Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Çarşamba, 28 Ocak 2015 22:10

Batıda kadın kaçakçılığı sorunu

Batıda kadın kaçakçılığı sorunu

Günümüzde belki birçok insan, kadınlara destek bağlamında bir çok yasa ve uluslararası konvansiyonların onaylanması ile kadınların durumunun iyileştiğini düşünebilir, fakat modern dünyadaki gerçekler bunun tam tersini gösteriyor, zira batıdaki kadınlar hali hazırda bir çok sorunla karşı karşıya. Kadınlara bir meta gibi yaklaşarak onların cinsel sömürüsü için kaçırılması, günümüz batı dünyasının en büyük sorunlarındandır. Günümüzde kadın kaçakçılığı, ulusal sınırları da aşarak, uluslararası boyut kazanmıştır. Bu da batı toplumunun kadınlara dayattığı ve her gün yayılmakta olduğu bir sorundur.
Kadın kaçakçılığı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ardından örgütlü suçlar listesinin en karlı ticareti sayılıyor. Bu insanlık dışı kaçakçılığın yıllık karı yaklaşık 12 milyar dolardır. Bu yasadışı ticarette kadınlar, ev hizmetçisi veya cinsel köle olarak ithal malı gibi satın alınıyor ve kaçakçılara milyarlarca kar kazandırıyor. Kadın kaçakçılığı sorunu çok eski zamanlardan beri gerçekleşiyor, fakat 90'lı yılların başından doğu blokun dağılması ardından daha geniş boyutlar kazandı.
Batının yüz yüze olduğu kadın kaçakçılığı sorununun kökü, yoksulluk, savaş, işsizlik, kadınların bilinçsizliği, aile yapısının sarsılması, maneviyat ve ahlakın zayıflamasında yatıyor. Mafya çeteleri, batıda kadın kaçakçılığının temel sebeplerindendir. Onlar özellikle yoksulluk, işsizlik, savaşın olumsuz sonuçlarını suiistimal ederek, kadınları kaçak yollardan satarak, yüksek karlar kazanıyorlar. Örneğin Irak'ın 2003 yılında işgal edilmesi ardından Iraklı kadınlar mafya çetelerinin saldırısına uğradı. Ülkenin işgal edilmesi ardından 10-12 yaşlarındaki Iraklı kızlar, Ürdün, Suudi Arabistan ve BAE'ye kaçak edilerek zengin Araplara satıldılar. Hali hazırda da, batının desteğindeki IŞİD terör grupları Iraklı ve Suriyeli kadın ve çocukları esir alarak, onları kaçak yollarla satıyor ve bu yoldan yüklü paralar kazanıyorlar.
Buna ilaveten kaçak edilen bazı kadınlar, zorla fuhşa, cinsel turizme ve ticari evliliklere zorlanıyorlar. Bazıları da ev ve tarımda çalışarak, garsonluk yapmak gibi işler için kendi yurtlarından göç ederek, mali sorunlar nedeni ile kaçakçıların vaatlerine kanıyor ve mafya çetelerince cinsel sömürü sürecine giriyorlar.
Uzmanlara göre, kadın kaçakçılığının yer altında gerçekleşmesi nedeni ile dakik ve gerçek istatistikler vermek mümkün değildir. Uluslararası Çalışma Örgütü ya da ILO (International Labour Organisation) tarafından yayınlanan raporlara göre yılda yaklaşık 1 milyon 200 bin kadın ve kız, sınırlar içinde ve dışındaki kaçakçılar ve mafya çeteleri tarafından sömürülüyor. Batı Avrupa'da yılda 500 bin kadın ve kız, kaçakçılar tarafından kaçırılıyor ki onlardan yaklaşık %60'ı Asya'nın güneyinden ve doğu Avrupa'dan temin ediliyor. Kadınların birçoğu ise genelde Amerika, İtalya, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi batı Avrupa ülkelerine götürülmekte.
İnsan kaçakçılarının bir çoğu Amerika ve işgal edilen Filistin topraklarında bulunuyorlar. Siyonist rejim tarafından işgal edilen topraklarda söz konusu kadınların ellerindeki etiketlerle resmen satılması için mekanlar bulunuyor.
Amerika'ya kaçak edilen kadınları da feci boyutundaki kaderler bekliyor. Bu ülkeye kaçak edilen kadın ve kızlar, cinsel şiddet kurbanı oluyorlar. Amerika hükümeti ise yılda 100 bin kadın ve kızın eski Sovyetler birliğinden, 75 bininin doğu Avrupa ve 50 bininin ise Afrika'dan ülkelerine kaçak edildiğini belirtiyor. Genelde kadınlar yaklaşık 50 ülkeden ABD'ye kaçak ediliyorlar. Örneğin kurbanların bir çoğu Los Angeles'teki butiklerde, San Francisco'daki fuhuş evlerinde, New Jersey'deki meyhanelerde veya Florida'daki tarım fabrikalarında köle olarak çalıştırılıyorlar. Güney doğu Asya ve Latin Amerika'da 150 ila 255 bin kadının kaçak edildiği tahmin ediliyor.
İngiltere'de de kadınlar kaçak ediliyor. Yılda yaklaşık bir milyon kadının kaçak olarak bu ülkeye götürüldüğü belirtiliyor. İngiltere ve diğer gelişmiş ülkelere kadınların kaçak yollardan girmesi, organ satışı, fuhuş ve cinsel sömürü amacı ile gerçekleşiyor. İngiltere'de kölelik uzun yıllardan beri kaldırılmasına rağmen, kadınların ticareti ile yeni boyutlar kazanmıştır. Cinsel ticaret için İngiltere'ye kaçak edilen kadınlar yaklaşık 200 ila 600 Pound arasında satılıyorlar.
Kadın kaçakçılığı İtalya insan hakları sorunlarından da sayılıyor. Bu ülkeye götürülen ve genelde fuhşa zorlanan kadınların çoğu Nijerya asıllıdırlar. Kadına Karşı her türlü ayrımcılığın yok edilmesi sözleşmesi ya da CEDAW'in (Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination Against Women) belirttiğine göre İtalya hükümeti şimdiye kadar bu insanlık dışı olayın kökünün kazılması için hiçbir etkili girişimde bulunmamıştır. Zira bu çirkin olay, İtalya hükümeti için önemli oranda kar sağlıyor. Bu arada esef verici konu ise bu şom olaya karışan kızların 14-20 yaş gibi küçük yaşta olmasıdır.
Kaçakçılar, kurbanlarının emirlere boyun eğmeleri için insanlık dışı yöntemlere başvuruyorlar. Fransa'da kadınların insan haklarını savunan NİD hareketinin belirttiğine göre kaçakçılar, kaçırılan kurban kadınların emirlere boyun eğmesi için onlara 24 saat boyunca defalarca tecavüz ediliyor. Böylece bu insanlık dışı davranışın ardından, kaçırılan kadın her türlü insani keramet ve hüviyetten boşalarak, her şeye boyun eğen bir canlıya dönüşür. Kaçakçılar ayrıca söz konusu kadınların pasaportlarını rehin tutarak, kadınların kaçışını engelliyor.
Kadın kaçakçılığının birçok bireysel ve sosyal sonuçları olacaktır. Kaçakçıların tuzağına düşen kadınlar ilk etapta insani şerafet ve izzetlerini kaybediyorlar. Onlar tıpkı bir meta ve mal gibi kendi patronlarının elinde, iradesizce elden ele dolaştırılıyorlar. Kaçakçılar, kadınların müşteri kazanmaları için onları sergiliyor ve hatta bazen açık arttırmalar bile düzenliyor. İnsan mafyaları, kurbanlarına malikiyetlerini ispatlamak için üstlerinde barkot gibi damgalar tato yapıp binlerce pound değerinde onları satıyorlar. Bu tacirler, internet ve paylaşım sitelerinde çeşitli iş bulma ilanları ile kurbanlarını avlamaya çalışıyorlar. Kurbanların sayısı 2013 yılına kadar %22 oranında arttı.
Kaçak kurbanları HIV hastalığın yayılmasında önemli rolleri vardır. Fuhuş merkezlerinde çalışan kadınlar, büyük oranda ilk 6 ayda bu virüse yakalanıyorlar. Bu yüzden ailelerinin yanına dönmeleri durumunda bu hastalığı da ailelerine bulaştırıyorlar. Söz konusu kadınlar, artık sahiplerine karlı olmadıkları zaman da nereye gideceklerini bilmeden ailelerinin yanına da dönemiyor, avare oluyorlar.
Kadın kaçakçılığın diğer olumsuz etkilerinden biri insanlık kuşaklarına negatif etkileridir. Kadınlar da erkekler gibi insanlığın sermayesi olarak ailenin temel erkanı, yeni kuşakların eğitmeni de sayılıyorlar. Eğer bir tek kadın sapkınlığa düşerse, bunun etkileri diğer kuşaklarda da görülür, zira bunca hatalı bir yaşam, insanların kişisel ve sosyal hayat ve kişiliğini de etkiler.
İslam dini kadınların cinsel istismarını en büyük günahlardan sayıyor. Resulullah –saa- bu bağlamda şöyle diyor: özgür insanı satanın tövbesi kabul edilmez, ancak sattığı kişiyi geri getirirse, tövbesi kabul edilir.
İslam kadın kaçakçılığına karşı mücadele yollarından birinin kadınların iffetli ve takvalı olması olduğunu belirtiyor ve bu yüzden toplum güvenliğinin sağlanması için kadınların kendilerini mahrem olmayanlardan korumalarını tavsiye ediyor. İslam'ın ceza hukukunda da kadınların ruhsal sağlığı ve iffetini tehdit edenlere ağır cezalar öngörülmüştür. İslam açısında kadınlar da erkekler gibi insanlık kıstaslarında eşitler ve aynı manevi değere sahipler. Bu yüzden toplum onların kişisel ve sosyal güvenliğini temin etmeli.
Kadın kaçakçılığı ile mücadele, uluslararası iradeyi gerektirir. Hiç şüphesiz ilk adımda bu çirkin ve insanlık dışı olayın yayılmasına sebep olan eğitimsizlik, açlık, işsizlik, ekonomi ve kültürel yoksullukla mücadele edilmesi gerekir.009-015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile