Cuma, 27 Temmuz 2012 19:40

Nur ziyafeti 6

Nur ziyafeti 6

Allah’a itaat etmek nasıl ki izzet, yücelik ve iftihar kazandırıyorsa, Allah’a itaatsizlik de zillet vericidir.

Günah işlemek insanın varlık değerini azaltır, onun pak ve nurani fıtratını da kirletir. On bir ayın sultanı Ramazan'ın 6. Gününde gelin hep birlikte bugünün özel duasını okuyalım: Anlamı: Allah’ım! Sana karşı işlediğim günahtan ötürü bu günde beni yalnız bırakma; azap kırbacınla beni cezalandırma; bu günde gazabına vesile olacak şeylerden beni uzaklaştır; -sonsuz- lütfun ve nimetlerin hakkına, ey şevkli insanların en büyük arzusu! Bu duanın ilk bölümünde yegâne Allah’tan bizi günahlarımızdan dolayı rezil etmemesini diliyoruz. Evet, Allah’a itaat etmek nasıl ki izzet, yücelik ve iftihar kazandırıyorsa, Allah’a itaatsizlik de zillet vericidir. Günah işlemek insanın varlık değerini azaltır, onun pak ve nurani fıtratını da kirletir. Kur'an Kerim kültüründe günah, sahip olduğu çeşit vasıtası ile sayyi’e, şer, masiyet, fısk, hatiye, fücur, vezer ve fisat olarak adlandırılıyor. Fakat tüm bu anlamların ortak anlamı ise İlahi emirlerden ve yasalardan kaçış ve baş eğmemektir. Yasalardan kaçış ise hem dünyevi ve hem uhrevi sonuçları mevcut. Utanç ve vicdan azabı duymak, kasvetli olmak ve ilahi rahmetten uzak kalmak ise günah işlemenin sonuçlarındandır. İmam Cafer sadık (as) bu bağlamda şöyle diyor: yüce Allah, İlahi bir vecibeyei terk eden veya büyük günahlardan birini işleyene, rahmetle bakmaz. Öyle ise bu nurlu günde hep beraber şöyle diyelim: Ey Rabbim! Nefsimizi günah işlemeye alışmaktan, kalbimizi günahın karanlığından, vücut azalarımızın günahtan ve kaymaktan uzak tut. Abbasi halifelerden Harun döneminde onun eziyetinden korunmak için deli numarası yapan Behlül-i Dânâ’nın hayatından bir hikaye ile bugünkü sohbetimize devam ediyoruz. Bağdat’ta Faz bin Rabii adından biri cami inşa etmiş. Cami girişine bir kitabe asılacağı gün Fazl’a, kitabenin üzerine ne yazılması gerektiğini sorumuşlar. Fazl, caminin kurucusu olarak kendi adının yazılmasını istedi. Orada bulunan Behlül Fazl’a sorar: Camiyi kimin için inşa ettin? Fazl: Allah için, der. Behlül, ‘Eeğer Allah için inşa etmişsen o zaman kitabede kendi adını yazma’ demiş. Bunun üzerine Fazl sinirlenmiş ve nedenini sorumuş, zira ona göre herkes caminin kimin tarafından inşa edildiğini bilmesi gerekiyormuş. Behlül ise ‘ O zaman benim adımı yazdır’ demiş. Fazl bunu asla yapmayacağını söyleyince Behlül: ‘Eğer bu camiyi gösteriş ve şöhret için inşa ettiysen o zaman kendi ecir ve mükafatını zayii etmişsin’ dedi. Fazl Behlül’ün cevabı karşısında aciz kalıp sessizce düşünmeye başlamış, ardından Behlül’ün söylediklerinin yazılmasını istemiş. Behlül de Kur'an Kerim’den bir ayetin yazılıp camı girişine asılmasını istemiş. İnsanın bir ömür kulluk ve ibadetlerin sonucunu yok eden tehlikeli davranışlardan biri bencilliktir. Bir insan uzun yıllar bu çirkin özellikle yaşarken, bencilliğin kendi vücudunda kök saldığından habersiz kalabilir. Bencillik, insanın kendi ibadetleri ve amellerini başkaları ile kıyaslayınca kendini daha üstün görüce insana musallat olur. Bencillik inanın kendi hakkında vardığı yanlış algıdır, zira kendini hak etmediği üstün bir konumda görür. Bu durumda ise kendi eksikliklerinden gafil kalarak onları göremiyor. Mekke’nin fethedildiği gün Belal Habeşi ezan okumak için Kabe’nin çatısına çıkınca bazıları, acaba bu siyah köle ezan okuyabilir mi diye sorunca Hucerat suresinin 13. Ayeti nazil olup şöyle buyurdu: Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır. İslam peygamberi Hz. Muhammed (S) şöyle buyurmuş: Eğer günah işlemezseniz, günahtan daha kötü şeyden sizler için korkarım ve o da bencilliktir. Bencillik insanın kendi yaptığını daha üstün görmesi ve onunla övünmesi anlamındadır. İmam Cafer Sadık (as) da şöyle buyuruyor: günlerden bir gün iki kişi camiye girdi, biri günahkar ve diğeri mümin. Camiden dışarı çıkınca ise günahkar kişi mümin olmuş, mümin olan ise günaha düşmüştü. Zira günahkar kişi yaptığı günahlardan dolayı göz yaşları dökmüş, pişman olduğunu söylemişti. Fakat mümin olan ise kendi amelleri ile övünmüş ve amellerini kendi gözünde büyütmüştü; böylece sahip olduğu iman derecesinden düşmüş ve fasık olmuştu. Eğer bir insan kendini günahkar ve suçlu görmeyip yaptığı işlerle övünürse, bulunduğu yüksek iman ve takva seviyesinden fısk ve günaha düşer, sanki hiç bir iyi ameli yokmuş gibi. Rivayetlerde anlatıldığı üzere günlerden bir gün şeytan kendi ordusuna şöyle demiş: Eğer 3 konuda insan oğullarına galip gelirseniz, onların yaptığı hiç bir amelinin kabul görülmeyeceğinden eminim. Bu ameller, yaptığı iyi amelin daha büyük olarak görmesi, günahını unutması ve bencilliğe düşmesi durumlarında. Alimler, bencilliğin tedavisi için insanın kendi yaratanı yüce Allah’ı tanıması gerektiğini, azamet, celal ve izzetin sadece ve sadece ona layık olduğunu bilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Öyle ise bir insan bir şeyle övünecekse, Allah’ı ile övünmesi ve O’na iftihar etmesi gerekir. Bencilliğin önlenmesi için önerilen en iyi ve etkin yol ise, insanın sahip olduğu tüm güç ve kabiliyetlerinin yüce Allah tarafından kendisine verildiği, insanın kendiliğinden hiç bir şeye sahip olmadığı gerçeğine dikkat etmesidir. Eğer insan dünyada ilahi güçten kaynaklanmayan hiç bir şeyin bulunmadığı, ilahi inayet olmadan bizim hiç bir hayır amelinde bulunamayacağımız gerçeğini dikkate alırsa, işlediği hiç bir hayır işi onun gururlanmasına sebep olmaz, işlediği her iyi amelin ilahi lütuf sayesinde gerçekleştiğini ve bu hayır işin işlenmesi için Allah’ın ona yardım ettiğini kavrar. Buna ilaveten hiç kimse yapmış olduğu ibadet ve işlediği hayır işlerin Allah katında makbul olduğundan emin olamaz. Bencillikten kurtulmanın bir diğer yolu ise insanın kendinden daha üstün ve iyi insanlara dikkat etmesidir. İnsan kendisinden daha az hayır işler işleyenlere dikkat etmesi, onun bencillik tuzağına düşmesine sebep olabilir. Fakat kendisinden daha iyi ve üstünleri görünce kendindeki eksiklikleri hisseder ve seçkin bir insanlık mertebesine ulaşmak için çok daha uzun yol kat etmesi gerektiğini anlar. Bu yüzden çeşitli rivayetlerde manevi konularda bizden daha üstün olanların yaptıklarına dikkat edilmesi gerektiği tavsiye ediliyor. İmama Cafer Sadık’ın (as) Misbah-uşşeriat adlı kitabında şöyle anlatılıyor: Her zaman takvalı ve hakperest dostlar arayın! Hatta eğer yerin gizli karanlıklarında olsalar ve sen bu yolda hayatını ortaya koyman gerekse bile. Zira yüce Allah peygamberlerin ardından, takvalı ve hakperest insanlardan daha aziz ve üstün hiç bir mahlukatı yok. Ve Allah onlarla arkadaşlık gibi hiç bir nimeti kullarına bağışlamamıştır. Nitekim bir çok evliyanın yaşam hikayesinde onların başlangıcında Allah ile hiç bir yakınlıkları olmadığı ve melekutta hiç bir menzelete sahip olmadıkları, fakat bir arif ile ilginç rastlanmanın ardından etkilenip gönüllerini vahiy habercilerinin yuvasına dönüştürmüşler. 13. Asrın değerli arif Hac Muhammed Sadık Tahta Fuladi’nin yaşam hikayesi de aynen bu tarzda şekillendi. Bu İsfahanlı boyacı başlangıçta Hak’tan başka her kes ve her şeyle meşgul olurdu. Günlerden birinde her zamanki alışkanlığı üzere eylenmek için arkadaşları ile birlikte kent dışına çıktı; Tahta Fulad adlı bir mahallede yaşlı ve tanınmış ariflerden Baba Rüstem Bahtiyari ile karşılaştı. Bu büyük arif Muhammed Sadık’a hitaben hayıflanarak: sana ve gençliğine yazık . . . dedi. Tek bir cümle Hac Muhammed Sadık’ı etkiledi, öyle ki 3 gün ve gece tek bir söz etmeden o değerli arifin önünde diz çöktü ve sessiz kalarak başını öne eğdi. Baba Rüstem’in sıcak nefesi, bu deli dolu gencin yüreğindeki cevherin ateşini yaktı, öyle ki o olaydan sadece bir kaç yıl aradan sonra Hac Muhammed Sadık Tahta Fuladi nefis tezkiyesi ve İlahi kurba ulaşmaya çalışması sonucu yüce makamlara ulaştı, nitekim dönemin değerli alimlerinden onun bilgisinden yararlanmak ve kısa bir süre bile olsun o seçkin Pir’in değerli maneviyat hazinesinden yararlanmak için saatlerce yolunu gözlerdi.009/015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile