Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Salı, 15 Aralık 2015 20:57

Hidayet Hadisi - 85

Hidayet Hadisi - 85

Bugünkü yazımızda İslam dininde önemli amellerden biri olan sadaka vermekten söz etmek istiyoruz. İslam Peygamberi –s– ve pak ehli beytinden –s– gelen kalan hadisleri gözden geçirerek Resulullah'ın –s– bu hasene sünneti ile daha yakından tanışacağız.


Sadaka, insan malından bir kısmını Allah yolunda vermesidir. Sadaka sadece maddi mal ve servetle sınırlı değildir. Nitekim Allah Resulü –s– şöyle buyurur: Her iyi amel, hangi şekilde yerine getirilse getirilsin, Allah yolunda sadaka ve infak sayılır ve sadece mali infakla sınırlı değildir.
Yine İslam Peygamberi –s– bir başka hadiste şöyle buyurur: Her Müslümana her gün sadaka vermek vaciptir. Sahabe sorar: Kimin buna gücü yeter? Resulullah –s– şöyle buyurur: Birine yol göstermek sadakadır. Hastayı ziyaret etmek sadakadır. Emri maruf yapmak sadakadır. Halkın geçtiği yolun üzerindeki taşı ve dikenli otu ayırmak sadakadır. Selamı cevaplamak sadakadır.
İmam Sadık –s– da kulağı duymayan bir insana onu incitmeden bir sözü anlatabilmenin de sadaka olduğunu buyurur. O hazret bir başka hadiste şöyle buyurur: Yüce Allah'ın sevdiği sadaka, halkın arasını, araları bozuldukları zaman düzeltmek ve birbirinden uzaklaşan insanları birbirine yakınlaştırmaktır.


Ancak Müslümanların arasında en çok bilinen ve en çok yaygın olan infak ve sadaka, malından bağışlamaktır. İnfakta bulunmak insanın mal varlığını arttırır ve bereketini çoğaltır. Kur'an'ı Kerim Bakara suresinin 261. ayetinde şöyle buyurur:
Malını Allah yolunda infak edenlerin misali, yedi başak yeşerten ve her başakta yüz tane olan tanenin misalidir. Allah istediği herkes için onu bir kaç kat attırır.
Bu yüzden İslam Peygamberi –s– şöyle buyurur: Sadaka vererek kendinize rızık nazil edin.
İmam Sadık –s– da bu konuda şöyle buyurur: Sadaka vermek, borcu eda eder ve geride bereket bırakır.


Yüce Allah Kur'an'ı Kerim'in Tövbe suresinin 104. Ayetinde şöyle buyurur:
Allah'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini, sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi?
İmam Sadık –s– bu ayet hakkında ve yüce Allah'ın sadakayı alan esas taraf olduğu konusunda şöyle buyurur: Allah Teâlâ şöyle buyurur: birini almakla görevlendirmediğim hiç bir şey yoktur, illa sadaka ki onu kendi ellerimle alırım. Hatta bir adet hurmayı veya yarım hurmayı sadaka veren kimsenin sadakasını ben terbiye ederim, yani arttırırım, kendi çocuğunu terbiye eden biri gibi. Sonuçta o bir adet veya yarım adet hurma kıyamet gününde gelir ve Uhud dağı kadar veya daha büyük gözükür.
İmam Sadık –s– ayrıca şöyle buyurur: Babam İmam Bagır –s– bir dilenciye bir şey verdiğinde onu geri alır, öper ve ardından ona geri verirdi. Çünkü bunun sebebi, sadaka dilencinin eline ulaşmadan önce Allah'ın eline ulaşmıştı. Babam şöyle buyururdu: Ben Allah'ın eli dediği şeyi elime almayı severim.


Sadaka her türlü afeti ve tatsız olayı bertaraf eder. Allah Resulü –s– bu konuda şöyle buyurur: Sadaka afeti bertaraf eder ve en etkili ilaçtır. Sadaka ayrıca mutlak kazayı önler, dertleri ve hastalıkları dua ve sadakadan başka hiç bir şey yok etmez.
Maaz bin Müslim adında bir şahıs şöyle anlatıyor: Bir gün İmam Sadık'ın –s– huzurundaydım ve konu dertten ve hastalıktan açıldı. İmam –s– şöyle buyurdu: Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Ne olurdu eğer sizlerden her biriniz kendi yemeğinizden bir öğün kadar sadaka verseydiniz? O zaman ölüm meleğine bir ferman tebliğ edilir ve falanca kulun ruhunu teslim al denirdi. O sırada kul bir fakire sadaka verirse, ölüm meleğine o ferman iptal edildi, denirdi.


İslam tealiminde belirtildiği üzere, bazı etkenler insan ömrünü uzatır veya azaltır. Sadaka vermek bu etkenlerden biridir ve rivayetlerin açıkça vurguladığı üzere insan ömrünü uzatır. Allah Resulü –s– şöyle buyurur: Sadaka vermek ve sıla-i rahim kentleri imar eder ve ömrü uzatır.


Ve son nokta şu ki, sadaka, ahiret âlemi ve kıyamet günü için en iyi erzaktır. Bu konuda İmam Ali –s– oğlu İmam Hasan'a –s– şöyle buyurmuştur: Ne zaman senin yol erzakını kıyamet gününe doğru götürecek ve yarın ihtiyaç duyduğunda sana ulaştıracak bir muhtaç ve mağdur birini bulursan, kıymetini bil ve erzakını ona ver ki senin için taşısın. Ona, gücün yettiği zaman çok yardım et, belki elin daraldığı gün onu talep eder, ama bulamayabilirsin. Ve senin ihtiyaç uymadığın zaman senden borç isteyen ve elin daraldığı gün geri verecek birinin kıymetini bil.015

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile