Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cuma, 19 Eylül 2014 22:00

Yeni iletişim teknolojilerinin yaşam tarzı üzerindeki etkileri - 12

Yeni iletişim teknolojilerinin yaşam tarzı üzerindeki etkileri - 12

Bu bölümde sanal ortamın gençlerin üzerindeki tesirlerinden söz etmek istiyoruz. Başta internet olmak üzere yeni iletişim teknolojileri insanların birbiriyle irtibat kurma biçimini de etkiledi. Şöyle ki günümüzde internet, cep telefonu ve benzeri kitle iletişim araçları sesli ve görsel irtibat imkanlarını oldukça düşük maliyetlerle insanlara sunuyor. İnternet çift yönlü bir kitle iletişim aracıdır. İnternet muhtevasının muhatabı sadece dinleyen veya izleyen taraf değil, aynı zamanda kendi görüşlerini aynı konuda veya aynı konunun altında beyan edebiliyor. Bu teknolojinin özel özelliklerinin yanında heyecan, cazibe ve sınırsızlık mahiyeti gençleri sanal dünyanın en büyük taraftar kitlesi haline getirdiği anlaşılıyor. Günümüzde gençler sadece bir kaç tuşa basarak coğrafi sınırların çok çok ötesinde bir nok ile anında temasa geçebiliyor ve sanal ortamda görüşünü beyan ederek bir konuya ortaklık veya itirazda bulunabiliyor. İnternet sayesinde gençler dijital kütüphanelere ve her türlü bilim, sanat ve benzeri bilgilere, dünyanın neresinde olursa olsun ulaşıyor ve sanal ortamda ulaştığı programların ve araçların yardımı ile yeni düşünceleri öğreniyor ve başka kültürlerle tanışıyor. Günümüzde genç kuşağın Batılı ülkelerce sanal ortamda yönlendirilen tüm kültürlerle tanışması bu kuşağın kendisinden önce kuşaklarla bireysel ve sosyal düşünce ve davranışlarında farklı olmasına yol açıyor. Genç kuşağın bilgi bankalarına ulaşması ve sanal ortamda sunulan her türlü imkandan yararlanması gençleri kimliklerini bulma konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıya getiriyor. Gerçekte IT teknolojisi ve yeni iletişim düzenlerinin en önemli yönlerinden biri kimlik meselesidir. Günümüz toplumlarında gençlerin elinin altında türlü ve çeşitli kaynaklar bulunuyor ve bunların her biri özel bir yaşam tarzını ve has değerleri yaygınlaştırmaya çalışıyor. Öte yandan sanal ortamda aile, mahalle, kavim, milliyet ve benzeri kimlik kaynaklarına pek yer verilmiyor. Bugün bilgi patlaması olarak adlandırılan çağda kimlik kavramının eski temel ve manasını kaybettiği gözleniyor. Yeni kuşaklarda kimliklerin değişme şiddeti ve kapması, bazen kimlik krizlerine yol açabilecek düzeye ulaştığı belirtiliyor. Genç insan özellikle kimliği şekillenmekte olduğu buluğ ve ergenlik çağında sürekli değerleri keşfetmek ve bu değerleri kendine yerleştirmek ister. İnternette onca şaşırtıcı ve türlü bilgi hacmiyle karşılaşan genç sanal dünyada kendi kimliğini bulmak zorundadır. Kişisel kimlik bireyin emsalsiz özelliğini oluşturur ve sosyal kimlik de toplumun çeşitli grupları ile irtibat kurmakta işe yarar. Günümüzde internet ortamı gençlerin kendilerini yaşamın çeşitli tarzlarında sınayabilecekleri kültürel ve sosyal bir arena sayılır. Bu yüzden gençlerin kimliğinin bir bölümü internetle teamül sürecinde şekillenir. Kuşkusuz sanal ortamın gençlere sunduğu çeşitli imkanlar ve seçenekler onları sürekli yeni davranış biçimleri ve yeni dinamiklerle tanıştırır. Ancak böyle bir ortam belirsiz ve sürekli değişen bir kimliğe sebebiyet verir. ICT’nin yaygınlaşması günümüzde dünyada başta gençler olmak üzere insanların değerlere, düşüncelere ve yaşam tarzlarına bakışlarında önemli değişikliklere yol açıyor. Binlerce radyo televizyon kanalı, milyonlarca internet sitesi ve diğer iletişim araçları hepsi insanların kültürünü etkileyen güçlü bir topluluk sayılır. Kuşkusuz bu güç gençlerin üzerinde daha çok etkilidir. Bu etki sadece genç kuşağın düşünce ve bakış açılarını etkilemiyor ve aynı zamanda giyim kuşam tarzını, saç şeklini ve adabı muaşeretlerini de etkiliyor. Alman filozof Jürgen Habermas, uydu teknolojisi ve dijital enformasyon teknolojisi ve küreselleşme üzerindeki tesirini eleştiren önemli teorisyenlerden biridir. Habermas şöyle diyor: tüketim kültürü tamamen Amerikanlaşmış durumda. Bu kültür kendini sadece uzak yörelere dayatmıyor, aynı zamanda Batı’da da en anlamlı farklılıkları renksizleştirirken, en köklü geleneklerin temelini de sarsıyor. Gerçekte medya ve ICT imkanları daha çok maddi kültürü Batı’nın lezzetçi ve bireyselci anlayışını yaygınlaştırıyor. Bu durumun zararlarından biri gençlerde dini ve ahlaki ilgi ve bağlılıkları zayıflatmasıdır. Aslında bu teknolojileri üreten ve planların büyük bir bölümü Batılı ülkeler olduğundan en çok muhatap toplayan yığınla film ve siteleri ile tüketici ülkelerin kültürel ve etnik kimliklerini etkilemeleri en doğal şeydir. İnternetin tehditlerinden biri, kullanıcının bilinmeyen bir kimlikle sanal aleme girebilmesidir. Chat odalarında birbiriyle konuşan insanların büyük bir bölümü gerçek olmayan kimliklerle ve kendilerinden sahte şahsiyetler yaratarak sohbet ediyorlar. Bu yüzden aynı kimliği belirsiz şahsiyetler yanlış değerler ve inançlar ve örnekler sunarak gençleri ahlaki ve insani değerlerden çok uzak olan sapkın ve yanlış kültürlerin tesiri altına bırakabilirler. Bilinmeyen kimlik kullanma özelliği ile sanal ortama giriş imkanı ayrıca gençleri sanal aleme pervasızca girmelerine yol açabilir. Bu durumda genç internet ortamında her türlü rol ifa etmeye fırsat bulabilir. Gerçekte genç kendisini çeşitli yönleriyle sergileyebilecek özel bir ortama kavuşur. Bu yüzden sanal ortam gençlerin gözünde gerçek ortamın yerine geçer. Bu yüzden bazı gençler ebeveynlerinden interneti nasıl kullanmaları gerektiği konusunda soru sormakta sıkıntı yaşar. Gerçi internet ortamında gençler için daha fazla deneyim elde etmek için daha fazla şans vardır, ancak buradaki sorun gençlerin böyle bir ortamda olumsuz düşünce ve değerlerini geliştirme fırsatını yakalamasıdır. Günümüz dünyasında maalesef aileler geçmişteki iktidar ve referans olma özelliğini yitirmiş bulunuyor. Çünkü internet kullanan gençler genellikle aile ile geçirmek üzere pek fazla zaman bulamıyor ve sonuçta aile fertleri ve özellikle ebeveynleriyle duygusal bağları zamanla renksizleşiyor. Öte yandan internet ortamında sunulan konular genellikle eski kuşağa ait olan ve daha çok maneviyat, dini ahlak ve düzen peşinde olan ebeveynlerin değer ve beklentileriyle örtüşmüyor. Gerçekte internet çocuklarla ebeveynlerin arasındaki uçurumu daha da derinleştiriyor. Öte yandan sosyal alanda da bazı gençler Batı’nın siber ortamda yaygınlaştırılan maddi kültürünü örnek alarak artık aile kurmak istemiyor ve bekar kalmayı ve internetin sanal aleminde yaşamayı her şeye tercih ediyor. Günümüzde internet ve bilgisayarın gençlerin yaşamına girmesi ve cazibeleri ve özellikle kimlikten bağımsız serbest bir ortam sunması gençleri aile ve akraba ortamından uzak kalmasına vesile oluyor. Bu yüzden genç sanal ortamda tanımadığı yabancı insanların yanında kendini suni bir güven içinde hissediyor ve bu ortamda yaşamayı tercih etmeye başlıyor. Oysa bu ortam, gerçek ortamdan çok farklıdır. Bundan başka gençlerin sanal ortamda ulaştığı iletişim kanallarının bolluğu ve kültürel ve değersel çeşitlilik onu şaşırtıyor ve sosyal kimliğini olumsuz etkiliyor. Bu yüzden genç gerçek topluma ayak basarak gerçek sosyal sorunlarla karşılaştığında bu sorunları çözebilecek güçten yoksun olduğunu fark ediyor, bu kez daha çok şaşkınlık ve beceriksizlik duygusu yaşıyor. Uzmanlar da interneti aşırı derecede kullanan gençlerin kendi yaşıtlarına göre daha az özgüven duygusuna sahip olduklarını belirtiyor. Gerçi yeni teknolojilerin bir çok meziyeti bulunuyor, ancak bireyselcilik, menfaatçilik, dinsizlik ve aşırı tüketicilik gibi sanal alem tarafından topluma sunulan değerler gençlerin davranışını doğrudan etkiliyor. Bu durumun karşısında ancak analiz ve tanıma gücüne sahip olan ve internetle boş zamanlarını doldurmak yerine bu araçtan bilimsel ve yapıcı bir şekilde yararlanan gençler durabiliyor. Yeni kitle iletişim teknolojilerinin olumsuz etki yapmasının bir sebebi, bu teknolojileri kullanan toplumlarda gerekli kültürel altyapıların hazırlanmamış olmasıdır. Gerçekte toplumların kültürel yetkilileri gerektiği gibi yeni teknolojilerin meziyetlerini ve olumsuzluklarını araştırmıyor ve yerel imkanlar aracılığı ile dıştan dayatılan yeni teknolojilerin kültürel eksikliklerini araştırarak bu teknolojileri yerel hale getiremiyor. 015

Ortam

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile