta çektiği fotoğrafları ele geçirebiliyor. Bazı hackerler bilgi çalma yazılımları ile bir cep telefonunun belleğinde bulunan tüm bilgileri çalabiliyor ve böylece hedef kişinin tüm kişisel bilgileri, fotoğrafları ve görüntüleri başkaları tarafından izleniyor ve hedef kişinin psikolojisine ağır darbe indiriyor.
Trafikte direksiyondayken cep telefonunu kullanmak, son dönemde özellikle kentsel alanda trafik kazalarına sebebiyet veren etkenlerin başında yer alıyor. Eğer trafik polisinin yayınladığı trafik kazaları ve sebeplerine şöyle kısaca gözden geçirecek olursak, cep telefonunun bu tür kazaların yaşanmasında büyük paya sahip olduğu hemen anlaşılır.
Gerçekte direksiyonun başında oturan insanların birini aramak veya bir aramaya cevap vermek veya gelen bir kısa mesajı okumak için cep telefonuna sarılması sonuçta ağır kazalara yol açıyor ve bazen telafisi mümkün olmayan can kaybı gibi acılara neden oluyor. Bu yüzden dünyanın bir çok ülkesinde araç kullanırken cep telefonunu kullanmak yasak sayılıyor.

Gerçekte her yeni teknoloji için insan büyük emek sarf etmiş ve zekasını kullanmıştır. Bu yüzden bu teknolojilerden yerinde ve kendimizin ve başkalarının refahı yolunda yararlanmamız gerekir. Böylece hem kendimizin ve hem başkalarının psikolojik sağlığını da korumuş oluruz. Fakat bazı insanlar bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde bu noktaya uymuyor. Örneğin bazı insanlar cep telefonunun zil sesini insanları rahatsız edecek şekilde seçiyor ve cep telefonunu her yerde ve hatta hastaneler gibi insanların sakin bir ortamda dinlenmesi gereken yerlerde kullanıyor. Bu tür insanlar genellikle sosyal ilişki mahareti bakımından geri kalmış insanlardır ve başkalarını ne anlar ne de önemser. Fakat hiç kimsenin başkasını veya başkalarını rahatsız etmeye hakkı olmadığı kesin bir gerçektir. Bu yüzden cep telefonumuzun zili için uygun bir müzik seçmek ve başkalarını rahatsız etmemek de büyük önem arz ediyor.
Cep telefonu ile ilgili bir başka mesele, bu teknolojiyi kamuya açık alanlarda kullanma biçimidir. Maalesef bazı insanlar bu tür alanlarda bulunduklarını unutmuşçasına cep telefonları ile yüksek sesle konuşmaya başlıyor ve örneğin oturduğu takside veya bir hastane ortamında başkalarını rahatsız ettiğini umursamadan bu cihazı kullanıyor. Oysa bu noktaya uymak, insanın sorumluluk duygusuna ve insanseverliğine bağlıdır. Fakat maalesef insanların hepsi aynı değildir ve bazıları bu sorumluluğu hissetmez. Bu yüzden bu tür insanları gözeterek her yeni teknoloji ile beraber bu teknolojinin doğru kullanımının eğitimi de gözetilmeli ve böylece başkalarının rahatsız edilmesi önlenmelidir.
İletişim alanında sağlanan teknolojik ilerleme bir yandan küresel iletişim ağının gelişmesine vesile olurken, bir yandan da seri imalat ve maliyet bedelinin çok düşmesi ile beraber bu imkandan herkesin yararlanmasına katkısı olmuştur.
Gerçi iletişim araçları iletişimin ve bilgi alış verişinin yayılmasına hizmet eden araçlardır, fakat bir çok üretici firma bu cihazlara bir takım yan hizmetler ve imkanlar ekleyerek, bu cihazların esas kullanım alanını tamamen değiştirmiştir.
Kuşkusuz bu kabiliyetler ve hizmetlerin beşeriyetin hizmetinde olması gerekir, fakat biraz önce de belirtildiği üzere bu teknolojinin yanlış kullanımı bireysel, ailevi ve sosyal ilişki alanlarında bir takım zararlara yol açıyor. Bu yüzden her teknolojinin yanında o teknolojiyi doğru kullanma kültürünü de yaygınlaştırmak gerekir ki bunun için devletlerin ve eğitim kurumları ve halkın işbirliği şarttır.015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile