Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazar, 06 Mart 2016 03:51

İran İslam cumhuriyetiyle Türkiye ilişkilerine bakış

İran İslam cumhuriyetiyle Türkiye ilişkilerine bakış
Seyid Ali gaemmagami İslami İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Türkiye başbakanı Ahmed Davutoğlu'nu kabul ettiği görüşmede, İran İslam cumhuriyetiyle Türkiye’nin bölgesel barış ve güvenliği sağlayıp korumada en etkin iki komşu ülke olduğunu, terörizm gibi ortak düşmanları bulunduğunu ve Ankara ile Tahran’ın işbirliğiyle bölgesel sorunların çözümlenebileceğini söyledi.

Dr. Hasan Ruhani ayrıca, İran ile Türkiye’nin iki kardeş ülke olarak ortak din ve kültüre sahip olduklarını, dini anlayışlarının şiddet yanlısı bazı ülkelerin yapısından farklı olduğunu, İslami birliği geliştirmek için, en belirleyici ve yapıcı yükümlülük üstlenebileceklerini vurguladı. Bölge dışı güçlerin bölgesel sorunları çözemeyeceklerini belirten Ruhani, sadece bölge içi milletlerin kendi sorunlarını çözebileceklerini, ülkelerin milli birliği ve toprak bütünlüğüne saygılı olunması gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanımız Ruhani’nin vurguladığı gibi, İran ile Türkiye bilim ve teknoloji, Telekomünikasyon, ulaştırma ve taşımacılık, iki ülkede ortak yatırımlar, turizm, enerji, ekonomik ve ticari alanlarda işbirliği geliştirmeleri gerekir.

Türkiye Başbakanı Ahmed Davutoğlu da ikili görüşmelerde iki komşu ve kardeş ülkenin bütün alanlara işbirliğini geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, İran ile Türkiye arasında bazı görüş ayrılıkları yaşandığını, buna rağmen ikili ilişkilerin üst düzeyde devam ettiğini belirtip, Türkiye ve İran'ın kadim komşu ve dost ülke olduklarını belirtti. İran ve Türkiye'nin coğrafyaları itibariyle Afro-Avrasya'nın en dinamik kuşağını oluşturan bir coğrafyada bulunduklarını belirten Türkiye başbakanı, artık bu coğrafyaları ve iki halkı birleştiren yeni bir anlayışla yaklaşılması gerektiğini, ikili potansiyelleri en üst düzeyde dünya ekonomisiyle rekabette öncülük edecek şekilde devreye sokulması gerektiğini söyledi.

Davutoğlu ayrıca, iki komşu ülkenin Tercihli ticaret anlaşmasını serbest ticaret anlaşmasına geçecek şekilde düzenleyip, gümrük duvarlarını tümüyle kaldırma planı üzerinde mutabakata vardıklarını belirtti.

İran ile Türkiye Müslüman halklarının ortak dini, mezhebi, etnik ve kavmi özellikleri bulunuyor. İki ülkede din olarak İslam, mezhep olarak Şii-Alevi, Sünni, köken ve dil olarak Kürt, Türk, Azeri, Türkmen, Arap yaşıyor. Türkiye ve İran’da farklı kavimler birlik içinde yaşıyorlar. Anadolu halkı aslında İran kültürel mirasına sahip halktır. İki Müslüman halk arasında hiçbir ihtilaf, çekişme ve düşmanlık bulunmuyor. Ancak Türkiye’nin de üyesi olduğu NATO, askeri, siyasi ve toplumsal mühendisliğiyle Türkiye toplumunu komşu ülkeler ve halklara karşı yabancılaştırmak istiyor. İran ise, İslam kültürü ve öğretileri üzerine cumhuriyet nizamını geliştirip, dış politikada İslam birliğiyle ülkelerin bağımsızlığı ve özgürlüğünü desteklemektedir. İran İle Türkiye halklarının ortak özelliklerinden biri aşırı şiddet ve tekfircilik kaynağı olan sapık vahhabiliği reddetmekte, gerçek birlik, dayanışma ve sevgiyle muhabbete dayalı islam anlayışı ve öğretisini tercih etmektedir.

Davutoğlu'nun da belirttiği gibi, 2011 yılına kadar İran ile Türkiye, Irak, Suriye ve diğer bölge ülkeleri arasında hiçbir ihtilaf yoktu. Fakat Filistin işgal sorunu, Irak ve Suriye kriziyle Yemen ve Bahreyn krizleri konularında İran ile Türkiye hükümeti arasında bazı ihtilaflar yaşanmaktadır. Bu cümleden olarak, İran islam cumhuriyeti Filistin ekseninde anti Siyonist direniş cephesini, kuruluşundan beri desteklemektedir. Türkiye hükümetiyse, Siyonist İsrail rejimini resmen tanıyıp, Batı ekseninde hareket etmektedir. İran, Suriye halkının ve hükümetinin Siyonizmle mücadele cephesinin bir parçası olarak desteklenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Türkiye hükümetiyse, Amerika işbirlikçisi Suudi krallık rejimiyle birlikte Suriye ve Irak’ta Tekfirci terörizmi desteklemektedir. İran, Bahreyn'de halkın demokratik taleplerini desteklemektedir. Türkiye hükümetiyse, Suudi krallık rejiminin Bahreyn’deki halkı baskı altında tutan Halife rejimini korumak amacıyla askeri müdahalelerini desteklemektedir. İran Yemen Müslüman Halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesini desteklerken, Ankara hükümetiyse, Suudi krallık rejiminin Yemen halkına yaptığı katliamları ve hava saldırılarını desteklemektedir.

Ahmed Davutoğlu'nun vurguladığı gibi, İran ile Türkiye bölgesel barış ve güvenliği sağlamak amacıyla her türlü etnik ve mezhepçi tefrika ve terörizmle mücadele konusunda işbirliğini geliştirmelidirler. Bu mantıklı ve insani yaklaşımı gerçekleştirebilmek için, söz konusu görüş ayrılıklarını gidermek için ikili ve bölgesel görüşmeler devam etmeli ve anlayış birliği içinde, etnik ve ayrılıkçı ya da tekfirci terör örgütleriyle birlikte devlet terörlerine karşı ortak mekanizmalar geliştirilmelidir. 004

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile