Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Salı, 01 Ekim 2013 20:47

Mevlana'nın düşünce ve eserlerinin etkileri - 2

Mevlana'nın düşünce ve eserlerinin etkileri - 2

Celaleddin Muhammed Mevlevi, İran'ın en büyük şair ve ariflerinden biridir. Mevlana olarak anılan bu büyük şair ve arif sadece İran milletini değil, düşünceleri ile bütün dünyayı hayran bırakan bir dahidir, öyle bir dahi ki ilahi nur ve kur’ani maarif onun gönül aynasından ve neyinden çıkarak bütün alemi aydınlatmış ve ününü evrenselleşmiştir. İranlı büyük şair ve arif Mevlana’nın dünya üzerindeki tesiri her geçen gün daha da artmıştır, öyle ki bu büyük insan yaşadığı çağın üzerinden asırlar geçtiği halde dünya milletleri tarafından ilgi ile karşılanması daha da artmıştır. Bu ilginin en büyük sebebi, Mevlana’nın düşüncelerinin evrenselliğidir. Gerçekte Mevlana’nın düşünceleri İslam dinine dayanır ve kökleri ise insanların fıtratına uzandığı için zaman ve mekândan bağımsızdır. Mevlana insani köklü değerlere vurgu yapan bir şahsiyettir. Aşk, iman ve adalet gibi insani değerler asla eskimeyen değerler sayılır. Batı insanı çeşitli yollardan İran kültürü ve şairleri ile tanıştı ve bu tanışma batılı düşünürlerin Fars dili ve edebiyatı ve kültürü üzerinde geniş araştırma yapmalarına yol açtı. Batı’nın Mevlana ile iki asrı aşkın bir süredir tanıştığı söylenebilir. Hint ve Avrupa dilleri arasındaki yapı ve sözcük benzerliklerinin kendisi tarafından keşfedildiği belirtilen İngiliz William Jones, 1770’li yıllardan sonra bazı Farsça şiirleri İngilizceye çevirmeye başladı. Jones’un çevirileri ise Avrupa genelinde özellikle Farsça şiirlerin güzelliğini takdirle karşılamalarına yol açtı ve bu yüzden Fars dili, İngiliz şarkiyatçıların araştırmalarında en ön planda yer aldı. William Jones’dan sonra ingilizce konuşan ülkelerde Edvard Brown mesnevinin ilk defterini çevirisinde ve daha sonra öğrencisi Reynold Alleyne Nicholson çeviriye düzenledi ve mesneviyi İngilizceye çevirerek üzerine şerh yazdı ve gerçekte yaşamını Mevlana’ya vakfetti. Daha sonra Kur'an-ı Kerim’i İngilizceye çeviren Arthur John Arberry, Mevlana’nın şiirlerinden derlenen Fih Ma Fih adlı rubai kitabını, mesneviden iki yüz masal ve Mevlana’dan dört yüz gazel adlı eserleri İngilizceye çevirdi. Bugün 21. Yüzyılda yaşadığımız şu dönemde ingilizce konuşan ülkelerde Mevlana’ya ilgi yoğundur. Mevlana’yı bu ülkelere tanıtmakta önemli rol ifa edenlerden biri de Coleman Barks’tır. Barks Mevlana’nın şiirlerini serbest şiir tarzında çevirdi ve bu çeviri Mevlana’nın ününü ün katmakta etkili oldu. Son yıllarda birçok İngiliz yazar ve şair Mevlana’yı ingilizce konuşan milletlere tanıtmakta büyük çaba sarf etti. Mevlana Almanca konuşan milletler arasında da birçok taraftar kitlesi buldu. Alman düşünürlerin arasında Mevlana ile ilgili iki kesimle karşılaşıyoruz. Bunlardan ilki, Mevlana ve düşünceleri hakkında araştırma yapan ve eserlerini çeviren düşünürlerdir. Mevlana’nın eserlerine ilk ilgi gösterenler arasında Hammer Purgshtal ve Friedrich Rückert’i örnek vermek mümkün. Bu düşünürler Mevlana’nın eserlerini çevirerek, Almanca konuşan milletlerin arasında Mevlana’ya yönelik yeni bir eğilim yarattılar. Bu süreç daha sonraları Helmut Rither, Frits Myer ve Anne Marie Şimel tarafından izlendi. Avrupa’da Mevlana’yı tanıyan ve tanıtan ilk düşünürlerden biri Alman araştırmacı Hammer Purgshtal’dır. Hammer Purgshtal Fars dili ve edebiyatının Avrupa kıtasında yaygınlaşmasında önemli rol ifa etti. Hammer, Hafız’ı Almanların ünlü şairi Gote’ye tanıttı ve bu şairin yaşamında derin bir değişime vesile oldu. Hammer ayrıca Mevlana’yı ve şiirlerini Friedrich Rückert’e tanıttı. Gerçekte Almanların büyük yazarı Rokert de Hammer’in tavsiyeleri üzerine Fars dili ve edebiyatı meraklılarına katıldı. Rokert Mevlana’nın gazellerinden esinlenerek 1822 yılında şiir mecmuasını yayınladı. Bu eser, Alman edebiyatında Farsça gazelden esinlenerek yazılan ilk şiir kitabıydı ve Rokert kendisini bu tarzın öncüsü olarak görüyor ve söz konusu tarzı takdir ediyor. Rokert Mevlana’nın etkisi altına kalarak Alman şiirinde yenilik yarattı. Anne Marie Şimel şöyle diyor: mesnevinin ilk İngilizce çevirileri ve yine Hamer ve Rokert’in mesneviden Almanca çevirileri Alman filozof Hagel’in Mevlana’ya ilgi duymaya başlamasına yol açtı ve düşüncelerinin bir bölümünü Melana’dan ilham aldı. Mevlana’nın merkezi Avrupa’da düşünceleri ve eserlerinin yaygınlaşması, birinci dünya savaşı sona erdikten sonra ivme kazandı. O dönemde Mevlana ve düşüncelerini anlamak için yoğun bir çabaya şahit olmaktayız. Almanların büyük bilgini Helmut Riter de Mevlana’yı tanımak ve tanıtmak için büyük çaba sarf eden araştırmacılardan biridir. Çağdaş Mevlana araştırmacısı Anne Marie Şimel de Mevlana’yı Batı’yı tanıtmak için önemli ve değerli rol ifa etti. Şems’in haşmeti, Şimel’in değerli ve ebedi eserlerinden biridir. Mevlana’nın düşüncesinin genişliği ve kişiliğinin çok boyutlu oluşu, dünyanın dört bir yanında meraklılarını hakkında araştırma yapmaya yöneltti. Fransız araştırmacılar da Mevlana’nın irfan, şiir, tarih, felsefe ve sanat boyutlarını araştıranlardan sayılır. Fransa’nın en büyük Mevlana uzmanı bayan Vitray Meruviç’tir. Bayan Meruviç Mevlana’nın eserlerini Fransızcaya çevirenlerin başında yer alıyor ve kendisinin Mevlana eserleri üzerine yaptığı araştırmalarla ilgili önemli eserleri bulunuyor. Bayan Meruviç mesneviyi çevirmek için tam 15 yıl çatıştı ve İranlı bir uzmanın yardımı ile mesneviyi tam olarak Fransızcaya çevirdi. Bayan Meruviç ayrıca Mevlana’nın Fih Ma Fih, rubaileri, yazışmaları ve Şems divanının özetini de çevirdi ve sonunda Mevlana’nın eserlerinden etkilenerek Müslüman oldu. Henry Karbon, İranlı felsefi, ilmi ve irfani şahsiyetleri olan Sühreverdi, İbni Sina ve Molla Sadra gibi bazı önde gelen şahsiyetleri hakkında araştırma yapan bir başka ünlü Fransız İran uzmanıdır. Karbon İran’da şiirin felsefe ve irfanla derin ilişkisi yüzünden sürekli Hafız, Attar ve Mevlana gibi İranlı büyük şairlerin şiirlerini de gözetlemiştir. Karbon bir çok eserinde Mevlana’nın eserleri ve şiirlerinden İran düşüncesi ve kültürünü tanımak için kaçınılmaz kaynak şeklinde söz etmiş ve İran İslam’ı hakkında adlı eserinde Mevlana’dan ve mesneviyi örnek göstermiştir. Dinler tarihi araştırmacısı Mirça Elyade de eserlerinde Mevlana’ya geniş yer vermiş ve şiirleri ve eserleri üzerinde durmuştur. Dinler tarihinin en büyük araştırmacılarından biri olan Elyade, Mevlana’yı İslam tarihi zemininde araştırmaya çalışmıştır. Elyade dini inançlar tarihi adlı eserinde ise bir bölümü Celaleddin Mevleve, musiki, şiir ve kudsi danslar başlığı altında Mevlana’ya ayırmıştır. Elyade’ye göre Mevlana’nın ilahiyatı karmaşık ve aynı zamanda kişisel, geleneksel ve cesurcadır. Arman Reno, 19 yüzyılın büyük takdir toplayan Fransızların büyük şair ve yazarlarından biridir. Reno ingilizce ve Almanca bildiği için Fars dilinden bu dillere çevrilen eserlere ulaşmayı başardı. Reno, Hafız ve Mevlana gibi büyük şairlerin eserlerini okuduktan sonra bazı şiirler yazdı. Reno bir şiirini Mevlana’nın Şems divanında yazdığı gazellerden birinden ilham alarak yazdı ve İran geceleri adlı eserinin ikinci baskısında bu şiiri Mevlana’nın gazelinden esinlenerek yazdığını belirtti. İtalya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da yapılan araştırmalar da Mevlana’nın şiirleri bu ülkelerin dillerine çevrildiğini ortaya koyuyor. Bazı italyan araştırmacılar ve İran uzmanları bu bağlamda bazı araştırmalar da yaptı, ki bu araştırmacılara Elsandro Baozani’yi örnek vermek mümkün. Baozani, Fars edebiyatı tarihi hakkında bir çok eser yazdı ve eserlerinde Mevlana’ya da yer verdi. Yine İtalyan araştırmacı prof. Rikardo Zipuli de Fars şiiri ve İranlı şairler hakkında bir çok kitap telif etti. Zipuli de Mevlana ve düşünceleri ve eserleri üzerine ve özellikle başka İranlı şairlerle mukayese bağlamında araştırmalar yaptı. Zipuli İran’ın Sadi, Sanayi ve Mevlana gibi büyük şairlerini çeşitli boyutlardan incelerken Mevlana’yı ciddiyet bakımından diğer şairlerden ayrı tuttu. Polonya’da da ünlü besteci Şimanofski, Mevlana’dan kendisi için bir model yarattı ve bir albümünü tamamen Mevlana şiirlerine ayırdı. 015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile