Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazar, 03 Ocak 2016 16:10

İran Gelişmeleri

İran Gelişmeleri

Bültenimizin başında bir kez daha yeni miladi yılı kutluyor ve yeni yılın başta İranlı Hristiyan kardeşlerimiz olmak üzere dünya Hristiyanlarına ve tüm beşeriyete hayırlara vesile olmasını niyaz ediyor bültenimizi İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei'nin Hz. İsa'nın –s– veladet yıldönümünde İranlı Hristiyan şehit ailelerinden birini ziyaret etmesi ile ilgili bir haberle açıyoruz.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei yeni miladi yılın eşiğinde ve Hz. İsa'nın –s– veladet yıldönümünde Hristiyan şehit ailelerinden birini ziyaret etti. Ayetullah Hamanei geçen Cumartesi günü kutsal savunma yıllarında vatanını savunma uğruna şehit düşen Robert Lazar'ın ailesini ziyaret etti. Ayetullah Hamanei ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, kutsal savaş yıllarında Hristiyan vatandaşların savaş cephelerine katılmaları İran milletinin onur kaynağı olduğunu ve İran'da hakim olan şimdiki güvenli ve huzurlu ortamı Hristiyan vatandaşların şehadetine ve cihatlarına borçlu olduklarını kaydetti.
Kutsal savunma yıllarında askerlerin amansız cihadı aslında annelerin verdiği mücadelenin sonucu olduğunu kaydeden İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, İranlı analar ve kadınlar savaş yıllarında cephelere katılmak ve yaralıların yardımına koşmak gibi önemli işleri yerine getirdiklerini, fakat onların en önemli işi, askerlere moral vermek olduğunu vurguladı.
İslam dininde kim Hz. İsa –s– ve Hz. Meryem'in –s– ismetini inkar edecek olursa İslam dininden çıkmış sayıldığını hatırlatan Ayetullah Hamanei, İranlı Hristiyanların İslam inkılabı ve dayatılan savaştan başı dik çıktığını kaydetti.


Geçen hafta 29. Uluslararası İslamî vahdet konferansı Tahran'da Cumhurbaşkanı Ruhani'nin açılış konuşması ile çalışmalarına başladı.
Bültenimize konferansla ilgili hazırladığımız raporumuzla devam ediyoruz.


Geçen hafta Tahran 29. Uluslararası İslamî vahdet konferansına ev sahipliği yaptı. Konferansın ana gündemi İslam dünyasında devam eden krizler ve bu krizleri sonlandırma yollarının ele alınmasıydı.
Konferansa katılan İslam dünyasının önde gelen alimleri ve düşünürleri İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei ile görüştü.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei 29. Uluslararası İslamî vahdet konferansına katılan şahsiyetleri kabulünde İslam Peygamberi –s– ve sevgili torunlarından İmam Sadık'ın veladet yıldönümünü İslam ümmeti ve dünyanın tüm hür insanlarına kutladı.
Ayetullah Hamanei katılımcılara hitaben şöyle konuştu: Bugün İslam dünyası İslam'ın özgü gibi ve Peygamber'inin özü gibi bu dünyaya bir ruh kazandırması, yeni bir atmosfer oluşturması ve yeni bir yol açması gerekir. Biz beklemekte olduğumuz bu olguya "Yeni İslamî Medeniyet" diyoruz.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, Resulullah efendimizin –s– veladetini kutlamanın şayeste bir amel olduğunu, ancak yeterli olmadığını belirtti. Ayetullah Hamanei konuşmasını şöyle sürdürdü:
Bugün kendi çabaları ile yeni İslamî medeniyetinin temellerini atma sırası müslümanlara geldi. Nasıl ki o dönemde Avrupalılar müslümanların bilim ve tecrübelerinden yararlandıysa, biz de bugün dünyada var olan bilim ve araç ve gereçleri İslamî medeniyeti inşa etmek için kullanırız, ancak bunu İslamî ruhla ve maneviyat ruhu ile yaparız. Bu, bugün bizim görevimizdir.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, İngilizlerin Şii Sünni ihtilafı çıkarmakta maharetli olduklarını ve bu alanda mazileri söz konusu olduğunu, fakat bugün Amerikalıların bu alanda hazırladıkları planın daha tehlikeli bir plan olduğunu vurguladı.
Ayetullah Hamanei tefrikayı düşmanların İslam aleyhinde kullandıkları silahlardan biri olduğunu vurguladı ve Amerikalıların edebiyatında şii sünni sözcükleri ortaya çıkmaya başladığı gün İslam aleminde dikkatli ve titiz olan insanların yeni bir komplo yolda olduğunu fark ettiklerini belirtti.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Batılı devletlerin müslümanların arasında tefrika çıkarmakta rol ifa ettiklerini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
Bir zamanlar bu ihtilaf, İran milliyetçiliği ve Türk milliyetçiliği ve Arap milliyetçiliği ve bu tür şeyler çerçevesinde gündeme gelirdi ki pek de uygulamalı değildi. Bugün mezhep adına ihtilaf yaratmaya ve gençleri birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Bunun sonucu da IŞİD ve benzeri terör çeteleri olur ve Amerika'nın uşaklarının paraları ve Amerika'nın siyasi yardımları ve Amerika'nın müttefiklerinin eşlik etmesi ile bunlar doğar ve büyüme imkanı bulur ve İslam dünyasında bu faciaları yaratır.


Düşmanların esas amacı müslümanların arasında iç savaş çıkarmak olduğunu vurgulayan İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei konuşmasını şöyle sürdürdü:
İslam ülkelerini bir biri ardı sıra yıkıyorlar. Suriye'yi yıkıyorlar, Yemen'i yıkıyorlar, Libya'yı yıkıyorlar, altyapılarını yok ediyorlar. Neden?... neden biz bu komplolara teslim olmalıyız?... neden onların hedefi olan şeyler bizim için bilinmeyen olarak kalmalı? Eğer bu yolda başarılı olmak istiyorsak, basiretli olmalıyız.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Müslümanlara yönelik işlenen cinayetlere karşı İslam dünyasının sessizliğini şiddetle eleştirerek şöyle konuştu: Bahreyn'de neden Müslümanları bu şekilde baskı altına alıyorlar? Nijerya'da neden o mümin ve takribci şeyh için bu tür facia yaratıyorlar ve onun çevresindeki bin kadar insanı katlediyorlar ve iki yıl içinde altı evladını şehit ediyorlar? Neden İslam dünyası bu facialara karşı susuyor? Neden İslam dünyası yaklaşık bir yıldır Yemen bombardımanlarına katlanıyor? Acaba bunlar İslam dünyasının lehine midir? Irak ve Suriye'de de her birinde başka türlü zulüm ediliyor. Düşmanların hedefleri tehlikeli hedeflerdir. Bizler uyanık olmalıyız.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei konuşmasını şöyle sürdürdü: Amerikalılar için şii sünni fark etmez. Onlar İslamî ahkam ve kanunlara göre yaşamak ve bu yolda çaba harcamak isteyen herkese karşıdır. Para ve pul dünyası tüm gücü ile İslam dünyası için tehlikeli planlar kurduğu bir sırada hiç kimsenin uyumaya ve gerçekleri görmemeye hakkı yoktur.


Bugün acı gerçek şu ki İslam ve müslümanlardan yanlış bir imaj sunuluyor. Bir grup sapkın İslam, din ve cihad adına insanları katlediyor ve akla hayale sığmayan cinayetlere ve facialara imza atıyor. Bunlar basit olaylar değildi. Bu zümre, tüm insanlar için barış, itidal ve rahmet dini olan İslam'ı şiddet, katliam ve medeniyetlerin düşmanı gibi tanıtmaya çalışıyor ve bazıları da selefilik ve radikalizm düşüncesini yaygınlaştırarak İslam ülkeleri arasında tefrikaya ve düşmanlığa zemin hazırlıyor.
Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani 29. Uluslararası İslamî vahdet konferansının açılışında yaptığı konuşmasında İslam dünyasında şiddet ve tefrikaya yol açan etkenlere ve köklerine işaretle İslam dünyasının ve ulemanın en büyük göre dünya kamuoyuna gerçek İslamî tanıtmak olduğunu vurguladı.


Geçen hafta 30 Aralık 2015 günü İran takviminde 9 Dey hamaset günüydü. İran milleti böyle bir günde bir kez daha arenaya çıktı ve büyük bir fitneyi etkisiz hale getirerek İran İslam Cumhuriyeti nizamının düşmanlarına unutamayacakları bir ders verdi.
İran İslam inkılabının düşmanları bu inkılap zafere kavuştuğu ilk günden itibaren İslamî nizamla mücadele için tüm seçeneklerini kullandı. Ancak 2009 yılında düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra çıkan fitnede düşmanlar seçimlere hile karıştığını ileri sürdü. Seçimleri kaybeden bazı siyasi partiler ve adaylarca ateşi yakılan fitnenin gerçek amacı ise İran İslam Cumhuriyeti nizamını devirmekti. Fitneciler seçimlere hile karıştığını bahane ederek fitnenin ateşini yaktı, ancak bu şom hareketin devamında İran milletinin dini inanç ve değerlerine özellikle Aşura günü saygısızlık ederek gerçek yüzünü gösterdi ve bu akımın kökleri dış mihraklara uzandığını ve amacı İslamî nizamı devirmek olduğunu ortaya koydu. Ancak bu komplo etkisiz hale geldi ve halk kendiliğinden gelişen kıyamı ile 9 Dey günü fitnecilere ve ecnebi hamilerine gereken dersi verdi.
İran milletinin 30 Aralık günü sahneye çıkması ve o büyük hamaseti yaratması aslında basireti ve düşmanı tespit etme gücünün ürünüydü ve bir kez daha bu milletin düşman komplolarına karşı uyanık olduğunu sergiledi. İran milleti bu bilincini düzenlediği muhteşem yürüyüşle gözler önüne serdi.


Geçen hafta Cumhurbaşkanı Ruhani, Amerika'nın hasmane politikaları ve İran'ın içişlerine gayri meşru müdahalelerine gösterdiği tepkide savunma bakanlığından tüm gücü ile İran silahlı kuvvetlerine gerekli olan her türlü füze üretimini daha büyük bir ciddiyetle sürdürmesini istedi.
Bültenimizi konu ile ilgili hazırladığımız raporumuzla noktalıyoruz.


Amerika yönetimi İran milletine yönelik hasmane politikalarının devamında İran'ın balistik füze programını bahane ederek yeni iktisadi yaptırımlar kararı aldı.
Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani, ABD'nin hasmane ve müdahaleci tutumuna gösterdiği tepkide geçen hafta Savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan'a yazdığı mektupta İSK'nın ihtiyacı olan her türlü füzenin üretimine daha hızlı ve daha ciddi bir şekilde devam etmeleri talimatı verdi.
Cumhurbaşkanı Ruhani Savunma Bakanı General Dehgan'a yazdığı mektupta ayrıca Amerika bu tür yanlış ve müdahaleci tutumunu sürdürdüğü takdirde İSK'nın ülkenin füze gücünü geliştirmek üzere daha yeni programlar geliştirmekle yükümlü olduğunu vurguladı.
Ruhani, İran'ın füze programı Bercam nükleer anlaşmasının bir parçası olmadığını, nitekim bunu Amerikalı yetkililer de itiraf ettiğini kaydetti.


Bu gelişmenin üzerine savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan da Cumhurbaşkanı Ruhani'nin talimatına cevap verdi.
General Dehgan, İran nükleer müzakerelerde sadece nükleer meseleyi görüştüğünü ve asla başka konuları görüşmediğini, İran savunma gücünü geliştirme çerçevesinde füze gücünü geliştirdiğini kaydetti.
General Dehgan, İran'ın savunma hakkı pazarlık konusu olmadığı gibi, ülkenin kırmızı çizgisi olduğunu ve hiç bir şey İran'ın savunma gücünü geliştirmeye mani olamayacağını, İran milletine bu yolda tüm azim ve kararlılıkları ile ilerleme sözü vermek istediğini vurguladı.


Amerika'nın İran'ın içişlerine müdahale küstahlığına bir tepki de Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Irakçi'den geldi.
Amerika'nın yeni füze denemeleri bahanesi ile İran'a yeni yaptırımlar dayatmaya çalışmasına tepki gösteren Irakçi, İran'ın tutumu gayet net olduğunu ve 5+1 üyelerine füze meselesi nükleer meseleden bağımsız olduğu da anlatıldığını kaydetti.
Irakçi, İran füze programını sürdüreceğini ve bu yolda her türlü engelleme İran'ın füze programının ivmesini arttıracağını belirtti.
İran İmad balistik füzesini denediği zaman zaten ABD yetkilileri Bercam ihlal edilmediğini açıkladığını kaydeden Irakçi, İran'ın füze gücü asla pazarlık konusu olamayacağını vurguladı.
Irakçi ayrıca Bercam nükleer anlaşması Amerika'nın İran milletine yönelik düşmanlığının sona olacağını düşünenler yanlış düşündüğünü, çünkü siyonist lobiler Amerika'da önemli rol ifa ettiklerini, İran bu tür küstahlıklara asla müsaade etmemesi gerektiğini ifade etti.015

 

Ortam

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile