Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Çarşamba, 07 Ocak 2015 19:20

Yeni iletişim teknolojilerinin yaşam tarzı üzerindeki etkileri - 25

Yeni iletişim teknolojilerinin yaşam tarzı üzerindeki etkileri - 25

Geçen bölümde sosyal paylaşım sitelerinin çeşitli meziyetlerinden söz ettik. Sosyal paylaşım siteleri ortaya çıktıktan kısa bir süre sonra kullanıcıların arasında büyük sempati kazanmaya başladı ve her biri özel hizmetler sunarak benzer sitelerle rekabet etti.
Fakat sosyal paylaşım siteleri onca meziyetin yanında bir çok tehdidi de beraberinde getiriyor. Sosyal bilimler alanının uzmanları sosyal paylaşım sitelerinin bireysel ve toplumsal düzeyde zararlarından söz ediyor. Bu yüzden bu günkü sohbetimizde bu sitelerin bazı zararlarını irdelemek istiyoruz.

Sosyal paylaşım siteleri sahip oldukları has özellikleriyle kullanıcıları bakımından çok cazip görünüyor. Söz konusu sitelere üye olmak için bu sitelere sürekli başvurmak, irtibatı kesmemek, yazı ve fotoğraf paylaşmak ve başka kullanıcıların yazıları hakkında görüş beyan etmek gerekiyor. Öte yandan sosyal paylaşım sitelerine sürekli başvurmak, kullanıcıda zamanla ciddi alışkanlık yapıyor. Bu sitelere bağımlı olan kullanıcı bu ortamdan bir süre uzak kalmak zorunda kaldığında ciddi sıkıntı ve sabırsızlık yaşıyor, çünkü sanal ortamdan ve bu ortamdaki sanal arkadaşlarından uzun süre uzak kalamıyor. Bu yüzden kullanıcı zamanla inzivaya çekiliyor ve eşi dostu veya akrabaları ile ilişkilerini geliştirmek yerine evde kalmayı ve sanal dünyada seyretmeye tercih ediyor. Sosyal paylaşım sitelerine bağımlı olan insanlar sanal ortama büyük zaman ayırıyor ve bu da gerçek yaşamlarında bir çok zaruri işi yapamamasına, mesleki ve sosyal yaşamı ve ilişkileri her bireysel ve hem sosyal bazda olumsuz etkilenmesine sebebiyet veriyor.
İnsanların sosyal paylaşım sitelerinde duygusal ilişkileri ise genellikle yazılar ve fotoğraflar üzerinde gerçekleşiyor. Bu mesele zamanla kullanıcının gerçek karşılaşmalarda duygularını gösterme yeteneğini olumsuz etkiliyor. Gerçekte bu durum uzun vadede bireyin sosyal ilişkilerini ve iletişim yeteneklerini etkiliyor ve gerçek dünyada ciddi sorunlarla karşı karşıya getiriyor.
Gerçekte sosyal paylaşım siteleri zamanla insanlarda inzivaya çekilme alışkanlığını geliştiriyor. Başka insanlarla doğrudan ve yüzyüze irtibat kurmamak yavaş yavaş bireyin depresyon ve ızdırap gibi bir takım ruhi rahatsızlıklarına yol açıyor. Yine hareketsizlik ve uzun süre bilgisayar karşısında oturmak da obezite ve başka türlü cismi hastalıklara neden oluyor.
Öte yandan araştırmalar, sosyal paylaşım sitelerine üye insanların genellikle yaşamlarında karşılaştıkları güzel anları paylaşmaya eğilimli olduğunu ve sorunlarını pek gündeme getirmek istemediğini gösteriyor. Bu durum, yaşamında bir takım sıkıntıları olan başkalarının kendilerini yine başka kullanıcılarla karşılaştırmalarına ve böylece kendi yaşam şartlarına kötümser olmalarına ve yaşam umudunu yitirmelerine yol açtığı belirtiliyor.

İnternet ve sanal âlem, insanların dünyanın dört bir yanında yaşamalarına karşın birbiriyle rahatlıkla irtibat kurmalarına yardımcı oluyor. İnsan sosyal bir mahlûktur, başka insanlar ve başka kültürlerle tanışmak ve irtibatını geliştirmekten hoşlanır. Fakat sanal irtibat kurmanın bazı tehlikeleri söz konusudur. Bu tehlikelerden biri bazı art niyetli insanların sahte kimliklerle bu ortama girmeleridir. Gerçekte insanlar sanal ortamda sahte kimlik kullanabilir ve hatta sahte fotoğraf ve yanlış cinsiyet tanıtımıyla gerçek kimliğini gizleyebilir. Bu durum özellikle küçük yaştaki kullanıcıları tehdit etmektedir. Nitekim bazen bu durum çok büyük talihsizliklere neden olmakta ve çocukların kaçırılması, cinsel tacize uğraması ve hatta ölümüne sebep olmaktadır.
İnsanların özel yaşam alanının korunması, en önemli insani haklardan biridir ve tüm insan hakları belgeleri bu hakka vurgu yapar. Sosyal paylaşım sitelerinde ise insanlar kişisel bilgilerini yine kişisel profillerine yerleştirir ve özel fotoğraflarını, eğlencelerini, seyahatlerini ve benzeri kişisel bilgilerini paylaşır. Gerçi bu tür bilgiler ve fotoğrafları izlemek eş dost ve akrabalar ve özellikle uzakta olan yakınlarımız için hoş olabilir, fakat gerçek şu ki yabancı kimselerin de bu bilgilere ulaşma imkânı vardır. Bazı art niyetli insanlar sahta profiller düzmek suretiyle bu bilgilere ve fotoğraflara ulaşabilir ve sanal ortamda yayınlayarak sorunlara neden olabilir.
Öte yandan kullanıcılar farkında olmadan kendilerine ait bir çok bilgiyi kolaylıkla casusluk örgütlerine sunmaktadır ki bu da daha sonraları kullanıcının yaşadığı ülkenin güvenliğine karşı kullanılabilir.
Sosyal paylaşım sitelerinde kullanıcıların bilgilerini satmak doğal bir durumdur. Amerikalı eski ajan Edvard Snowden'in anlattığına göre Amerika yönetimi kullanıcıların her türlü bilgisine ulaşmakta ki bu da sanal ortamda insanların özel yaşam kavramını yok etmektedir.

Sosyal paylaşım sitelerinin bir başka özelliği, bilgi ve haberlerin bu ortamda hızla yayılmasıdır. Burada önemli olan mesele, yanlış bilgi ve haberlerin yayılma ihtimalidir. Yanlış bilgi ve spekülasyonlar sosyal paylaşım sitelerinin üyeleri arasında hızla yayılır ve bu da bazen insanları ciddi sıkıntılarla karşı karşıya getirir. Örneğin bir depremle ilgili spekülasyon bir kentin sakinleri arasında büyük panik ve dehşete yol açabilir. Ya da herhangi bir iktisadi durumla ilgili yayılan bir dedikodu, toplumun ve vatandaşların psikolojik sağlığını çökertebilir.
Sosyal paylaşım siteleri sahip oldukları eşsiz özellikleri yüzünden reklam için de en uygun ortamlardan biri sayılır. Bu yüzden işadamları ürünlerini bu ortamda tanıtmak ister. Fakat bazen yapılan reklamlarda hedef toplumun gelenek, görenekleri ve kültürüyle bağdaşmayan durumlar söz konusu olabilir. Bu tür reklamlarda genellikle Batılı toplumların değerleri ve kültürleri hedef ülkelerin insanlarına dayatılır, doğru düşünme ve doğru seçim yapma hakkını çiğner. Batılı devletler sosyal paylaşım siteleri üzerinden başka ülkelerin insanlarını Batılı yaşam tarzına ve Batı'nın değerlerini benimsemeye teşvik etmeye çalışır.
Reklamların bir başka olumsuz tesiri ise, sapkın düşüncelerin ve tarikatların propagandasını yapması ve insanları hurafelere inanmaya davet etmesidir. Sapkın ve tevhidi olmayan tarikatlar toplumda gelişme zemini bulamadığı için sosyal paylaşım sitelerinde kendilerinin propagandasını yapar ve sapkın düşünceleriyle özellikle genç kitleyi hedef olarak seçer. Sapkın tarikatlar ayrıca tevhidi inançlara darbe indirmek için mesnetsiz bir takım şüpheleri de ileri sürer ve insanların dini inançlarını sorgulamak ve soru işaretleri oluşturmak suretiyle insanları maneviyattan ve tevhidden uzaklaştırmaya çalışıyor.

Sosyal paylaşım siteleri ülkelerin siyaset ve diplomasi arenalarında da etkili rol ifa eder. Politikacıların bu sitelere üye olması ve siyasi mesajlarını paylaşması bir yandan ülkelerin ilişkilerini olumlu yönde etkilerken, bazen de ecnebilerin başka ülkelerin içişlerine karışmalarına, kargaşa ve kaosa sebebiyet vermelerine imkan sağlıyor. Nitekim bir ülkede yaşaman bir inkılap veya iç isyan sırasında ecnebi devletlerin politikacıları sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile o ülkenin insanlarını yönetime karşı mücadele ve isyana teşvik edebiliyor.
Günümüzde sosyal paylaşım sitelerinin teröristler ve radikal örgütler tarafından da geniş çapta kullanılması dikkat çekiyor. Örneğin tekfirci IŞİD terör örgütü sosyal paylaşım sitelerini kullanarak örgüte üye topluyor ve yine işlediği insanlık dışı cinayetlerinin görüntülerine paylaşarak dünya genelinde panik ve dehşet yaratmaya çalışıyor.015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile