Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazartesi, 01 Şubat 2016 09:31

Semavi Sureler - 97

Semavi Sureler - 97

Bugün Kur'an'ı Kerim'in 61. Suresi olan Saf suresi ile tanışmak istiyoruz. Sure Medine'de nazil oldu ve 14 ayetten ibarettir. Surede İslam dininin diğer semavi dinlere üstünlüğü ve Allah teala tarafından bekası ve ebediliğinin güvence altına alındığı ve Allah yolunda cihat zaruretin söz ediliyor. Surede ayrıca Allah'a tesbit etmek, söz ve amelin bir olmasına çağrı, azimle cihat etmek, İsrailoğullarını ahitlerini kırması ve Hz. İsa'nın İslam Peygamberi'nin –s– gelişini müjdelediği, İslam'ın diğer tüm dinlere karşı zaferinin güvence altına alınmış olması, hak yolunda cihat edenlerin dünyevi ve uhrevi mükafatları ve Hz. İsa'nın havarilerinden ilham alınmasından söz ediliyor.


Saf suresi Allah'a tesbih ederek şöyle başlıyor:
Göklerdekilerin ve yerdekilerin hepsi Allah'ı tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir.
Surenin ikinci ayeti hemen ahlaki bir konuya başlıyor ve sözlerine amel etmeyenleri tenkit ederek şöyle buyuruyor:
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Bu ayet, Allah yolunda cihat etmek isteyen, fakat cihat emri verilince bu haberdan hoşnut olmayan ve bahane üretmeye başlayanlarla ilgilidir. Ayet bu tür insanları serzeniş ve tenkit ediyor. Müfessirler ise ayetin her türlü sözden dönmeyi kapsadığını belirtiyor.
Sure daha sonra şöyle devam ediyor:
Yapmayacağınızı söylemeniz, Allah yanında şiddetli bir buğza sebeb olur.
Bu ayetten anlaşıldığı üzere, gerçek mümin insanların söz ve ameli uyumludur. Gerçek müminler amel etmeyecekleri sözü dile getirmez.


Saf suresi dördüncü ayette Allah yolunda cihat etme hükmünü gündeme getiriyor. Cihat insanın kendi ülkesini ve inancını savunması bağlamında büyük önem arz ediyor. Ayet ise şöyle buyuruyor:
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
Bu ayete göre düşmanlarla cihat etmek, büyük önem arz ederken burada cihadın Allah yolunda olması ve birliktelik ve vahdet içinde yapılması daha da büyük önem arz ediyor, çünkü gerçekten de düşmanların karşısında zafer kazanmanın en önemli etkeni, müminlerin bütünleşen saflarda ve yan yana ve vahdet içinde olmalarıdır.
Gerçekte Kur'an'ı Kerim düşmanları yıkıcı bir sele benzetiyor ve ancak güçlü bir set kurarak onu kontrol altına alabileceğimizi buyuruyor. Bir set kurulurken, tüm parçaları önem arz eder, ama en önemli şey, bu parçaların arasında hiç bir mesafe ve çatlağın olmaması ve hepsi, bir bütünmüş gibi durmasıdır.


Saf suresinin altıncı ayeti Hz. İsa'nın –s– risaleti ve İsrailoğullarının o hazreti tekzip etmesi ve hakkında komplo kurmasına işaret ederek şöyle buyuruyor:
Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları! ben size Allah'ın elçisiyim. benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici olarak (geldim)." demişti. Fakat onlara apaçık delillerle gelince "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.
Hz. İsa –s– Hz. Musa'nın –s– risaletini doğruladı ve ardından son ilahi peygamberin de kendisinden sonra geleceğini müjdeledi. Dolasıyla Hz. İsa, Hz. Musa ümmetini ve kitabını gelecek peygambere ve kitabına bağlayan bir halka gibiydi.
Bu ayete ve Kur'an'ı Kerim'in diğer bazı ayetlerine göre Hz. İsa ilahi risaletten başka hiç bir iddiası yoktu ve o hazretin Allah'ın evladı olduğu veya ilah olduğu ile ilgili söylenen her şey yalandı. Bu ayette Hz. İsa ayrıca İslam Peygamberi'nin –s– gelişini müjdeliyor. Aslında bu konu, İslam dininin önceki ilahi dinlere göre mükemmel bir din olduğuna yönelik ince bir işarettir. Çünkü genellikle insanlar daha ve daha mükemmel şeyleri müjdeler. Bundan başka Kur'an'ı Kerim ayetleri ve İslam'ın yüce tealimi ve ahkamı incelendiğinde de, Tevrat ve İncil'den çok daha üstün ahkam ve tealimi içerdiği rahatlıkla anlaşılır.


Kuşkusuz bugün Yahudilerin ve Hıristiyanların elinde Tevrat ve İncil adıyla bulunan kitaplar Hz. Musa ve Hz. İsa'ya nazil olan kitaplar değildir. Bu kitaplar daha sonraları bu iki büyük peygamberden sonra yakın adamları tarafından veya çok daha sonraları dünyaya gelen insanlarca telif edilen kitaplardır. Bu yüzden bu kitaplarda gelen tealim, iki büyük peygamberin tealimi ile başkalarının görüş ve düşüncelerinin karışımı şeylerdir. Buna karşın mevcut kitaplarda bile büyük bir şahsiyetin zuhur edeceğine işaret eden tabirler bulunuyor ve bu işaretler İslam Peygamberi'nin –s– işaretleri ile örtüşüyor. Örneğin Yuhanna incilinin 14. Bölümünde şöyle deniliyor: Ve ben babadan isteyeceğim ve o bir başka teselli edici size verecektir ve o ebediyen sizinle kalacaktır.
Gerçi İsrailoğullarından bir grup İslam Peygamberi'ne –s– iman etti, ama bazıları da inatla o hazrete karşı çıktı ve hatta açık mucizelerini inkar etti. Yüce Allah bu kesim hakkında şöyle buyuruyor:
İslâm'a davet olunduğu halde Allah üzerine yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah zalim toplumu doğru yola iletmez.


Saf suresinin sekizinci ayet İslam dininin ebediliğine işaret ediyor ve düşmanların Allah'ın nurunu söndüremeyeceğini belirterek ilginç bir benzetmede bulunuyor ve şöyle buyuruyor:
Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.
Düşmanlar ilahi nuru sürekli söndürmeye çalışıyor, fakat yüce Allah'ın irade buyurduğu üzere ilahi nur her geçen gün daha da yayılıyor ve bu yüzden hiç kimse bu nuru söndüremiyor.
Saf suresinin dokuzuncu ayeti İslam'ın ebedi olduğuna işaret ederek şöyle buyuruyor:
O, Resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi ki, müşrikler istemese de onu, bütün dinlerin üstüne çıkarsın.
İslam ve Kur'an'ı Kerim ilahi nurdur ve nur nerede olursa, orada tesirini ve bereketin gösterir ve zafere vesile olur. Bu yüzden kafirlerin ve müşriklerin hoşnutsuzluğu onu engelleyemez. Nitekim günümüzde İslam dini hem mantık açısından ve hem pratikte ilerleme bağlamında tüm dinlere üstünlük sağlamıştır ve düşmanların sonsuz komplolarına rağmen her geçen gün İslam'a yöneliş artmaktadır. Kuşkusuz İslam'ın nihai ilerlemesi alemlerin büyük kurtarıcısı Hz. Mehdi'nin –s– zuhur etmesi ile tamamlanmış olacaktır.


Saf suresi ilginç bir temsille ve insanı harekete yönelten bir ifade ile Allah yolunda cihat etmenin çok kârlı bir ticaret olduğunu belirterek şöyle buyuruyor:
Ey İman edenler! Sizi acı bir azabdan kurtaracak ticareti size göstereyim mi? Allah'a ve Resulüne inanırsınız, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz sizin için en iyisi budur.
İslam Peygamberi'ne –s– iman etmek, Allah'a iman etmekten ayrı değildir, nitekim insanın canı ile cihat etmesi de malı ile cihat etmesinden ayrı olamaz, çünkü cihat ve savunma işini organize etmek için bir takım maddi imkanlara ve teçhizata ihtiyaç vardır ve bu da mali yardımlarla temin edilebilir. Genelde her iki cihat şekli birlikte yürütülmelidir ve ancak bu durumda zafer elde edilebilir. Bu ayetlere göre bu büyük ticaretin üç temel direği şöyledir: alıcı Allah'tır, satıcı mümin insanlardır ve can ve mal da alış verişi yapılan ünündür. Allah teala bu ticareti çok kârlı bir ticaret niteliyor ve bu muazzam alış verişin bedelini de şöyle beyan ediyor:
(Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.
Sure bir sonraki ayette de şöyle buyuruyor:
Seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih.. Müminleri müjdele.


Saf suresinin son ayeti bir kez daha cihat meselesine vurgu yapıyor. Yüce Allah iman eden insanlardan Allah'ın yardımcıları olmasını istiyor ve ardından tarihi bir örnek veriyor. Ayet şöyle buyuruyor: Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilere: "Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havariler: "Allah (yolun)un yardımcıları biziz." dediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.
Bu ayet burada Müslümanları da Hz. Muhammed'in –s– havarileri niteliyor ve onları Allah'a ve peygamberine yardım edenlerden sayıyor ve havariler düşmanlara galip geldikleri gibi Müslümanların da düşmanlara galip geleceğini vurguluyor.015

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile