Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazar, 23 Eylül 2012 09:45

Amerika'nın insan hakları ihlalleri-5

Amerika'nın insan hakları ihlalleri-5

Amerika bağımsızlık savaşıyla Amerika 1861-1865 yılları arasındaki iç savaşı veya Devletler Arası Savaş dönemine kadar, Amerika yerli halk olan Kızıl derililerle siyah derili insanların bütün temel hak ve özgürlüklerini ayaklar altına alıp, sürekli onları köleleştirmeye, topraklarını gasp etmeye çalıştılar. Nitekim 1823 yılının bahar mevsiminde beyaz sömürgeci ve göçmen güçler Kızılderili halkın yaşayacakları sınırları belirleme kararı alıp, Kızılderilileri gafil avladılar. Yerli halk ve liderleriyle beyaz işgal güçlerinin liderleriyle bu konuda görüşme yapmak istemiyorlardı. Fakat katliamdan kurtulmak ve barış sağlamak ümidiyle 18 Eylül 1823 de Amerika birleşik devletleri temsilcileriyle kızıl derili liderler arasında St. Augustine bölgesinin güneyindeki bir kalede bir anlaşma imzalandı.

Bu anlaşma metninde kızıl derililerin Amerika devletinin mandalığını kabul edeceklerini, Florida bölgesindeki toprakları üzerinde hak iddia etmeyeceklerine taahhüt ettikleri vurgulandı. Elbette her bir beyaz Amerika kızıl derililerin yaşadıkları girme ve  denize açılma hakkına sahiptiler. Buna ilaveten kızıl derili liderler, kaçak kölelerin yaşadıkları bölgelere girişini engellemeli ve köleleri tutuklayıp Amerikalı köle sahiplerine teslim etmeliydiler. Bazı kızıl derili liderler bu dayatmacı anlaşmayı kabul etmediler. Bu nedenle kızıl derililere karşı yeni savaş ve katliamlar başlatılıp, onlar toplu halde verimsiz ve kurak arazilere sürüldüler.

Amerika beyaz göçmenler Kızılderili işleri adlı bir komisyon kurup, ilgili plan ve politikalarını hazırlayıp, uyguluyorlardı. Bu komisyon'un 9 şubat 1825 deki değerlendirmesine göre, beyaz göçmenlerin kızıl derili bölgelere yakın yerlerde yerleştiklerini, bu gurup arasında çatışma çıkabileceği uyarısında bulundu. Kızılderililer haklı olarak kendi topraklarını saldırılar ve işgalden kurtarmak için göçmen beyazlara karşı saldırılarını sürdürüyorlardı. Amerika ordusu de beyaz göçmenleri korumak için Kızılderililere en vahşi operasyonlar düzenliyorlardı. Örneğin Amerika ordusu köpeklerden oluşan bir birim kurmuşlardı. Bu köpekler insan avcısı köpeklerdi. Amerikalı askerler, kaçak zencilerle direnişçi Kızılderilileri bulup tutuklamak için, bu eğitimli köpekleri kullanıyorlardı. Kızılderililerle melezlerin tanıklığıyla beyazların mahkeme tanıklı eşit değerde değildi. Amerikalı beyazlar Kızılderililere sığınan zencileri ele geçirip, köleleştirmek için Kızılderililere tehditler yağdırıp, siyah derilileri satın almak için Kızılderililere para teklifinde bulunuyorlardı. Fakat kendi temel haklarının bilincinde olan Kızılderililer beyaz göçmenlerle destekçisi Amerika ordusuna karşı direniyordu.

Amerika yasama meclisi 1827 yılında yerli halk olan Kızılderilileri tamamen kendi topraklarından sürmek için karar almaya çalıştı. Yasama meclisi ayrıca Kızılderililerin yaşadıkları bölgelerde zencileri ve köle zencileri tekrar ele geçirmek için Kızılderililere karşı mahkemelerde dava açma meselesini de kongre gündemine getirmeye çalıştı. Amerika yasama meclisi ve kongresinin bu girişimleri üzerine, Kızılderililere verilen gıda ve diğer yardımlar durdurulup, onlar baskı altında tutuldu. Amerika mahkemeleri de Kızılderililere ait toprakların gasledilmesi  ve Amerika birleşik devletlerine devrilmesi doğrultusunda karar alıyordu.

Militarizm ve işgal temelinde kurulan Amerika birleşik devletleri sürekli yerli halkı soykırıma uğratmak ve kendi vatanlarından sürmek için çeşitli sinsi yöntemlere başvuruyordu. Nitekim Amerika savaş bakanı Lewis Cass 1832 yılının başlarında Amerika ordusunu Kızılderililerle bir anlaşma yapmakla görevlendirdi. Bu anlaşma Seminole açısından önemli tarihi olaydı.

Bu anlaşma'nın önsözünde "Amerika başkanı  Seminole- Kızılderililere özel bir ilgi ve saygı göstermektedir. Onların yaşam durumunu düzeltmek için, alışık oldukları örf ve adetlerini yaşamak ve topraklar kazanmak için daha uygun topraklar kendilerine tahsis edilecek ve işgal ettikleri Florida'yı terk etme zorunda kalacaklardır" diye aldatıcı bir cümle kaydedildi.    

9 Mayıs 1832de Kızılderili kabilelere dayatılan Payne's Landing anlaşmasının birinci maddesinde Kızılderililer, işgalci olarak nitelendirilip, Florida bölgesi topraklarını karşılıksız Amerika birleşik devletlerine devretmeleri gerektiği vurgulandı. Amerika ise 15400 dolar Kızılderili liderlere hasar tazminatı olarak ödeme, bölgeden göç eden Kızılderili kadın ve çocuklara bir battaniye ve örtü tahsis etme taahhüdünde bulundu.

Bu anlaşma zoraki anlaşma uyarınca Kızılderili kabileler imza tarihinde itibaren 3 yıl zarfında göç etmelidirler ve Amerika devleti göç masraflarını karşılayacaktır. Kızılderilileri yaşadıkları öz vatanlarından sürme anlaşma Amerika'nın o dönemki cinayetkar başkanı Andro jackson tarafından İsa Mesih adına 12Nisan 1834 de onaylandı.

Amerika devleti Kızılderililerin köle olarak ve aslında kurtarıcı olarak tuttukları zenci insanları Kızılderililerden geri almak ve köleleştirmek için çeşitli yöntemlere başvuruyordu ve hatta onlara savaş açıyordu. Nitekim general Tamson 28 Ekim 1834de Amerika Kızılderililer işleri komisyonu başkanına yazdığı mektubunda melez Kızılderililer arasında yaşayan zencilerin beyazlar tarafından ele geçirilmesi çabaları yapılmaktadır. Fakat Kızılderililer arasından doğan ve büyüyen zencilerin Beyazlara ait oldukları iddiası değru değildir. bazı Amerika yetkilileri de Kızılderililere ait olan zenci köleler Kızılderilileri derinden etkilemektedirler. Bu nedenle Kızılderililer onları teslim etmeye yanaşmıyorlar. Zenci kölelerde sürekli vahşet içinde yaşayıp, Kızılderilileri etkileme gücünü kaybetmelidirler. Kızılderilileri göçe zorlayarak, zenci kaçak kölelerle isyancı Kızılderililer arasında dayanışma kırma gerekir.

New orleans Courier dergisi de 17 Temmuz 1839da yayınladığı makalesinde Seminole Kızılderilileri bastırma konusundaki gecikmeler itaatkar zenci kölelerin kıyam ateşini körükleyeceğini ve bu durumun beyazları endişelendirdiğini ileri sürdü. bütün bu gelişmeler, Amerika'yı işgal eden beyaz Avrupalı göçmenlerin ve birleşik Amerika devletlerinin ırkçı ve insanlık dışı girişim ve politikalarını, soykırımcı ve köleci anlayışını gözler önüne seriyor. Amerika devletinin Kızılderili katliamı köleliği kaldıracak iç savaş öncesi ve sonrası da devam etti.004

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile