Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cumartesi, 28 Temmuz 2012 04:31

Amerika'nın insan hakları ihlalleri-4

Amerika'nın insan hakları ihlalleri-4

Amerika bağımsızlık savaşıyla beyaz Kolonilerin Amerika devlet düzeninin nitelikleri ve yapısını belirleme

konusundaki çekişmelerinden ve köleci Amerika devletinin ilan edilmesi sonra Kızılderili olarak tanımlanan Amerika yerli halkının katliamı ve siyah derili insanların köleliği, isyan ve katliamı devam etti. Amerika bağımsızlık bildirgesi ve insan hakları bildirisi; işgalci, saldırgan ve göçmen beyazların göreceli olarak hakları ve özgürlüklerini sağlıyordu. Yoksa yerli halk ile siyah derili kölelerin temel hak ve özgürlükleri söz konusu değildi.

Avrupa asıllı Amerikalı beyaz göçmenlerin ilk etaptaki  itirazları göz ardı edilen yasal haklarının öngörülmesi ve İngiltere'nin uyguladığı ayırımcılığın kaldırılmasıydı. Bu nedenle Amerika insan hakları bildirgesi genel ve evrensel insan hakları ve özgürlüklerinin sağlanıp korunması özelliğinden yoksundu.

Bütün eksiklikleri ve noksanlıklarına rağmen 18. yüzyıl materyalizmi, bir ölçüde düşünce hürriyetinin gelişimini sağlayıp, Avrupa ve Amerika'daki geleneksel düşünce tarzlarıyla yaşam biçimini değiştirdi. Cowper insansever şiirler söyledi. İngiltere de özgürlükçü hareketler başlatılıp, basın özgürlüğü ve parlamento yapısının reformu gerçekleştirildi. Fransa da da halk devriminin ateş yakıldı. Elbette bir süre sonra Fransa aydınlık ve halk hareketi yolundan saptırılıp, halk düşmanı Masonik örgütlerin denetimine geçti. Bu dönemde özgürlükçü ve kölelik karşıtı anlayış ve akımlar yaygınlaşıp zirveye ulaştı. Nitekim Amerika'dan İngiltere'ye nakledilen Jemes Somerset adlı zenci bir köle İngiltere mahkemesine dava açıp, özgürlük talebinde bulundu. İngiltere yüksek yargıcı Lord Mansfield 1772 yılında verdiği mahkeme kararında İngiltere topraklarına adım atan kölelerin serbest bırakılacağını belirtti. Ünlü ekonomist Adam Smith de köleliğin veriminin düşük olduğunu ileri sürdü. nihayet İngiltere kraliyeti mart 1807 yılında köle ticaretini yasaklama kanunu tasarısını onayladı ve 1833 yılında İngiliz göçmen kolonilerinde kölecilik yasaklandı.

Köleciliği yasaklama düşünce tarzı Amerika'daki beyaz göçmen kolonilerini de etkiledi. Köleciliğin kurucusu ve hamisi olan İngiltere de kölecilik kaldırıldığı için Amerika beyazlar da köleciliği kaldırma anlayışına yöneldiler. Nitekim virjinya eyaleti 1769 yılında yayınladığı bildirisinde özgür siyah derililerle Molatto-Melezler-e 1668 yılından itibaren uygulanan ayırımcı vergi tarifelerinin diğer özgür insanların haklarına eşit düzeyde olmadığı için kaldırılması gerektiğini belirtti. Göçmenlerin ilk genel kongresi de Ekim 1774 tarihinde yayınladığı bildirisinde, aralık ayının ilk gününden itibaren birleşik göçmenlerin köle girişine izin vermeyecekleri ve eyalete nakledilen kölelerin satın alınmayacağını belirttiler. Göçmen beyazların 16 nisan 1776 tarihindeki kongresi de 13 göçmen beyaz koloni'ye kölelerin nakledilmesine ve girişine izin verilmeyeceğine ilişkin bir karar aldı. Pencilvanya  eyaletinde 14 nisan 1775 da ilk köleciliği kaldırma derneği kuruldu. Virginya eyaleti de 1778 yılında köle ticaretini yasakladı. Hıristiyan bir mezhep olan Methodists'in 1780 yılındaki konferansında Baltimore adalarında köleciliğe karşı çıkıp, köleciliği sert bir şekilde kınadı.

Amerika bağımsızlık ve iç savaşlarında siyah derili insanlarda asker olarak savaşa zorlandılar. Çok sayıda Zenci insan istemeyerek hem İngiliz işgal güçleri, hem de Amerika bağımsızlık savaşçılarının saflarında çatışmalara girip, hayatlarını kaybettiler. Çok sayıda siyah derili insan da beyaz kölecilerin saflarını terk edip kaçarak Kızılderililere sığınıp onların müttefiki oldular. Amerika eyaletlerinin resmi kongresiyle George Washington ilkin köleliği sürdürmek için zencilerin savaşlara katılmasına muhalefet ediyorlardı. Fakat can kaybı artınca siyah derili insanlarında savaşlar katılmasını sağlamak için, zenciler kolordusu kanununu onayladılar. Bu kanuna göre, savaşa katılan her bir köle, serbest kalacak.

Bu insanlık dışı yasa sonucu, çok sayıda masum zenci insan, beyaz sahiplerine temsilen savaşlara katılma zorunda kalıp, ölüp ve yaralandılar. Ölümden kurtulan zencilerde özgürlüklerini kazandıkları halde her şeyden mahrum bir şekilde çileli ve acılı bir hayat sürdürme zorunda kaldılar. Siyah derili insanlar, İngiliz sömürgeci güçlerinin safında veya Amerika beyaz kolonilerin emrinde savaşlara katıldıklarına rağmen kölecilik düzeni devam ediyordu. Buna ilaveten özgür zencilerle beyaz arasında da eşitlik söz konusu değildi. Amerika kongresi de 1800 yılından itibaren köleciliğin kaldırılmasına ilişkin Jeferson'un teklifi Amerika kongresi tarafından reddedildi. Fakat bu tasarı daha sonra köleciliği kaldırmak için başlatılan iç savaşa kaynaklık etti.

Amerika'nın 1789 ila 1825 yılları arasında devlet  başkanları olan George Washington, John Adams, Thomas Jefferson, Jams Madison dönemlerinde Amerika siyah derili masum ve köleleştirilmiş insanların en acılı ve karanlık dönemiydi. Bu dönemde Amerika'daki insanlık dışı kölecilik zirveye ulaştı. Nitekim 1793 yılında kölelerin kaçışını cezalandırma konusunda ilk defa bir yasa onaylandı. Bu yasanın 3. maddesinde kaçan köle erkek ve kadınlar tutuklanmalı ve Amerika birleşik eyaletleri mahkemesi veya seyyar mahkeme, kaçan köleleri ilgili eyalete iade etme ve onları angarya çalıştırma kararı vermeliydi. Bu yasa uyarınca özgür siyah derili insanlarla kaçan köleler, köle tüccarı veya köle sahibinin iddiası üzerine esir edilip, sömürülmeliydi.

Bu insanlık dışı uygulamalara rağmen siyah derili insanların özgürlük kıyamı Amerikalı beyazları dehşete kaptırmıştı. Buna ilaveten Amerika yerli halkı da ırkçı beyaz göçmenlerin kesintisiz zülüm, baskı ve katliamına maruz kalıyorlardı. Bu nedenle özgürlükçü siyah derili insanlarla Asya kökenli vatanperver yerli halk kitleleri beyaz göçmenlerin yürüttükleri kölelik, işgal ve katliamlara karşı birleşip özgürlük ve bağımsızlık savaşını sürdürüyorlardı.

Amerika göçmen beyaz kolonilerden oluşan genel kongre-Continental Congress- 1774 yılında İngiliz sömürgeci güçlerine karşı Amerika bağımsızlık savaşını başlatmak amacıyla kuruldu. Bu kuruluş Amerika birleşik devletlerinin yasama gücü olarak yıllarca görev yaptı. Genel kongre kızıl derili olarak yaftalanan yerli halkın topraklarını işgal etmek için insanlık dışı girişimler başlattı. Amerika genel kongresi 7 Ağustos 1786 yılında büyük Kızılderili kabilelerden oluşan Creeks topluluğuna ait Ohayoo ırmağının kuzeyi, Hudson ırmağının batısı, Ohayoo'nun güneyi ve Misisipi ırmağını doğusundaki toprakları işgal etme ve kızıl derilileri bölgeden sürme ve direnen kabilelerin kökünü kazıma ve katliamdan geçirme kararını aldı. Kölelikten kaçan ve özgür olan siyah derililerde Kızılderililerin müttefiki olarak bu bölgelerde yaşıyorlardı.

Kızıl derililerle siyahlar 30 ağustos 1812 tarihinde saldırgan ve işgalci beyazlara karşı kıyam başlatıp, bölgedeki birkaç beyaz öldürdüler. Fakat işgalci beyazların ordusu karşısında yenilgiye uğrayıp, barış önerisinde bulundular. Fort jackson barış anlaşması 9 ağustos 1814 tarihinde imzalandı. Fakat beyazların işgal ordusunun komutanı ön şart olarak  isyan ve savaş tazminatı olarak Kızılderililerin arazilerinin yarısını beyazlara devretmesi ve İspanya'ya ait hiçbir askeri kışla ve İspanyol kentiyle temas kurmaması gerektiğini bildirmişti. Beyazların işgal ordusunun komutanı söz konusu barış anlaşması uyarınca kızıl derililer ayrıca kendi topraklarında beyazlara ait askeri kışlaların kurulmasına, savaşçı kızıl derililerin beyazlara teslim edilmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Nihayet 8 Ocak 1815 yılında işgalci beyazlar yerli halka karşı savaş başlatıp Kızılderililerle onların müttefiki olan ve aşağılamak amacıyla "Seminole" diye adlandırdıkları kaçak Siyah derili insanları katliamdan geçirdiler. Bu savaştan sonra ölümden kurtulan Siyah derili insanlar esir edilip, tekrar köleleştirildiler. 004

   

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile