Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazartesi, 26 May 2014 07:18

Amerika'nın İnsan hakları ihlalleri-9

Amerika'nın İnsan hakları ihlalleri-9

Dünya Siyonizm'inin denetim ve yönetimindeki Amerika birleşik devletleri, Amerika kıtasındaki yerli halk olan ve Kızılderili olarak nitelendirilen halk kitlelerini ırkçılık temelinde soykırıma uğratmakla kalmayıp diğer milletlere karşı da ırkçı ve üstünlük taslamacı saldırılarını sürdürüp savaş ve katliamlar dayattı. Bunun iki önemli ve bariz örneği Kore Savaşıyla Vietnam savaşlarıdır. Bu programımızda Kore savaşındaki  Amerikan vahşetini ve uyguladığı soykırım politikasını inceliyoruz.

Savaş öncesinde Kore yarım adası, kolera salgınlarına uğrayan, okuma-yazma oranı düşük ve sanayileşme ve  endüstrileşme sürecinden yoksun bir ülkeydi. Son yüzyıl boyunca, Uzakdoğu güç oyunlarında satranç tahtasındaki bir piyon gibi oynanmıştı. Kendi güvenliğini arttırmak ve Çin üzerinde daha rahat nüfuz kurmak için 1905 yılında Japonya, Rus Çarlığı'nı yenerek Kore'yi işgal etmişti.   Kore; 1945 yılında Japonya'nın Amerika atom bombalarına maruz kalıp katliama uğratıldıktan ve teslimiyetinden sonra, Amerika ile Sovyetler Birliği arasındaki anlaşmazlığın su yüzüne çıktığı ilk yerlerden birisi oldu.

İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği'nin Japonya'ya savaş ilanı üzerine Amerika Savunma Bakanlığının "38 nci paralelin kuzeyindeki Japon kuvvetlerinin Sovyetlere, güneyindekilerin de Amerikan Komutanlığına teslim olmaları" önerisi üzerine Sovyet kuvvetleri 12 Ağustos 1945'te Kuzey Kore'yi, Amerika kuvvetleri de 8 Eylül 1945'te Güney Kore'yi işgal etti. 38 nci paralelin ara hattı olarak ilan edilmesi üzerine Kore artık güney ve kuzey olmak üzere ikiye bölündü.

Bu iki emperyalist süper güç Japonya'dan geri aldıkları ve işgal ettikleri Kore toprakları üzerinde yerli ama kendilerine bağımlı hükümetler kurduktan sonra 1948-1949 yıllarında askerlerini çektiler. Böylece Sovyet yanlısı Kuzey Kore ile Amerikan işbirlikçisi Güney Kore kuruldu.

Kore anlaşmazlığı, 25 Haziran 1950 sabahı Kuzey Kore'nin, Güney Kore askerlerinin 38 nci paralel boyundaki sınırı geçtiklerini ileri sürerek, sınırı teşkil eden 38 nci paralel boyunca saldırıya geçmeleriyle sıcak savaşa dönüştü. Bu durum karşısında Amerika'nın isteğiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 25 Haziran 1950'de toplantıya çağrıldı. Güvenlik Konseyi, Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye saldırmakla barışı bozmuş olduğuna karar verdi.

Birleşmiş Milletlerin saldırıyı durdurmak ve anlaşmazlığı barış yoluyla çözmek amacıyla yaptığı girişimleri hiçe sayan Kuzey Kore, taarruzu başlatarak Seul'ü ele geçirdi. Bunun üzerine 27 Haziran 1950'de Birleşmiş Milletler, üyelerini Güney Kore Cumhuriyeti'ne yapılan saldırıyı karşılama ve bu bölgedeki milletlerarası barış ve güvenliği geri getirecek yardımlarda bulunmaya çağırdı. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu on altı devlet Birleşmiş Milletlerin çağrısına cevap verdi ve bu devletlerin gönderdiği yardımlardan Birleşmiş Milletler Kuvvetleri teşkil edildi. Kore'deki Birleşmiş Milletler Kuvvetlerinin Başkomutanlığına 24 Temmuz 1950'de Amerikalı General Douglas Mc Arthur atandı.

Kore Savaşı, 1950-1953 yılları arasında Kuzey Kore ile Güney Kore arasında yapılan savaştır. Kore yarım adası, Amerika ve Sovyetler birliğinin güç ve hegemonya mücadelesi olan Soğuk Savaş'ın ilk sıcak çatışmasının sahnesine dönüştü. Savaş, Amerika ve Müttefiklerinin, daha sonra da Çin Halk Cumhuriyeti'nin müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazandı. Kore Savaşı sonunda Kore iki parçaya bölündü. Bu bölünmüşlüğü de günümüze kadar korunup devam etti ve bu bölgede savaş ve katliamlarla birçok soruna miras kaldı.

Anti komünist ve Mason olan Amerika Başkanı Hary Truman'a göre Kore yarım adasındaki kriz ve harekat Sovyetler Birliği tarafından yönetilmekteydi ve geniş ölçekli bir Çin-Sovyet ortak saldırısının ilk adımıydı. Truman Japonya'daki Amerika işgal birlikleri komutanı Mareşal Douglas Mc Arthur'a Sovyetler birliğinin etkinliğini kırmak için Güney Kore'ye askeri malzeme yardımı yapılması için emir verdi. Ayrıca Amerika, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni derhal toplantıya çağırdı.

Amerika'nın Kore'ye müdahale tasarısı dokuz olumlu ve Yugoslavya'nın çekimser oyu ile kabul edildi. Çin Halk Cumhuriyeti'nin BM'de temsil edilmemesini protesto etmekte olan Sovyetler Birliği, temsilcilerini BMG konseyinden çekmiş olduğu için kararı veto edemedi. Güvenlik Konseyi'nin aldığı bu kararla Kuzey Kore'nin saldırgan olduğu belirtiliyor ve birliklerini 38. enlemin kuzeyine çekmesi isteniyordu.

Kuzey Kore'nin BM kararını dinlememesi ve askeri durumun Güney Kore açısından gittikçe kötüleşmesi, Amerika'nın Hava ve Deniz birliklerini harekete geçirmesine yol açtı. 8. Amerikan Filosu Tayvan Adası'na yollanarak Kore'nin düşmesi durumunda adanın savunulmasında güçlü olunması sağlandı. Aynı gün, yani 27 Haziran 1950 de , BM Güvenlik Konseyi, üye devletleri Güney Kore'ye yardım etmeye çağıran karar tasarısını kabul etti .

Birleşmiş Milletler'in Kore savaşındaki kara kuvvetlerinin %50'si, hava kuvvetlerinin %93'ü ve deniz kuvvetlerinin %86'sı Amerikalı askeri güçlerden oluşuyordu. BM ayrıca Kore'ye İngiltere, Türkiye, Yeni Zelanda, Belçika, Filipinler, Kanada, Yunanistan, Lüksemburg, Habeşistan, Avustralya, Fransa, Güney Afrika Birliği, Hollanda ile Kolombiya asker gönderdi. BM ve aslında Amerika denetimindeki uluslararası askeri birliklerin Güney Kore'ye yollanmasıyla birlikte Kuzey Kore yenilmeye ve geri çekilmeye başladı. Kuzey Kore'yi 38. paralelin kuzeyine iten BM kuvvetleri eski sınırlarda durmadı ve iki Kore'yi birleştirme amacıyla Kuzey'i işgale başlayıp Çin sınırına kadar yaklaştı. Bu durum, savaşa daha önce ilgisiz olan Çin'in tepkisine yol açtı.

O zamana kadar Çin, milliyetçi Çin hükümeti'nin idaresinde olan Formoza yani Tayvan Adası'nın geri alınmasına odaklanmıştı. Ancak, Amerika  müttefiki birleşik Kore kurulması Çin'i ciddi bir şekilde tehdit ediyordu. 38. Enlem'in geçilmesi durumunda savaşa gireceğini açıklayan Çin, BM birliklerinin durmaması sebebiyle aktif olarak Kuzey Kore'yi desteklemeye başladı.

24 Ekim 1950'de Amerikalı Mareşal Douglas Mc Arthur "savaşı bitirecek bir hücuma" girişeceğini söylemesiyle 'Çin Halk Gönüllü Ordusu' adında yüz binlerce Çinli "gönüllü" sınırdaki Yālù nehrini geçerek gizlice Kore'ye girdi ve birçok Amerikan/BM birliğini ortadan kaldırıp savaş dışı bıraktı. BM'nin askeri başarısı, kısa süre içinde toplu geri çekilme haline dönüştü.

Ocak 1951'de Başkan Truman, savaşı yürütebilmek için, Amerikan Kongre'sinden özel yetkiler istedi. 50 Milyar dolarlık bir savaş bütçesi oluşturuldu. Amerikan ordusu kısa süre içinde mevcudunu %50 arttırdı ve bölgeye ek hava birlikleri yolladı. Kore Savaşı artık Kuzey - Güney Kore savaşı değil, Çin-ABD savaşı olmuştu.

Çin Halk Gönüllü Ordusu BM birliklerini 38. paralelin güneyine püskürterek Güneyi işgale başladı. Ancak, Birleşmiş Milletler ordularının karşı saldırısı sonucunda cephe 38. paralel boyunca sabitlendi. Bu arada Mareşal Douglas Mac Arthur'un, Amerika Başkanı Truman'ın aksi yöndeki emirlerine riayet etmeyerek ordularını tekrar Çin sınırına kadar ilerletmek istemesi üzerine Truman tarafından re'sen emekliye sevk edildi. Savaşın durağan bir nitelik alması ve iki tarafın da herhangi bir kazanç elde edememesi, tarafları barış görüşmeleri yapmaya itti. 1951 Nisan'ında başlayan görüşmeler sonucunda ancak 1953 Temmuzu'nda ateş-kes antlaşması imzalandı. Bu barış antlaşmasına göre, Kore yarım adasını ortadan bölen 38'inci paralel sınır oluyor, arada 4 km'lik silahtan arınmış bir tampon bölge bırakılıyordu. Bu savaşta Türkiye birlikleri dahil Birleşmiş Milletler ordusu, ölü, kayıp, yaralı esir olarak 450.000 kişi kaybetti.

Kore Savaşı sonucunda Kuzey Kore, Çin ile saldırgan batı bloğu arasında tampon bölge haline geldi. Savaştan yine en çok Koreliler zararlı çıktı. Kore yakılıp yıkıldı; en az 1.5 milyon Koreli asker insan öldürüldü ve yaklaşık olarak 3 milyon insan öldü ve yaralandı. Yüz binlerce Koreli kadın dul bırakıldı. Binlercesi Amerika ve batılı müttefiki askerlerin tecavüzüne uğradı. Yüz binlerce Koreli çocuk yetim bırakıldı. Aileler parçalandı. Kore halkı arasında nifak sokulup, bir milletin iki evladı biri birine karşı düşman kesildi. Kore yarım adası Savaş, 2007'de Güney Kore ve Kuzey Kore arasında imzalanan barış antlaşmasına kadar kâğıt üzerinde devam etmiştir. Bu savaş Güney Kore'yi tamamen Amerika'nın işgaline bıraktı. Amerika güvey Kore'ye uzun yıllar dikta ve hunhar rejimleri dayatıp, halkı baskı ve işkenceye maruz bıraktı. Elbette Amerika, Amerika ve batılı şirketleri Güney Kore'de yatırım yapmaya sevk edip, bu ülkede kalkınma sürecini başlatıp, Güney kora'yı kendi mallarına Pazar yapmakla kalmayıp, bu ülke üzerinden bölge ülkelerinin pazarlarına açıldı ve askeri üsleriyle bölge güvenliği konusunda söz sahibi oldu.

Birleşmiş Milletler üyesi olan ve NATO' üyeliği kabul edilmesi için Türkiye Hükümeti Amerika'nın yayılmacı hedefleri doğrultusunda sözde barışın devamına yardım için Kore Savaşına 17 Ekim 1950 târihinde General Tahsin Yazıcı komutasında kişilik bir 5090 kişilik tugay gönderdi.,

Türkiye ordusunun Kore'deki tugayı binlerce can kaybına uğradı ve askerleri yaralandı. Değiştirme birliği hâlinde Kore'ye gönderilen Türk subay, astsubay ve erlerin  genel toplamı, 50.000 kişi civârındadır. Fakat Kore savaşında karlı çıkan Türkiye ve diğer katılımcı ülkeler değil, Amerika emperyalizmiyle müttefiki batılı ülkeler oldu. 004

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile