Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Perşembe, 28 Ocak 2016 17:00

Ayetullah Vaiz-i Tebesi: dünya, İran İslam cumhuriyetinin kültürel nüfuzu altındadır

Ayetullah Vaiz-i Tebesi:  dünya, İran İslam cumhuriyetinin kültürel nüfuzu altındadır

Veliyyi Fakih'in Horasan temsilcisi ve aynı zamanda Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi Ayetullah Vaiz-i Tebesi, bölge ve dünyanın bugünkü şartlarına dikkat çektiği açıklamasında, günümüz dünyasının İran'ın kültürel gücü ve nüfuzunun etkisinde olduğunu belirtti.


Kutsal Rezevi Külliyesi enformasyon sitesinin bildirdiğine göre Ayetullah Tebesi Rezevi Horasan'ın İslam İnkılabı Şafakta On Gün etkinlikleri sorumlularınıyla görüşmesinde İran'ın bölge ve dünyada kültürel gücü ve etkisinin farkında olan dünya güçleri sessiz kalmayarak, İslam nizamına darbe indirmek için faaliyet yaptıklarını söyledi.
Fakihler meclisi üyesi Ayetullah Tebesi, Şehitlerin yüce makamı ve onların İslam İnkılabının oluşumu, zaferi ve ilerlemesindeki rolüne işaret ederek, " Münafıkların kültürel sorumluluğu olan tanınmış çehrelerinden biri, 15 yıllık silahlı savaş ile ancak ifade özgürlüğünü elde etmenin mümkün olabileceğini söylemişti. Fakat bizim İnkılabımız silahlı savaş olmaksızın ve söylenen zaman süresi sarfedilmeden Allah'a dayanma , Hak taala'nın hidayeti ve İmam Humeyni'nin (ra) tedbiri ile zafere ulaştı"dedi.
Çeşitli küresel denklemlerde İslam İnkılabının önemli etkisine dikkat çeken Ayetullah Tebesi," Bugün bilim ve sanayide ilk sıralara ulaştığımızı söylemiyoruz. Fakat kendimizi Amerika ve Almanya gibi ülkelerle kıyasladığımızda büyük adımlar atıldığını görebiliyoruz ve bu konuda iddialıyız."diye kaydetti.
İran'ın Tıp merkezleri ve idari teşkilat başta olmak üzere çeşitli alanlarda önemli gelişmeler yakaladığını kaydeden Ayetullah Tebesi, "bugün bazı siyasi ve sosyal alanlarda birçok ülkeden daha önde olduğumuzu iddia edebiliyoruz. İyi bir şekilde düşmanla ilgili çeşitli bilgileri elde edip, düşmanın hareketliliğini gözlemleyip, engelleyebiliyoruz"dedi.
Ayetulah Vaiz-i Tebesi "dünyanın güçleri karşısında 8 yıllık savunma savaşı bile rahmetli İmam Humeyni'nin tedbirleriyle ülkemizin gelişmesini engelleyemedi."ifadesini kullandı.
İslam İnkılabının zafer yıldönümü en büyük bayram olarak kutlanması gerektiğini kaydeden Ayetullah Tebesi, " İslam İnkılabı Zafer yıldönümü günlerinde düzenlenen etkinlikler ve şölenler halkın katılımıyla beraber İslami inanç ve İslami değerlerin bir yansıması olmalıdır"diye kaydetti.
Nizamın maslahatını teşhis konseyi üyesi, konuşmasının devamında İslam İnkılabının zafere ulaştığı Şafakta On Gün dolayısıyla şimdiden tebriklerini iletirken, siyasi ve sosyal konularda İslam Peygamberi ve Pak Ehli Beyt'inin –s- siyerine uyulması gerektiğine dikkat çekerek, " bize düşen ilk görev şu ki İnkılap ve inkılapçıları tanımalıyız, Allah rızası için ihlas ile çalışma yollarını idrak etmeliyiz. Fitnecilerin yaptığı sinsi hareketleri ve bugün farklı bir üslupla yapmakta oldukları hareketleri iyici kavrayıp anlamalıyız."dedi.
"Bizler her hangi bir akım veya parti lehine çalışmamalıyız"diyen Ayetullah Vaiz-i Tebesi, "fakat öte yandan siyasi ve sosyal meselelerin tebliğ edilip açıklanması konusunda güçlü bir irade ortaya koymamız, halkı bilinçlendirmemiz gerekiyor, ta ki emri vaki durumlara maruz kalmayalım. Biz şunu bilmeliyiz ki acaba bazı malum kesimlerin meclise girebilmeleri için bazı girişimler ve masraflar yapılıyor mu, yapılmıyor mu?"dedi.
"Bazı kavgalar ve tartışmalara karışmamız veya bazı partilerin propagandasını yapmamız gerekmiyor"diyen Ayetullah Tebesi, "kriterler ve kıstaslar anlatıldıktan sonra, halkımız doğru yolu kendisi bulur ve Allah'a hamdolsun ki, halkımız çoğunlukla doğru yolu seçmiş ve tanımıştır."dedi.
"Allah Resul'ü –s- kerem sahibi herkese saygı duyardı" diyen Ayetullah Tebesi, "Benim sorum şudur ki, İslam İnkılabının zafere ulaşmasından on yıllarca öncesinden şimdiye kadar hesaplayın, kimler kerem sahibidir? Kerem ne anlamındadır? acaba geçmişte ve şimdi kerem sahibi kimseler bizlerin saygımız ve övgümüze mazhar olmuş mudur?"dedi.
Ayetullah Tebesi konuşmasının devamında, " her şeye veda ederek, savaş cephesine giden ve İslam ve Müslümanların lehine savaşan bir gencin yaptığı işten hangi keramet, ihlas veya fazilet daha yüce olabilir ki. O genç bir daha dönmek için gitmiyor, O genç gidiyor ki muzaffer bir şekilde ve ülkesini izzet ve bağımsızlığına kavuşturarak dönsün. Böylesi gençler İnkılaptan önce de mevcuttu, şimdi de mevcut."dedi.
"Bu pak kalpli, temiz, hak yolunda olan ve İslami değerlerin korunması peşinde olan gençlerin kadır kıymetini bilmeliyiz"diyen Ayetullah Tebesi, " bunlar bizim birçok merkezlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek gençlerdir ve bizler bu kerem sahibi ve hak yolunda olan gençlerden kelimenin gerçek anlamıyla yararlanmalıyız."dedi.
Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi Ayetullah Tebesi, konuşmasının devamında, velayetin taraftarı olduğunu iddia eden her kesin Velayet yanlısı olamayacağını kaydederek, " fakat bizler bir kimsenin İslam İnkılabı Rehberi ile irtibatının güçlü bir manevi ve fikri irtibat olduğunu anladığımız vakit, o kimsenin kanatlarına güç vermeli ve düşmanın bazı masraflar yaparak, onların düşünclerini başka yönlere çekmesine mani olmalıyız"diye kaydetti.
İslam İnkılabınun zafere ulaşması yolunda yoğun bedeller ödendiğini kaydeden Ayetullah Tebesi, " Şehit Beheştiler ve Şehit Mutahariler gibi sosyal, siyasal, düşünsel ve bilimsel alanda verilen sermayelerin yanı sıra, bu inkılap için birçok genç verdik ki onları takdir etmeliyiz ve değerlerini bilmeliyiz"dedi.
Kutsal Savunma yılları döneminde Kutsal Rezevi Külliyesinde savaş cephelerine gitmek için toplanan kalabalıkları hatırlatan Ayetullah Tebesi," gerçekte, o dönemde o yoğun maneviyatlar ve ilahi değerler ve İslam için yapılan fedakarlıklar, çok değerli ve takdire şayan bir durumdu"dedi.
Nifak hareketinin tanınması zaruretinin açıklanması önemine dikkat çeken Ayetullah Tebesi, "İslam İnkılabı Zafere ulaşmadan önceki yıllarda ben kardeşimiz şehit Haşiminejat ile Meşhet'te hapisteydik. Hapishanede bulunan Behmen Bazergan, Abbas Mezahiri ve Hüseyin Aladpuş adında 3 kişi, gece namazı kılma ve oruç tutmakla ün yapmışlardı. Fakat bizler bir buçuk aydan sonra onların birkaç yıl önceden resmen marksist olduklarını ilan ettiklerini öğrendik. Yani demek istediğim şu ki onların metot, ahlak ve davranışları, kafaları karıştıracak biçimdeydi."diye kaydetti.
Adaylar için yapılan propagandalarda abartıya kaçılmaması gerektiğini kaydeden Ayetullah Tebesi, "her adayın bilgileri sınırlıdır ve onun sohbetleri ve başkalarının onun hakkında yaptıkları yorumlar da sınırlı düzeyde olmalıdır"dedi.
Çom dikkatli, titiz ve ölçülü biçimde iş yapılması gerektiğini kaydeden Ayetullah Tebesi, " Şafakta On gün etkinlikleri ve yürüyüşler öyle bir şekilde düzenlenmelidir ki, düşman İslam nizamı aleyhindeki bütün programlarının sonuçsuz kalacağını anlasın."dedi.
İslami tebliğ koordinasyon konseyinin halkçı olması ve Şafakta On Gün programlarının halkın katılımıyla gerçekleşmesi gerektiğini kaydeden Ayetullah Tebesi, hükümet ve ve başka kamu kuruluşları halkı bu yolda yönlendirebileceklerini söyledi.
İran Radyo Televizyon kurumu İRİB'in yararlı faaliyetleri dolayısıyla şükranlarını dile getiren Ayetullah Tebesi, "Benim bu sözüm bütün programlardan razı olduğum anlamında değil, ancak büyük işler de yapılmıştir ki, takdire şayandır."diye kaydetti.
Ayetullah tebesi konuşmasının devamında İslami tebliğ koordinasyon konseyi üyelerine Şafakta On Gün etkinliklerinin daha görkemli düzenlenmesi için düşünürlerin fikirleri ve tedbirlerinden yararlanmalarını tavsiye etti.
Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi Ayetullah Tebesi ayrıca Kutsal Rezevi Külliyesi mütevelli vekili ve başka yöneticilerden nizam ve İnkılap ile ilgili konularda ellerinden geldiği kadar çaba göstermeleri yönünde tavsiyede bulunduğunu kaydederek, " bu bir kesin ve genel emirdir ve herkesin neye müracaat ederse, isteğine ulaşacağı anlamında değil. Nizam ve İnkılap ile ilgili konularda Kutsal Rezevi Külliyesi birinci sırada yer almalıdır."dedi.
Veliyyi Fakih'in Horasan temsilcisi Ayetullah Tebesi konuşmasının devamında, " defalarca çeşitli kuruluşlardan bazı yetkililer bana müracaat ederek, bana sorumluluk getirecek edebiyatla benden hatıralarımı anlatmamı veya hatıralarımı yayınlamaları için müsaade etmemi istemişler, fakat ben müsaade etmedim. Halihazırda da diyorum ki, Allah bilir, ben yaşadığım müddetçe benim övülmeme yönelik tek kelime yazılıp çizilmesine rıza göstermem. Allah'ım şahidim olsun ki, bu konu benim kalbi isteğimdir. Aşk ile canlarını inkılap uğruna feda eden gençlerin hatıraları yazılmalıdır. Gidin onlar ve onların anne babalarının hatıralarını yayınlayın."dedi.
Ayetullah Tebesi konuşmasının ardından Rezevi Horasan valisi Reşidian, yaptığı kısa konuşmada, İslam İnkılabı zafer yıldönümü etkinlikleri millet ve devlet arasında gönül birliği ve söz birliği mazharı olması gerektiğini söyledi.
Toplantının başlangıcında Rezevi Horasan İslami tebliğ koordinasyon konseyi sorumlusu Hüccetülislam Sultani, cari yılda söz konusu koneyin faaliyetleri hakkında kısa bir rapor sundu.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile