Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Salı, 05 Nisan 2016 14:07

Suudi krallık rejiminin mantık ve akıl dışı İran düşmanlığı

Suudi krallık rejiminin mantık ve akıl dışı İran düşmanlığı
Arabistan halkına krallık rejimini dayatmış olan Vahhabi Suudi Hanedan’ı İslam ve Arap ülkelerine karşı tefrikacı ve saldırgan bir tutum izleyip, işgalci ve soykırımcı İsrail rejimiyle yakın işbirliğini geliştirmektedir.

Suudi krallık rejimi Histerik bir düşmanlığı İran İslam Cumhuriyetine karşı sürdürmektedir. Son olarak Suudi Arabistan sivil havacılık teşkilatı yayınladığı bildirisinde, İran İslam cumhuriyetinin Mahan Hava yolları Şirketinin havacılık güvenlik kurallarını ihlal ettiğini, bu nedenle Arabistan hava sahasına girmesine ve Arabistan hava limanlarına inişine izin verilemeyeceğini iddia etti.

İran hava alanları ve sivil havacılık kurumunun genel müdürü İbrahim Muradi ise Suudi krallık rejimi havacılık kurumunun bu kararına karşılık yaptığı açıklamada, İran İslam cumhuriyetiyle Suudi Arabistan rejimi arasındaki diplomatik ilişkilerin kesilmesinden beri, İran yolcu uçaklarının Arabistan hava koridorunu kullanmadıklarını söyledi. İbrahim Muradi ayrıca, İran hava yolları şirketlerine ait yolcu uçaklarının bazı Afrika ülkelerine yaptıkları seferlerde Arabistan hava sahasından geçtiklerini, ancak İran yolcu uçaklarının doğrudan Afrika kıtası bazı ülkelere doğrudan sefer yapmadıklarını, İran yetkililerinin Afrika kıtası ülkelere hava yolculuklarının diğer hava koridorlarından gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi. Sivil havacılık ve işletme genel müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, Tahran ile Riyad diplomatik ilişkilerin durdurulmasından sonra, her ay İran’ı Hacı adaylarını Mekke’yi Mükerremeye taşıyan ve geri getiren 150 doğrudan uçak seferleri de durduruldu.

Dikta Suudi Krallık rejimi iç Arabistan ülke içinde büyük bir siyasi ve toplumsal sorun yaşadığı gibi, Irak, Suriye ve Yemen’e karşı saldırgan ve terörizmi destekleme politikasında da ağır yenilgiye uğratılmıştır. Bu nedenle Suudi hanedan rejimi iç siyaset sorunlarıyla dış politikasında yaşadığı çöküşten dolayı kamuoyunu aldatıp hedef saptırmak amacıyla İran’ı suçlayıp, akıl ve mantık dışı bir şekilde İran düşmanlığına kendini kaptırmıştır. Suudi krallık rejiminin dış işleri bakanı Adil El-Cubeyr geçen Ocak ayında yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın Tahran elciğine yapılan saldırıya değinerek, Riyad yönetiminin İran ile ticari ve diplomatik işbirliğini durdurduğunu söyledi. Bilindiği gibi Arabistan Şii Müslümanların liderlerinden Ayetullah Şeyh Bagır Numer’ın işkence edilip kafasının kesilmesine itiraz olarak kendini bilmez bir gurup Suudi Arabistan’ın Tahran elçiliğiyle Meşhed’deki başkonsolosluğuna saldırdı. Bu cahilce yahut ardniyetli saldırı, İran üst düzey yetkilileri tarafından kınandı ve saldırganlar da tutuklanıp yargılandı.

Diplomatik gözlemcilere göre, Suudi Krallık rejiminin İran’a karşı düşmanlığına kılıf uydurmak için bu saldırıyı kullanmaya çalışıyor. Suudi krallık rejiminin despotik ve baskıcı girişimleri Arabistan halkını çileden çıkarmıştır. Bu nedenle halkın itiraz seslerini kafa keserek bastırmaya çalışıyor. Arabistan gençlerinin yarısı işsiz ve yoksulluk içinde kıvrandıkları halde Suudi Krallık rejimi yüz milyarlarca dolar silah satın almaktadır. Suudi Vahhabi Hanedan rejimi El-Kaide, DAEŞ, Ceyşül İslam gibi tekfirci terör örgütlerini Irak, Suriye, Yemen ve Afganistan’da besleyip İslam ülkelerine yıkım ve katliam dayatmaktadır. Fakat istediğini elde edememiştir. Suudi krallık rejimi Yemen’e saldırıp, insanlık ve savaş suçu işlediği halde Yemen halkının direnişiyle karşılaşıp, bu ülkeyi parçalama ve işgal etme politikasında da hezimete uğratılmıştır. Suudi krallık rejimi Bütün bu yenilgilerinden de İran İslam cumhuriyetini sorumlu tutmakta, terörist İsrail rejimiyle ittifak kurup, İran’a karşı akıl dışı saldırgan politikalar izlemektedir. Dikta Krallık rejimi İran petrol ihracatının artış hızını düşürmek amacıyla da İran petrol Tankerlerinin Arabistan kara sularına girmesini de yasakladığı söyleniyor. Arabistan halkına Suudi kabilesi sultasına dayatan Suudi hanedan rejimi, başkalarına karşı düzenledikleri fitne ateşinin içine sürüklenip, kriz yaratıcı girişimlerini başka ülkeleri suçlayarak gizlemeye çalışıyorlar. Suudi hanedan rejiminin İran’ı bölgesel alanda müdahaleci bir güç olmakla suçlaması, bu dikta rejimi içinde kıvrandığı siyasi, toplumsal ve ekonomik krizlerden kurtaramayacaktır. Suudi Krallık rejiminin boğulma hissine kapılmasının nedeni, Arabistan halkının demokratik ve özgürlük haklarını bastırmış olması, aşırıcı ve tekfirci selefi Vahhabi terörizmi besleyip desteklemiş olmasıdır. İran İslam cumhuriyeti Arabistan başta olmak üzere bütün komşu ve bölge ülkeleriyle işbirliği ve dayanışmasını geliştirmek isterken, Suudi hanedan rejimi bu akıl ve mantık ilkelerinin tam tersi yönde hareket edip, gelecekte bütün itibar ve meşruiyetini iyice kaybedecektir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile