Bu sayfayı yazdır
Pazartesi, 04 Nisan 2016 09:42

Obama-Erdoğan Tartışmasında Yeni Raunt

Obama-Erdoğan Tartışmasında Yeni Raunt
Amerika ile Türkiye arasındaki görüş farklılıkları ve anlaşmazlıklar karşılıklı suçlamalarla yeni bir aşamaya girdi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Obama’nın bu çıkışına “Gıyabımda o tür bir açıklama yapıldığını duyunca üzüldüm. Görüşmemizde o konular gündeme gelmedi. Bana o türden bir şey söylenmiş değil. Kaldı ki bizler daha önceki telefon görüşmelerimizde, basın üzerinden konuşmak yerine karşılıklı konuşmanın daha faydalı olacağını da konuşmuştuk” sözleriyle yanıt vermişti.

Oysa Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Erdoğan'ın bu açıklamalarını yalanlarcasına yeni bir açıklama yapmış, ABD Başkanı Barack Obama ile Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında sorun olmadığını suz konusu eleştirilerin Türkiye'ye yapıldığını belirtmiştir. Çavuşoğlu, Obama’nın Türkiye’deki bazı yaklaşımlardan rahatsızlık duyduğuna ilişkin sözleri için “Sayın Obama’nın cumhurbaşkanımıza yönelik herhangi bir eleştirisi olmadı. Türkiye’ye yönelik bir eleştirisi oldu” dedi.

Obama, Erdoğan’la bir araya geldikten sonra Nükleer Güvenlik Zirvesi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Türkiye’deki basın özgürlüğü ve demokrasi karşıtı eğilimlerden rahatsızlık duyduğunu, basına karşı sergilenen yaklaşımın Türkiye’yi epey sıkıntılı bir yola sokabileceğini ifade etmiş, Erdoğan’ın demokratik ortamın önünü tıkayan bir tutum izlememesi gerektiğini belirtmişti. ABD lideri tüm bunları Erdoğan’a söylediğini de aktarmıştı.

Öte yandan son aylarda Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD başkanının yanı sıra Avrupalı liderlerle de sert anlaşmazlıklara düşmüş ve AB'Den de muhtelif konularda, özellikle de insan hakları ve gazeteciler konusundan Erdoğan'a sert eleştiriler yöneltmiş bulunmaktalar. Elbette gerek ABD olsun ve gerekse AB olsun Türkiye ile çok yakın stratejik değerde bir ilişkiye sahipler. Zira Türkiye NATO'nun bir üyesi, Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinin yakın müttefikidir. Ama buna rağmen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan'ın özellikle son yıllardaki tutum ve davranışları, takip ettiği siyasetler hem Avrupa ülkeleri içerisinde ve hem de Amerika'da bir takım itirazlara neden olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Örneğin sığınmacı krizin'de AB Türkiye'den fazlasıyla rahatsız olup, bunu Türkiye'nin bilerek ortaya çıkardığına inanmaktalar. Bunun için de Türkiye'nin kendi sınırlarını kontrol altına alması ve sığınmacıların AB'ye doğru hareketlerini engellemek için ilk etapta Türkiye'ye 3 milyar Euro ve yine ikinci etapta da 3 milyar Euro ödemeyi kabul etmiştir ki bu Avrupa'da geniş eleştirilere yol açmış ve bu parayı AB'nin Erdoğan'a rüşveti olarak yorumlamışlardır. AB kamu oyunun Erdoğan'a görüşünde artık temel değişiklikler meydana gelmiş ve onlar açısından genellikle Erdoğan bir diktatör, zorba olarak değerlendirilmektedir. Hatta artık bu eleştiriler resmen ABD tarafından da dillendirilmeye başlanmıştır. Nitekim ABD başkanı Obama beklenmedik bir tutum içinde Amerikanın yakın müttefiki ve stratejik ortağı Türkiye'yi basın özgürlüğünü ihlal etmekle suçlamıştır.

Bilindiği üzere Ankara yönetimi özellikle son aylarda bu ülkede muhalif yazarlar ve basın üzerinde ağır bir baskı ve sansür uygulamasına gitmiş ve muhalif kalem sahiplerini Erdoğan'a, hakaret, casusluk, yabancı uşaklığı, vatan hainliği, terör sempatizanı vs. gibi muhtelif bahanelerle susturmaya çalışmakta ve bu hususta çelik yumruk siyasetini devreye sokmuş bulunmaktadır.

Erdoğan'ın ülke içinde önemli sıkıntı ve sorunlarla karşı karşıya bulunduğu bir ortamda şimdi ABD ve AB'de de Türkiye'nin ortaklarının Erdoğan ve Ankara'yı eleştirmeleri bu ülkenin gerek iç ve gerekse dış siyasetlerinin ne kadar başarısız olduğunu ve akamete uğradığını göstermiştir. Öyle ki ABD başkanının Erdoğan ve Türkiye'ye yönelik sert eleştirisi ve Türkiye'deki durumu yakından takip ettiklerini dile getirmesi Türkiye'yi daha fazla baskı altına alabilir. Sıfır problem siyasetiyle yola çıkan Türkiye'nin şimdi hemen hemen tüm komşuları ile ciddi sorunlar yaşadığı bir ortamda şimdi de Türkiye'nin yakın ve stratejik ortaklarıyla aynı sorunu yaşaması bu gidişle Türkiye'nin başını ağrıtacağa benziyor.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile