Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Çarşamba, 06 Nisan 2016 08:22

Amerika, İranfobia siyasetleri bir kaç boyutlu sürdürüyor

Amerika, İranfobia siyasetleri bir kaç boyutlu sürdürüyor
İran'ı karalamak ve bölgede İran korkusu oluşturmak amacıyla Amerika'nın İran'a karşı sürdürdüğü çok yoğun propaganda KOEP kapsamında nükleer anlaşma sağlanmasına rağmen, Amerika'nın İran aleyhindeki tehdit ve düşmanlıklarının halen aralıksız devam ettiğini gösteriyor.

Dün ABD Uluslararası stratejik araştırmalar merkezinde Amerikan ordusunun modernizasyonu ile ilgili bir konuşma yapan ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Amerika'nın bugün ciddi stratejik sorunlarla karşı karşıya olduğunu ve İran'ın da bu sorunların bir parçası olduğunu bildirdi.

ABD savunma bakanı Carterle paralel bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı Thomas Shannon da, İran'ı insan haklarını ihlal etmekle suçlayarak, İran tarafından gerçekleştirilen füze denemelerinin ABD yönetimini kaygılandırdığını iddia etti.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nun İran konulu oturumundaki konuşmasında İran’a nükleer anlaşma kapsamındaki yaptırımların kaldırılması sürecinin bir parçası olarak Amerikan finansal sistemine erişim imkanı tanınmayacağını belirten Shannon, İran’ın Amerikan bankalarıyla doğrudan işlem yapabilmesine izin verileceği yönündeki haberlerin doğru olmadığını söyledi.

Bununla birlikte Shannon, Amerika’nın, İran’ın nükleer anlaşmanın devreye girmesinden sonra serbest bırakılan fonlara erişimine izin veren düzenlemeleri netleştirme üzerinde çalıştığını belirtti.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki oturumda Dışişleri Müsteşarı Shannon ayrıca, Tahran’ın bugüne kadar nükleer anlaşmanın getirdiği yükümlülüklere uymasından memnun olduklarını ancak İran’ın Ortadoğu’da istikrar bozucu faaliyetlerde bulunduğu ve içeride de insan hakları ihlalleri sergilediği yönünde bazı Kongre üyelerinin endişelerini paylaştıklarını da söyledi.

Tüm bu açıklamalar, Amerika'nın nükleer anlaşmaya rağmen halen İran'ı sınırlandırma planını kafasında tasarladığını ve bunun için de İran'ı bir tehdit ve tehlike olarak lanse etmeye çalıştığını gösteriyor. Amerika diplomasi sorumluları, nükleer anlaşmanın Amerika için önemli bir başarı olduğunu ve bunun için ABD yönetimi açısından bir stratejiye dönüştüğünü ve İran'ı bu strateji uyarınca başka alanlarda da sınırlamanın mümkün olabileceğini belirtiyorlar.

Buna karşılık başta Cumhuriyetçiler olmak üzere nükleer anlaşmaya karşı çıkan çevreler, İran’a anlaşmanın gerektirdiğinden ve Tahran’ın hakettiğinden daha fazlasının verildiği görüşünü savunarak, yönetimi “kale direklerinin yerini değiştirmekle” eleştiriyor.

Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi Paul Ryan, “Bu haberler çok rahatsız edici” derken, İran’ın balistik füze denemelerine girişerek nükleer anlaşmanın ruhunu baltaladığını ve Obama yönetimin de İran’ın iş yapmasına yardımcı olmak için gerekenin ötesinde ekstra çaba sergilediğini ileri sürdü.

Temsilciler Meclisi Üyesi Demokrat Brad Sherman da, Başkan Barack Obama’ya mektup göndererek, İran’la iş yapmada doların kullanılmasına izin vermenin anlaşmanın kapsamı dışında olduğunu ve İran’ın daha da fazla talepler öne sürmesine yol açacağını savundu. Temsilciler Meclisi’ndeki iki numaralı Demokrat Steny Hoyer de, “Aynı şekilde bir karşılık görmeden İran’a yeni bir taviz verilmesini desteklemiyorum. Bunu yaparsak baskı gücümüzü kaybederiz,” diye konuştu.

Bu çevreler ve hükümetin birleştiği tek konu ise nükleer meselenin dışında tüm alanlarda İran'a baskının artırılması meselesidir. Bunun için de İran tarafından yemen gibi bölge ülkelerine silah gönderilmesi veya füze denemesi gibi iddialarla Amerika İran üzerindeki baskı ve yaptırımlarını bir nevi sürdürmeye çalışıyor.

Nitekim İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei İran takviminde yeni yıl Nevruz dolayısıyla kutsal Meşhed kentinde halk kitlelerine hitaben yaptığı konuşmada, Amerika'nın İran karşısındaki siyasetlerini açıklayarak, Amerika ile derin anlaşmazlıkların bulunduğunu ve bu anlaşmazlıkların çözümlenmesi gerektiğini, ancak Amerika açısından anlaşmazlıkların çözümlenmesi demek, İran'ın kendi ilke ve değerlerinden vazgeçmesi ve Amerika'nın talepleri karşısında teslim olması demek olduğunu bildirdi. İslam İnkılabı Rehberi Amerika'nın bu siyasetleri ile gerçekte İran İslam Cumhuriyetine karşı düşmanlık konusunda hiç bir ödünç vermediğini gösterdiğini söyledi.

Fakat bilinmesi gerekir ki İran İslam Cumhuriyeti asla kendi temel ilkeleri ve İslam İnkılabı hedeflerinden vazgeçmeyecek ve bunları görüşme malzemesi yapmayacağını ve İran'ın zorbalıklarla teslim alınamayacağını gösterdiğini bildirdi.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile