Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Salı, 14 Temmuz 2015 10:56

Rezevi Hastanenin uzmanı: Bir çok hastalık uyku bozukluluğunun sonucudur

Rezevi Hastanenin uzmanı: Bir çok hastalık uyku bozukluluğunun sonucudur

İngiltere'de yaşayan İranlı uyku uzmanı Dr. Mehri Rihteger, kutsal Rezevi türbenin özel hastanesinde düzenlenen "Uyku bozukluğu; tesirleri ve hastalıkları" başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, uyku insan yaşamının önemli bir bölümünü oluşturduğunu ve bu yüzden büyük özenle gözetilmesi gerektiğini belirtti.
Dr. Rihteger konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Ömrümüzün üçte biri kadarı uykuda geçtiğini söylemek çok kolay, fakat bu sade gerçeğe inanmıyoruz. Biz yaşamımız sadece uyanık olduğumuz anlarda cereyan ettiğini düşünürüz, oysa uyumak ve uyanık olmak birbirine sıkı sıkıya bağlıdır ve birbirini doğrudan etkiler.
Dr. Rihteger iyi uykuyu sağlık ve sıhhatin en önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: Maalesef uyku ile ilgili tıp alanında insanların ve hatta hekimler camiasının bilgisi çok azdır. Biz uyku bozukluluğu ve uykudan kaynaklanan hastalıkları iyi tanımıyoruz ve uykuya karşı duyarsızız ve bu duyarsızlığın sonuçları konusunda da bilgisiz sayılırız.
Diyabet, tansiyon, kollestrol, kanser, uykudan kaynaklanan hastalıklar
Dr. Rihteger konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: Belki inanılması zor gelebilir, ama Diyabet, tansiyon, kollestrol, kanser, beyin enfarktüsü, kalp hastalıkları gibi hastalıklar uykudan kaynaklanan hastalıklardır.
Dr. Rihteger, uyku ile ilgili hastalıklar hakkında da şöyle konuştu: Uyku konusunda esas soru şu ki insanlar esasen bu sorunun ve sıkıntının bilincinde değildir ve uyku bozukluğundan kaynaklanan hastalığı tedavi etmeye çalışırlar, oysa esas sorun çözümsüz kalmaktadır.
Miladi 50'li yıllar, yolun başı
Dr. Rehteger uykunun tıbbi tarihçesi hakkında da şu açıklamada bulundu: Miladi 50'li yıllarda ilk kez bilim adamları gece boyunca uykunun dalgalarını kaydetmeye başladı ve insan beyninden yayınlanan dalgalar uyku sırasında sabit bir süreci izlediğini keşfetti. 60'lı yıllarda insanları gece uykusunun kayda alınma işlemi araştırma düzeyinde başladı ve bu araştırmaları günümüzde uyku testi adı verilen Poly Somnography testinin babası nitelemek mümkün. İşte bu dönemdeydi ki Narkolepsi hastalığı ve insanların uyku sırasında beyin dalgalarındaki bozukluk keşfedildi ve Stanford üniversitesinde ilk Narkoplepsi kliniği kuruldu.
Bir çocuğun tansiyon hastalığının tedavisi ve uyku sırasında solunum apnesinin tedavisi ile gerçekleşmesi
Dr. Rihteger sözlerini şöyle sürdürdü: 1965 yılında Avrupa'da ilk kez Fransa ve Almanya'da solunum apnesi sorunu tespit edildi. 1972 yılında Fransız bilim adamı Gilmino Amerika'da Stanford üniversitesinde oluşan gruba katıldı ve Avrupalı bilim adamlarının bu hastalığı tespit etme deneyimlerinden hareketle uyku sırasında solunum ve kalp çalışmasındaki değişiklikleri kaydedebildi ve böylece tansiyon hastalığı olan ve tüm tedavilerin yetersiz kaldığı ve geceleri yüksek sesle horlayan on buçuk yaşındaki bir çocuğun hastalığını uyku testi ve solunum aksaması olayını tespit ettikten sonra tedavi etmeyi başardı, öyle ki çocuğun yüksek tansiyonu ve sürekli uyku hissi yaşamasını bertaraf etti.
C-PAP'tan yararlanmak; kolay çözüm yolu
Dr. Rihteger konuşmasına şöyle devam etti: Burada bu branşın dönüm noktası 80'li yıllarda C-PAP makinesi Avustralyalı akciğer uzman Sullivan tarafından icat edilmesi ile yaşandı. Bu cihaz yaklaşık iki kg ağırlığında olan ve bir boruya bağlanan ve borunun sonunda da bir maske burun üzerine yerleştirilen küçük bir cihazdır. Uyku sırasında bu cihaz sürekli havayı üst hava yolu mecrasında içeri pompalıyor ve böylece üst hava yolu mecrasının uyku sırasında tıkanmasını engelliyor.
Dr. Rihteger, uyku tıbbının ömrü dünyada 35 yıl olduğunu, bu branş İran'da daha da genç olduğunu, öyle ki bir çok tıp uzmanı ve hekim bu konuya yabancı olduğunu ve sınırlı düzeyde bilgileri olduğunu ifade etti.
Uyku sırasında solunum apnesi obezite alarmı
Dr. Rehteger İngiltere'deki özel kliniğindeki deneyimlerine işaretle şöyle dedi: Uyku bozukluğunde en önemli etken aşırı kilodur. Şişman insanlar genellikle gündüzleri uykuludur ve verilere göre de uyku kliniklerine baş vuran insanların %90 kadarı da uyku sırasında solunum apnesi hastalığından acı çekmektedir ve bu yüzden bu hastalığın tedavisi için fazla kiloların verilmesi çok etkilidir.
100 kadar hastalığı önleme ve tedavi etme
Dr. Rihteger konuşmasının sonunda uyku bozukluğu tedavisi ile ilgili bedelin sigorta kapsamına alınmamasına işaretle şöyle konuştu: Maalesef bizim hekimlerimiz ve toplumumuz uyku bozukluluğu tedavisi konusuna yabancı oldukları için sigorta firmaları bu hastalığın tedavisi ile ilgili bedelleri karşılamıyor, oysa uyku bozukluğu hastalığının tedavi edilmesi Diyabet, tansiyon, kollestrol, kanser ve kalp hastalıkları gibi bedeli ağır olan bir çok hastalığın önlenmesi ve tedavisinde etkilidir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile