Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Cumartesi, 23 Ocak 2016 15:46

İran Gelişmeleri

İran Gelişmeleri

İran'da yaklaşık bir ay sonra İslamî şura meclisi ve ayrıca bilgeler meclisi seçimleri gerçekleşecek. İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei geçen hafta İran milletinin 26 Şubat'da düzenlenecek seçimlere geniş çaplı katılımı İslam Cumhuriyeti nizamının güvenliği, milli izzet ve kalkınmasının güvencesi olacağını vurguladı.
Bültenimizi Rehber Hamanei'nin bu önemli beyanatı ile açmak istiyoruz.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, geçen Çarşamba günü 10. Dönem İslamî şura meclisi ve 5. Dönem bilgiler meclisi seçimlerini düzenlemekle görevli olan yetkilileri kabulünde, seçimlerde sağlıklı rekabeti güvence altına alan unsurları beyan ederek İran İslam Cumhuriyeti ve milleti güçlü bir milli, yarış nitelediği seçim arenasının onurlu galibi şeklinde beyan etti. Ayetullah Hamanei, önümüzdeki iki seçimin çok büyük ve çok önemli olduğunu belirterek, sağlıklı bir rekabetin gerçekleşme şartı, tüm seçmenlerin ve hatta nizamla sorun yaşayanların seçimlere katılmasından ibaret olduğunu kaydetti.
İran milletinin düşünceli ve basiretli bir şekilde seçimlere katılması ve salih insanları seçmesi, seçimlerin düzenlenmesin de yasalara tam uyulması, sağlıklı bir seçim rekabetinin gerçekleşmesi için gerekli kriterler olduğunu belirterek, sorumluluk koltuğuna oturduktan sonra halka hizmet edecek ve milli maslahat ve çıkarların çerçevesinden çıkmayacak adayların seçilmesi gerektiğini vurguladı.


Cumhurbaşkanı Ruhani, geçen hafta valilerin ve kaymakamların ve seçimlerle ilgili yetkililerin toplantısında yaptığı konuşmada 11. Hükümetin iç arenada en büyük görevi,26 Şubat 2016 tarihinde İslamî şura meclisi ve bilgeler meclisi seçimlerini başarılı bir şekilde düzenlemekten ibaret olduğunu belirtti. Ruhani, buna göre tüm yetkililerin İran milletinin bu seçimlere de geçmişteki seçimlerde olduğu gibi coşkulu katılımını sağlamak için çaba harcamaları gerektiğini belirtti. Ruhani ayrıca bu seçimlerin de İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei'nin belirttiği üzere coşkulu ve neşeli bir şekilde tam tarafsızlık ,tam güven ve sağlıklı rekabet çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.


Geçen hafta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Cumhurbaşkanı Ruhani'nin nükleer müzakerelerin sonucu ile ilgili kendisine yazdığı mektuba verdiği cevapta, karşı tarafın İran milletinin direnişi ve nükleer müzakereci heyetin çabaları karşısında geri adım atmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ayetullah Hamanei ,mektubunda ayrıca Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve nükleer müzakerelerde görev yapan tüm yetkililere teşekkür etti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei mektubunda karşı tarafın tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi gözetilmesi gerektiğini, çünkü son günlerde bazı Amerikalı yetkililerin açıklamaları kötümserliğe yol açtığını vurguladı.
Rehber Hamanei mektubunda bu kazanımların İran milletinin istikbar güçleri ve zorbaların karşısında direnişi sonucu elde edildiğini ve İslam cumhuriyetinde tüm olaylar ve gelişmeler için büyük bir ders olması gerektiğini kaydetti.


Geçen hafta UAEK genel müdürü Yokio Amano'yu Tahran'da kabul eden Cumhurbaşkanı Ruhani, UAEK üye ülkelerin faaliyetlerini gözetlemenin yanında barışçıl nükleer enerji teknolojilerinin intikaline yönelik sorumluluğu başta olmak üzere tüm görev ve sorumlulukları alanında ve özellikle nükleer teknolojilerin güvenliği konusunda aktif olması ve tüm üyelere eşit davranması gerektiğini belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti her zaman nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğuna bağlı kaldığını ve kalmaya da devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Ruhani, hatta NPT anlaşması ve ajansın gözetim mekanizması olmasa bile İran dini ve ahlaki açıdan kitle imha silahlarına yönelmemekle yükümlü olduğunu vurguladı.
Görüşmede Ruhani ve İran milletini büyük nükleer başarılarından ötürü kutlayan Amano ise ajans Bercam nükleer anlaşmasının uygulanması konusunda hukuki ve tarafsız bir eğilim sergilemek ve siyasi tutumdan uzak durmak konusunda yükümlü olduğunu ifade etti.


Geçen hafta Çin Cumhurbaşkanı Shi Jin Ping, İranlı mevkidaşı Dr. Hasan Ruhani'nin resmi daveti üzerine ve ikili ilişkileri geliştirmek amacıyla Tahran'a geldi. Ruhani Cumartesi günü Çinli mevkidaşının Tahran ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Çin ile işbirliği yapmak İran için büyük önem arz ettiğini, çünkü ikili ilişkilerin 2 bin yıllık mazisi olduğunu ve iki ülke küresel meselelerde geniş işbirliği yaptıklarını kaydetti.
Ruhani, Çin liderinin Bercam nükleer anlaşmasının yürürlüğe girmesi ve yaptırımların kaldırılmasının ardından İran'ı ziyaret etmesi memnuniyet verici olduğunu ve şimdi iki ülkenin ilgi duyduğu alanlarda nihai belgeleri imzalamanın mümkün olduğunu belirtti.
Bu arada iki cumhurbaşkanının katıldığı törende 17 işbirliği belgesi imzalandı. İktisadi, sanayi, kültürel, siyasi ve yargı gibi alanlarda imzalanan belgeler Tahran ve Pekin arasındaki ikili ilişkileri geliştirmeyi amaçlıyor. Belgelerin arasında İpekyolu iktisadi kuşağını geliştirme, 21. Yüzyılda deniz ipek yolunu inşa etmek, nükleer alanda işbirliğini geliştirmek, bilimsel ve teknolojik alanlarda ikili ilişkileri geliştirme gibi belgeler yer alıyor. Bundan başka Tahran – Meşhed hızlı tren projesinin mali kaynaklarının temin edilmesine yönelik protokol da İran yol ve kentleşme bakanlığı ile Çin ihracat ve ithalat bankası yetkilileri arasında imzalandı.
Keşm serbest ticaret bölgesi ile Çin'in Guanco Pilot serbest ticaret bölgesi arasında işbirliğini geliştirmeyi öngören işbirliği belgesi de imzalanan belgelerin arasında yer aldı.


Geçen hafta Pakistan Başbakanı ve genel kurmay Başkanı İran ile ikili ilişkileri geliştirmek amacıyla Tahran'ı ziyaret etti. Pakistan Başbakanı Muhammed Navaz Şerif ve genel kurmay Başkanı General Rahil Şerif Tahran'da Cumhurbaşkanı Ruhani ve Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı İshak Cihangiri ile ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldı. Navaz Şerif İran ve Arabistan arasında arabuluculuk yapmak amacıyla Tahran'dan önce Riyad'a gitti ve kral Salman'la görüştü.
İMGYK sekreteri Ali Şamhani ise Pakistanlı komutan General Şerif ile görüşmesinde İslam ülkeleri arasında gerginlik ve sürtüşmenin sadece İslam düşmanlarının işine yaradığını ve terör örgütlerinin güçlenmesine yol açtığını belirterek bölgesel dayanışma ve tüm bölge ülkelerinin bu sürece katılması, bölgede kalıcı güvenlik ve istikrarın sağlanmasında tek etkili strateji olduğunu belirtti.


İran ve Arabistan ilişkileri, Arabistanlı Şii alim şeyh Nemer Bagır Nemer'in idam edilmesinin ardından Tahran'da çıkan olaylar ve başına buyruk bir grup protestocunun Arabistan'ın Tahran büyükelçiliği ve Meşhed konsolosluğuna tacizde bulunmalarının ardından bozuldu. Arabistan yönetimi ise alelacele Tahran'la ilişkilerini kesti.
Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Irakçi geçen hafta Cidde'de düzenlenen İİT Dışişleri Bakanları olağanüstü oturumunda yaptığı açıklamada, İran'ın büyükelçilik ve konsolosluk binasında çıkan tatsız olayların ardından girişimlerini anlattı. Irakçi, Tahran yönetimi bu olayları kınadığını ve faillerin tespit edilerek cezalandırılması için detaylı soruşturma başlattığını ve sonuçları yakında açıklanacağını vurguladı.
İran'ın dış politikası komşuları ile gerginlikleri gidermek ve İslamî vahdet ve dayanışmayı sağlamak olduğunu belirten Irakçi, ama maalesef İran'ın müzakere ve teamüle yönelik hazırlığı karşılık bulmadığını ve bazı ülkelerin bölgede gerginliklerin hafiflemesini istemediği ve sürtüşme yolunu izledikleri anlaşıldığını kaydetti.
Irakçi, maalesef İİT de başta Filistin meselesi olmak üzere İslam dünyasının büyük sorunlarına karşı sessiz kaldığı halde Arabistan'ın Tahran büyükelçiliğinde çıkan bir hadiseye hemen tepki gösterdiğini ifade etti.


Geçen hafta 46 dünya ekonomik forumu İsviçre'nin Davos kentinde çalışmalarına başladı ve 23 Ocak tarihine kadar devam etti. Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif İran'ı temsilen bu foruma katıldı.
Zarif Davos'ta zirvenin kulisinde bir kaç güvenlik oturumuna katıldı. Oturumlardan biri BM Suriye özel temsilcisi Stephan De Mistora'nın da katıldığı Suriye kriziyle ilgiliydi. Zarif oturumda İran İslam cumhuriyetinin Suriye krizinin siyasi yollardan çözümlenmesine yönelik tutumunu ve bu krizin ancak Suriyeli tarafların katıldığı bir müzakere süreci ile çözümlenmesi gerektiğini belirterek, tekfirci IŞİD terör örgütü ve diğer tekfirci terör örgütleri ile mücadeleye ve Suriye'nin içişlerine karışmama konularına da vurgu yaptı.015

 

Ortam

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile