Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Salı, 10 Şubat 2015 20:20

IŞİD'in Hollywood Oyuncuları

IŞİD'in Hollywood Oyuncuları

'Her bir cinayet ve buhranda, batının adı söz konusudur'. Bu cümle batının, Ortadoğu'da meydana gelen buhranlardaki rolünün anlatılması için en kısa sözdür. Batı, bir cinayeti yürütendir veya cinayetin planlayıcısı ve destekleyicisi ve bazen de her üç rolü oynayandır. IŞİD, bir terör örgütünü simgelemek için iyi bir örnektir ve bu örgüt, batılı ülkeler özellikle Amerika gibi ülkelerin yoğun yardım ve destekleriyle gelişip yayıldı ve güç kazandı. Bu gerçeği bir Amerikalı yetkilinin dilinden öğrenebiliriz.

Genelde hukuki açıdan bakıldığında, herhangi bir iddianın ispatlanması için bir takım tanıklar ve belgelere gerek duyulduğu anlaşılıyor. Siyaset dünyasında en önemli belge ve kanıt tabi ki, birinci eldeki belge sayılan herhangi bir ülke yetkilisinin konuşmaları ve itiraflarıdır. Tabi bu konuda birinci el ve büyük önem taşıyan bir belge mevcuttur. Amerika'nın eski dışişleri bakanı "zor seçimler" başlığıyla yazdığı kitabında, herkes için sürpriz sayılan konuşmalar yaptı ve IŞİD'in Ortadoğu'nun bölünmesi hedefiyle bizzat Amerika tarafından ortaya çıkarılan bir örgüt olduğunu itiraf etti. Amerika'nın eski dışişleri bakanı Hillary Clinton bu konuda şunları kaydetti: 'biz 5 Temmuz 2013 de Avrupalı dostlarımızla gerçekleştirdiğimiz bir toplantıda, IŞİD İslam devletinin resmiyette tanınmasına karar verdik. Ben Amerika'nın üstlendiği rolünü ve bazı dostlarımızla IŞİD İslam devletinin resmiyette tanınması ve bu örgütün kurulmasını anlatmak için 112 ülkeye gittim'.

Amerika'nın eski dışişleri bakanı Hillary Clinton konuşmasının devamında, onların programlarının değişikliğe uğradığını belirtti. Amerika'nın eski dışişleri bakanı Hillary Clinton'un bu itirafı aslında, Amerika'nın IŞİD terör örgütünü desteklediğine kuşku yeri bırakmamaktadır. IŞİD terör örgütünün batılı ülkelerin silahları ve Arap devletlerinin dolarlarıyla Suriyeli günahsız halkına saldırdıkları ve bu ülkedeki birçok kenti işgal ettikleri bir sırada, Suriye sınırındaki bölgeler Arap petrolcüler Amerika cowboylarının yanı başında teröristlerin ilerleyişlerinden dolayı sarhoş bir şekilde kızıl renkli kadehleri yukarı kaldırıyorlardı ve kum saatini Suriye düzeninin düşmesi için kendi tahtları yanına koyuyorlardı ve aynı zümre Suriye düzeninin zaferini ve teröristlerin yenilgilerini asla düşünemiyorlardı. Suriye halkı teröristlerin ilerleyişlerinin önünü kesmelerinin yanı sıra, Suriye'deki kentleri teröristlerin işgalinden kurtarmayı başardılar ve teröristlere ağır yenilgiyi tattırdılar.

Geçen hafta sosyal paylaşım sitelerinde IŞİD ile ilgili yeni bir film yayınlandı. Bu filmde bir hafta önce IŞİD terör örgütü tarafından tutuklanan Ürdünlü pilot Moaz Elkesasebe, bu filmin birinci rolde oynamıştı. Barbar toplumundan Profesyonel bir film. İlginçtir ki yakıcı kum ve susuz dağların göbeğinde ileri teknolojiye sahip kameralar ve tecrübeli film yazarları bulunuyorlardı, öyle bir film ki, sanat ve medyatik teknikleri bakımından güçlü bir gösterime tanık olduk. Ürdünlü pilotun yakıldığı filmde, profesyonel senarist ve görüntü alma ve özel efektler gözler önüne serilmektedir. IŞİD terör örgütü unsurlarının 22 dakikalık filmdeki konumları, onların daha yüksek ve güçlü mevkide bulunduklarını gözler önüne sermektedir. Bu filmdeki hemen hemen bütün bölümlerinin görüntüleri, büyük bir maharetle çekilmiştir ve bu filmde hiçbir şey anlamsız değildir. Kameraların görüntülenmiş konulara yönelik bulunması, kameranın açısı, bir görüntüden başka bir görüntüye geçilmesi vs, korku düzeyinin yükselmesi hedefiyle yapılmıştır.

Adı geçen film öyle temiz ve muhatabı cezbeden bir filmdir ki, muhatap ilk dakikalarda bile bu filmin IŞİD veya Hollywood ürünü olup olmadığı konusunda kuşku duymaktadır. IŞİD bu filmi yapmasaydı, muhatap istemeden bu filmin Hollywoodlu bir yönetmenin ürünü bir film olduğunu zannederdi. Ancak gerçekte gerici ve hayalci IŞİD unsurları bu kabiliyetleri nereden buldu. Acaba teröristlerin sinema sanatını bu düzeyde öğrenmek için gereken zamanı var mıydı. Veya acaba Hollywood'daki unsurlar bu filmin yapılmasında rolleri var mıydı. Hollywood'un bu filmle ne gibi irtibatı olduğu meselesine açıklık getirilemiyor ve bu filmin Hollywood'a nispet vermek, yazar muhatap karşısında amatör olarak nitelendirilebilir. Bu da bir gerçek ki, meraklı izleyiciye kendisinin bu filmde emeği geçenler konusunda karar almasına yardımcı olabiliriz. Bu konuda birkaç gerçeği muhataba anlatabiliriz. Birincisi, Amerika'nın IŞİD'in güçlenmesindeki rolüdür ki bu, Amerika'nın eski dışişleri bakanı Hillary Clintonun hatıraları buna en iyi belge sayılabilir.

İkincisi ise, Amerika'nın IŞİD terör örgütüne yanlış nitelendirilen yardımlarıdır. Amerika dünyada IŞİD terör örgütü karşıtı uluslar arası koalisyonun oluşturmasından sonra, IŞİD'e yoğun mali ve askeri yardımlarda bulunmuştur ki, Amerikalı yetkililer IŞİD terör örgütüne gönderilen yardımları yanlış nitelendirdiler. Iraklı yetkililer Amerika'yı IŞİD terör örgütüne gelişmiş askeri teçhizat göndermekle suçladılar ve Amerika'nın bu yardımlarının kesilmesini istediler. Üçüncüsü ise, Abu Dabi veliahdının danışmanının BAE'nin Ürdünlü pilotun uçağının düşmesi sırasında sözü edilen pilotu kurtarmaya çalıştığına dair sözleridir, ancak Amerika, BAE ve Ürdün'e yardım yapmaktan kaçındı. Dördüncüsü de, bölgedeki bazı Arap uzmanları, IŞİD'in vahşi ve şiddet yanlısı bir örgüt olarak tanıtılmasının, batılıların Ortadoğu bölgesine yeniden geri dönmelerine dair projeleri olduğu ve diğer gerçekler ve tanıkların söz konusu olmadığı inancında. Acaba televizyon seyretmenin veya kadınların sandalyeye oturmalarını haram sayan IŞİD teröristlerinin, bir geceliğine yüz yıllık yolu kat ettiklerini ve Ürdünlü pilotun öldürülmesini konu eden filmin yapıldığına inanabilir miyiz. Buna kuşku gözüyle bakabiliriz.

Ancak Amerika'nın IŞİD terör örgütüne yardımlarını dikkate alarak, Hollywood'un bu filmdeki rolünün ne olduğu konusunda, muhatap karar vermesi gerekir. IŞİD terör örgütünün sihirli lambayı elde mi etmiştir ve bu lambadaki dev, Hollywood sineması üslubu filmi yapabilen profesyonel yönetmeni midir. Batılılar herhangi bir planı hayata geçirme rolünü üstlenmesi halinde, destek veren olduğu rolünü oynadığını ve kendi hedeflerine ulaşmak için başkalarından yararlandığı gözler önüne serildi. Belki de bu filmlerde sırf destek olan birisidir. Ancak bu konuda gerçek olan şu ki, batının bu senaryoda ayak izleri vardır. Belki de 30 yıl veya 40 yıl sonra, CIA'nın gizli belgelerin yayınlanması iznini almasından sonra bu konu resmiyet bulacak.001 -015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile