Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazartesi, 24 Kasım 2014 12:39

Siber Terörizm – 7

Siber Terörizm – 7

Son aylarda Suriye'de terör örgütleri yeni eleman toplamak, bilgi alış verişinde bulunmak ve radikal ve tekfirci düşüncelerini gençlerin arasında yaygınlaştırmak için geniş çapta internette sosyal paylaşım sitelerine yöneldiği gözleniyor. Terör örgütlerinin sanal ortamı kullanarak yeni üye toplamaları şimdiye kadar görülmemiş bir gelişme sayılırken, bu durum geçmişte ne tekfirci radikal terör örgütlerinin site sayısı ve ne de paylaştıkları mesaj bakımından da eşine rastlanmamış bir durum sayılıyor.
18 Nisan 2014 tarihinde Washington'un Ortadoğu medya etüt akademisi tarafından yayınlanan raporu, tekfirci örgütlerin radikal unsurları cezbetme bağlamında büyük bir değişim yaşadığını ortaya koyuyor. Üstelik bu örgütlerin en çok Suriye'de yürüttükleri savaşı daha da cazip hale getirmeye çalıştıkları ve bu bağlamda savaş ganimetleri ve evlenmenin kolaylaştığı ve özel araçlar gibi imkânları gündeme getirerek eleman toplamaya çalıştıkları gözleniyor. Terör örgütleri ayrıca sosyal paylaşım sitelerini kullanarak sözde sosyal ve güncel faaliyetleriyle ilgili görüntüleri paylaşıyor. Bu bağlamda facebook, twitter, instagram ve youtube gibi sitelerden yararlanıyor.
Yine Dublin üniversitesinin Ocak 2014 tarihinde yayınladığı bir rapor, Suriye'deki çatışmalara sosyal paylaşım siteleri üzerinden eleman toplamakta %75 artış gözlendiğini ortaya koyuyor. Bundan başka sadece youtube sitesinde 619 yeni sayfa açılarak tekfirci örgütlerin ve özgür Suriye ordusu adlı terör örgütünün saha çatışmalarıyla ilgili görüntülerin yayınlandığı, yayınlanan bazı görüntülerin iki milyon kez tıklandığı anlaşılıyor.
Suriye'de tekfirci terör örgütleri sanal âlemde çeşitli faaliyetler yürütüyor. Suriyeli tekfirci örgütlerin internet sayfalarını örgütün operasyonları ile ilgili haberleri yayınlamak, çeşitli gelişmelere yönelik görüş ve tepkilerini beyan etmek için kullanıyor. El Nusra cephesi, IŞİD ve Ensarul Şam cemaati adlı terör örgütlerinin sayfaları sanal ortamda teröristlerin en önemli sitelerini oluşturuyor.
Siber ortamın Suriye'de terör örgütleri için bir başka önemli kullanım alanı, başkalarının kendileriyle dayanışmalarını ilan etmeleridir. Bu çerçevede faaliyet yürüten siteler genellikle kendilerince Beşar Esad yönetiminin ehli sünnet vatandaşlara yönelik işlediği cinayetlerle ilgili fotoğrafları ve görüntüleri yayınlıyor. Böylece dini ve etnik ayrışma propagandası yaparak başkalarının desteğini kazanmaya çalışıyor. Bu destek hem maddi destek ve hem Suriye'de onların saflarına katılmak şeklinde olabilir.
Tekfirci terör örgütleri işledikleri cinayetlerin olumsuz etkilerini kamuoyu gözünde hafifletmeye ve destek toplamaya çalışıyor. Bu alanda faaliyet yürüten örgütlere Şumuhul İslam şebekesi ve bu şebekenin kanadı olan Ensarul Cihad'ın sayfalarını örnek vermek mümkün. Bu tür çetelerin görevi, Suriye'de tekfirci terör örgütlerinin işlediği cinayetleri ahlaki ve şeri açıdan haklı göstermek ve örgüte yöneltilen suçlamaları reddetmek ve Beşar Esad ordusunun siber birlikleriyle mücadele etmektir.
Ancak radikal terör örgütlerinin sosyal paylaşım sitelerinde yürüttüğü en yoğun çalışma, kendilerini mazlum ve mağdur gibi göstererek gönüllüleri Suriye'ye gelmeye ve tekfirci terör örgütlerine katılmaya teşvik etmektir. Söz konusu terör örgütleri Suriye'de tam donanımlı bir ordu ile karşı karşıya bulunduklarını ve aynı zamanda askeri dengeleri kendi lehine çevirebilecek yeterli silaha sahip olmadıklarını iddia ediyor. Bu alanda Amerikalı Filistinli vatandaş Ahmet Musa Cebrail ve Avustralyalı misyoner Muse Sir Antonio önemli rol ifa ediyor.
Tekfirci terör örgütleri askeri deneyimlerini paylaşmak ve mücadele taktiklerini öğrenmek için genellikle pek fazla kullanıcısı olmayan sosyal paylaşım sitelerinden yararlanıyor. İngiliz yetkililer geçen Şubat ayında İngiltere'de bazı radikal kesimlerin Suriye'de savaşmak üzere kandırılan insanlara kendilerini bu ülkede nasıl koruyacakları bağlamında yol göstermek üzere bilinmeyen bir siteyi kullandıklarını ve hatta Suriye'ye gitmeye karar verme konusunda kuşkulu olan kişilere güvence vermek için Suriye'ye gittikleri takdirde yaşamları pek etkilenmeyeceğini telkin ettiklerini fark etti. Bu kesimler sürekli kendilerince Suriye'de cihat konusunda cazip bir tablo sunmaya çalışıyor.
Terör örgütlerinin sanal ortamda geniş çaplı faaliyetlerinin Batılı devletlerin de tepkisine yol açtığı gözleniyor. Örneğin İngiltere geçen yıl siber ortamda terör faaliyeti yürüten 30 kişiyi tutukladı. İspanya yönetimi de Suriye'de savaşmak için gençlerin arasında eleman toplayan bir çeteyi çökerttiklerini açıkladı. Ancak Batılı devletlerin tüm muhalefetine karşın bu ülkeden Suriye'de terör örgütlerine katılım süreci hala devam ediyor.
Uluslararası terörizm gözlem kurumu Başkanı Rolan Jakar konu ile ilgili değerlendirmesinde IŞİD terör örgütü internet ve sosyal paylaşım siteleri sayesinde iletişimini ve propagandasını hızlandırdığını, öyle ki bazı günler
Örgütün twitter sayfalarında 20 bin tweet yayınladığını belirtiyor. Terör örgütlerin çeşitli dillerde propaganda yapan siteleri bulunuyor. Bu örgütler medya üzerinden iletişim sağlamayı ve video klip çekmeyi çok iyi bilen elemanları bulunuyor. Jakar, IŞİD terör örgütü için rapor ve reklam filmi çekenlerin çok profesyonel olduğunu ve ürünlerin adeta film stüdyolarında çekilen filmlerin kalitesinde olduğunu da kaydediyor.
Fransa Dışişleri Bakanı Loran Fabius 20 Nisan 2014 tarihinde yaklaşık 500 kadar Fransız vatandaşın Suriye'de terör örgütlerine katıldığını açıkladı. Bugün Batılı devletleri en çok kaygılandıran konu ise bu teröristlerin bir gün Avrupa'ya dönecek olması ve bu ülkelerin kamuoyunu etkilemesidir.
Örneğin Almanya medyası bazı Avrupalı vatandaşların pasaportlarının imtiyazını kullanarak Irak veya Suriye'ye gittiklerini belirtti ve bu durumu ciddiye almak gerektiğini, giden Avrupalı vatandaşların döndüklerinde Avrupa'nın güvenliğini tehdit edeceğini vurguladı.
Fransa'nın Figaro gazetesi de yayınladığı raporda aynı konuya temas ederek, Suriye'de 15 bin kadar yabancı terörist bulunduğunu ve bunların arasında Fransız vatandaşların sayısının kayda değer olduğunu belirtti.
İşin ilginç tarafı, terör örgütlerine katılan Batılı teröristlerin ilkin ülkelerini turizm amaçlı terk etmeleri ve ardından terör örgütlerine katılarak bu örgütlerle işbirliği yapmalarıdır. Gazete bu örgütleri Fransız kimliği olan içeriden düşman niteleyerek, bu kişileri de Fransa milli güvenliğine karşı faaliyet yürüten kişiler olarak niteledi.
İşte bu yüzden bugün Batılı ülkeler bu süreçle mücadele etmek istiyor. Britanya içişleri bakanlığı ve başsavcılığı tekfirci terör örgütlerinin propaganda yapan sitelerini kaldırmak için gerekli yargı kararını çıkarmaya çalışıyor. Böylece bu durum kontrol altına alınmadığı takdirde radikalizm ve terörizmin ciddi derecede yaygınlaşacağı ve uluslararası camiaya karşı ciddi tehdit oluşturabileceği söylenebilir. Batılı devletler bu durumu kontrol altına almadıkları takdirde, bir gün artık terör ve radikalizmle mücadele etmek için çok geç olabilir ve o gün artık terör Avrupa topraklarında yaşayan insanların da başına bela olacağı kesindir.
Siber terörizm hakkında yayınladığımız dizi sohbetimizin genel bir değerlendirmesini yapacak olursak, bugün internet ve sosyal paylaşım sitelerinin terör örgütleri için bir suç aletine dönüştüğü söylenebilir. Bu sitelerin üzerinden yayınlanan mesajlar sanal âlemde ciddi bir soruna dönüştüğü de gözleniyor, öyle ki bazı belli akımlar ve düşünceler ve hatta devletler yıkıcı kodları kullanarak başka ülkelerin bilgi bankalarını veya elektronik postalarını veya bilgisayarlarını hedef alıyor.
Günümüzde siber suçlar sadece bir ülkenin sınırlarıyla sınırlı kalmıyor ve bu tür suçların doğurduğu güvenlik krizi çeşitli ülkeleri bir anda kapsıyor. Öyle ki bu suçların günümüzde küresel bir sorun haline geldiği ve insanların güncel yaşamı ile iç içe girdiği söylenebilir.
Bugün siber suçlar hızla artıyor ve bu durum böyle devam ettiği takdirde siber suçların şimdiki durumun bir kaç katı artması kaçınılmazdır. Öte yandan siber suçların sonuçları ve bu yoldan elde edilen gelir de suçluları ve çıkarlarını birleştiriyor. Böylece bu suçlar organize olmaya doğru hızla ilerliyor.
Sınır tanımamak ve teknolojiyi kullanmak siber suçların kendine özgü özellikleri olduğundan bu suçlarla mücadele için etkili uluslararası işbirliğinin gerekli olduğu daha da iyi anlaşılıyor. Bu yüzden başta interpol ve unodc olmak üzere uluslararası organize suçlarla mücadele eden kurumların geçmişe göre daha etkili bir biçimde bu suçlarla mücadele etmeleri gerekiyor. Ancak elimizdeki gözlemler dünya camiasının şimdiye kadar siber suçlarla mücadelede iyi bir işbirliği yürütemediğini ve gerekli araç, gereçler ve yasal imkânlar ve bazı ülkelerde uzman ekiplerin yokluğu yüzünden bu alanda ilerleme ve başarı kaydedilmediğini gösteriyor. Bu yüzden ve dünyada bu tür suçların hızla artması itibarıyla söz konusu uluslararası sorumlu kurumların daha ciddi adımlar atması gerekiyor.015

Benzer Öğeler (etikete göre)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile