Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cumartesi, 02 Kasım 2013 20:36

İran'da Farsça basım (matbaa) tarihçesi

İran'da Farsça basım (matbaa) tarihçesi

Günümüzde dünyada Gutenberg'den basım zanaatının mucidi şeklinde söz ediliyor. Aslında Gutenberg'in yaptığı iş, yerleri kolaylıkla değiştirilebilen harfleri ve basım makinesini icat etmekti. Bu icat insanlara çeşitli metinleri hızla ve dakik bir şekilde basma imkanı sağladı. Oysa gerçekte basım zanaatı Gutenberg'den 400 yıl önce Çinli tacir Bi Şing tarafından kullanıldı ve 200 yıl önce de Kore'de kullanılmaya başlandı. Basım zanaatı araştırmacılarından Macid Golami de şöyle diyor: Basım makinesinin mucidi Gutenberg değildi ve basım işi ilkin Asya kıtasında başladı. Gutenberg ise bu zanaatı Avrupa kıtasında yaygınlaştırdı ve basım işinde bir devrim yarattı. İran'da basım tarihçesi milattan beş asır öncesine, yani Hahameneşiler dönemine ve kralların fermanlarını onaylamak üzere kullandıkları mühürlerine dayanır. Basım sözcüğünün Farsça karşılığı da 13. yüzyılda ve Moğol Gihatuhan'ın saltanatının dönemine denk geldiği belirtiliyor. Gihatuhan İranlı veziri Sadreddin Zencani'nin tavsiyesi üzerine kağıt para bastı. Söz konusu kağıt paraları basan makine ise oldukç sade ve pres tekniğine dayanıyordu. Bazıları da basım sözcüğünün Farsça karşılığı Hintçeden Fars diline girdiğini belirtiyor. Şimdi biraz daha zamanda ilerliyor ve Safeviler dönemine geliyoruz. Bu dönemde İran'ın kültür, sanat ve medeniyet beşiği İsfahan kentiydi. Kentte Safevi kralı birinci Abbas ve Safevilerin diğer hükümdarları tarafından oluşturulan serbest ve teşvik edici ortam, İsfahan'da yaşayan Ermenileri basımevi açmalarına ve yazılı eserleri çoğaltmaya teşvik ediyordu. Bir çok seyyahın da işaret ettiği üzere Safeviler döneminde İranlılar basma tekniğini biliyordu ve bu tekniğin İran'a gelmesini kolaylaştırdı. Şarden adlı seyyah yazdığı seyahatnamesinde İran sarayı kendisine defalarca basma makinesi İran'a getirmesini ve İsfahan'da basımevi açmasını önerdiğini belirtiyor. İranlı araştırmacı Lütfullah Hünerfer de İsfahan'da Ermenilerin mezar taşını incelerken, bu kesim arasında 50 meslek tespit ettiğini, basım zanaatı da bu mesleklerden biri olduğunu belirtiyor. İran'da basılan ilk kitabın adı Sağmus'tur, fakat Farsça basılan ilk kitap Cemadiye veya İsa Mesih'in yaşamı adlı kitaptır. Sağmus Ermeni alfabesi ve bu dilde yazılan bir kitaptı. Kitap kameri 11. yüzyılına aittir ve İsfahan'ın Colfa yöresinde Vanek kilisesinde bulunmuştur. İsa Mesih'in yaşamı adlı kitap ise 11. yüzyılda Hindistan padişahı Ekber'in sarayında Mevlana Kasım Lahuri tarafından Latinceden Farsça 'ya çevrildi. 17. yüzyılda Hollanda'nın Liden kentinde basılan kitap yaklaşık bin sayfadan oluşuyor ve Farsça ve Latince olmak üzere kitabın sırasıyla sağ ve sol sayfalarında paralel bir şekilde iki dilde basılmış bulunuyor. Kitabın ilk 600 sayfasında İsa Mesih'in yaşamı anlatılırken, ikinci bölümde 200 sayfada Petrus adında bir kıddisin yaşamı anlatılıyor. Kitabın geriye kalan üçüncü bölümünde ise Latince Fars dili grameri anlatılıyor. Bu bölümde Fars dilinin unsurları adı ile anılıyor ve dünyada yazılan ilk Fars dili grameri kitabı sayılıyor. Bu bölümün yazılışın esas nedeni ise o dönemde Hindistan'da yaygın olan Fars dili ve edebiyatını sömürücülerin öğrenmek istemeleridir. İsa Mesih'in yaşamı adlı bu kitap hali hazırda İran milli kütüphanesinde saklanıyor. Gacar hanedanının veliahdi Abbas Mirza hükümetinin merkezini Tebriz'e götürdüğü ve Osmanlı imparatorluğu ile komşu olduğu için Osmanlı'da yaygın olan bazı zanaatlara merak sarmıştı. Abbas Mirza bu çerçevede bir basımevi açmak ve gazete, kitap ve dergi yayınlamak istiyordu. Abbas Mirza'nın bu merakı, İran'da ilk Farsça basım işini yapan ilk basımvenin temelinin atılmasına vesile oldu. Bu basımevinde basılan ilk kitap ise İran ve Rusya savaşları ile ilgili bir öykü kitabıydı. İran'da ilk resim basma çalışması da Gacarlar dönemine denk gelir ve yine resimli basılan ilk kitap da 19. yüzyılda basılan Leyla ile Mecnun adlı kitaptır. Kitaban ilk dört sayfasında dört resim yer alıyor. Resimler o dönemde kullanılan tekniklerle boyanmış bulunuyor. Daha sonra Fuzuli Bağdadi'nin şiir divanı 20 resimle basıldı. Daha sonraları Abbas Mirza'nın talimatı üzerine Tebriz'de yeni basma makineleri getirilerek bu zanaat geliştirildi. Tebriz'de açılan yeni basımevinde ise ilk olarak Kur'an-ı Kerim nüshaları basıldı. İran'da ilk basılan kitaplara bakıldığında, dönem yönetiminin basma zanaatından kısıtlı amaçlar için yararlandığı anlaşılıyor. Bu teknik daha çok tarihi, dini ve edebi kitaplar veya sağlıkla ilgili ilkelerin yaygınlaşması ve sosyal yaşam ve kültürle ilgili konuları içeren metinleri basmak için kullanılıyordu. Tahran'da ise 1906 yılında ilk basımevi faaliyete başladı. İran'da basım zanaatı Gacar Nasıreddin Şah ve sadrıazamı Emir Kebir döneminde önemli değişime uğradı. Gazetelerin basılması ve gazetecilik mesleğinin yaygınlaşması basımın kaderini basınla bütünleştirdi, öyle ki bu tarihten sonra basım tarihi ile basın tarihini bir birinden ayırmak pratikte mümkün değildir. Bundan başka İran'da Darulfunun medresesinin kurulması da basımın gelişmesini etkiledi. Ders kitaplarına olan ihtiyaç, söz konusu medresede özel bir basımevi kurulmasına sebep oldu. Tahran'da basım zanaatının öncülerinden biri de Musavver Rahmani olarak ün yapan Mirza İbrahim Han'dır. İbrahim Han, İran'a kurşun basma makinesini getirdi ve Tahran'da Hurşid basımevini açtı ve günümüzde İran'da basım tarihinin değerli mirası olan nefis kitapları bastı. İran'da basım zanaatını geliştiren bir başka etken, halkı siyasi ve sosyal konuları okumaya teşvik eden meşrutiyet hareketiydi. Tahran üniversitesinin kurulması ve Pehlevi rejimi döneminde yeni eğitim kurumlarının faaliyeti geçmesi de, İran'da basıma olan ihtiyacı geniş boyutlara kavuşturdu. Bundan sonra kamu ve özel sektörlerde basımevleri bir biri ardı sıra açılmaya başladı ve halkın bu bağlamda ihtiyacını karşıladı. Öte yandan basım zanaatı İran'da dünyadaki gelişmelere paralel olarak gelişmeye başladı. Ancak İran'da 70'li yıllara denk gelen İslam inkılabının devam ettiği yıllar, İran'ın basım zanaatı için sorunlu yıllar olmuştu, çünkü ülkenin artan milli geliri ve bilimsel projelerin gelişmesi, basım teknolojisinin de gelişmesini gerektiriyordu, ancak Pehlevi rejimini basımevlerine yönelik sıkı denetim ve sansürü, bu sektörde çalışanları zor durumda bırakıyordu. İslam inkılabı sürecinde ise basımevleri Pehlevi rejimine karşı mücadelenin en hassas odaklarından biriydi ve bu rejime karşı bildirilerin basılmasında önemli rol ifa ettiler. İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra bir kaç etken İran'da basım zanaatının gelişmesine sebep oldu. bu etkenler nüfus artışı, kitap ve dergi başlıklarının çoğalması, basım zanaatında eğitimin yaygınlaşması, bu teknoloji ile ilgili uzmanlık dergilerinin yayınlanması, basma teknolojilerinin gelişmesi ve özellikle bilgisayarın da bu zanaata katılması bu etkenlerin başında yer alıyordu. Günümüzde İran'da basım zanaatı ile ilgili üç önemli dergi yayınlanıyor ve İran takviminde bir gün basım zanaatı günü olarak adlandırılmış bulunuyor.015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile