Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Salı, 06 May 2014 06:55

Yeni sinema dünyasında eski senaryo

Yeni sinema dünyasında eski senaryo

Hollywood, oluştuğu ilk günden itibaren her zaman Amerika genel diplomasisinin en etkin araçlarından biri olmuştur. Genel diplomasi ise hedef ülke kamuoyuna nüfuz ederek kendi çıkarlarını sağlamlaştırmak için onlarla bağlantı kurmak anlamındadır. Örneğin Hollywood, sinema sanatında bazı tahminlerde bulunarak veya başka bir ifade ile daha önceden hazırlanan tasarımlarla dünya kamuoyunu etkileyerek, Amerika'nın pratik adımlar atması için ortam hazırlamıştır. Tabi ki Amerika sinema sanatı da başta özgürlük olmak gibi bazı özel değerlerden bazı örnekler sunmakla Amerikan yaşam tarzı ve kültürünü yaymakta önemli rol ifa etmiştir. Öyle ki bir çok ülkede genç kuşağa, Amerika'nın fırsatlar ülkesi olduğu empoze ediliyor ve bu da Hollywood filmlerince izlenen hedeflerden biridir. Bu bağlamda Hollywood filmlerinin genel yapısı ele alındığında, onların ortak eksenleri ve temaları açığa çıkıyor. Amerika'nın üstünlüğü, vatanseverlik, ihanet ve casusluğun kötülenmesi ve her şeyden daha önemlisi ise Amerika askeri güçlerinin her zaman kurtarıcı oluşları, ve hatta animasyonlar ve kurgu filmlerdeki sahte şahsiyetler, şahit olunan temalardır. Söz konusu filmlerde Amerika'nın her zaman savunulmaya ihtiyaç duyan ülke olması, şiddetin meşru olduğu ve Amerikalıların milli güvenliğinin temin edilmesi için dünyanın neresinde olursa olsun teröristlerin öldürülmesinin caiz olduğu düşüncesi gündemde. Bu konu, pentagon'un söz konusu filmler ve taşıdıkları mesaja tamamen inandığı, ayrıca muhatabın zihninde kalıcı eserlerin yaratılması için yüklü paraların tahsis edilmesini savunduğu kadar ciddi sayılır. Zira Amerika hedeflerinin gerçekleşmesi ve ilerletilmesi için ortam ve kamuoyunun hazırlanması, Washington yetkilileri için büyük önem taşıyor. Bu bağlamda 11 eylül olayları öncesi "Hackers" ve "Terminator 2- kıyamet günü (Judgment Day)" gibi filmlerle insanların bilinç altı bu olaylara hazırlanması için ortam hazırlandı. Yaz aylarında ve sinemada yeni sezonun açılması ile birlikte Hollywood'un büyük firmaları, daha fazla seyirciyi sinema salonlarına çekmeyi umut ediyorlar. Böylece daha fazla satış yaparken, aynı zamanda kendi propagandalarını yaparak dünya kamuoyunu etkilemeye çalışıyorlar. Mayıs'tan Ağustos ayları arası, Hollywood stüdyoları için en kârlı aylar sayılıyor, zira okullar ve üniversiteler kapanınca sinemada film izlemek için aileler sinemada film izlemek için daha fazla zamanları oluyor. Filmler bu aylarda neredeyse %40'lık satışını gerçekleştiriyor, tabi ki son aylarda da bu oran bir çok iniş ve çıkış yaşarak sinema sektörünü endişelendirmiştir. Tabi ki bu endişe, firmaları çare bulmaya sevk ediyor. Böylece bu mevsimde ekran edilecek filmlerin onların hem ekonomik çıkarlarını temin ederken propaganda amaçlarını da temin etmeli. Fakat bu yıl yeni senaryolar ve yöntemlere daha az rastlandığı, yine eski örneklerin filmlerde dikkate alındığı söylenebilir: bazı süper kahramanların bulunduğu birkaç film, eski başarılı filmlerin devamı, ve de eski hikayelere dayanan animasyon filmleri "İnanılmaz Örümcek Adam" (The Amazing Spider-Man) büyük satışlar yapması beklenen filmlerden biridir. Bir zamanlar fotoromanların kahramanı olan örümcek adam, kötü bir karakterle mücadele ederken, mazisinden bazı ipuçlarına rastlamakta. Örümcek Adam filmleri 2002-2007 yılları arasında Sam Raimi yönetmenliğinde ve Tobey Maguire oyunculuğu ile satış rekorları kırdı. Ardından 2012 yılında "inanılmaz örümcek adam" başka yönetmen tarafından başka oyuncularla çekildi bu yıl aynı kişiler sinemaya dönerek eski başarılarını tekrarlamaya çalışıyorlar. Uzmanlar ve eleştirmenler, son yıllarda çekilen filmleri incelemenin ardından, sinema sanatının değişmesine rağmen, kahramanların eski düşünce çizgilerini koruyarak hatta bazen daha da yoğun bir şekilde sürdürdüklerini savunuyorlar. New York Times sinema eleştirmeni A.O. Scott bu bağlamda şöyle diyor: "Filmler, cesaret kavramlarına hayran kalmak yerine, Amerika yaşam tarzın boyutlarını korumaya çalışıyorlar. 1940-1950'li yılların süper kahramanları ve 1960-1970'li yılların isyancıları ise 21. yüzyılda kinci tepkilerini sergiliyorlar. Sanki bu kişiler yeni doğmuş ve dünyaya sulta kurmak için savaşıyorlar. Onların ortaya çıkması bir yere kadar Hollywood'un oluşması gibidir, bir Amerikan hikayesi… ilk süper kahramanların yaratıcıları, yabancı göçmenlerdi- Avrupa'dan Amerika'ya göç eden Yahudi göçmenler veya evlatları- onların yarattıkları ise resmi kültürde yer etti. Fakat giderek isyancı ve hatta tehlikeli yönlerini gösterdiler. Şimdi de aynı modeller kullanılmakta." Mayıs'ta ekran olacak filmlerden bir diğer ise Godzilla'dır. Filmde radyoaktivite bir heyula insanlara tehdit oluştururken, insanlığı yok olma kıyısına kadar götürür. İlk Godzilla filmi 1937 yılında Japonya’da çekildi. Daha sonra 90lı yıllarda Hollywood onu hatırlayarak aynı karakterle 3 film çekti. Böylece Godzilla, sinema sektörünün eski fakat sabit modellerinden biridir. Tahminler, yeni çekilen filmde yeni bir konunun olmayacağı, sadece görsel efektlerin daha dikkatli ve dataylı olarak işlendiği, özel efektlerin ise daha gerçekçi olacağı yönünde. Sözkonusu film kategorilerinde dünya sonundaki savaş "armageddon" yaşanıyor. Şer cephesini mantıksız, hunhar, vahşi ve kontrol dışı bir heyula dünya güvenliğini tehdit ederken bir an önce yok edilmesi gerekiyor. Sinemada işlenen bu konular ve Amerikalı ve Siyonist rejim yetkililerin bazı sözleri arasındaki benzerlik, hiç şüphesiz bir rastlantı değildir, aralarındaki sıkı bağların göstergesidir. 2014 yılını, sinemaya süper kahramanların geri dönüş yılı olarak adlandırabiliriz. "X-Men: Geçmiş Günler Gelecek (X-Men: Days of Future Past)" filmi ise dünyanın karanlıkta olduğu, mutasyona uğramış yaratıkların dünya ve insanları tehdit ettiği işleniyor. Yakında ekran olacak "Yarının Sınırında (Edge of Tomorrow)" filmi ise dünyaya saldırı konusu ve bir Amerikalı kahraman tarafından kurtuluşu gibi tekrar edilen bir konu beyaz perdeye taşınıyor. Tüm bu eserlerin yanı sıra "Transformers: Kayıp Çağ (Transformers: Age of Extinction)" filmi de aynı konuyu işleyerek aynı konuyu izlemekte. Böylece Hollywood sinema seyircilerini kendince karanlık, savaş ve isyanların yaşandığı bir dünyadan korkutarak gelecekten endişe duymasını sağlamaya çalışıyor. Bu karanlık gelecekte bir umut noktası varsa onun da Amerikalı bir kahramanın tüm dünyayı kurtarmasının beklendiği ve bu görevi başarmasıdır. Fakat Hollywood yöneticileri, bilim kurgu filmlerin artık çekiciliğini kaybettiği, eski formüllerin ise dönemlerini bitirdikleri ve tekrarlanmasının faydasız olduğu gerçeğini unutmuşa benziyorlar.009 -015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile