Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Perşembe, 15 Ocak 2015 00:16

Geleneksel Fuarda İran’ın 70 Yıllık Çağdaş Sanatı

Geleneksel Fuarda İran’ın 70 Yıllık Çağdaş Sanatı

İran'ın geleneksel çağdaş fuarı, geçen 3 ay boyunca Tahran çağdaş sanat müzesinde düzenlendi. Bu fuarda 84 sanatçıdan 170 eser bu fuara gelenlere sunuldu ve fuara katılanlar, İran'ın çeşitli sanat nesillerinin bakışıyla yapılan görüntülerle aşina oldular. Bu fuar, İran'da hicri şemsi 1320 den itibaren yenilikçi akımın faaliyetlerinin başlamasıyla sanatçıların çeşitli izlenimlerinin sunulması yönünde yapıldı. Hicri şemsi 1320 yani miladi 1941 tarihi, yenilikçi akımın başlangıç tarihi uyarınca önemli sayılıp, İran'da despot Rızahan hükümetinin düşmesi ve İran'ın ikinci dünya savaşı sırasında yabancı güçler tarafından işgal edilmesi tarihine tekabül etmektedir. Miladi 20. yüzyılın ilk yılarında vuku bulan bu olaylardan önce, birinci dünya savaşı ve bağımsızlık ve istikbar karşıtı hareketler, gelenekçi toplumlardaki sosyal, iktisadi ve kültürel altyapıların değiştirilmesi gerektiğini gözler önüne serdi. Geleneksel toplumlar batıdaki sanayileşmiş ülkelerin yenilikçi sürecini örnek alarak, bu ülkelerin çoğunda özellikle İran'da o zamanki toplumun gerçek ihtiyaçları göz önünde bulundurulmuştur.

İranlı düşünürler ve kültürel öncülerden birçoğu, ülkenin geri kalmışlığının telafi edilmesi için batıdaki yenilikçi süreçten taklit ederek modernizm akımının İran toplumuna yavaş yavaş girmesini sağladılar. Sözü edilen yıllarda bazı ressamlar tahsillerini devam etmek amacıyla Avrupa ülkelerine gitmeye başladılar ve orada batının yenilikçi sanatı ile aşina olduktan sonra, İran'a geri döndüler ve modern ressamcılığı yaymaya başladılar. O tarihten sonra İran edebiyatı ve sanat dallarında yenilikçilerle gelenekçiler taraftarları arasındaki savaş ve rekabet hız kazandı. 1960 yılında modern sanat hareketi şekillendi ve o dönemin kültür ve sanat bakanlığı başta olmak üzere diğer resmi merciler yenilikçi sanatı taraftarlarına faaliyet izni verdiler. Devlet kurumları hükümetin izni uyarınca yenilikçi sanatçıları desteklemeye başladılar. Despot Pehlevi rejiminin batının ithal sanatı çerçevesindeki girişimlerinden bazıları, iki yılda bir çeşitli sanat festivalleri düzenlemek ve uluslararası sanat çevrelerini İran'a davet etmeleriydi.

Böylece modern sanat hareketi, hükümetin siyasetlerinin denetimi altına alındı ve İran'ın çağdaş sanatında temel ve derin değişikliklerin yapılmasını isteyen sanatçılar ve düşünürler çeşitli şekillerle hükümete bağlı resmi sanat akımına yoğun bir şekilde tepki gösterdiler. İslam İnkılabının zafere kavuşmasından sonra ve ülkede sosyal ve kültürel reformların yapılmasıyla birlikte, sanatçılar çeşitli gruplarla birlikte sanatsal faaliyetlerine başladılar. Bu dönemlerde İslam inkılabı ve devrik Saddam rejiminin İran'a dayattığı zorunlu 8 yıllık savaş ile ilgili çeşitli sanat ve edebi eserlerini sundular ve yeni sanatsal akımlar da meydana geldi. Geleneksel fuarında çeşitli İranlı sanatçılar farklı eserlerini sundular ve bu fuar aslında İran'ın sanatsal tarihinde önemli bir etkinlik sayılmaktadır. Bu fuarda 170 resim, sanatsal faaliyetlerle ilgili video görüntüleri, heykeller ve 84 fotoğrafçının çektikleri fotoğraflar fuara katılanlar tarafından izlendi.

Geleneksel fuar aslında İran'ın 70 yıllık tarihinin modern ve yenilikçi sürecini gözler önüne serdi. Geleneksel fuar sekreteri Fernaz Muhammedi bu fuarla ilgili şunları belirtti: 'Hatta ithal edilen modernizm İran'a girdikten sonra mutlak taklitçiliğe karşı dik duruş sergileyerek İran'ın zengin yerli kültürü ile birlikte idi. Bu fuarda, İran'ın çağdaş sanat ortamında çeşitli bakış açılarıyla tarihi olaylar irdelendi'. Bu fuarda, Mahmut Cevadi Pur, Celil Ziyapur, Ahmet İsfendyari, Hüseyin Zenderudi, Perviz Tenavoli, Hseyin Mahcubi, Rıza Mafi gibi sanatçılar ve Muhammed Ahsai, Nasrullah Efcei, Celil Resuli, Perviz Kelanteri ve Ali Ekber Sadegi gibi ressamların eserleri sunuldu.

Geleneksel fuarının ilk bölümünde, modernizmin İran'ın çeşitli kültürel boyutlarında özellikle 1940 ila 1950 yılları arasındaki dönemde yerli geleneksel sanatçıların yarattıkları eserler sunuldu. Fuarın ikinci bölümünde, Sagahane okulunun sanatçılarının resimleri ve heykelleri İran'ın geleneksel sanatları kapsamında gösterildi. 1960 yılına ait sanatçılar sagahane sanatı okulunun kurucuları idiler. Bu okul İran'ın çağdaş sanat tarihinde geleneksel sanat hareketinin en önemli unsurudur. Bu okula ait sanatçılar, milli veya İranlı sanat okulunun kurulması hedefiyle yerli geleneksel sanatıyla yenilikçi sanat arasında bağ kurmaya çalıştılar. Sagahane tabiri aslında sanatçıların eserlerinin açıklanması amacıyla İranlı sanat eleştirmeni Kerim İmami tarafından ortaya atıldı.

Fuarın üçüncü bölümünde hat resimleri, güzel hat yazıları ve resimler alfabe sırasıyla sunulurken, bu alanda faaliyette bulunan önde gelen sanatçıların eserleri görücüye çıktı. 1970 yılında şekillenen hat ressamcılığı, İran'ın sanatsal akımının en önemli öğesiydi ki zamanla bu sanat türü dünyanın diğer ülkelerine kadar yayılmaya başladı ve büyük taraftar kitlesi buldu. Bazıları yeni hat sanatının sagahane sanatıyla iç içe olduğu ve bunun ikiye ayrıldığı görüşündedirler. Bu eserlerden bir grubunda, anlamı göz ardı edilerek harfler ve yazılardan yararlanılmıştır ve ikinci grupta ise hat ve yazılar muhtevanın hizmetindedir ve onların manası dikkate alınarak resimler arasında çizilmiştir.

Fuarın dördüncü bölümünde, balçık ve ayna ibaresi ele alındı ve bu bölümde yaklaşık hicri şemsi 1350 yıllarındaki İranlı sanatçıların eserleri fuara katılanlara gösterildi. Bu eserlerde İranlı kalıpları ve hatta şekillerine bağlı kalınarak çağdaş sanatın yenilikçi akımının ayak izleri gözler önüne serilmiştir. Bu eserlerde ayna yapıtlarından yararlanılması mezhebi mekânların ayna işlemeler ortamını ve bu eserlerde balçıktan faydalanıldığını gözler önüne sermektedir. Fuarın diğer bir bölümünde ise İslam inkılâbının zafere kavuşmasından sonraki yıllardaki çeşitli sanat eserleri gösterildi. Bu bölümde sunulan eserlerin çeşitliliği İslam inkılâbının zafere kavuşmasından önceki yıllardaki çeşitliliğinden çok daha genişti. Bu eserlerin görüntü çeşitliliği, görsel sanat dallarındaki üstatların sanatsal getirilerinden elde edilen yeni anlamlar sunulmasına neden oldu.

Kültürel milli değerlerin intikalinin taşıdığı kapasiteler dâhilinde İranlı İslami sanattan farklı eserlerin ortaya çıkması, İranlı sanatçıların hedeflerinden sayılmaktadır. Bu intikal işleminde sanatın milliyetçi kimliği meselesi ve bu kimliğin batı kültürü ve globalleşme sürecine yönelik korunması meselesi ortaya çıkmıştır. 2000 yılından sonra gelenekçi sanata yönelmek bir başka açılardan ele alınmıştır ve İranlı yeni nesil sanatçıları tecrübelerini yeni yöntemlerle kendi eserlerinde geleneksel görüşlerini ön plana koydular.001-015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile