Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cuma, 04 Mart 2016 16:55

Lübnan İslami Direniş hareketi Hizbullah’ı, terörist İsrail rejimine feda etme ihaneti

Lübnan İslami Direniş hareketi Hizbullah’ı, terörist İsrail rejimine feda etme ihaneti
Lübnan İslami direniş Hareketi Hizbullah yayınladığı bildirisinde, dikta ve savaş suçlusu Suudi krallık rejimi ve işbirlikçileri Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyesi gerici hanedan rejimlerinin, Hizbullah’ı terörist ilan etmelerini sert bir dille kınayıp, bu girişimin Suudi Arabistan krallık rejimiyle Irkçı İsrail rejiminin işbirliği ve ortak stratejisinden kaynaklandığını vurguladı.

Hizbullah’ın Lübnan Meclisindeki gurup başkanlığı tarafından yayınlanan bildiride, Fars Körfezi İşbirliği Konseyinin Filistin topraklarını işgal eden Siyonist İsrail rejiminin 70 yıllık işgaline hizmet etmek amacıyla, Hizbullah’ı terörist ilan ettikleri kaydedildi.

Gayri meşru ve terörist İsrail rejimi 1982 yılında Lübnan’a saldırıp, Lübnan Faşist partisi Falanjistlerle birlikte katliamlar yaparak, Beyrut’a kadar ilerlemesi ardından, Lübnan İslami Direniş hareketi İran’daki İslam inkılabını örnek alarak, Siyonist işgalcilerle mücadele etmek ve işgale son vermek amacıyla kuruldu.

Lübnan Hizbullah’ı anti Siyonist ve anti emperyalist siyasi ve askeri bir direniş hareketi olarak, İslam ve Arap dünyasının göz nuru sayılıyor. Hizbullah İslami vahdete inanan Sünni ve Şii Müslümanları hatta Hıristiyanları saflarına katan İslamcı bir kurtuluş hareketidir. Hizbullah fakir Lübnan halkına yardım amacıyla birçok hayır ve insani yardım kurumları, hastane, sağlık merkezileri, okullar, zirai araştırma ve tarımsal gelişim merkezleri kurmuştur. Hizbullah İslam ve Arap dünyasında yasal anti Siyonist ve özgürlükçü direniş örgütü olarak kabul edilmektedir. Fakat Filistin halkının azılı düşmanları ve katil İsrail rejiminin işgal ve yayılmacı girişimlerinin destekçisi Amerika, Kanada, Siyonist İsrail ve Avustralya tarafından terörist ilan edilmiştir. Amerika uydusu ve terörist İsrail rejiminin işbirlikçisi Fars Körfezi konseyi üyesi gerici Arap rejimleri de patronlarının direktifleri doğrultusunda Hizbullah’ı terörist ilan edip, Siyonist güç odaklarına biatlerini tazelediler.

Lübnan iç savaşı boyunca Hizbullah Siyonist rejimin Lübnan işgaline askeri ve istihbarat destek veren ABD ve Fransa askeri üslerine karşı operasyonlar düzenleyip, onların Lübnan’dan kaçmalarına sebep oldu. Suudi krallık rejimi öncülüğünde 1990 yılında imzalanan Taif antlaşmasıyla Lübnan'da iç savaş son buldu. Bu anlaşmadan maksat Lübnan Hizbullah ile Filistinli direniş teşkilatlarını silahsızlandırmak ve Siyonist rejimin işgalini sürdürmekti. Fakat Hizbullah, silahları bırakmaktan kaçındı ve faşist güney Lübnan ordusu ve işgalci İsrail'e karşı kurtuluş savaşını sürdürdü. Lübnan’ın şehadet operasyonları sonucu katil İsrail rejimi 15 Mayıs 2000 tarihinde Lübnan'da hezimete uğrayıp, kaçmak zorunda kaldı.

Batılı devletlerin İslam ve Arap dünyasının kalbine saplanan terörist İsrail rejimi 12 Temmuz- 14 Ağustos 2006 tarihleri arasında tekrar Lübnan’ı işgal etmek için, kara ve hava saldırılarını başlatıp, Lübnan Halkına katliamlar ve yıkımlar dayatıp savaş suçu işledi. Lübnan Hizbullah’ı da işgal edilen Filistin topraklarındaki Siyonist çetelerin yerleşim merkezlerini vurdu. Irkçı İsrail rejimi Lübnan Hizbullah’ı karşısında tekrar ağır bir hezimete uğradı ve Lübnan topraklarından geri çekilmek zorunda kaldı.

Suudi krallık rejimiyle Katar başta olmak üzere, Fars Körfezindeki gerici hanedan rejimleri, asla Filistin halkıyla Lübnan halkının anti Siyonist kurtuluş savaşına destek vermemekle birlikte, soykırımcı İsrail rejiminden yana tutum izleyip, bu hunhar rejime meşruiyet kazandırmaya çalışmaktadırlar. Suudi krallık rejimi Arabistan halkına kan kusturmakla birlikte, İslam ve Arap ülkelerine, özellikle Irak, Suriye ve Yemen’e tekfirci selefi vahhabi teröristleri ihraç edip, İslam ülkelerini kan gölüne çevirmektedir. Suudi krallık rejimi petrol gelirleriyle Amerika ve batılı ülkelerden satın aldığı silahları Siyonist İsrail rejiminin işgaline son vermek yerine Filistin halkıyla Lübnan halkına karşı kullanmaktadır.

Arap ülkelerindeki gerici ve dikta rejimler, Siyonist rejim ve patronlarına şirin gözükmek için Lübnan Hizbullah’ıyla Filistin İslami ve milli kurtuluş savaşçılarını terörizmle suçlamakta ve anti Siyonist direniş cephesini çökertmek amacıyla, Irak ve Suriye ile Lübnan’ı tekfirci terör örgütleriyle tehdit edip, kana bulamaktadırlar. Bazı gözlemcilere göre, böyle giderse, soykırımcı İsrail, Arap Birliğine de üye olacak ve ırkçı İsrail’in insan avcısı başbakanı Netanyahu da Arap birliğinin genel sekreterliğini ve başkanlığını üstlenebilecek.004

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile