Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazar, 03 Nisan 2016 11:32

İran'ın son siyasi gelişmeleri

İran'ın son siyasi gelişmeleri

Geçen hafta İran'da bir kaç etkinlik gerçekleşti. 20 Cemadiüssani gününde ve İslam Peygamberi'nin –s– sevgili kızı Hz. Fatıma'nın –s– kutlu veladet yıldönümünde İran'ın başta Kum ve Meşhed gibi kutsal kentleri olmak üzere tüm kentlerinde ve beldelerinde coşkulu etkinlikler ve kutlamalar düzenlendi. Bu günde ehli beyt –s– hayranları ve izleyenleri sokakları süslemek ve ışıklandırmak sureti ile Hz. Fatıma'nın –s– veladet yıldönümünü kutladı.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Hz. Fatıma'nın –s– velayet yıldönümünde meddahlardan bir grupla görüşmesinde küresel istikbarın İran milletine karşı yaptığı zorbalıklarında en çok askeri gücüne güvendiğini belirtti.
Dünyanın şimdiki durumunu adeta ormana benzeten Ayetullah Hamanei, İran sırf müzakere ve iktisadi işbirliği veya bilim ve teknoloji alış verişi peşinden gidip savunma gücü olmadığı takdirde hattı ufak tefek devletler bile İran milletini tehdit etme küstahlığında bulunacaklarını kaydetti.
Günümüz ve yarının dünyasını füze değil de müzakere dünyası niteleyenleri sert bir dille eleştiren Ayetullah Hamanei, bu sözler bilinçli olarak dile getirildiyse ihanet olduğunu vurguladı.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei açıklamasının devamında çağımız her şeyin çağı olduğunu, yoksa İran milletinin hakları rahatlıkla yok edileceğini belirtti.
İslam inkılabının düşmanları İran ile husumet için eski yeni her türlü araç gereci kullandığını hatırlanan Ayetullah Hamanei, düşmanlar hedeflerine ulaşmak için müzakere, diyalog, iktisadi işbirliği, yaptırım, askeri tehdit ve başka ne varsa yararlandıklarını, bu yüzden İran da tüm alanlarda karşı koyma ve kendini savunma alanında hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.
Ayetullah Hamanei İslam inkılabı muhafızlar ordusunun ileri teknoloji ve güçlü füzelerinin sergilenmesi, Amerika ve siyonist rejim İsrail'den içi kan ağlayan ama elinden bir şey gelemeyen milletleri mutlu ettiğini vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei bir kez daha bir kaç istisna konu dışında her alanda diplomasi ve siyasi müzakereyi onayladığını belirterek, başkaları sanki İran müzakere ve diyaloğa karşı olduğu propagandasını yapmamaları gerektiğini, İran kandırılmamak için sadece güçlü ve uyanık müzakere etmekten yana olduğunu kaydetti.


Gerçekte İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei'nin bu beyanatı, sürekli İran İslam inkılabına karşı düşmanlık güden küresel istikbarın zorbalıklarıyla ilgilidir. İran İslam Cumhuriyeti her zaman her türlü baskı ve tehdide karşı direnmiş ve kendi haklarını savunmuştur. Ancak müdahaleci ve sultacı zorba güçler kendi şom hedeflerine ulaşmak için her türlü aracı kullanmaktadır. Bu hassas şartlarda İran'ın tehditlere karşı savunma ve caydırıcı gücünden gafil kalmak, aslında İslamî nizama darbe vurulmasının yolunu açık bırakmaktır.


Geçen hafta İran'da iki etkinlik daha vardı. Bunlar İslam Cumhuriyeti günü ve Doğa günü gibi iki önemli gündü.
Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani hş. Takvimine göre 12 Ferverdin ve miladi takvime göre 31 Mart gününe denk gelen İslam Cumhuriyeti gününü İran'da Cumhuriyeti ve islamiyetin tecelli ettiği gün niteledi.
İran milleti bundan 37 yıl önce böyle bir günde düzenlenen referanduma katılarak demokratik ve dini değerler temelinde inşa edilen İslam Cumhuriyeti nizamına evet dedi.
Cumhurbaşkanı Ruhani bu gün dolaysıyla düzenlenen törende ayrıca İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni'yi –ks– de saygı ila anarak rahmetli imamın İslam inkılabı zafere kavuştuğu ilk günden itibaren ülke için yeni anayasanın tedvin edilmesine ve İslam Cumhuriyeti nizamının belirlenmesi ve ülkenin yönetilmesinde halkın oylarına baş vurulmasına vurgu yaptığını belirtti.
İmam Humeyni –ks– İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra iki aydan daha az bir sürede İran milletini düzenlenen referanduma davet ederek İslam Cumhuriyeti nizamı hakkında görüşlerine başvurdu.


İran'da hş takvimine göre 13 Ferverdin günü, yani ilkbahar mevsiminin ilk ayının 13. günü Doğa günü olarak adlandırılıyor. Bu günde İran milleti doğaya çıkıyor ve gününü doğanın kucağında geçiriyor. İran milleti ta eski zamanlardan beri bugünü bu şekilde kutluyor ve evinden çıkarak bir kaç saatliğine olsa bile bahçelerde, çayırlarda ve ormanlarda eğleniyor.


Geçen hafta Amerika, İngiltere, Fransa ve Almanya BM'ye yazdıkları ortak mektupta İran'ın balistik füze denemelerinde nükleer başlık taşıyabilen füzelerin denendiğini iddia ederek bu denemelerin BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesine aykırı olduğunu ileri sürdü.
Mektupta söz konusu ülkeler BM güvenlik konseyinden İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasına uygun tepki verilmesinin ele alınmasını ve İran'ın füze denemesi masaya yatırılmasını istedi.


Bilindiği üzere BM güvenlik konseyi geçen yılın Temmuz ayında İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan nükleer anlaşmanın ardından 2231 sayılı kararnameyi çıkardı. Güvenlik konseyi kararnameyi İran'dan 8 yıllık bir süre için nükleer başlık taşıyabilen füzeleri denememesini istedi. Ancak BM güvenlik konseyi kararnamede İran'ı füze denemelerinden men etmedi.


İran şimdiye kadar defalarca füze gücü sadece savunma amaçlı olduğunu ve savunma gücünü kısıtlama getirilmesini asla kabul etmeyeceğini açıkladı. İran'ın balistik füzeleri aslında konvansiyonel savunma stratejisinin bir parçasıdır ve tamamen tehditlere karşı caydırıcı bir etken olarak söz konusudur. Nitekim İran nükleer başlık taşıyan füze yapımına ihtiyacı yoktur. BM güvenlik konseyi bundan iki hafta önce de Amerika'nın talebi üzerine İran'ın balistik füze denemesi ile ilgili olarak bir oturum düzenledi, ancak oturum herhangi bir bildiri yayımlamaksızın sona erdi.


Amerika'nın İran'ın balistik füze denemesi tepkisine tepki gösteren savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan ise İran kendini savunmak için milli çıkarları temelinde her türlü imkandan yararlanacağını belirtti.
General Dehgan, İran'da düzenlenen füze tatbikatları tamamen önceden belirlenen bir program çerçevesinde ve silahlı kuvvetlerin hazırlık seviyesini belirlemek için gerçekleştirildiğini kaydetti. General Dehgan ayrıca çeşitli dönemlerde çeşitli füze denemeleri muhtemel tehditlere uygun cevap vermek üzere uygun silah üretmek için olduğunu vurguladı.
İran hiç bir zaman hiç bir alanda konvansiyonel olmayan silah üretimine yönelmeyeceğini vurgulayan General Dehgan, İran her türlü tehdide karşı kendini savunmak için savunma gücünü geliştirmeyi sürdüreceğini ve bunun için başkalarının iznine veya onayına ihtiyaç duymadıklarını kaydetti.


Geçen hafta 5+1 grubuna üye ülkelerin liderleri ve temsilcileri, UAEK genel müdürü Yokio Amano ile Washington'da ortak bir oturum düzenleyerek İran ile imzalanan Bercam nükleer anlaşmasının uygulanma sürecini görüştü.
Washington'da düzenlenen nükleer güvenlik konferansın kulisinde ve Amerika Başkanı Obama'nın daveti üzerine gerçekleşen oturumda Amano oturuma Bercam'ın uygulanması ile ilgili bir rapor sundu. Raporunda İran'ın UAEK ile teamülünü takdir eden Amano, İran hali hazırda nükleer faaliyetleri konusunda en sıkı denetim sistemi ile denetlendiğini belirtti. Amano, iki taraf İran'ın ajansla resmi anlaşmasının ötesinde daha aydınlatıcı uygulamalar konusunda da uzlaştığını ifade etti.


Amerika Başkanı Obama ise oturumda İran ve 5+1 arasında imzalanan nükleer anlaşmayı İran'ın nükleer silah elde etmesini engelleyen anlaşma niteledi. Obama Amerika yönetimi dünyada nükleer silahların yayılmasını engellemeye ve nükleer silahsız bir dünya inşa etmeye çalıştığını iddia etti.
Beyaz saray yetkilileri sürekli İran'ın nükleer programı bir tehdit olduğunu ve nükleer anlaşma ile bu tehdit engellendiğini iddia ediyor, oysa İran'ın nükleer programı ta baştan barışçıl ve şeffaftı. Öte yandan dünyada nükleer güvensizliğin en büyük nedeni, Amerika gibi nükleer silahı bulunan ülkelerin NPT anlaşmasına uymamalarıdır. Amerika yönetimi NPT anlaşmasını açıkça ihlal ederek korsan İsrail rejimine nükleer silah verdi. Hali hazırda siyonist rejim İsrail 200 nükleer başlığı ile Ortadoğu bölgesini tehdit etmektedir. İsrail bu silahları Amerika ve Fransa'nın yardımlarıyla elde etti.


Geçen hafta Cumhurbaşkanı Ruhani, Avusturyalı mevkidaşı Heinz Fischer'in resmi daveti üzerine Viyana'ya gidecekti, ancak 30 Mart tarihinde yapılması planlanan ziyaret ertelendi. Ertelemenin sebebi ise iki ülke açısından daha uygun şartların oluşması şeklinde açıklandı.

Bu kategoriden diğerleri: « Geçen yılda İran gelişmeleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile