Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazar, 03 Nisan 2016 07:06

Filistinli esirlerin can güvenliğinden kaygı duyuluyor

Filistinli esirlerin can güvenliğinden kaygı duyuluyor
Filistin Esir İşleri Yüksek Kurulu Başkanı İsa Karakai, şu anda işgal rejimi hapishanelerinde esir tutulan Filistinli esirlerden 700'ünün hasta ve bakıma acil muhtaç olduğunu bildirdi.

Uluslararası ilgili kurum ve kuruluşların Filistinli esirler meselesi karşısında duyarsız kalmalarını eleştiren Filistin Esir İşleri Yüksek Kurulu Başkanı İsa Karaki, “Ulusal, Hasta Tutuklularla Dayanışma Günü” dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, İsrail hapishanelerinde bin 700 Filistinli hasta tutuklu bulunduğunu belirtti.

Hasta tutuklulara ilaç verilmediğini, tıbbi müdahalede bulunulmadığını, ağrıları ve acılarıyla baş başa bırakıldıklarını dile getiren Karaki, tutsakların hastalıkların vücutlarında gelişmesine ve yayılmasına neden olacak ortamda tutularak böylece ölüme terk edildiklerini ifade etti.

Karaki, tutuklular arasında engelli, felçli ve yatalak onlarca özel ihtiyaç sahibinin yanı sıra böbrek yağlanması, kalp, akciğer, kanser gibi çok sayıda kronik hastalığı olan kişilerin bulunduğunu kaydetti.

İsa Karaki, şu an İsrail’in Er-Ramle Hapishanesi Hastanesi’nde 20 Filistinli tutuklu bulunduğunu aktardı.

Yapılan açıklamalara göre halı hazırda 7 binin üzerinde Filistinli esir siyonist rejim hapishanelerinde bulunuyor. Filistin'deki geniş tutuklama operasyonları dikkate alındığında ise bu sayının her geçen gün biraz daha fazla artmakta olduğu anlaşılır. Siyonist rejim tarafından Filistinli esirlere yönelik insanlık dışı tutum sergilenmesi, hastaların tedavi edilmesi ve ağır işkencelerin uygulanması Filistin halkının siyonist rejim aleyhindeki gösteri ve eylemlerinin devam etmesine ve Filistinli esirlerle dayanışma içinde olduklarını ilan etmesine neden olmuştur.

Öte yandan Siyonist İşgal Rejimi Zindanlarındaki Esirlerle Dayanışmak İçin Uluslararası Girişim Koordinatörü Fehd Hüseyin, işgal rejiminin geçmiş yıllarda binlerce Filistinli çocuğu tutuklayıp zindana attığını, bu zulmünü şimdi de sürdürdüğünü, çocuklara karşı işlediği suçların ise kişiyi insanlığından utandırdığını söyledi.

Cenevre’de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi üyeleri önünde Filistinli esir çocuklarla ilgili olarak şahitlikte bulunan ve bu konuda bir rapor sunan Fehd Hüseyin, işgal güçlerinin 2000-2015 yılları arasında 8500 Filistin çocuğu tutukladığını, bunlardan 700’e yakınının ise çocuk haklarına aykırı bir şekilde askeri mahkemelerde yargılandıklarını söyledi.

İnsan Hakları Konseyi ile hükümetlere çağrıda bulunan Hüseyin, cezaevlerini ziyaret etmek için uluslararası bir komisyon kurmalarını, çocuk esirlerin salıverilmesi için çaba göstermelerini, Dünya Sağlık Örgütü’nden çocuk esirleri ziyaret edecek bir heyet göndermesini, yaşları 18’in altında olan Filistinli esirlere Dördüncü Cenevre Anlaşmasının uygulanmasını istediklerini ifade etti.

Aynı şekilde işkenceyle ilgili de çocuklara yapılan yargısız infazları ve işkence sonucu öldürülenleri soruşturması için raportör görevlendirilmesini talep ederek, işkencecilerin de insanlık suçu işleyenler olarak yargılanıp cezalandırılmasını istedi.

Bu arada dünya topluluğunun Filistinli esirler karşısındaki sorumsuzlukları durumun daha da vahim olmasına yol açtığı gibi aynı zamanda siyonist rejimin kendi insanlık dışı tutumlarını sürdürmesi konusunda daha da cesaretlenmesine ve daha fazla Filistinliye esir almasına sebep olmuştur.

İşgal rejimi İsrail Filistinli esirler aleyhindeki cinayetlerinin devamında son 40 yıl içinde bir milyonu aşkın Filistinliyi tutuklayarak esir etmiş ve zindanlarda ağır işkencelere tabi tutmuş ve bununla da Filistinli etkili kişilerden önemli bir kısmını toplumdan uzak tutmak yoluyla Filistin halk hareketini engellemeyi veya zayıflatmayı amaçlamıştır. İsrail mümkün her yola baş vurarak Filistin halkının köşeye sıkıştırmak ve mücadele azminden vazgeçirmek istemektedir. Hatta tutuklulardan önemli bir bölümünün şu ana kadar kaderinden hiç bir bilgi elde yoktur ve işgal rejimi yetkilileri bu hususta en ufak bir açıklamada bulunmaktan kaçınmaktalar. Bu kişilerin önemli bir bölümünün zindanlarda işkenceler altında şehid edildikleri veya ömür boyu sakat bırakıldıkları ifade ediliyor.

Filistin topraklarının tarihi ne yazık ki işgalci siyonistlerce gerçekleştirilmiş sayısız zulüm ve cinayetlerle doludur ve bu cinayetler karşısında ise uluslararası topluluk tam bir vurdum duymazlık içinde olup bitenlere seyirci kalmakla yetinmekte ve siyonistleri bu cinayetlerinden alıkoymak hususunda her hangi bir girişimde bulunmamaktalar.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile