Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Çarşamba, 14 Ocak 2015 06:53

Yeni İletişim Teknolojilerinin Yaşam Tarzı Üzerindeki Etkileri - 26

Yeni İletişim Teknolojilerinin Yaşam Tarzı Üzerindeki Etkileri - 26

Hepimiz hatırladığı üzere pek de uzak olmayan bir geçmişte yaşadığımız kentin veya köyün sokaklarında çocukların gürültüleri, neşeli yüzleri ve büyük bir şevkle birbirini kovaladıkları sahneleri hiç aklımızdan çıkmıyor. Oysa günümüzde yeni teknolojilerin amansız atağının ardından artık bu manzaralar pek karşılanmıyor ve çocuklar adeta eve kapanmış bilgisayarların önünden ayrılmıyor.
Gerçekte günümüzün mekanize yaşamı ve yeni teknolojileri çocukların çocukluk çağından çok değerli anları çaldığı gözleniyor. Nitekim bugün türlü modern, elektronik oyuncak ve eğlencelerin arasında çocuklar çocukluk çağının en değerli anlarını bilgisayarın önünde ve türlü dijital oyunlarla geçirmeyi tercih ediyor. Yeni çağın çocukları internetle büyüyor ve internet ortamında yaşıyor, böylece makina ve teknolojilerin rekabet ettiği çağın oyuncaklarına dönüştükleri gözleniyor.
Gerçi yeni teknolojilerin ve sanal ortamın insanların yaşamını kolaylaştırıcı yönü ve iletişim kolaylığı göz ardı edilemez, ama kendimizi bu duruma kaptırmamamız gerektiği de kesindir. Gerçekte yeni teknolojilerin değerli ahlaki hazineleri, güzel ailevi bağları ve has insani duyguları gibi değerlerimizi yok etmesine asla müsaade etmemeliyiz.

Aslında işin başlarında belki de üç dört yaşında bir çocuğun nasıl yeni iletişim araçlarına bu kadar çok merak sardığı ve küçük yaşına rağmen bu teknolojileri kullanabildiğini görmek ilginç gelebilirdi. Fakat zamanla ve yavaş yavaş yeni teknolojilerin çocukların en çok sevdiği ürünler haline geldiği gerçeği de ortaya çıkmaya başladı.
Günümüz çocukları artık yeni teknolojilere iyice alışmış bulunuyor ve boş zamanlarını bu teknolojilerle dolduruyor. Çocuklar bazen saatlerce bilgisayarın başında dijital oyunlarla oynuyor veya internet ortamında dolaşıyor. Gençler de sosyal paylaşım sitelerine bir eğlence aracı olarak bakıyor ve sanal ortamda iletişimlerini geliştirmeye çalışıyor.
Gerçi insanın yeni teknolojileri kullanarak bilgisinin arttırması, eğitim alması ve coğrafi sınırlardan bağımsız bir şekilde başka kültürler ve medeniyetlerle tanışması yararlı bir durumdur. Fakat bu meziyetlerin yanında sanal dünya doğru bir şekilde tanınmadığı takdirde çok tehlikeli bir dünyaya ve türlü tehditleri barındıran bir mekâna dönüşebilir.
Gerçekte günümüz dünyasında internet gayet sessiz bir şekilde evlere ve insanların özel yaşamına girmeyi başarmış ve kullanıcılarının inanç ve değerlerini inkar edilemeyecek şekilde ve düzeyde etkilemiştir.

Sosyal paylaşım siteleri kendilerine özgü cazibeleri sayesinde kullanıcılarını saatlerce bilgisayarın başında tutabiliyor. Bu sitelerin en önemli özellikleri dinamik oluşları, internet ortamındaki arkadaşların arasında karşılıklı teamül ve iletişim imkânı sunmasıdır.
Öte yandan bu ortamda başka insanlarla irtibata geçmek için zaman ve mekân sınırının bulunmaması ve daima bağlantı çocukların ve gençlerin büyük bir zamanını işgal etmelerine neden oluyor. Bu sürekli bağlantı bazen insanları sanal ortam bağımlısı yapıyor, çocuklar ve gençlerde uykusuzluk, aşırı yorgunluk, obezite ve eğitimde gerileme gibi durumlara yol açıyor.

Gençlik çağına girerken insanın kimlik kazanması ve kişiliğinin şekillenmesi, bu kesimin en önemli uğraşlarından biridir. Genç bu dönemde öğrendikleri şeyler ve başarılı insanların deneyimlerinden yararlanarak toplumda sosyal rolünü ifa etmeye hazırlanır. Bunun için genç ilişkilerini aile üyelerinin dışında bir alanda genişletmeye, güçlü ve deneyimli olan başka insanlarla ve yaşıtlarıyla irtibata geçmeye yönelir.
Eğer geçmişte gençlerin kimliğinin şekillenmesinde ailevi değerler, inançlar ve eğitim ortamı ve arkadaş grubu etkili oluyorsa, günümüz gençleri sanal dünyada geniş değerler ve türlü inançlarla karşı karşıyadır. Bu dönemde genç istediği sosyal rolü seçmekte ızdırap ve kaygıya kapılır. Bu yüzden genç bu kaygı ile mücadele etmek için içinde kendini daha çok güvende hissettiği ortamlara girmeye çalışır. Gençler bu ortamlarda görüşlerini en az bedeli ödeyerek başkalarının yargısına sunabilir ve onların görüş ve eleştirilerini alır. Genç böylece yeni kimliğini geliştirerek toplumda üstlenmek istediği rolü ifa etmeye başlayabilir.

Ancak bu süreçte asıl sorun, sanal ortamın, toplumda gerçek iletişim ve irtibatlarda ihtiyaç duyduğu uygun kimliği gençlere verebilmekten aciz olmasıdır. Çünkü en başta bu ortamda sahte kimlikle bulunma imkânı söz konusudur, fakat bazen bu kimliği gerçek dünyada açıklamak mümkün olmayabilir.
Sosyal paylaşım sitelerinde gençlere sunulan örnekler genellikle Batı yaşam tarzını dayatmaya çalışan süper starlardır. Sanal ortamda özel değerler ve kültürlerin propagandası yapılır, fakat bu değerler ve kültürler bazen muhatabın yaşadığı aile ortamı veya toplumun değerleriyle tamamen çelişmektedir. Bu arada genç kendi ailesi ve toplumunun inanç ve değerleri ile sanal dünyada karşısında duran inanç ve değerler arasında bir seçim yapması gerekir ve bu yüzden şaşkınlık yaşar ve gelecekteki yaşamının değerlerini seçmekte derin ızdırap çeker. Genç kullanıcı gerçek ve sanal dünyalardaki farklılıklarla karşılaşınca bazen duygularını kontrol edemez ve bunu hüsrana uğramak, agresifleşmek veya duyarsızlık gibi durumlarla ortaya koyar.

Çocuklar ve gençler internet ve sosyal paylaşım sitelerinin hayranıdır ve bu yüzden zamanlarının en büyük bölümlerini internete ve sosyal paylaşım sitelerine ayırır. Oysa eğer bu zaman yaratıcı işlere ayrılırsa, hem yeteneklerinin ortaya çıkmasına yardımcı olur ve hem topluma katılmak ve uygun bir meslek bulmalarına katkı sağlar.
Öte yandan insanların ahlaki gelişmesi ve psikolojik sağlığı da kalıcı ve sağlıklı ilişkilere bağladır. Nitekim eğer internetteki farklı ve bazen sağlıksız düşünce ve inançlara sahip olan sanal arkadaşlarla irtibat kurmak için sarf edilen çaba aile ve akrabalarla irtibat kurmaya harcanacak olursa, gençlerin ahlaki gelişmesi ve kişiliğinin güçlenmesinde etkili rol ifa edebilir. Bu tür iletişimler aynı zamanda ailevi bağları ve aile fertleri arasındaki ilişkileri güçlendirir.
Gerçekte aile üyeleri gencin en çok güvendiği kişiler ve kendisine en yakın insanlardır. Aile fertleri genci herkesten daha çok düşünür ve onun başarısıyla onur duyar. Ama maalesef günümüzde bir çok genç sanal dünyanın cazibelerine kapılarak ailede inzivaya çekiliyor ve başkalarıyla gerçek irtibat kurma yeteneğini kaybediyor. Bu tür gençler bu yüzden sanal dünya bataklığına her geçen gün biraz daha batıyor. Bu gençler neyin onları üzdüğünü veya depresyona sürüklediğini ve insanlarla gerçek ve duygusal ilişki kurmaktan uzaklaştırdığını düşünmeksizin fotoğraflarını ve faaliyetlerini internetteki sanal arkadaşlarıyla paylaşarak onları kazanmaya çalışıyor, oysa bu dostlarının birçoğunun sevgi ve teşviklerinin yürekten olmadığını da biliyor.

Ve son nokta olarak şunu de belirmek gerekir ki, internette ve sosyal paylaşım siteleri veya Chatroom'larda arkadaş aramak veya ahlaki olmayan dini değerlere aykırı siteleri dolaşmak, çocukları ve gençleri cinsel, fikri, ahlaki ve dini açılardan ciddi derecede olumsuz etkiler. Genç kızlar ve erkekler sosyal paylaşım sitelerinde ailenin gözünden uzak bir şekilde birbiriyle tanışarak ilişki kurabilir. Oysa bu tür ilişkiler gerçek dünyada ebeveyn korkusu veya onur ve haysiyet meselesi yüzünden şekillenmesi oldukça zordur.
Bu arada bazı kötü insanlar da sahte profiller kurarak gençlerin samimi ve heyecan dolu âlemine girer, çocukları ve gençleri suiistifade etmeye başlar, öyle ki bu tür çirkinliklerin haberini duymak bile rahatsız edicidir.
Bilindiği üzere internet ortamında uygunsuz fotoğraflar ve yazıları üzerinde hiç bir denetim olmaksızın yayınlanabilir. Bu tür fotoğraflar ve yazılar çocukları ve gençleri derinden etkiler ve erken buluğ gibi sorunları beraberinde getirir. Öte yandan ahlaki olmayan fotoğrafların sürekli izlenmesi zamanla çocuklarda ve gençlerde utanma duygusunu yok eder. Bu durum ve sanal ortamda denetimsiz ilişkiler yavaş yavaş kullanıcının ilişki kurma tarzını da olumsuz etkiler ve karşıt cinsle toplumun örf ve adetlerinin dışında ilişki kurma meselesini normalmiş gibi gösterir.015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile