Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazar, 10 Ocak 2016 17:40

İran Gelişmeleri

İran Gelişmeleri

İran'da seçim faaliyetleri ve kampanyaları hemen hemen başladığı sayılır. Bilindiği üzere İran'da 26 Şubat'ta İslamî şura meclisi ve bilgeler meclisi seçimlerini eşzamanlı olarak düzenliyor.


Geçen hafta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Cuma hatipleri ile görüştü. Bültenimizi rehberin görüşmede beyanatı ile açıyoruz.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei geçen Pazartesi günü ülke genelinden gelen Cuma hatipleri ile görüşmesinde İran milletinin Şubat ayında düzenlenecek genel seçimlere yüksek oranda katılımına vurgu yaptı ve halktan, Amerikalıların bu seçimlerin üzerinde odaklandığını gözeterek nüfuz meselesini tam olarak göz önünde bulundurmalarını istedi.
Halkın seçimlere azami derecede katılımına vurgu yapan Ayetullah Hamanei şu ifadelere yer verdi:
Halkın katılımı her ne kadar yüksek olursa, nizamın ve ülkenin itibarı ve gücü bir o kadar fazla olur ve bu yüzden her daim halkın daha fazla katılımına vurgu yaptık ve bu kez yine bu meselenin üzerinde ısrar ediyoruz, zira nizam halkın duygularına, isteklerine ve seçimine dayanır.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei halkın hakkı gibi derin bir kavrama vurgu yaparak, seçimlerin konusunda seçimleri düzenleme, gözetleme, adayların hakkı, seçim listeleri, halkın oylarının kullanılması ve seçim sonuçlarının benimsenmesi alanlarında seçimlerin güvenli olmadığını iddialarını eleştirdi. Ayetullah Hamanei seçim sırasında sağda solda ufak tefek suçlar işlenebileceğini, fakat seçim sonuçlarını değiştirebilecek organize suçların kesinlikle söz konusu olmadığını vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei yasalara uyulması, seçimleri düzenleyen yetkililerin titizliği ve tüm organların tüm dönemlerde yasalara uyması, İran'da seçimlerin sağlıklı bir şekilde düzenlenmesine vesile olduğunu belirterek milletin oylarını birer emanet olarak niteledi. Ayetullah Hamanei ayrıca yasal merkezler seçim sonuçlarını doğruladıkları zaman bu sonuçlara karşı çıkmanın halkın haklarına karşı çıkmak olduğunu kaydetti.


Geçen hafta İran'ın Kum kentinden çeşitli halk kesimlerinden, ulema ve talebelerden binlerce kişi 9 Ocak 1978 tarihinde Kum halkının kıyamı ve Pehlevi rejimi ile mücadeleleri çerçevesinde yaşanan olayların yıldönümünde İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei ile görüştü.
İran takviminde hş. 19 Dey 1356 tarihine denk gelen 9 Ocak 1978 tarihinde Kum halkı ve ulema, İmam Humeyni –ks– ve ulemaya saygısızlık ve hakaret içeren bir makalenin yayımlanmasına geniş çapta itirazda bulundu. Gerçi bu itiraz Pehlevi rejimi tarafından kana bulandı, fakat İran İslam inkılabı tarihinde bir dönüm noktasına dönüştü.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Kum halkı ile görüşmesinde şu ifadelere yer verdi:
19 Dey macerası eskiyecek bir macera değildir ve o gün halk zamanında sorumluluk duygusunu taşıyarak İmam Humeyni'yi –ks– savunmak için arenaya girdi.
Ayetullah görüşmede bir kez daha halkın önümüzdeki genel seçimlere geniş çapta katılmalarına vurgu yaptı. Seçimlerin büyük önemine vurgu yapan İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, eğer biri nizamı benimsemiyorsa bile sandıkların başına gelip oyunu kullanması gerektiğini, çünkü seçimler millete, İran'a ve İslam Cumhuriyeti nizamına ait olduğunu vurguladı.


Geçen hafta İran'ın tüm kentlerinde halk Cuma namazı çıkışında Suud rejiminin Arabistanlı şii alim şeyh Nemr Bagır Nemer'i şehit etmesini kınadı. İran milleti Cuma namazı çıkışında düzenledikleri yürüyüşlerde kahrolsun Amerika, kahrolsun İsrail, kahrolsun Suud hanedanı sloganları atarak bu zümrenin başta Irak, Suriye ve Yemen olmak üzere bölgede insanlık dışı uygulamalarını ve cinayetlerini kınadı.
Geçen hafta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei de yaptığı açıklamada ve şeyh Nemr'in şehadetine gösterdiği tepkide, şeyh Nemr'in şehadeti ve kanının haksız yere akıtılması, Suud rejiminin siyasi hatası olduğunu belirtti. Ayetullah Hamanei ayrıca özgürlük, demokrasi ve insan hakları gibi iddialarda bulunan Batılı devletleri, masum bir insanın kanını sırf eleştirdiği ve itiraz ettiği için akıtan Suud rejimini desteklemeleri sert bir dille eleştirerek, İslam dünyası ve tüm dünya bu cinayete karşı sorumluluk hissetmeleri gerektiğini kaydetti. Ayetullah Hamanei mazlum şeyh Nemr ne insanları silahlı eyleme teşvik ettiği ne de gizlice komplo kurduğunu, şeyh Nemr sadece aleni bir şekilde eleştirdiğini ve emri maruf ve nehyi münkir yaptığını ki bu da dini cesaretinden kaynaklandığını ifade etti.
Ayetullah Hamanei ayrıca beşeriyetin kaderini, insan haklarını ve adaleti samimi bir şekilde merak eden tüm herkesin bu tür meselelerin takipçisi olması ve bu cinayete karşı duyarsız olmaması gerektiğini vurguladı.


Geçen hafta Irak Dışişleri Bakanı İbrahim Caferi Tahran'ı ziyaret etti. Caferi Tahran'da İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ile ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel meseleleri görüştü.
Caferi ile ortak basın toplantısı düzenleyen Muhammed Cevad Zarif, Arabistan'ın uygunsuz hareketlerine işaretle İran İslam cumhuriyetinin dış politika önceliği komşuları ile teamülden ibaret olduğunu, son iki buçuk yılda Arabistan ile uzlaşmaya çalıştıklarını, ama maalesef Arabistan tam tersi istikamette hareket ettiğini belirtti.
Zarif ayrıca Arabistanlı şii alim şeyh Nemr Bagır Nemer'in idam edilmesini kınadı ve bu şahsiyetin infaz edilmesi asla haklı gösterilemeyeceğini, nitekim dünya genelinde bu hareket nefretle karşılandığını ve kınandığını vurguladı.
Zarif basın toplantısının devamında Suud rejiminin İran ve 5+1 arasında devam eden nükleer müzakerelerin sırasında siyonist İsrail ile elele vererek bu süreci sabote etmeye çalışması ve yine petrol fiyatlarını düşürme doğrultusunda komplo kurması gibi durumları Riyad yönetiminin diğer olumsuz tutumları olduğunu belirterek, İran tüm bu durumlara karşı sabırlı davrandığını kaydetti.


Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif geçen hafta ayrıca BM genel sekreteri, İİT genel sekreteri ve BM üyesi ülkelerin Dışişleri Bakanlarına bir mektup yazdı. Zarif mektupta Arabistan'da bazı çevrelerin İranofobi projesi başarısız olması ve radikallerin ve Suud hamilerinin dünyaya yönelik gerçek tehditleri gün ışığına çıkmasından duydukları yüzünden bölgeyi krize sürüklemeye çalıştığını belirtti.
Zarif, bugün bölgede her türlü cinayeti işleyen El-kaide, IŞİD, Taliban ve El-Nusra gibi terör örgütlerinin üyeleri Suud rejimi vatandaşı olduklarını ve Suud hanedanı tarafından beyinleri yıkandığını vurguladı.
Tahran'da Arabistan büyükelçiliği ve Meşhed'de konsolosluk binasına yönelik taciz olaylarına işaret eden Zarif, bu tür olayları asla tasvip etmediklerini, nitekim İslamî nizamın tüm yetkilileri de bu olayları şiddetle kınadıklarını belirtti.
Zarif, İran kendini tüm ülkelerin diplomatlarını korumayı şer'i ve yasal görevi olarak bildiğini ve Arabistan elçiliğine saldıranlara gerekli ceza verileceğini ifade etti.
İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli de geçen hafta güvenlikten sorumlu yardımcısına dörtlü bir komisyon kurması ve Arabistan büyükelçiliğine düzenlenen saldırının gerçek yüzünü aydınlatması ve sonucu iki haftaya kadar açıklaması için talimat verdi.


Geçen hafta İran sağlık Bakanı Hasan Gazizade, Lübnanlı yetkililer ve Lübnan'ın Hizbullah hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah ile görüşmek üzere karayolu üzerinden Şam'a gitti.
Bakan Gazizade Şam'da Suriye Başbakanı Vail Halefi ile sağlık hizmetleri alanında işbirliğini ve iki ülke arasında imzalanan işbirliği anlaşmaların yürürlüğe girmesini ve yeni işbirliği anlaşmaların imzalanmasını masaya yatırdı.
Görüşmede Suriye sağlık Bakanı Nizar Yazıcı da Suriye sağlık çalışanlarının İran ile ikili işbirliğini ve Amerika ve AB yaptırımlarının sonuçlarını aşmak amacıyla tıbbi cihazların onarımı konusunda işbirliğini geliştirmeyi vurguladı.


Geçen hafta Tahran, İran, Suriye ve İsviçre arasında düzenlenen ve Suriye'de yaşanan insani krizi ele alan bir zirveye ev sahipliği yaptı. Zirveye üç ülkenin Dışişleri Bakanı Yardımcıları katıldı.
Zirvede İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahian, İran İslam Cumhuriyeti Suriye konusunda Viyana ve New York'ta düzenlenen zirvelerin sonuçlarına bağlı olduğunu ve BM ve Suriye yönetimi ile istişarelerini sürdürerek bu ülkeyi saran krizi çözme çabalarını sürdüreceğini belirtti.
İsviçre Dışişleri Bakanı Yardımcısı ve insani yardımlar kurumu Başkanı Manuel Bessler de oturumda İran'ın Suriye krizinin çözümüne verdiği desteği etkili niteledi ve İran'dan Suriye'ye insani yardımlarını arttırmasını istedi.
Suriye Dışişleri Bakanı Yardımcısı Ahmet Arnus da zirvede yaptığı açıklamada, Suriye krizinin başlıca nedeni, bazı malum devletlerin teröristleri desteklemesinden ibaret olduğunu kaydetti.


Geçen hafta Afganistan yürütme Başkanı Abdullah Abdullah İran'ı ziyaret etti. Abdullah Tahran'da İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, bazı bakanlar ve diğer üst düzey yetkililerle görüştükten sonra Çabahar liman kentine bir ziyaret gerçekleştirdi.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Abdullah'ı kabulünde Afganistan'da kavimlerin birliğini bu ülkenin yaşadığı sorunların en etkili çözümü olduğunu vurguladı.
İran ve Afganistan arasındaki ilişkilerin mazisine ve geniş işbirliği kapasitelerine temas eden Ayetullah Hamanei, İran Afganistan'ın güvenliğini ve kalkınmasını kendi güvenliği ve kalkınması olarak gördüğünün altını çizdi.
Afganistan'da milli vahdet hükümetini kurma inisiyatifini takdir eden Ayetullah Hamanei bu ülkenin sorunları mille vahdet hükümetinin hakiki ve gerçek bir şekilde kurulması ile çözümlenmesini diledi ve Afganistan sorunlarının tek çözüm yolu etnik grupların arasında gerçek vahdet olduğunu ifade etti.
Abdullah'ın üç gün süren İran ziyareti sırasında çeşitli alanlarda işbirliği belgeleri imzalandı. Abdullah geçen Çarşamba günü Çabahar liman kentini ziyaret ettikten sonra Afganistan'a döndü.015

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile