Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Çarşamba, 16 Aralık 2015 16:15

Rusya ve biz derken…

Rusya ve biz derken…

Cahit Kılıç

Ne oldu bize diye soran dostlara tek bir cümleyle cevap veriyorum:
Son dört yıldır uluslararası sularda yara üstüne yara alan gemimiz, yalpalaya yalpalaya gitmekten bitap düştü, batmak üzeridir.
***
Bir muhterisin istikbaline ve efrad-ı ailesinin ikbaline bağlanan seksen milyonluk dev bir ülke, içeride hukuksuzluğa gark edilirken, dışarıda yürütmek istediği her planın, her politikanın sonunun hüsran olmasının acısını, ağrısını ve dinmek bilmeyen sancısını yaşıyor...
Şu son dört yıl içinde, tek bir başarılı dış politikamız var mı diyen sorun, en azılı, en teslimiyet içindeki yandaş bile "evet, var" diyemiyor...
***
Demokrasinin ve demokratik kültürün olmadığı Irak'ı, Saddam Hüseyin zelil eyledi...
Türkiye olarak bizim ki yetmiş yıllık demokrasi geçmişimiz ve tüm katmanlarıyla demokrasi kültürünü özümsemiş kurum ve kuruluşlarımız, sivil toplum teşkilatlarımız, mebzul miktarda aydınlarımız, köklü üniversitelerimiz var...
Susturulması için bütün despotik uygulamaların acımasızca yapıldığı hâlde, hâlâ susturulamayan güçlü bir medyamız var...
Ne yapacağız?!
Hepimiz, susmayı mı yeğleyeceğiz?!
Hepimiz, susturulmayı sineye mi çekeceğiz?!
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Saddam Hüseyin'in Irak'ı yapmak üzere olan Recep Tayyip Erdoğan'a teslim mi edeceğiz?!
***
Suriye üzerinde güya gizli oynanan oyunların hepsi deşifre oldu. Teröristleri destekleyen bir ülke olarak dünyanın gözünde rezil bir duruma düştük!
Son günlerde çaresizliğimiz iyice gün yüzüne çıktı...
Meselâ, birinden gelen ithamları savuşturmak için, diğerinin himmetine koşuyoruz.
Nafile... Kısa bir müddet sonra o da diplomasi lisanıyla müttehimin yanında yer alıyor...
Ar damarlarımızı ameliyatla aldırdığımız için, olduğumuz yerde kıvrana kırana olsa da duruyoruz ve hiç mahcubiyet hissetmiyoruz...
***
Ege Denizi üzerinde hemen her gün Yunan savaş uçakları hava sahamızı ihlâl ederken, sadece it dalaşıyla geçiştiriyoruz...
Hava sahamızı on yedi saniye ihlâl eden Rus uçağını ise hemen düşürüyoruz!
Dünyanın en büyük nükleer silahlarına sahip, hemen her alanda büyük bir küresel güç olan Rusya ile düşmanlığa sebep olacak bu hareket, hangi akla hizmet etmektir?
Kim yaptırdı bunu?
Daha önce Suriye hava kuvvetleri için konulan angajman kuralları gereğince pilot kendi inisiyatifi ile mi vurdu?
Genel Kurmay Başkanlığımızın talimatı gereğince mi vuruldu?
Yoksa Cumhurbaşkanı veya hükûmet, TSK'ya "Daha önce konulan angajman kuralları Rusya hava kuvvetleri için de geçerlidir. İhlâl hâlinde vurun!" diye emir mi verdiler?
Bu soruların cevapları şu ana kadar ortaya çıkmış değil...
***
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra, yirmi beş yıldır tırnaklarla kazınarak en üst seviyeye ulaştırılmış Türk – Rus ilişkilerini birkaç saniyede kökünden silmek kime yarar sağladı?
Elli milyar dolara dayanmış dış ticaret hacmini yüz milyar dolara çıkarma hesapları yapılırken, her şeyi bir anda kim tarumar etti?
On binlerce işçimizin çalıştığı, yüzden fazla inşaat firmamızın ihale aldığı, binlerce küçük yatırımcımızın iş sahibi olduğu, on binlerce evliliğin gerçekleştiği, yine on binlerce çifte vatandaşın olduğu, akrabalık bağlarının en yüksek seviyede seyrettiği bir dönemde, Rusya ile düşmanlık yolunu kim seçti?
Ki, üst seviyelere taşınan ilişkilerde sizin de 12 yıllık emeğiniz vardı. Suriye meselesinin patlak verdiği şu son yıllarda, zıt kutuplarda yer almanıza rağmen Rusya ve İran ile yürüttüğünüz siyaset takdire değerdi...
Suriye'ye doldurduğunuz tekfirci teröristler için, veya Esad düşmanlığınız Rusya, İran ve Irak ile ilişkilerimizi yer ile yeksan etmeye değer miydi?!
***
Yıllarca Rusya'da kalmış, Rus dış siyasetini ve özellikle Rusların karakteristik yapısını yakından müşahede eden birisi olarak biliyorum ki, Ruslar bu işin peşini bırakmayacaklar!
Siz, sadece ithalatı kapatıp bizi maddi yıkıma sürükleyeceklerini mi sanıyorsunuz?
Bundan sonra uluslararası her platformda bizim aleyhimize çalışacaklar, her adımımızın takipçisi olacaklar...
NATO mato dinlemezler. Özellikle sözlerinin geçtiği her coğrafyada menfaatlerimizi baltalayacaklar. Hemen her alanda tekerimize çomak sokacaklar...
***
Düşürdüğünüz uçak ile Suriye'den tamamen uzaklaşmak zorunda kaldınız. Artık Suriye ile ilgili hiçbir argümanınız uluslararası platformda dikkate alınmayacaktır!
Zaten alınmıyordu... Siz bir türlü inanmak istemiyordunuz.
Suriye'de desteklediğiniz En Nusra adındaki El Kaide bağlantılı tekfirci örgüt ile diğer tekfirci unsurlar da Rusya tarafından imha edilecektir.
Suriye Kürtleri üzerinde kurmaya çalıştığınız baskının da hiçbir neticesi olmayacak! Arkalarında hem Batı, hem de Rusya var bundan sonra. Siz silindiniz...
***
İran ve Irak ile de ipleri koparıyorsunuz...
On yedi saniyelik ihlâl için uçak düşürmüşseniz; başka bir egemen ülkenin topraklarına bir tabur asker konuşlandırmayı kimseye açıklayamazsınız...
Kala kala elinizde kalan aşiret reisi Mesud Barzani de sizi kurtaramaz...
***
Bizim çıkarımız, başta Rusya olmak üzere bütün komşularımızla dostane ilişkilerle iyi geçinmektedir. Bir ara bunu derk etmiş ve komşularla sıfır sorun cehdine yönelmiştiniz...
Bir de şimdiye bakın ve şapkanızı önünüze koyarak oturun düşünün... Etrafta dost diyeceğimiz komşu kalmadı...
Biz niye bu hâle geldik, ona bir bakın ve kibri, kini, nefreti, mezhepçiliği, enaniyeti bir kenara bırakarak, taşları yeniden yerine oturtmaya çalışın. Çalışın ki, koskoca bir ülkeyi batırmayın...

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile