Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cumartesi, 23 Ocak 2016 15:50

Hidayet Hadisi - 91

Hidayet Hadisi - 91

Bugün zulüm ve çeşitleri ile ilgili hadis ve rivayetleri gözden geçirmek istiyoruz.
İslam dinin Müslümanları zulme karşı teslim olmaktan men etmiş ve zalimle mücadele etmeyi teşvik etmiştir. İmam Bagır'dan –s– bir rivayette ise şöyle okumaktayız:
Zulüm üç çeşittir. Bir zulüm vardır Allah Teala bağışlar, bir zulüm vardır Allah Teala bağışlamaz ve bir zulüm vardır ki Allah Teala o zulümden geçmez. Ancak Allah Teala'nın bağışlamadığı zulüm, şirktir. Allah Teala'nın bağışladığı zulüm ise insan bazı küçük günahlar işleyerek kendine reva gördüğü zulümdür. Allah Teala'nın geçmediği zulüm ise kulların birbirine olan borcu ve birbirinin üzerindeki hakkıdır.


Zulmün bir çok çeşidi vardır ve İslam dininde Müslümanlar zulmün her çeşidinden men edilmiştir. Zulüm çeşitlerinden biri, insanın kendine reva gördüğü zulümdür. Bu zulüm bilindiği üzere Allah'ın emirlerine karşı gelmek ve günah işlemek ve kemale erme yolunda müsamahakar davranmaktır. Kur'an'ı Kerim Talak suresinin birinci ayetinde şöyle buyurur:
Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur.
Bir başka zulüm, başkalarına reva görülen zulümdür. Bu zulüm, başkasını darp etme, öldürme, iftira atmak, gıybet etme, mal ve onuruna tecavüz etme şeklinde olur ki bunların bir çok olumsuz, kötü sonuçları ve tesirleri söz konusudur.


İmam Ali –s– zulmün kötü tesirleri hakkında şöyle buyurur: zulmetmekten sıkının, çünkü zalimlik en büyük suçlardan ve en büyük günahlardan biridir.
İmam Bagır –s– da şöyle buyurur: zulümden sakının. Gerçekten zulüm kıyamet gününde karanlıktır.
İslam Peygamberi ise çok uyarıcı bir rivayette kıyamet gününde mazlumların nasıl hakkını zalimlerden aldığına işaretle şöyle buyurur:
Kıyamet günü, kul iyi amellerinden mutlu olarak mahşere ayak basar. O sırada adamın biri gelir ve şöyle der: Ey yüce Rabbim, bu kulun bana zulmetmiştir. O zaman kulun tüm hasene amelleri üzerinden alınır ve adalet talebinde bulunan adamın hasene amellerine eklenir. Böylece haklarında zulmeden tüm insanlar bir bir gelir, öyle ki sonunda o kul için bir tek hasene amel bile geride kalmaz. Bundan sonra eğer birileri gelip hakkını talep edecek olursa, alacaklının günahlarından alınır ve o kulun günahlarına eklenir. Böylece insanlar hakkını kuldan almaya devam eder, ta ki cehennem ateşine atılır.


İmam Ali –s– zalimlere yardım etme konusunda şöyle buyurur: kim zulmediyorsa ve kim ona yardımcı oluyorsa ve kim zulme boyun eğiyorsa, her üçü ortaktır.
Allah Resulü –s– ise şöyle buyurur: Kıyamet gününde münadi nida eder: neredeler zalimlere yardım edenler ve onlara yardım edenler? Hepsini birlikte mahşur edin.
İmam Sadık –s– da bu konuda şöyle buyurur:
Kim zalimlerin bekasını arzu ederse, Allah'a itaatsizliğe ve günah işlemeye ilgi duymuş demektir.


Safvan ibni Mehran, İmam Kazım'ın –s– yakın arkadaşıydı. Safvan deve sürüsüne sahipti ve develerini kiraya veriyordu. Bir gün Safvan İmam Kazım'ın –s– huzuruna çıktı, İmam ona şöyle buyurdu: Ey Safvan, tüm amellerin iyi, illa biri. Safvan hangi amel, diye sordu. İmam Kazım –s– şöyle buyurdu: Abbasilerin zalim halifesi Harun'a deve kiraya vermen. Safvan şöyle arz etti: Allah and olsun ben develeri ona günah işlemesi veya avlanması veya beyhude işlerde kullanması için kiraya vermedim. Harun develerimi Hac için kiraladı, üstelik kendim da onlara eşlik etmiyorum, sadece uşaklarımı gönderiyorum. İmam –s– şöyle buyurdu: Acaba onların hayatta kalmasını ve böylece kiranı ödemelerini arzu ediyor musun? Safvan evet diye arz etti. Bunun üzerine İmam Kazım –s– şöyle buyurdu: kim zalimlerin bekasını arzu ederse, onlardandır ve kim onlardan olursa, cehennemliktir.


Safvan şöyle anlatıyor: gittim ve tüm develerimi sattım. Harun macerayı öğrendi ve benden sebebini sordu. Ben de ona artık yaşlandığımı ve uşaklarım da iyi çalışmadığını söyledim. Ama Harun şöyle dedi: Asla, asla, ben biliyorum kim sana yol gösterdi. Musa bin Cafer sana böyle yapmanı söyledi. Ben de ona, Musa bin Cafer'in benimle en işi olabilir ki, dedim. Harun şöyle dedi: Allah'a and olsun eğer iyi geçmişini bilmeseydim, seni öldürürdüm.


Yüce Allah Enfal suresinin 72. Ayetinde şöyle buyuruyor:
Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o Müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir.
Bu ayet açık bir şekilde Müslümanları zulme maruz kalan din kardeşlerine yardım etmekle yükümlü hale getiriyor.
Allah Resulü –s– de şöyle buyurur: Kim bir insanın ey Müslümanlar yardım edin, nidasını duyup yardımda bulunmazsa Müslüman değildir.
İmam Ali –s– de evlatları İmam Hüseyin –s– ve İmam Hasan'a –s– yazdığı vasiyetnamesinde zalimlere düşman ve mazlumlara yar olmalarını tavsiye ediyor. 015

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile